|
KAMU YÖNETİMİNDE
VEKALETLER DÖNEMİ
AKP
Hükümeti sayesinde tarih literatürümüz maalesef “VEKALETLER
DÖNEMİ” gibi bir kavramı da kaydetmek zorunda kalmıştır.
Kamu Yönetiminde Devletin işleri Devlet adına
görevlendirilen kadrolu memurları eliyle yürütülür. Eğer
kadrosu idareci olan memur kısa süre ile bir yere gitmişse,
izin almışsa, hastalanmışsa yani kısa süre ile 20 gün, 1 ay
veya 2 ay gibi kısa süre ile idarecinin yerine eşdeğer
kadrodaki veya bir alt kadrodaki idareci vekalet eder. Aslı
geri dönünce ise vekil nöbeti aslına devreder ve kendi işine
bakar. Vekaleten görevlendirme, AKP Hükümetinin yaptığı gibi
3 yıl, 4 yıl süre ile vekaleten atama olmaz, olamaz.
Ben konuşmama Şubat 2006
ayında televizyon ve gazetelerde yer alan bir haber ile
devam etmek istiyorum. Haber şöyle idi: “Cumhurbaşkanı
Ahmet Necdet SEZER, görev süresi dolmadığı halde selefi
Süleyman DEMİREL’in toplam vetolarını aşmış durumda.”
Ardından Sayın Demirel’in veto karnesi sıralanıyordu. “16
Mayıs 1993 ten 16 Mayıs 2000 e kadar 9.Cumhurbaşkanlığı’nı
yürüten Süleyman Demirel, görev yaptığı 7 yıl boyunca 641
adet kanun, 107 kanun hükmünde kararname, 9 bin 644 Bakanlar
Kurulu Kararı, 265 atama ve 1.695 tezkerenin tamamını,
10.231 müşterek atamanın da 9.826 sını onaylamıştı. Demirel,
aynı dönemde 14 kanun ile 5 kanun hükmünde kararname, 21
Bakanlar Kurulu Kararı, 3 Bakanlar Kurulu ataması ve 361
adet müşterek atamayı ise iade etmişti.Demirel’in veto
ettiği yasalardan 6 sı TBMM tarafından yeniden kabul
edilerek onaya sunulmuş.”
10.Cumhurbaşkanı Sayın
A.Necdet Sezer ise “Başbakan Erdoğan başkanlığındaki 59.
Hükümet döneminde 13 ü Bakanlar Kurulu Kararı ve 378 i
Müşterek Kararname olmak üzere toplam 426 atamayı veto etmiş
ve 41 yasayı TBMM’ne iade etmiş, 18 karar ve kararname ise
Sezer’de bekliyormuş. Bakanlar ve bağlı kuruluşlarda toplam
2.102 idari personel vekaleten görev yapmaktaymış.”
Şimdi bu haber ile yapılmak
istenen kıyaslama Sayın Demirel’in ne kadar uyumlu bir
Cumhurbaşkanı olduğu mudur?
Yoksa dün TBMM’deki Mareşal
üniformalı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün resminden rahatsız
olan zihniyet, dün Şemdinli olayları ile ilgili tetikçi bir
savcıya hazırlattığı iddianame ile K.K.K. Sayın Yaşar
Büyükanıt’ın nezdinde Silahlı Kuvvetlerimizi yıpratmaya
çalışan zihniyet; bu atamalar ile ilgili kıyaslamayı ortaya
atarak T.C. Devleti’nin en üst makamını, yıpratma gayreti
içerisinde midir?
Şu anda Bakanlıklarda görev
yapan üst düzey vekil bürokratların dağılımı şöyle:
Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı 634
Çevre ve Orman Bakanlığı
459
Milli Eğitim Bakanlığı 440
+ 36 İl Müdürü ve 54 İl Müdür Yardımcısı
Sağlık Bakanlığı 218
Devlet Bakanlıkları 99 (Ali
Babacan’a bağlı 11, Kürşad Tüzmen’e bağlı 27, Abdüllatif
Şener’e bağlı 12, Nimet Çubukçu’ya bağlı 49)
Kültür ve Turizm Bakanlığı
92
Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı 355
İçişleri Bakanlığı 41 (Tabi
bu arada İzmir İlimiz de 2 aydır vekil Emniyet Müdürü ile
idare ediliyor.)
