| Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısının
çerçeve 73 üncü Maddesinin sonuna aşağıdaki geçici
maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.
Saygılarımızla,
Mehmet Günal Mustafa Kalaycı Ahmet Orhan
Antalya Konya Manisa
Recep Taner Erkan Akçay K. Erdal Sipahi
Aydın Manisa İzmir
"Geçici Madde 25 - 12/04/1991 tarih ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre bu kanun
yürürlüğe girdiği tarihte terör suçlarından mahkum
olanlara, mahkumiyet sürelerince bu kanuna göre aylık
bağlanmaz ve bağlanmış olan aylıklar ödenmez. 12/04/1991
tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümleri
kapsamında terör suçlarından aranan ve kaçak durumda
olanlara da bu Kanuna göre aylık bağlanmaz ve bağlanmış
olan aylıklar ödenmez."
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ HASAN FEHMİ KİNAY
(Kütahya) - Takdire bırakıyoruz.
BAŞKAN - Hükûmet?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) -
Katılmıyoruz efendim.
OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Erdal Sipahi
konuşacak.
BAŞKAN - Sayın Sipahi, buyurun efendim. (MHP
sıralarından alkışlar)
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Başkan,
yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Terör, Türkiye'nin yirmi beş senelik bir problemi ve
bu yirmi beş senelik problemde kaybedilmiş binlerce can
var. Sanıyorum hepiniz seçim bölgelerinde terörden
zarara uğramış insanları, şehit yakınlarını, ailelerini,
akrabalarını gördüğünüz zaman birileri ya yakanıza
sarılıyor veyahut da sizin Mecliste olduğunuzu ve
olacağınızı gördüğü zaman, terör yandaşı olup da hüküm
giymiş kişilerin devlet kasasından nasıl
beslendikleriyle ilgili olarak size, haklı olarak
sorular soruyorlar. Sizler, bu sorulara cevap vermekte
zorlanıyorsunuz ve "Merak etmeyin, Meclis bu konuda
gerekeni yapacak, gerekeni düşünecek, devlete karşı
kalkan eller elbette bir gün kırılacak. Bunların devlet
kasasından beslenmesine biz de razı değiliz, vicdanımız
da sizler gibi razı değil ama yasal bazı konular var. Bu
yasal zorunluluklar nedeniyle bu paralar ödenmek zorunda
kalınıyor. Ama merak etmeyin, bizler Mecliste en kısa
zamanda bununla ilgili yasal düzenlemeleri yapacağız ve
terörden hüküm giymiş kişilere, eline asker kanı, polis
kanı, vatandaş kanı bulaşmış olan devlet düşmanlarına,
bölücülere devlet kasasından ödeme yapılması konusundaki
haksızlık muhakkak bir gün bir şekilde Meclis tarafından
sona erdirilecek." şeklinde kendilerini teselli etmeye
çalışıyorsunuz. Bununla ilgili bizler seçim çevrelerinde
vatandaşlarımızın sorularına çok fazla muhatap olduğumuz
için, cami avlularındaki şehit yakınlarının yakalarımıza
yapışmasına ve bizden hesap sormasına çok fazla sizler
gibi maruz kaldığımız için, 11 Ocak 2008 tarihinde
bununla ilgili Sayın Başbakanın cevaplaması amacıyla bir
soru önergesi vermiştik. Şu soruları sormuştuk: "PKK
terör örgütüyle organik bağı olan ve bu yüzden mahkûm
olmuş bahse konu kişilere milletvekili maaş ve
temsil ödeneği verilmekte midir? İlgili şahısların
vatana ihanete ve terör örgütüne fiilen destek
suçlarından milletvekillikleri düşmüştür. Maaş ve temsil
ödeneği veriliyorsa, milletvekilliklerinin düşmesiyle
kazandıkları özlük haklarının hâlâ devam etmesi hangi
kanuna dayandırılmaktadır? Bu haksız uygulamayı önlemek
için, ilgili kanunda değişiklik yapmayı düşünüyor
musunuz?" diye sorduk. Gene, 3 tane eski milletvekilinin
ismini vererek "Emniyet güçlerince bu şahıslar aranmakta
mıdır? Eğer aranıyorlarsa hangi suçlamayla
aranmaktadırlar? Kaçak olmalarına rağmen, bu kişiler her
ay devletten maaş alıyorlarsa, yerleri neden tespit
edilememektedir?" şeklinde Sayın Başbakanın cevaplaması
dileğiyle soru sorduk. Bize bununla ilgili olarak yazılı
verilen cevapta, Emekli Sandığı Kanunu'nun 92'inci
maddesi hiç de bizi tatmin etmeyecek şekilde bir cevap
olarak sunuldu ve şu cevap ilgili kanun maddesiyle yer
aldı: "İştirakçilerden Türk vatandaşlığından çıkartılan,
Türk vatandaşlığını bırakan, yabancı memleket uyruğuna
girenlerin bu kanunla tanınan her çeşit hakları düşer."
