|
Konumuz
geleceğimizi doğrudan ilgilendiren ,Temel Çevre Kirliliği ve
Ekolojik sorunlar.
Basit olarak tüm canlı,cansız
varlıkları üzerinde bulunduran Dünya ile onu çevreleyen
Atmosfer şeklinde tarifini yapabileceğimiz çevre oldukça
geniş bir kapsama sahiptir.
Çevre kirliliği olarak
SU-HAVA-TOPRAK-GÜRÜLTÜ başlıkları altında kirliliği
özetlemek mümkündür.
Çevre Sorunlarını ve Kirliliğini :
Hızlı nüfus artışı
Küresel ısınma
Doğal bitki örtüsünün tahribi
Toprak kirliliği
Tarım alanlarının azalması
Su kaynaklarının azalması
Ozon tabakasının tahribi
Gürültü kirliliği
Gibi temel başlıklar altında
inceleyeceğiz.
Hayatın devamı esas alındığında
kirliliğin bütün canlılığı tehtit ettiği gerçeği karşımıza
çıkmaktadır.Ülke ve bu ülke insanları olarak neler
yapabileceğimiz ve yarınları gelecek nesillere temiz ve
yaşanabilir olarak teslim etmemiz tamamen bizlere bağlıdır.
Çevresel bozulmalar zaman zaman tabii etkenler sonucu
meydana gelsede insan faaliyetleri daha fazla bozucu etkiye
sahiptir.
İnsanın yaşam kalitesi ve ekonomik
seviyesini artırmak adına yaptığı faaliyetler çevre
kirlenmesindeki en büyük paya sahiptir.İnsan faaliyetlerini
yok etmek veya kısıtlamak mümkün olmayacağına göre izlenecek
en doğru yol çevre kirlemesini ve doğal denge bozulmalarının
makul seviyede kalması için uygun çevre ve kalkınma
programlarının hayata geçirilmesidir.Ülkemiz açısından ele
alındığında kirlilik büyük oranda artmakta ve sorunlu
dönemler başlamaktadır.Hızlı nüfus artışı,çarpık kentleşme
,yetersiz alt yapı,tarım alanlarının hızla yok olması,kullanılabilinir
su kaynaklarımızın hızla azalması gelecek günlerde ülkemiz
için kaçınılmaz boyutlara ulaşacaktır.
İnsanların ekonomik,teknolajik,sosyolajik
ve politik kökenli sorunları vaz geçemeyeceği boyutta
önemlidir.Bunlarda beraberinde ekolojik sorunları getirir.
Açlık , susuzluk,canlı türlerinin yok olması ve iklim
değişimi,ozon tabakasınınincelmesi hatta delinmesi: çevrenin
kirlenmesi sorunlarının başlıcalarıdır.
Bu sorunlar birden bire ortaya
cıkmamıştır,200bin yıldan beri devam eden insanlık tarihinin
geçirdiği farlı evrim aşamaları günümüze kadar gelmiştir.
Avcılık,yerleşik tarım,sanayi ve kültür evrimleri bunların
başlıcalarıdır.Bir birlerinden farklı ve yaşam düzeylerini
temelden değiştiren bu aşamaların tek ortak noktası doğayı
tahrip eden tutum ve davranışlardır.Kendiisde doğanın bir
parçası olan insanın neden doğaya karşı geldiğini anlamak
oldukça güçtür.
Bir bilim adamı insanların bu davranış
özelliğini şu şekilde açıklamaktadır :
Bir kaynağı kullanırken onu
korumak,insan oğlunun doğasında olmayan bir davranış
özelliğidir.İnsanlığın evrimi yararlanma,rekabet ve doğaya
zarar veren yaratık olma yolunda gelişmiş ve gerçekleşmiş
bir evrimdir.Dünyanın yaradılışından bu yana ormanların yok
edilmesi,karaların ve suların kirletilmesi evrim şeklinin en
önemli kanıtıdır.Der.Temel çevre sorunları her biri ciltler
dokusu kitap oluşturacak derecede geniş konular
kapsamaktadır.Burada ana konulara başlıklar altında
değinmeye çalışacağım.
Çevre kirliliği bütün canlıların
sağlığını olumsuz yönde etkileyen;cansız çevre
üzerinde yapısal zararlar meydana
getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava,su ve
toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına denir.