Dışişleri Bakanlığı 8
Maliye Bakanlığı 5
Bu kadar vekaleten atamanın
olduğu yerde, neden birileri vekaleten de olsa koltuk kapma
peşinde acaba?
Çünkü; kanuna uygun olmayan
ve Cumhurbaşkanı’ndan dönen atamalar Bakan onayı ile de olsa
vekaleten yürütüldüğü için vekil aslının atanma şartlarını
taşımıyorsa makam tazminatı, temsil ödeneği gibi zam ve
tazminatları alamaz.
O zaman geriye bir tek şey
kalıyor, Cumhurbaşkanı’na rağmen; mevcut iktidarın
yandaşlarını veya kullanabileceği kimseleri idari
mekanizmalara taşıyarak onlar aracılığı ile kamu kurum ve
kuruluşlarının ihale ve rantlarını yine yandaşı işadamlarına
ve müteahhitlere peşkeş çektirmek. Üstelik vekaleten de olsa
yapılan atamalarda o görevin gereklerine ve şartlarına uygun
elemanlar bulunup atanır. Yani bir Tütün Eksperini bir
hastaneye Başhekim olarak atayamazsınız. Başhekimlik
görevine ancak bir uzman tabibi atamak zorundasınız. Aksi
halde vatandaşın işleri aksar, Devlet ekonomik kayıplara
uğratılır.
Bütün bunlara rağmen,
18.04.2003 gün ve 2003/5 nolu genelge ile Maliye Bakanlığı
kendisine bağlı “Muhasabat, Gelirler, Milli Emlak, Personel
Genel Müdürlüğü, Defterdarlıklara bağlı kadrolara ve
bunların Bölge ve İşletme Müdürlüklerine bağlı kadrolara
vekaleten atama yetkisini;
Kadrosu başka kurumlarda
dahi olsa ve vekaleten de olsa o kurumlara ait vekaleten
atama ve tedviren görevlendirmeleri ilgili İl Valiliklerine
bırakıyor.
Ancak aynı Genelgenin 6.
maddesinde bu vekaleten görevlendirmelerin aylıksız ve
harcırahsız olduğu hususuna dikkat edilmesi ikaz ediliyor.”
Genelgedeki bu ikaza
dikkat edersek, usulsüz vekalet ücreti ve harcırah ödenmiş
olması ihtimal dahilindedir. Bu hususun çok iyi incelenmesi
gerekmektedir.
Hükümetin Cumhurbaşkanlığı
Makamından onay alamayan atamaların yerine Bakan onayı ile
vekaleten yaptığı bütün bu atamalardan rahatsız olan
Devletin en üst makamı yani; T.C. Cumhurbaşkanlığı;
07.03.2005 tarihinde Vekaleten atamalar konulu bir yazı
gönderiyor Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN’a.
Bu Yazıda özetle
“59.Hükümet döneminde 28.02.2005 gününe kadar
Cumhurbaşkanlığı’na toplam 2340 atama kararnamesi geldiği,
bu kararnamelerden 306 sının imzalanmayarak geri
gönderildiği, ………….üst düzey yöneticilik görevlerine atanmak
istenenlerin kimilerinin kamu yararı ve kamu hizmetinin
gereği olarak bu görevlerde bulunmaması gereken kişiler
olduğunun gerekçelerde yazılmış olduğu ancak bu kişilerin bu
gerekçelere rağmen aynı görevlere vekaleten atanmış olduğu
anlatıldıktan sonra Anayasa’nın 128. maddesinden ve 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndan bahsedilerek bir kişinin
asalaten atanması mümkün olmayan göreve vekaleten bir alt
makamın onayı ile atanmasının Anayasa ve Kanunlara aykırı
olduğundan bahsedilmektedir. Yine bu Resmi Yazıda AKP
Hükümetinin daha önce bu görevlere atanmış olan ve Devlete
faydalı hizmetleri geçmiş olan idarecileri sindirme, tehdit
veya suç isnat ederek görevden almaya ve yandaşlarını atamak
için bu kadroları boşaltmaya çalıştığına dikkat çekilmekte,
bu durumun ise insanlığa sığmayacağı ve kanunlara aykırı
olduğu ikaz edilmektedir.Bu vekaleten atamalardan ve
kanunsuz uygulamalardan vazgeçmeleri istenmektedir.”
