MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006
 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıdaki soruların Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel EROĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 Saygılarımla.

                                                                                                                                      K. Erdal SİPAHİ

                                                                                                                                      İzmir Milletvekili

  

İzmir , Bergama ilçesi sınırları içinde bulunan kozak yaylası 66.500 dekarlık bir alanda, Türkiye’nin çam ağacı potansiyelin % 27 sini, çam fıstığı üretiminin ise % 77 sini sağlamaktadır.

Bu bölgedeki 17 köyde yaşayan l0.000 civarındaki insanımızın hemen tek geçim kaynağı çam fıstığıdır. Yıllık üretim 50-60 milyon dolarlık bir ekonomik değer olup, bunun 35-40 milyon doları ihracat kalemidir. Ayrıca, yöre bir doğal hazine ve turizm merkezi durumundadır. Yöre halkı elde ettikleri gelirle, devlete yük olmak  bir yana, bu bölgedeki tüm devlet kuruluş ve tesislerine destek olmaktadır.

Kozak yaylasındaki mevcut altın arama-işletme tesisi yeteri kadar tepki çekerken, şimdi yeni altın arama ruhsatlarıyla daha büyük bir tehlike altına itilmektedir.Bu yöredeki madencilik faaliyetlerinin devamı halinde; çam ağaçlarının yer altı sularından yararlanamayacağı ve eko sistemin tümüyle zarar göreceği yönünde bilimsel çalışmalar mevcuttur.

Ayrıca bu bölgedeki madencilik çalışmalarının, mevcut su havzalarınıda olumsuz olarak etkileyeceği bilinmektedir.

Yöre halkı tepkilidir. Sadece ekonomik geleceği değil, bu doğal cennetin geleceğinden de endişelidir. Yörenin başka bir il’e (BALIKESİR) bağlanması dahil çare aramaktadır. Bölgede, yöre Milletvekili bir Sayın Bakan ve diğer yetkililer tarafından toplantılar yapıldığı ve yöre halkının sorunlarının dinlendiği bilinmektedir. Ancak bu toplantılardan somut bir sonuç çıkmadığı gibi somut bir vaad de bulunulmadığı da ortadadır.

Yöre halkı bu konuda hükümetten öylesine ümit kesmişlerdir ki; TEMMUZ 2008 başlarında yöredeki 12 köyün kadınları: “Yetkililer sesimize kulaklarını tıkadılar, altıncıları Allah’a havale ettik “ diyerek Regaip Kandilinde hatim indirmişlerdir. Ertesi günde; Merkez Camiinde “ALTIN MADENCİLİĞİNE KARŞI” mevlit okutulmuştur.

Bu olaylar yöre halkının umutsuzluk ve çaresizliği yanında yetkililerin ilgisizliğini de sergilemektedir.

Yöredeki Kaplan Köyünde: Altın Madeninden 20 milyon dolar kazanacaksınız şeklinde bir yetkilinin ifadesi ise tercihin; Halk tan mı? Yabancı sermayeden mi? Sorusunun acı bir ifadesidir.

Her yıl 50-60 milyon dolar gelir getiren bir doğa ve 10.000 insan yerine bir defalığına 20 milyon dolar teklif edilmesi yetkililerin, yetkilerini ve tercihlerini kimden yana kullandıklarının vahim bir ifadesidir.

 

SORULAR :

1- Kozak Yaylasında mevcut altın arama faaliyetinin durdurulması düşünülmekte midir?

2- Bu yörede yeni altın- maden arama ruhsatı verilmesi gündemde midir?

3- Tercihler doğanın ve halkın geleceğimi?  Yoksa yabancı- yerli iştirakli vahşi sermayemidir?

4- Kozak Yaylası ve benzer yerleri (MADRA Dağı gibi) korumak için alınan somut tedbirler nelerdir?

 

 

                            

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı