MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

 

Konumuz geleceğimizi doğrudan ilgilendiren ,Temel Çevre Kirliliği ve Ekolojik sorunlar.

 

Basit olarak tüm canlı,cansız varlıkları üzerinde bulunduran Dünya ile onu çevreleyen Atmosfer şeklinde tarifini yapabileceğimiz çevre oldukça geniş bir kapsama sahiptir.

Çevre kirliliği olarak SU-HAVA-TOPRAK-GÜRÜLTÜ başlıkları altında kirliliği özetlemek mümkündür.

 

Çevre Sorunlarını ve Kirliliğini :

 

Hızlı nüfus artışı

Küresel ısınma

Doğal bitki örtüsünün tahribi

Toprak kirliliği

Tarım alanlarının azalması

Su kaynaklarının azalması

Ozon tabakasının tahribi

Gürültü kirliliği

Gibi temel başlıklar altında inceleyeceğiz.

 

Hayatın devamı esas alındığında kirliliğin bütün canlılığı tehtit ettiği gerçeği karşımıza çıkmaktadır.Ülke ve bu ülke insanları olarak neler yapabileceğimiz ve yarınları gelecek nesillere temiz ve yaşanabilir olarak teslim etmemiz tamamen bizlere bağlıdır. Çevresel bozulmalar zaman zaman tabii etkenler sonucu meydana gelsede insan faaliyetleri daha fazla bozucu etkiye sahiptir.

İnsanın yaşam kalitesi ve ekonomik seviyesini artırmak adına yaptığı faaliyetler çevre kirlenmesindeki en büyük paya sahiptir.İnsan faaliyetlerini yok etmek veya kısıtlamak mümkün olmayacağına göre izlenecek en doğru yol çevre kirlemesini ve doğal denge bozulmalarının makul seviyede kalması için uygun çevre ve kalkınma programlarının hayata geçirilmesidir.Ülkemiz açısından ele alındığında kirlilik büyük oranda artmakta ve sorunlu dönemler başlamaktadır.Hızlı nüfus artışı,çarpık kentleşme ,yetersiz alt yapı,tarım alanlarının hızla yok olması,kullanılabilinir su kaynaklarımızın hızla azalması gelecek günlerde ülkemiz için kaçınılmaz boyutlara ulaşacaktır.

İnsanların ekonomik,teknolajik,sosyolajik ve politik kökenli sorunları vaz geçemeyeceği boyutta önemlidir.Bunlarda beraberinde ekolojik sorunları  getirir. Açlık , susuzluk,canlı türlerinin yok olması ve iklim değişimi,ozon tabakasınınincelmesi hatta delinmesi: çevrenin kirlenmesi sorunlarının başlıcalarıdır.

Bu sorunlar birden bire ortaya cıkmamıştır,200bin yıldan beri devam eden insanlık tarihinin geçirdiği farlı evrim aşamaları günümüze kadar gelmiştir. Avcılık,yerleşik tarım,sanayi ve kültür evrimleri bunların başlıcalarıdır.Bir birlerinden farklı ve yaşam düzeylerini temelden değiştiren bu aşamaların tek ortak noktası doğayı tahrip eden tutum ve davranışlardır.Kendiisde doğanın bir parçası olan insanın neden doğaya karşı geldiğini anlamak oldukça güçtür.

Bir bilim adamı insanların bu davranış özelliğini şu şekilde açıklamaktadır :

Bir kaynağı kullanırken onu korumak,insan oğlunun doğasında olmayan bir davranış özelliğidir.İnsanlığın evrimi yararlanma,rekabet ve doğaya zarar veren yaratık olma yolunda gelişmiş ve gerçekleşmiş bir evrimdir.Dünyanın yaradılışından bu yana ormanların yok edilmesi,karaların ve suların kirletilmesi evrim şeklinin en önemli kanıtıdır.Der.Temel çevre sorunları her biri ciltler dokusu kitap oluşturacak derecede geniş konular kapsamaktadır.Burada ana konulara başlıklar altında değinmeye çalışacağım.         

Çevre kirliliği bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen;cansız çevre   

üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava,su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına denir.