07.03.2005 tarihli Resmi
yazısındaki ikazlarının dikkate alınmadığını ve vekaleten
atamalara devam edildiğini gören Cumhurbaşkanı Sayın
A.Necdet Sezer, Köşk’ün kapılarını bu vekil bürokratlara
kapatma yolunu tercih etmiştir.
Şu anda Vekaleten Görev
Yapan Üst Düzey Bürokratların bir kısmı şunlardır:
Başbakanlık;
Müsteşar Yardımcısı, Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel
Müdürü, Güvenlik İşleri Başkanı, Ekonomik ve Mali İşler
Başkanı, Cumhuriyet Arşivleri Dairesi Başkanı (Mısır El
Ezher Üniversitesi Mezunu), TUBİTAK Başkanı,
Devlet Bakanlıkları;
(Hazine Müsteşarlığı) :
Sigorta Denetleme Kurumu Başkanı, Dış Ekonomik ilişkiler
Genel Müdür Yardımcısı, Banka ve Kambiyo Genel Müdürü,
Sigortacılık Genel Müdürü, Yabancı Sermaye Genel Müdürü,
Teşvik ve Uygulama Genel Müdürü,
Toplu Konut İdaresi
Başkanı,
Özürlüler İdaresi Başkanı,
Kadının Statüsü Genel
Müdürü,
Aile Araştırma Kurumu
Başkanı,
Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu Genel Müdürü,
Gençlik ve Spor Genel
Müdürü,
Gümrük
Müsteşarlığı: Müsteşar, Gümrükler AB Genel Müdürü,
İstanbul, Ankara, Habur, Trabzon, Hopa, Bursa, İzmit,
Edirne, Samsun, İskenderun, Gaziantep, Sinop, İzmir, Adana,
Antalya Başmüdürleri,
Adalet
Bakanlığı: Müsteşar Yardımcısı, Ceza İşleri Genel
Müdürü,
Maliye
Bakanlığı: Müsteşar Yardımcısı, APK Başkanı, Özel
Öğretim Kurumları Genel Müdürü, Dış İlişkiler Genel Müdürü,
Yüksek Öğretim Genel Müdürü, Öğretmen Yetiştirme ve Eğitim
Genel Müdürü, Orta Öğretim Genel Müdürü, Yurtdışı Eğitim
Öğretim Genel Müdürü, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü,
YURTKUR Genel Müdürü, Ankara, Antalya, Kayseri, Balıkesir,
Amasya, Diyarbakır, Edirne, Erzincan, Kastamonu, Bingöl,
Bolu, Bursa, Aydın, Gaziantep, Hatay, Isparta, İçel,
Kırşehir, Kocaeli, Konya, Manisa, Nevşehir, Niğde, Rize,
Düzce, Yalova, Şırnak, Batman, Sakarya, Tunceli, Şanlıurfa,
Van, Aksaray, Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürleri ve 54 İl
Milli Eğitim Müdür Yardımcısı,
Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı: Müsteşar Yardımcısı,
Ulaştırma
Bakanlığı: TCDD Genel Müdürü, Haberleşme Genel Müdürü,
Deniz Ticareti Genel Müdürü,
Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı: 2 Müsteşar Yardımcısı,
Teftiş Kurulu Başkanı, TMO Genel Müdürü, APK Başkanı, Dış
İlişkiler Başkanı, Hukuk Müşaviri,
Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı: Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürü, Bağ-Kur Genel Müdürü, SSK Başkanı, SSK Teftiş Kurulu
Başkanı,
Kısacası 22
Bakanlığın 14 ünün merkez ve taşra teşkilatında şu anda 1960
bürokratın vekaleten görev yaptığı biliniyor, 8 bakanlıktaki
vekil bürokrat sayısı bilinmiyor.