dendi. Ancak terör konusundaki hüküm giymiş kişilerle
ilgili herhangi bir cevap alamadık. Şu anda şehit
yakınlarıyla, terörden zarar görmüş olanlarla, bu konuda
vicdanınızla hesaplaşma zamanı gelmiştir sayın
milletvekilleri. Onlar cami avlularında yakanıza
yapıştıklarında veya seçim çevresinde o şehit
yakınlarıyla muhatap olduğunuzda "Bu insanlara, terörden
hüküm giymiş, benim babamı, eşimi öldürmüş olanlara
devlet kasasından nasıl para ödüyorsunuz?" şeklindeki
sorulara maruz kaldığınızda, onlara verecek cevap için
şu anda elinizi kaldırarak bununla ilgili Meclisi
aklamak, kendi vicdanlarınızı aklamak ve onlara karşı
vicdanınızı temizlemek ile ilgili şans şu anda önünüzde.
Ne diyoruz biz bu değişiklik önergesinde? "73'üncü
maddenin sonuna bir paragraf eklensin." diyoruz ve
"Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre terör
suçlarından mahkûm olanlara mahkûmiyet sürelerince bu
Kanun'a göre aylık bağlanmaz ve bağlanmış olan aylıklar
ödenmez." diyoruz. Yani terörle ilgili ne hüküm giydiyse
onun cezasını çeksin, o cezayı çektikten sonra gene eğer
bir para alacaksa alsın. Gene aynı şekilde "Terörle
Mücadele Kanunu hükümleri kapsamında terör suçlarından
aranan veya kaçak durumda olanlara da bu Kanun'a göre
aylık bağlanmaz ve bağlanmış olan aylıklar ödenmez
şeklindeki bir ikinci…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Sipahi.
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Bitiriyorum Sayın
Başkan.
Önergemiz tamamen kamu vicdanının yerine getirilmesi
ve yarın, öbür gün yakanıza cami avlularında şehit
yakınları tarafından tekrar sarılındığında veyahut da
seçim çevrelerinde şehit yakınlarıyla baş başa
kaldığınızda vicdanlarınızın sesini dinleyerek onlara
vereceğiniz cevap için ben konuyu sizin vicdanlarınıza
havale ediyorum ve bu konudaki önergemizin
desteklenmesini sizlerden istirham ediyorum. Çünkü
terörle mücadele sırasında devlet kasasından, belediye
kasasından bir taraftan finanse edilirken, öbür taraftan
dağda Mehmetçiğe kurşun sıkan Cudi Dağı'ndaki, Gabar
Dağı'ndaki teröristlerle çok karşılaşmış birisi olarak
bu konuda vicdanlarınıza sesleniyorum, lütfen
vicdanlarınızın sesini yerine getirin. Tekrar buradaki
Meclis klasiği, "Komisyon? Hayır. Hükûmet? Hayır."
Klasiği tekrarlanmasın. Terörle mücadelede canını
kaybetmiş, eşini, çocuğunu kaybetmiş insanlara verecek
bir vicdani cevabınız olsun.
Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir
4'üncü fıkra üzerinde bir önerge vardır, önergeyi
okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısının
çerçeve 75 inci maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı
bendinde yer alan "altıncı fıkrasının" ibaresinden sonra
gelmek üzere "birinci cümlesinde geçen '1000', '1500' ve
'2000' ibareleri '1500', '2250've '3000' şeklinde
değiştirilmiş ibaresi' eklenmiş ve" ibaresinin
eklenmesini arz ve teklif ederim. Saygılarımla.