 

Başlıca kirleticiler:

 

Katı parcacıklar.(Tozlar,Partükül maddeler(Küller,Çimento vb.)

Kükürt bileşikleri,

Azot bileşikleri,

Oksijen bileşikleri,

Halojen bileşikleri,

Organik bileşikler,

Radyoaktif bileşikleri,

Asitler,

Cıva,

Tuzlar’dır.

 

 

HAVA KİRLİLİĞİ :

Atmosferde toz,duman,gaz,koku;saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek kirleticilerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşya’ya zarar verecek oranda yükselmesine HAVA kirliliği denir.Kirleticilerin niteliğine göre canlılara vereceği zarar şekil ve dereceleride değişir.Alınacak önlemler kirleticinin kaynağına göre değişim gösterir.(termik san.,fabrikalar,konutlar,vb)

SU KİRLİLİĞİ :

Su kirliliği istenmeyen zararlı maddelerin suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozulmayı sağlayacak miktar ve yoğunlukta su kaynağına karışması olayına denir.Konutlar,endüstri kuruluşları,termik santraller,tarımda kullanılan kimyasal gübrelerve ilaçlar,sanayi atık suları vb. maddeler su kaynaklarını başlıca kirletici unsurlardır.

TOPRAK KİRLİLİĞİ :

Toprağın verim gücünüdüşürecek,toprağın özelliğini bozacak her türlü teknik ve ekolojik baskılar ve  olaylar toprak kirliliği olarak adlandırılır.

Toprak kirlenmesi ,hava ve suyu kirleten maddeler tarafından meydena getirilir.

Örneğin yüksek miktarda kükürtdioksit içeren atmosfer tabakasından geçen yağmur damlaları toprağa asit yağmuru şeklinde düşer.Toprağın içine giren bu asitli sular bitkilerin ve toprak canlılarının zarar görmesine neden olur.toprağın dengesini etkileyerekbesin maddesi dengesi bozulur,taban suları kullanılamaz hale gelir.Ayrıca uçucu küller,gübre çözeltileri,endüstriyel atık sular çöplüklerden sızan sular toprağı kirletici kaynaklardır.

RADYOAKTİF KİRLENME :

Nükleer enerji santralleri,nükleer silah üreten fabrikalr,radyoaktif madde atıkları ; radyoaktif kirlenme yaratan başlıca kaynaklardır.Radyoaktif maddeler yaymış oldukları elektronlerle hava,su,toprak ve canlılara zarar verirler.Radyoaktif kirlenme canlılarda tedavisi olanaksız zararlar meydana getirir.

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ :

Gürültü kirliliği denince ;İnsanlarda sağlık bakımından geçici bir zaman için veya sürekli olarak zarar veren SESler anlatılmaktadır.Ulaşım araçları,eğlence araçları,sanayi kuruluşları gürültü kirliliği yaratan başlıca kaynaklardır.Gürültü insanlarınsinir sistemlerinden,kan dolaşım sistemine ve kas gerilmelerine kadar varan zararlar meydana getirir.

BURAYA KADAR ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖZETLEMEYE ÇALIŞTIM

ŞİMDİ ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ARTIRAN UNSURLARI ANA BAŞLIKLAR ALTINDA  İNCELEYECEĞİZ.

 

HIZLI NÜFUS ARTIŞI :

İnsanoğlu diğer canlılar gibi doğa yasalarına göredeğil,istediği oranda üreyebilen canlılardır.Bu neden ile bir çok insan toplumunda çeşitli gerekçeler ile hızlı bir nufus artışıgörülmektedir.1950 yılında dünya nufusu2,5 milyar iken bu sayı 2000 yılında 6,1milyara çıkmıştır.2050yılında ise 9-11 milyar arasında olacağı tahmin edilmektedir.Ülkemizde ise 1927 yılında 13 milyon olan nüfus 2000yılında yaklaşık 70milyon olmuştur.Yıllık nüfus artışımız %2 cıvarında olup,nüfusumuzun iki katına cıkma süresi yaklaşık olarak 32 yıldır.Bu hızda ratan nüfus su ve toprak kirliliği,tarım alanlarının azalması nedeniyle sınırlanan besin kaynaklarının azalmasıyla gelecekte çok ciddi beslenme sorunlarıyla karşılaşacaktır.

