MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET KENAN TANRIKULU

15 EKİM 2008’DE TBMM GENEL KURULU’NDA

“ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI” ÜZERİNE YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMADA

SANAYİCİMİZİN SORUNLARINI DİLE GETİRMİŞLERDİR

(20 EKİM 2008)

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu; 15 Ekim 2008 Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda “Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” üzerine Milliyetçi Hareket Partisi TBMM Grubu adına bir konuşma yapmıştır.

Sayın Tanrıkulu; konuşmasında sanayicilerimizin sorunlarını ve tasarı hakkındaki eleştirilerini dile getirmişlerdir.

Sayın Tanrıkulu’nun yapmış olduğu konuşmanın önemli kısımları değerlendirmeniz dileğiyle bilginize saygıyla sunulmuştur.

 

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET KENAN TANRIKULU’NUN

15 EKİM 2008’DE TBMM GENEL KURULU’NDA

“ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI” ÜZERİNE YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMANIN

ÖNEMLİ SATIRBAŞLARI

 

“… Geçmiş tecrübe ve çalışmalarımızın ışığı altında bu tasarıyla ilgili olarak bazı görüş ve düşüncelerimi samimi olarak bu kürsüden sizlerle paylaşacağım. Umuyorum ki; Sayın Hükûmet de bu öneri ve eleştirilere olumlu yaklaşacak ve bu tasarının hem sektörümüz için, hem de organize sanayi bölgelerimiz için, tabiî ki ülkemiz için daha mükemmel çıkmasını ve yasalaşmasını temin edecektir.

 

Bu tasarıyla; 2000 yılında, 57’nci Hükûmet döneminde çıkarılan Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'na göre bazı ufak değişikliklerle, yeni tanımlar ve değişiklikler  getirilmiştir…

 

Ülkemizde organize sanayi bölgeleri yaklaşık 40 yılı aşkın bir süredir, yasa çıkmadan, herhangi bir üst mevzuata bağlanmadan 12 Nisan 2000 tarihine kadar yönetilmiştir. Öncelikle, bu tasarı görüşülürken, bu tasarının altyapısını hazırlayan yasal çalışmalar neydi, sizlere onları hatırlatmak isterim. 57'nci Hükûmet döneminde, yani 1999-2002 yılları arasında bu tasarı gerçekten sektör ve temsilcilerinin oluşturduğu büyük bir katılımla ve onların meydana getirdiği dernekler, kuruluşlar, tabiî ki odalar ve temsilcileriyle bir araya gelinerek tamamlanmış ve 15 Nisan 2000 tarihinde Mecliste yasalaştırıldıktan sonra Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

… O tarihlerde konuyla ilgili olabilecek olan bütün tarafların iştiraki gerçekten önemlidir. Böylelikle organize sanayi bölgeleri tüzel bir kişiliğe kavuşturulmuş ve kuruluşundan işletilmesine kadar, her türlü aşamada da müteşebbis heyetleri organize sanayi bölgelerinde yetkili kılınmıştır.

 

... Bugün; hem özel sektörümüzün, hem devletimizin bütçe katkılarıyla ve imkânlarıyla yaptığı organize sanayilerini topladığımızda 255 adet organize sanayi yapısıyla karşılaşıyoruz.

 

Bunların arasında yer seçimi çalışmaları yapılan ve devam eden, -bu arada da Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından tüzel kişilik verilen- ancak değişik nedenlerle işletme aşamasına da geçirilmemiş 125 civarında organize sanayi bölgemiz vardır. Bunlar hâlâ neden işletme aşamasına geçememiş diye baktığımızda: Bir kısmı yer seçimi aşamasında bekliyor, bir kısmının kamulaştırma çalışmaları devam ediyor, yine bir kısmının imâr plânı ve altyapı projelerinin hazırlık çalışmaları maalesef bitirilememiştir.

 

Konuşmamın bu bölümünde özellikle bazı rakamsal büyüklükleri sizlerle paylaşmak istiyorum. 57'nci Hükûmet döneminde bu yasa Türkiye devletine kazandırılmış ve Türk sanayiî bundan büyük kazanımlar elde etmiştir. 1999-2002 yılları arasında, yaklaşık üç buçuk yıllık süreç içerisinde 34 tane OSB ve 69 tane de KSS yani küçük sanayi sitesi bitirilmiş ve sanayicimizin hizmetine sunulmuştur.