Mehmet Günal K. Erdal Sipahi Mustafa Kalaycı
Antalya İzmir Konya
Recep Taner Ahmet Orhan Erkan Akçay
Aydın Manisa Manisa
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NECDET ÜNÜVAR (Adana)
- Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Hükûmet?
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Bursa)
- Katılmıyoruz Sayın Başkan.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Erdal Sipahi efendim…
BAŞKAN - Buyurunuz efendim. (MHP sıralarından
alkışlar)
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Evet, dün terör konusunda bir değişikliği, bir
ilaveyi gündeme getirmiştik. AKP'li milletvekili
arkadaşlarımızın oylarıyla reddedildi. Bununla ilgili
hikâyeyi biraz sonra anlatacağım. Onun arkasından, şehit
ve malul çocuklarına yapılan eğitim ve öğretim
yardımlarının yüzde 50 oranında göstergelerine ilave
yapılması, ki, bu, pratikte 30'la 50 lira arasında bir
eğitim yardımını kapsıyor, son derece mütevazi bir
eğitim yardımı. Kusura bakmayın, dünkü zihniyeti
gördükten sonra bu kabul edilseydi şaşardım. Son derece
üzgünüm sayın milletvekilleri.
Dün neyi gündeme getirmiştik? Dün, MHP Grubu adına
hepinizin bir noktada ortak duygularını ve maruz
kaldığınız şikâyetleri, dilekleri, tepkileri dile
getirmiştik ve terör yasası gereğince yargılanıp hüküm
giymiş kişilere maaş bağlanmamasını, bağlanmış maaşların
kesilmesini önermiştik. Sanıyorum seçim çevrenizde
birçok vatandaşımızın tepkilerine maruz kaldınız. Şehit
cenazelerinde, dün bahsettiğim gibi, şehit ailelerinin
tepkilerine maruz kaldınız, yakanıza yapışıldı.
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Ne ilgisi var?
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Ve "Benim vergilerimi
siz terörden hüküm giymiş insanlara ne yüzle verirsiniz"
diye…
ERTEKİN ÇOLAK (Artvin) - Demagoji yapıyorsunuz!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Demagoji yapmıyorum!
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Bağırma, bağırma!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Demagoji yapan
sizsiniz. Teröriste maaş vermeyi kabul eden sizsiniz.
Şimdi de şehit ailesinin çocuğuna zam yapmayı reddeden
gene sizsiniz. Biraz önce basın toplantısı yaptım ve
sizleri milletin vicdanına, insafına, şuuruna havale
ettim.
Beyler, sabahtan beri şehit ailelerinden… (AK Parti
sıralarından "Bağırma, bağırma!" sesleri)
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Niye müdahale ediyorsunuz
efendim hatibe?
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Ben böyle konuşuyorum.
Müdahale etmeyin lütfen.
RASİM ÇAKIR (Edirne) - Bağır, rahatsız oluyorlar!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - O zaman milletin ortak
tepkilerini burada Meclisin şuuru olarak dile getirin,
milletin arzusu neyse burada yasalaştırın.
Biz sizden fazla bir şey istemedik sayın
milletvekilleri. Terörden yargılanmış, terörden hüküm
giymiş kişiler devlet kasasından nasıl besleniyorlar?
Bunun hesabını size de soruyorlar, bize de soruyorlar.
Elimize bir şans geçti. Bu yasa bahanesiyle bir iki
cümle ilave edelim buraya dedik ve bu konuda yargılanmış
olan kişilerin, hüküm giymiş kişilerin aldığı maaşlar
kesilsin veya maaş bağlanmasın dedik. Ve ben açıkçası bu
öneriyi ortaya koyarken hepinizin bu konudaki
desteğinden o kadar emindim ki böyle bir sukutuhayale
uğramayı kesinlikle beklemiyordum. Çünkü, eminim,
hepinizin seçim çevresinde hepinizin yakasına yapışanlar
oldu. "Benim paramı terör yandaşına, terörden hüküm
giymişe, benim oğlumun katiline nasıl verirsiniz?" diyen
şehit ailesine, şehit anasına, şehit eşine, küçücük
yavrulara hiç mi rastlamadınız sayın milletvekilleri?