Bu nedenle etkili nüfus politikaları,yeterli ekonomik kalkınma,sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesi,bazı sosyal düzenlemelerin yapılması gibi önlemlerle nüfus artış hızının doğuracağı olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması ve nüfus artış hızının azaltılması gerekmektedir.

KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİMİ :

Küresel ısınma denince ,bütün dünya sıcaklığının sistematik bir şekilde artması süreci anlaşılmaktadır.Sıcaklık artınca buharlaşma artar,yağışlar ve hava hareketleri değişir,buna bağlı olarakta iklim değişikleri meydana gelir.

Son 10-15 yıl içinde sıcaklığın bütün dünyada sistematik olarak artışı 1983 yılından beri ölçümlerle belirlenmiştir.Belirlenen bu sonuçlar bazı buzul erime

Olaylarıyla desteklenmektedir.küresel ısınmada en önemli faktör sera gazları denen bazı gazların son yıllarda atmosferde hızla artmasıdır.bu gazlar sera etkisiyle birlikte ozon tabakasınada zarar vermektedir.Başlıca sera gazları :

Karbondioksit,metan,kloroflor,karbon,ozon ve azot oksitlerdir.bu gazlar sanayi evrimiyle birlikte yıllara göre artış göstermişlerdir.

Küresel ısınmanın başlıca sonuçları şöyledir :

1-Sıcaklık arttıkca buharlaşma artacak bazı yerlerde kuraklık artarkenbazı yerlerde aşırı yağışlar olacak,

2-Kutup buzulları eriyecek denizler ve okyonuslar da su seviyesi yükselecek , taşkın ve seller meydana gelecektir.

3-Ani hava değişimleri ile fırtına afetleri artacaktır.

Bütün bunlar canlılar üzerinde olumsuz etkiler yaratacaktır.Alınabilinecek önlemler iseşöyledir sera gazlarını açığa çıkaran yakıtlar(kömür,petrol ürünleri,doğal gazlar) yerine yenilebilir enerji kaynaklarından yararlanılması gerekir.Bu konuda bir çok ülkenin katılımıyla 1992de RİOda;1997de KYOTOda,2002de JOHENNESBURGda zirveler yapılmış ve protokoller imzalanmıştır.Ayrıca korbonmonoksit harcayan yeşil örtünün tahrip edilmemesi ki bunlar ormanlar ve doğal bitki örtüsüdür,enerji tasarrufu sağlanması,çarpık kentleşmeye son verilmesi alınması gereken önlemler arasında  sayılabilir.

TOPRAK KAYNAKLARININ TAHRİBİ :

Toprak besinlerimizin %99’unu üreten,sudepolayan,sanayide hammadde olarak

Kullanılan mineral ve madenleri içinde barındıran ve yenilenemez büyük bir kaynaktır.Sadece tarım değil sanayininde temelidir.

Ne yazıkki bu kaynak erozyon,kirlilik,çölleşme hızlı kentleşme ,aşırı nüfus artışı,amaç dışı toprak kullanımı giib tahribatlarla hızla yok olmaktadır.Bunlardan en önemlisi erozyondur.Dünya tarım alanlarında bir yılda 24milyar ton toprak erozyonla yok olmaktadır.Ülkemizde erozyonla kaybedilen toprak miktarı yılda 500milyon tondur.Bu rakam dünya ortalamasına göre 5 kat fazladır.Bunun sebebi arazi yapımız,iklim koşulları,hatalı tarım teknikleri ve doğal bitki örtüsünün hızla tahrip edilmesidir.

Böylece meydana gelen erozyon ekonomik,sosyolojikzararlara sebep olur.bu zararlar göç,verim düşmesi,sel afetleri şeklinde özetlenebilir.

DİE verilerine göre ekilebilinir tarım alanı kişi başına 2000yılında 0,35hektardan 2050yılında 0,16hektara düşeceği tahmin edilmektedir.Bu rakamlar olayın kötü sonuçlarını gözler önüne sermektedir.