Başlıca kirleticiler:
Katı parcacıklar.(Tozlar,Partükül
maddeler(Küller,Çimento vb.)
Kükürt bileşikleri,
Azot bileşikleri,
Oksijen bileşikleri,
Halojen bileşikleri,
Organik bileşikler,
Radyoaktif bileşikleri,
Asitler,
Cıva,
Tuzlar’dır.
HAVA KİRLİLİĞİ :
Atmosferde toz,duman,gaz,koku;saf
olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin,
insanlar ve diğer canlılar ile eşya’ya zarar verecek oranda
yükselmesine HAVA kirliliği denir.Kirleticilerin niteliğine
göre canlılara vereceği zarar şekil ve dereceleride
değişir.Alınacak önlemler kirleticinin kaynağına göre
değişim gösterir.(termik san.,fabrikalar,konutlar,vb)
SU KİRLİLİĞİ :
Su kirliliği istenmeyen zararlı
maddelerin suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozulmayı
sağlayacak miktar ve yoğunlukta su kaynağına karışması
olayına denir.Konutlar,endüstri kuruluşları,termik
santraller,tarımda kullanılan kimyasal gübrelerve
ilaçlar,sanayi atık suları vb. maddeler su kaynaklarını
başlıca kirletici unsurlardır.
TOPRAK KİRLİLİĞİ :
Toprağın verim gücünüdüşürecek,toprağın
özelliğini bozacak her türlü teknik ve ekolojik baskılar ve
olaylar toprak kirliliği olarak adlandırılır.
Toprak kirlenmesi ,hava ve suyu
kirleten maddeler tarafından meydena getirilir.
Örneğin yüksek miktarda kükürtdioksit
içeren atmosfer tabakasından geçen yağmur damlaları toprağa
asit yağmuru şeklinde düşer.Toprağın içine giren bu asitli
sular bitkilerin ve toprak canlılarının zarar görmesine
neden olur.toprağın dengesini etkileyerekbesin maddesi
dengesi bozulur,taban suları kullanılamaz hale gelir.Ayrıca
uçucu küller,gübre çözeltileri,endüstriyel atık sular
çöplüklerden sızan sular toprağı kirletici kaynaklardır.
RADYOAKTİF KİRLENME :
Nükleer enerji santralleri,nükleer
silah üreten fabrikalr,radyoaktif madde atıkları ;
radyoaktif kirlenme yaratan başlıca kaynaklardır.Radyoaktif
maddeler yaymış oldukları elektronlerle hava,su,toprak ve
canlılara zarar verirler.Radyoaktif kirlenme canlılarda
tedavisi olanaksız zararlar meydana getirir.
GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ :
Gürültü kirliliği denince ;İnsanlarda
sağlık bakımından geçici bir zaman için veya sürekli olarak
zarar veren SESler anlatılmaktadır.Ulaşım araçları,eğlence
araçları,sanayi kuruluşları gürültü kirliliği yaratan
başlıca kaynaklardır.Gürültü insanlarınsinir
sistemlerinden,kan dolaşım sistemine ve kas gerilmelerine
kadar varan zararlar meydana getirir.
BURAYA KADAR ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ
ÖZETLEMEYE ÇALIŞTIM
ŞİMDİ ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ARTIRAN
UNSURLARI ANA BAŞLIKLAR ALTINDA İNCELEYECEĞİZ.
HIZLI NÜFUS ARTIŞI :
İnsanoğlu diğer canlılar gibi doğa
yasalarına göredeğil,istediği oranda üreyebilen
canlılardır.Bu neden ile bir çok insan toplumunda çeşitli
gerekçeler ile hızlı bir nufus artışıgörülmektedir.1950
yılında dünya nufusu2,5 milyar iken bu sayı 2000 yılında
6,1milyara çıkmıştır.2050yılında ise 9-11 milyar arasında
olacağı tahmin edilmektedir.Ülkemizde ise 1927 yılında 13
milyon olan nüfus 2000yılında yaklaşık 70milyon
olmuştur.Yıllık nüfus artışımız %2 cıvarında
olup,nüfusumuzun iki katına cıkma süresi yaklaşık olarak 32
yıldır.Bu hızda ratan nüfus su ve toprak kirliliği,tarım
alanlarının azalması nedeniyle sınırlanan besin
kaynaklarının azalmasıyla gelecekte çok ciddi beslenme
sorunlarıyla karşılaşacaktır.