Vekaleten görev
yapan bürokratın bulunmadığı tek bakanlık Milli Savunma
Bakanlığı’dır.
Bütün bu
vekaleten atamalara gerekçe olarak Eski Bayındırlık ve İskan
Bakanı Zeki ERGEZEN, “atadığı kişilerin hizmet süreleri
yeterli olmadığı için il ve şube müdürlüklerine vekaleten
atama yaptığını söylüyor.
Yetersiz ise
yapmayacaksınız beyefendi. Yeterli olanları bulup
atayacaksınız.
Cumhurbaşkanlığı Makamını Noterlik Bürosu zanneden ve
İstediği atamaları Sayın Cumhurbaşkanı’na onaylatamayan AKP
Milletvekilleri basın aracılığı ile saldırıya geçtiler.
“Sayın Cumhurbaşkanı teröristleri affediyormuş, veto ettiği
atamalarla ilgili hukuki gerekçesi yokmuş, Hükümetin
icraatlarını tıkamaktaymış, hukuka bağlı kalmalıymış vs.vs.”
15 Nisan 2006
tarihinde yani daha dün MÜSİAD Genel Kuruluna katılan Sayın
Başbakan; Cumhurbaşkanımızı “Havayı bulandırmakla, Samimi
olmamakla, Milletin iradesine karşı gelmekle suçlamakta ve
Bu millet sizi affetmez demektedir.”
AKP Hükümeti,
her şeye rağmen kamu kurumlarında vekaleten görevlendirme
yapmaya ve yandaşlarına istihdam yaratmaya devam etmektedir.
Ekonomimiz de vekaleten görevlendirilmiş AKP yandaşlarının
elindedir.
Gelir İdaresi
Başkanı, Merkez Bankası Başkanı, Merkez Bankası Başkan
Yardımcısı, BDDK Başkanı, KİK Başkanı, TOKİ Başkanı, BOTAŞ
Genel Müdürü, Tarım Bakanlığı Müsteşarı, Gümrük Müsteşarı,
Gümrükler Genel Müdürü, Enerji Bakanlığı Müsteşar
Yardımcısı, Hazine Müsteşarlığı; Sigorta Denetleme
Kurumu Başkanı, Dış Ekonomik ilişkiler Genel Müdür
Yardımcısı, Banka ve Kambiyo Genel Müdürü, Sigortacılık
Genel Müdürü, Yabancı Sermaye Genel Müdürü, Teşvik ve
Uygulama Genel Müdürü, Darphane ve Damga Matbaası Genel
Müdürü, Sivil Havacılık Genel Müdürü, Dış Ticaret
Müsteşarlığı Anlaşmalar Genel Müdürü, İstanbul Altın Borsası
Başkanı,
Cumhurbaşkanlığı Makamının
onayı alınmadan veya alınamadığı için bay-pas yöntemi ile
doldurulmuş ve öyle idare edilmektedir.
Başbakan, “Cumhurbaşkanlığı
ile Uzlaşma sağlanamazsa vekil üye ile işler yürür”
demektedir.
Şimdi bu beyler, yani AKP
Milletvekilleri, milletvekili seçilince dokunulmazlık
zırhına büründüler ya; herhalde vekaleten atadıkları
bürokratların da dokunulmazlık zırhına büründüğünü
zannediyorlar. Her türlü kandırmaca ile, tehdit ile vekil
bürokratlarından kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerini
AKP li il ve ilçe yöneticilerine alıp duruyorlar.
Ancak, vekil bürokratlar
şunu unutmamalıdırlar: Makamı ve mevkisi ne olursa olsun,
kimse kendilerini bulaştıkları veya bulaşacakları
usulsüzlüklerin ve yolsuzlukların hesabını vermekten
kurtaramayacaktır.
|