Ben hepinizin ortak dileği nedir, burada terörü bizzat
yaşamış birisi olarak seslendirmeye çalıştım. Ben sizin
arzularınızı da burada dile getirdim, sizin yakanıza
yapışanların arzularını da burada dile getirdim.
Yaşadığım bazı örnek olayları anlattım. Yani 1994
Cizre'sinde belediye kayıtlarına el konduğunda, Cudi
Dağı'ndaki Mehmetçiğin kanına susamış birtakım
teröristlerin Cizre Belediyesinden nasıl maaş
aldıklarını anlatmaya çalıştım. Hâlâ ben sizin
vicdanınıza seslenemediysem daha ne yapayım, bilmiyorum.
Dün akşamdan itibaren şehit ailelerinden, şehit
analarından, o bölgede görev yapmış gazilerden, kolu
bacağı kopmuş insanlardan telefonlar alıyorum. Cevap
veremiyorum, cevabı size havale ediyorum. Lütfen siz
söyleyin! Bundan sonra böyle bir yasada da bu şansı
kaçırdık Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak,
Mehmetçiğin arkasında durmayı beceremedik, şehit
ailesinin arkasında durmayı beceremedik, gazinin
arkasında durmayı beceremedik. Bundan sonra aynı
sorulara muhatap olduğumuzda lütfen cevabı siz verin! Ne
cevap vereceğim? Siz söyleyin de o cevabı vereyim sayın
milletvekilleri!
CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Biraz yavaş, burası
bağırılarak konuşulacak yer değil.
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Kusura bakmayın! Bu
konular milletin heyecan duyduğu, milletin bağırdığı,
milletin heyecanlandığı, milletin yakamıza yapıştığı
konular. Heyecanlanmayıp da ne yapacaktım? Ben milletin
heyecanını dile getiriyorum burada!
Bakın, terörle mücadele sadece askerin, polisin işi
değildir. Terörle mücadele topyekûn mücadeledir. Bu
mücadelede sınır boylarında, Kuzey Irak dağlarında,
güneydoğu dağlarında mücadele eden Mehmetçik, devletin
bütün organlarını, bütün erklerini, bütün kurumlarını ve
en başta da Türkiye Büyük Millet Meclisini yanında,
arkasında ve desteğinde görmek ister. Siz işte dün böyle
bir desteği reddettiniz sayın milletvekilleri. Bakın,
henüz…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
RECEP KORAL (İstanbul) - Saçmalama!
KAMİL ERDAL SİPAHİ (Devamla) - Sizsiniz!
Sayın milletvekilleri, henüz zaman geçmiş değil.
Oldu, belki yanlış anlaşıldı. Belki olayın vahametinin
tam olarak farkına varamadınız. Belki size de benim gibi
telefonlar yağmaya başlayacak şehit ailelerinden, kolu
bacağı kopuk gazilerden. Size de telefonlar yağmaya
başlayacak… Gelin hep beraber, Sayın Bakan da evet
desin, dünkü hatayı hep beraber telafi edelim. Bakın,
Mecliste şu milletvekili bu milletvekili yok. O cami
avlusuna gittiğimiz zaman hepimizin yakasına birlikte
yapışıyorlar sayın milletvekilleri. Bunun AKP'lisi,
CHP'lisi, MHP'lisi yok. Lütfen bu ayıptan bu Meclisi
kurtarın ve terör yandaşlarına para verirken şehit
çocuklarına, gazi çocuklarına eğitim ve öğretim yardımı
için yüzde 50 zam yapmayı reddettiğimizin hesabını
lütfen bu yüce millete, şehide, gaziye, onun çocuğuna
siz verin.
Ben sizi kendi vicdanlarınızla baş başa bırakıyorum.
Saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Sipahi.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Dördüncü fıkrayı oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Aferin, yakışır! [MHP
sıralarından alkışlar (!)]
Teröriste maaş ödeyin, şehit çocuğuna üç kuruş para
ödemeyi reddedin! Yakışıyor size! Bir de hatibe nutuk
atın oradan!
BAŞKAN - Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
KADİR URAL (Mersin) - Yakışıyor size! Helal olsun!
Devam edin… Devam edin böyle, devam edin…
|