|
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
İZMİR
MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET KENAN TANRIKULU
“İZMİR’İN İÇME
SULARINDA ARSENİK ORANI
YÜKSEKLİĞİNİN
NEDENLERİNİ SAĞLIK BAKANINA SORDU”
(27 Haziran 2008)
Milliyetçi Hareket
Partisi İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Kenan TANRIKULU; son günlerde
İzmir’de çeşitli kurumların, İzmir’in içme suyundaki kirlilik ile ilgili
farklı yönde açıklamalarını eleştirerek, bunun nedenlerini Sağlık Bakanı
Sayın Prof.Dr. Recep AKDAĞ’ın yazılı olarak cevaplandırması istemiyle,
TBMM’de bir soru önergesi vermiştir.
Söz konusu yazılı
soru önergesinde;
İzmir’in içme
sularının 2002 yılından bu yana, İzmir Bölge
Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme
sonuçlarını ve hangi işlemlerin yapıldığını sorarak, bugün gelişmiş
ülkelerde bu tip insan sağlığını ilgilendiren sonuçların günü gününe
kamuoyu ile paylaşıldığını da ifade etmişlerdir.
İzmir Bölge
Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü’nün 18 Haziran 2008 tarihinde içme
sularındaki arsenik oranının normal olduğu yönündeki açıklamalarını,
hangi alandaki kontrollere göre yapıldığını da eleştiren Sayın TANRIKULU,
bir kuruluşun böylesine ciddî bir konuda, tüm İzmir çevresinin
incelemesi tamamlanmadan, bu tip acele bir açıklama yapmasını da
yadırgadığını ve doğru bulmadığını belirtmiştir.
Sayın TANRIKULU;
vermiş olduğu yazılı soru önergesinde, Arsenik oranı yüksek değerde
çıkan içme suyunu kullanan vatandaşlarımızın ne gibi şikayet ve
rahatsızlıkları yaşama ihtimali bulunduğunu; arsenik ve bunun gibi ağır
metallerin insan sağlığına zararlarının neler olabileceğini ve bu
zararların nasıl bertaraf edilebileceğini Sağlık Bakanına sorarak,
vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesini istemiştir.
Sayın TANRIKULU konu
hakkında; “İçme sularındaki standart değerleri sağlayamamak, bunu
vatandaşlarımızdan gizlemeye çalışmak dürüst bir yönetim anlayışıyla
bağdaşmamaktadır. Geçtiğimiz yıllarda Ankara, Malatya ve bunun gibi
birçok ilimizde, içme sularındaki kirlilik yüzünden meydana gelen salgın
hastalık vakalarını hatırlatmak isterim. O yıllarda da Sağlık Bakanlığı
konuyu hafife alarak, ‘Telaş edilecek bir durum yok’ türünden
ciddiyetsiz açıklamalarda bulunmuş, ancak bu salgınların içme suyundan
kaynaklandığını daha sonra itiraf etmek zorunda kalmıştır. Bugün insan
sağlığı ile ilgili tek yetkili olan Sağlık Bakanlığı yine görevini ihmal
ederek, olay gerçekleştikten sonra kamuoyunun baskısıyla konuya
eğilmiştir. Oysa olması gereken, İl Sağlık Müdürlüklerinin,
Hıfzıssıhha Müdürlüklerinin, yerel
yönetimlerin ilgili kuruluşlarıyla koordinasyon sağlayarak,
vatandaşımıza güvenilir, sağlıklı içme suyu temin etmeleri
gerekmektedir.” Diyerek, İzmir’in güvenilir ve sağlıklı içme suyuna
kavuşacağı tarihe kadar konunun yakın takipçisi olacağını ifade
etmişlerdir.
Sayın TANRIKULU’NUN
yazılı soru önergesinde yer alan sorular:
1-) İzmir
Bölge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü hangi sıklıkla İzmir’in içme
sularının denetlemesini, hangi kriterlere göre yapmaktadır?
2-) 2002 yılından bu yana; İzmir Bölge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü
denetleme sonuçları nedir?
3-) İzmir Bölge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü 18 Haziran 2008
tarihinde içme sularındaki arsenik oranının normal olduğu yönündeki
açıklamalarını, hangi alandaki çalışmalarına göre yapmıştır?
4-) İzmir’in hangi bölgelerinde, hangi tarihlerde sağlıksız içme suyu
tespit edilmiş ve ne gibi işlem yapılmıştır?
5-) Arsenik oranı yüksek değerde çıkan içme suyunu kullanan
vatandaşlarımızın ne gibi şikayet ve rahatsızlıkları yaşama ihtimali
bulunmaktadır? Arsenik ve bunun gibi ağır metallerin insan sağlığına
zararları nelerdir, bu zararlar nasıl bertaraf edilebilir?
6-) Sağlıklı içme suyu değerleri, uluslararası sağlık normlarına göre
nedir?
7-) İzmir’in ilçelerine göre son içme suyu değerleri nelerdir?
8-) İzmir Bölge Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü ve diğer
müdürlüklerinizin ülke çapında günlük içme suyu kontrol değerlerini
kamuoyu ile paylaşmaları yönünde bir çalışmanız var mıdır? |