Bu nedenle etkili nüfus
politikaları,yeterli ekonomik kalkınma,sağlık hizmetlerinin
yerine getirilmesi,bazı sosyal düzenlemelerin yapılması gibi
önlemlerle nüfus artış hızının doğuracağı olumsuz sonuçların
ortadan kaldırılması ve nüfus artış hızının azaltılması
gerekmektedir.
KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİMİ :
Küresel ısınma denince ,bütün dünya
sıcaklığının sistematik bir şekilde artması süreci
anlaşılmaktadır.Sıcaklık artınca buharlaşma artar,yağışlar
ve hava hareketleri değişir,buna bağlı olarakta iklim
değişikleri meydana gelir.
Son 10-15 yıl içinde sıcaklığın bütün
dünyada sistematik olarak artışı 1983 yılından beri
ölçümlerle belirlenmiştir.Belirlenen bu sonuçlar bazı buzul
erime
Olaylarıyla desteklenmektedir.küresel
ısınmada en önemli faktör sera gazları denen bazı gazların
son yıllarda atmosferde hızla artmasıdır.bu gazlar sera
etkisiyle birlikte ozon tabakasınada zarar
vermektedir.Başlıca sera gazları :
Karbondioksit,metan,kloroflor,karbon,ozon
ve azot oksitlerdir.bu gazlar sanayi evrimiyle birlikte
yıllara göre artış göstermişlerdir.
Küresel ısınmanın başlıca sonuçları
şöyledir :
1-Sıcaklık arttıkca buharlaşma artacak
bazı yerlerde kuraklık artarkenbazı yerlerde aşırı yağışlar
olacak,
2-Kutup buzulları eriyecek denizler ve
okyonuslar da su seviyesi yükselecek , taşkın ve seller
meydana gelecektir.
3-Ani hava değişimleri ile fırtına
afetleri artacaktır.
Bütün bunlar canlılar üzerinde olumsuz
etkiler yaratacaktır.Alınabilinecek önlemler iseşöyledir
sera gazlarını açığa çıkaran yakıtlar(kömür,petrol
ürünleri,doğal gazlar) yerine yenilebilir enerji
kaynaklarından yararlanılması gerekir.Bu konuda bir çok
ülkenin katılımıyla 1992de RİOda;1997de KYOTOda,2002de
JOHENNESBURGda zirveler yapılmış ve protokoller
imzalanmıştır.Ayrıca korbonmonoksit harcayan yeşil örtünün
tahrip edilmemesi ki bunlar ormanlar ve doğal bitki
örtüsüdür,enerji tasarrufu sağlanması,çarpık kentleşmeye son
verilmesi alınması gereken önlemler arasında sayılabilir.
TOPRAK KAYNAKLARININ TAHRİBİ :
Toprak besinlerimizin %99’unu üreten,sudepolayan,sanayide
hammadde olarak
Kullanılan mineral ve madenleri içinde
barındıran ve yenilenemez büyük bir kaynaktır.Sadece tarım
değil sanayininde temelidir.
Ne yazıkki bu kaynak
erozyon,kirlilik,çölleşme hızlı kentleşme ,aşırı nüfus
artışı,amaç dışı toprak kullanımı giib tahribatlarla hızla
yok olmaktadır.Bunlardan en önemlisi erozyondur.Dünya tarım
alanlarında bir yılda 24milyar ton toprak erozyonla yok
olmaktadır.Ülkemizde erozyonla kaybedilen toprak miktarı
yılda 500milyon tondur.Bu rakam dünya ortalamasına göre 5
kat fazladır.Bunun sebebi arazi yapımız,iklim
koşulları,hatalı tarım teknikleri ve doğal bitki örtüsünün
hızla tahrip edilmesidir.
Böylece meydana gelen erozyon
ekonomik,sosyolojikzararlara sebep olur.bu zararlar
göç,verim düşmesi,sel afetleri şeklinde özetlenebilir.
DİE verilerine göre ekilebilinir tarım
alanı kişi başına 2000yılında 0,35hektardan 2050yılında
0,16hektara düşeceği tahmin edilmektedir.Bu rakamlar olayın
kötü sonuçlarını gözler önüne sermektedir.
Alınabilecek önlemler doğal bitki
örtüsünün korunması,doğru tarım tekniklerinin
uygulanması,ormanların nitelik ve nicelik özelliklerinın
arttırılması,erozyonla mücadele teknik ve biyolojik
uygulamaların yapılmasıdır.
SU KAYNAKLARININ AZALMASI :
Bütün canlıların yaşamını sürdüre
bilmesi için mutlak surette suya gereksinimleri
bulunmaktadır.Dünyada mevcut suların%97’si okyonus ve
denizlerde,%2’sibuzullarda ;%1 diğer sukaynaklarında
bulunmaktadır.Dünyadaki tatlı su miktarı toplam su
miktarının%0,1dir.Bütün dünya gibi ülkemizdede içilip
kullanılabilecek su miktarı gitgide azalmaktadır.
SU kaynaklarının azalma nedenleri;
Nüfusun hızla artmasınedeniyle kişi başına
Düşen su tüketiminin artması;Gelişen
sanayinin su tüketiminin artması;Tarımda kullanılınan
sulamanın rasyonel olmayan yöntemlerle yapılmasıyla aşırı su
israfı;Hızlı ve çarpık kentleşmeyle su tüketiminin
artması;Su rezervlerinin hesapsız kullanımı;Su kirliliği ile
temiz su kaynaklarının azalması şeklinde sıralanabilir.
Alınabilinecek önlemler şöyle
sıralanabilir.
Su israfını önleyecek politik ve
sosyolojik önlemler almak,
Sanayide su tüketimini azaltacak yeni
yöntemler geliştirme
Tarım sektörunde biliçli sulama
tekniklerinin geliştirilmesi ve uygulanması,
Deniz suyundan tatlı su elde etme
yöntemlerinin geliştirilmesi,
Barajlarda su biriktirilmesi,
Su tasarrufu için insanların
bilinçlendirilip eğitilmesini önlemler olarak
özetleyebiliriz.
Buraya kadar yapmaya çalıştığım
açıklamalarda çevre kirliliği
çeşitlerini;nedenlerini;sonuçlarını ve önlemlerini
özetlemeye çalıştım.Görülüyorki bütün çevre sorunlarının
nedenleri ve sonuçları birbirlerine bağlıdır.
Genel olarak çevre kirliliği sorununu
azaltacak önlemleri de şu şekilde özetleyebiliriz:
1-HUKUKSAL ÖNLEMLER ve CEZAİ
YAPTIRIMLAR MUTLAK SURETTE UYGULAMAYA KONULMALIDIR.
2-EĞİTİM ve BİLİNÇLENDİRMEYLE ÇEVRE
AHLAKI GELİŞTİRİLMELİ;DOĞAL KAYNAKLARINTAHRİBİ SONUCUNDA
MEYDANA GELECEK ZARARLAR ÖRNEKLERİYLE ANLATILMALIDIR.
3-HIZLI NÜFUS ARTIŞI DURDURULMALIDIR.
4-EKOLOJİK ÖNLEMLERLE DOĞRU KAYNAK
KULLANIMI SAĞLANMASI ve ALTERNATİF ENERJİ KULLANIMININ
ARTIRILMASI.
5-TÜKETİM ve YARARLANMAYI ESAS ALAN BİR
UYGARLIK ANLAYIŞI YERİNE KORUYUCU,PAYLAŞIMI ESAS ALAN
TÜKETİM DERECESİNİ SOSYAL STATÜNÜN BİR GÖSTERGESİ OLARAK
KABUL ETMEYEN YENİ BİR ‘’İNSAN UYGARLIĞI’’ ANLAYIŞININ
YARATILMASIDIR.
Yaşanılabilir bir dünya bırakmak için
bu bilinçle elele çalışmamız ;gelecek nesillere en büyük
mirasımız ve boyun borcumuzdur.
YARARLANILAN KAYNAKLAR :
Prf.Dr Necmettin ÇEPEL- Celal ERGÜN
Uluslar arası çevre sözleşmeleri
Atatürk Ünv.çevre sorunları araştırma
merkezi sayı 19 (2004)
Çevre kirliliği ve Türkiye
Yrd.Doç.Dr Erdem Kocadağıstan
|