Alınabilecek önlemler doğal bitki örtüsünün korunması,doğru tarım tekniklerinin uygulanması,ormanların nitelik ve nicelik özelliklerinın arttırılması,erozyonla mücadele teknik ve biyolojik uygulamaların yapılmasıdır.

SU KAYNAKLARININ AZALMASI :

Bütün canlıların yaşamını sürdüre bilmesi için mutlak surette suya gereksinimleri bulunmaktadır.Dünyada mevcut suların%97’si okyonus ve denizlerde,%2’sibuzullarda ;%1 diğer sukaynaklarında bulunmaktadır.Dünyadaki tatlı su miktarı toplam su miktarının%0,1dir.Bütün dünya gibi ülkemizdede içilip kullanılabilecek su miktarı gitgide azalmaktadır.

SU kaynaklarının azalma nedenleri; Nüfusun hızla artmasınedeniyle kişi başına

Düşen su tüketiminin artması;Gelişen sanayinin su tüketiminin artması;Tarımda kullanılınan sulamanın rasyonel olmayan yöntemlerle yapılmasıyla aşırı su israfı;Hızlı ve çarpık kentleşmeyle su tüketiminin artması;Su rezervlerinin hesapsız kullanımı;Su kirliliği ile temiz su kaynaklarının azalması şeklinde sıralanabilir.

Alınabilinecek önlemler şöyle sıralanabilir.

Su israfını önleyecek politik ve sosyolojik önlemler almak,

Sanayide su tüketimini azaltacak yeni yöntemler geliştirme

Tarım sektörunde biliçli sulama tekniklerinin geliştirilmesi ve uygulanması,

Deniz suyundan tatlı su elde etme yöntemlerinin geliştirilmesi,

Barajlarda su biriktirilmesi,

Su tasarrufu için insanların bilinçlendirilip eğitilmesini önlemler olarak özetleyebiliriz.

Buraya kadar yapmaya çalıştığım açıklamalarda  çevre kirliliği çeşitlerini;nedenlerini;sonuçlarını ve önlemlerini özetlemeye çalıştım.Görülüyorki bütün çevre sorunlarının nedenleri ve sonuçları birbirlerine bağlıdır.

Genel olarak çevre kirliliği sorununu azaltacak önlemleri de şu şekilde özetleyebiliriz:

1-HUKUKSAL ÖNLEMLER ve CEZAİ YAPTIRIMLAR MUTLAK SURETTE UYGULAMAYA KONULMALIDIR.

2-EĞİTİM ve BİLİNÇLENDİRMEYLE ÇEVRE AHLAKI GELİŞTİRİLMELİ;DOĞAL KAYNAKLARINTAHRİBİ SONUCUNDA MEYDANA GELECEK ZARARLAR ÖRNEKLERİYLE ANLATILMALIDIR.

3-HIZLI NÜFUS ARTIŞI DURDURULMALIDIR.

4-EKOLOJİK ÖNLEMLERLE DOĞRU KAYNAK KULLANIMI SAĞLANMASI ve ALTERNATİF ENERJİ KULLANIMININ ARTIRILMASI.

5-TÜKETİM ve YARARLANMAYI ESAS ALAN BİR UYGARLIK ANLAYIŞI YERİNE KORUYUCU,PAYLAŞIMI ESAS ALAN TÜKETİM DERECESİNİ SOSYAL STATÜNÜN BİR GÖSTERGESİ OLARAK KABUL ETMEYEN YENİ BİR ‘’İNSAN UYGARLIĞI’’ ANLAYIŞININ YARATILMASIDIR.

Yaşanılabilir bir dünya bırakmak için bu bilinçle elele çalışmamız ;gelecek nesillere en büyük mirasımız ve boyun borcumuzdur.

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR :

Prf.Dr Necmettin ÇEPEL- Celal ERGÜN

Uluslar arası çevre sözleşmeleri

Atatürk Ünv.çevre sorunları araştırma merkezi sayı 19  (2004)

Çevre kirliliği ve Türkiye

Yrd.Doç.Dr  Erdem Kocadağıstan

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı