|
16 NİSAN 2008 TBMM Genel
Kurul Tutanakları
4'üncü fıkra üzerinde bir önerge vardır, önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısının çerçeve 75 inci
maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan "altıncı
fıkrasının" ibaresinden sonra gelmek üzere "birinci cümlesinde geçen
'1000', '1500' ve '2000' ibareleri '1500', '2250've '3000' şeklinde
değiştirilmiş ibaresi' eklenmiş ve" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif
ederim. Saygılarımla.
Mehmet Günal K. Erdal Sipahi Mustafa Kalaycı
Antalya İzmir Konya
Recep Taner Ahmet Orhan Erkan Akçay
Aydın Manisa Manisa
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECDET ÜNÜVAR (Adana) - Katılmıyoruz
Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Bursa) - Katılmıyoruz
Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Erdal Sipahi efendim…
BAŞKAN - Buyurunuz efendim. (MHP sıralarından alkışlar)
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Evet, dün terör konusunda bir değişikliği, bir ilaveyi gündeme
getirmiştik. AKP'li milletvekili arkadaşlarımızın oylarıyla reddedildi.
Bununla ilgili hikâyeyi biraz sonra anlatacağım. Onun arkasından, şehit
ve malul çocuklarına yapılan eğitim ve öğretim yardımlarının yüzde 50
oranında göstergelerine ilave yapılması, ki, bu, pratikte 30'la 50 lira
arasında bir eğitim yardımını kapsıyor, son derece mütevazi bir eğitim
yardımı. Kusura bakmayın, dünkü zihniyeti gördükten sonra bu kabul
edilseydi şaşardım. Son derece üzgünüm sayın milletvekilleri.
Dün neyi gündeme getirmiştik? Dün, MHP Grubu adına hepinizin bir
noktada ortak duygularını ve maruz kaldığınız şikâyetleri, dilekleri,
tepkileri dile getirmiştik ve terör yasası gereğince yargılanıp hüküm
giymiş kişilere maaş bağlanmamasını, bağlanmış maaşların kesilmesini
önermiştik. Sanıyorum seçim çevrenizde birçok vatandaşımızın tepkilerine
maruz kaldınız. Şehit cenazelerinde, dün bahsettiğim gibi, şehit
ailelerinin tepkilerine maruz kaldınız, yakanıza yapışıldı.
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Ne ilgisi var?
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Ve "Benim vergilerimi siz terörden
hüküm giymiş insanlara ne yüzle verirsiniz" diye…
ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) - Demagoji yapıyorsunuz!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Demagoji yapmıyorum!
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Bağırma, bağırma!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Demagoji yapan sizsiniz. Teröriste
maaş vermeyi kabul eden sizsiniz. Şimdi de şehit ailesinin çocuğuna zam
yapmayı reddeden gene sizsiniz. Biraz önce basın toplantısı yaptım ve
sizleri milletin vicdanına, insafına, şuuruna havale ettim.
Beyler, sabahtan beri şehit ailelerinden… (AK Parti sıralarından
"Bağırma, bağırma!" sesleri)
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Niye müdahale ediyorsunuz efendim hatibe?
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Ben böyle konuşuyorum.
Müdahale etmeyin lütfen.
RASİM ÇAKIR (Edirne) - Bağır, rahatsız oluyorlar!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - O zaman milletin ortak tepkilerini
burada Meclisin şuuru olarak dile getirin, milletin arzusu neyse burada
yasalaştırın.
Biz sizden fazla bir şey istemedik sayın milletvekilleri. Terörden
yargılanmış, terörden hüküm giymiş kişiler devlet kasasından nasıl
besleniyorlar? Bunun hesabını size de soruyorlar, bize de soruyorlar.
Elimize bir şans geçti. Bu yasa bahanesiyle bir iki cümle ilave edelim
buraya dedik ve bu konuda yargılanmış olan kişilerin, hüküm giymiş
kişilerin aldığı maaşlar kesilsin veya maaş bağlanmasın dedik. Ve ben
açıkçası bu öneriyi ortaya koyarken hepinizin bu konudaki desteğinden o
kadar emindim ki böyle bir sukutuhayale uğramayı kesinlikle
beklemiyordum. Çünkü, eminim, hepinizin seçim çevresinde hepinizin
yakasına yapışanlar oldu. "Benim paramı terör yandaşına, terörden hüküm
giymişe, benim oğlumun katiline nasıl verirsiniz?" diyen şehit ailesine,
şehit anasına, şehit eşine, küçücük yavrulara hiç mi rastlamadınız sayın
milletvekilleri? Ben hepinizin ortak dileği nedir, burada terörü bizzat
yaşamış birisi olarak seslendirmeye çalıştım. Ben sizin arzularınızı da
burada dile getirdim, sizin yakanıza yapışanların arzularını da burada
dile getirdim. Yaşadığım bazı örnek olayları anlattım. Yani 1994
Cizre'sinde belediye kayıtlarına el konduğunda, Cudi Dağı'ndaki
Mehmetçiğin kanına susamış birtakım teröristlerin Cizre Belediyesinden
nasıl maaş aldıklarını anlatmaya çalıştım. Hâlâ ben sizin vicdanınıza
seslenemediysem daha ne yapayım, bilmiyorum. Dün akşamdan itibaren şehit
ailelerinden, şehit analarından, o bölgede görev yapmış gazilerden, kolu
bacağı kopmuş insanlardan telefonlar alıyorum. Cevap veremiyorum, cevabı
size havale ediyorum. Lütfen siz söyleyin! Bundan sonra böyle bir yasada
da bu şansı kaçırdık Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, Mehmetçiğin
arkasında durmayı beceremedik, şehit ailesinin arkasında durmayı
beceremedik, gazinin arkasında durmayı beceremedik. Bundan sonra aynı
sorulara muhatap olduğumuzda lütfen cevabı siz verin! Ne cevap
vereceğim? Siz söyleyin de o cevabı vereyim sayın milletvekilleri!
CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Biraz yavaş, burası bağırılarak konuşulacak
yer değil.
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Kusura bakmayın! Bu konular milletin
heyecan duyduğu, milletin bağırdığı, milletin heyecanlandığı, milletin
yakamıza yapıştığı konular. Heyecanlanmayıp da ne yapacaktım? Ben
milletin heyecanını dile getiriyorum burada!
Bakın, terörle mücadele sadece askerin, polisin işi değildir. Terörle
mücadele topyekûn mücadeledir. Bu mücadelede sınır boylarında, Kuzey
Irak dağlarında, güneydoğu dağlarında mücadele eden Mehmetçik, devletin
bütün organlarını, bütün erklerini, bütün kurumlarını ve en başta da
Türkiye Büyük Millet Meclisini yanında, arkasında ve desteğinde görmek
ister. Siz işte dün böyle bir desteği reddettiniz sayın milletvekilleri.
Bakın, henüz…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
RECEP KORAL (İstanbul) - Saçmalama!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Sizsiniz!
Sayın milletvekilleri, henüz zaman geçmiş değil. Oldu, belki yanlış
anlaşıldı. Belki olayın vahametinin tam olarak farkına varamadınız.
Belki size de benim gibi telefonlar yağmaya başlayacak şehit
ailelerinden, kolu bacağı kopuk gazilerden. Size de telefonlar yağmaya
başlayacak… Gelin hep beraber, Sayın Bakan da evet desin, dünkü hatayı
hep beraber telafi edelim. Bakın, Mecliste şu milletvekili bu
milletvekili yok. O cami avlusuna gittiğimiz zaman hepimizin yakasına
birlikte yapışıyorlar sayın milletvekilleri. Bunun AKP'lisi, CHP'lisi,
MHP'lisi yok. Lütfen bu ayıptan bu Meclisi kurtarın ve terör
yandaşlarına para verirken şehit çocuklarına, gazi çocuklarına eğitim ve
öğretim yardımı için yüzde 50 zam yapmayı reddettiğimizin hesabını
lütfen bu yüce millete, şehide, gaziye, onun çocuğuna siz verin.
Ben sizi kendi vicdanlarınızla baş başa bırakıyorum. Saygılar
sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Sipahi.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmemiştir.
Dördüncü fıkrayı oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Aferin, yakışır! [MHP sıralarından alkışlar
(!)]
Teröriste maaş ödeyin, şehit çocuğuna üç kuruş para ödemeyi reddedin!
Yakışıyor size! Bir de hatibe nutuk atın oradan!
BAŞKAN - Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
KADİR URAL (Mersin) - Yakışıyor size! Helal olsun! Devam edin… Devam
edin böyle, devam edin…
|