 

Diğer taraftan, 57’nci Hükûmet dönemi öncesinde tamamlanan küçük sanayi sitesi yatırımlarının yıllık iş yeri ortalaması 2.211 iken, 2002 yılında 57'nci Hükûmet bu rakamı yüzde 62 artırarak yılda ortalama 3.561 iş yerine çıkarmıştır.

 

... 57'nci Hükûmet döneminde yapılan çalışmalar sonucunda, daha önceki yıllarda ortalama olarak yıllık 288 hektar organize sanayi bölgesi bitirilirken, bu rakam 1.907 hektar organize sanayi bölgesine çıkarılmıştır. Şimdi, baktığımız zaman geçtiğimiz altı yıllık hükûmetlerde bu rakam 1.078 hektarda kalmıştır. Geçtiğimiz altı yıldaki bu performans düşüklüğünü hem sanayicimiz hem de girişimcilerimiz çok iyi değerlendirmektedirler.

 

Bunlar önemli hizmetler ve yatırımlardır. Çünkü o günün şartları içerisinde sınırlı kaynaklarla ve imkânlarla yapılabilmiş hizmetlerdir. İhtisas organize sanayi bölgelerinin önü de yine o dönemde atılarak; Elâzığ ve Afyon'da Besi Organize Sanayi Bölgeleri, İzmir Bayındır ve Yalova ilimizde de Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgeleri’nin kuruluşu gerçekleşmiştir.

 

…Türkiye'nin birçok yerinde ihtisas organize sanayi bölgesi talepleri var ve bunlar gelişen dünya şartlarına baktığımız zaman haklı ve yerinde taleplerdir. İzmir ilimizde mevcut döküm ve otomotivciler organize sanayi bölgelerinin talepleri ve müracaatları da bulunmaktadır. İhtisas organize sanayi bölgeleri taleplerine verilen cevaplar birçok ilimizde olduğu gibi İzmir'de de yetersiz kalmaktadır. Örneğin tarım alanında faaliyet gösterecek olan ihtisas organize sanayi bölgeleri maalesef geri plânda kalmaktadır.

 

İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi yerel yönetimle, merkezî yönetim arasındaki uyuşmazlık nedeniyle sürüncemede kalmıştır. Sanayicimiz mağdur olmuştur. Maalesef bugüne kadar da birçok yetkilinin verdiği söze rağmen neticelendirilememiştir. Milliyetçi Hareket Partisi İzmir milletvekillerinin Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili kanun teklifi ile -Hükûmet ve Bakanlık da olumlu görürse- bugün bu yasa tasarısı görüşülürken çözme imkânına kavuşacağız.

 

OSB'lerin her türlü altyapı ve sosyal tesis yatırımları, buna benzer enerji yatırımları ve işletme hizmetleri OSB'nin kendi tüzel kişiliği tarafından yapılmaktadır. OSB'ler için hem elektrikte yüzde 5, hem de doğal gazda yaklaşık yüzde 3 iskonto uygulanmaktaydı. EPDK’nın aldığı kararlar ve BOTAŞ'ın buna uyması neticesinde çok yakın geçmişte bu elektrik iskontoları kaldırılmış ve maalesef doğal gaz iskontosu da yine geçtiğimiz 2008 Mart ayında, üstelik OSB'lerimize haber de verilmeksizin yüzde 3'ten yüzde 1'e indirilmiştir.

 

Elektrik ve doğal gaz bugün girişimcilerimizin en önemli enerji girdisidir. Yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 55 civarındaki elektrik zammı da sanayicimizin belini kırmış gözükmektedir. Doğal gazda ise bu zam oranı yılbaşından bu yana yüzde 30’u aşmıştır.

 

Bugün görüştüğümüz bu tasarı elbette organize sanayi bölgelerinin ve işletme aşamasında olan birçok kuruluşumuzun haklı taleplerini de içermektedir. Bazı eksikliklere rağmen, bu haklı talepleri de yerinde bulmak gerekir diye düşünüyorum.

 

OSB'lerimiz bir üst örgüttür. Buralara bu şekilde bakmak ve yaklaşmak gerekmektedir. Bu örgütlü yapıyı da meydana getiren temel unsur sanayicilerimiz ve girişimcilerimizdir. Eğer bu konuda birtakım iyileştirme çalışmaları yapılacaksa, OSB’lerimizi ilgilendiren, onların menfaatlerini şu veya bu şekilde etkileyen yasa çalışmaları yapılacaksa, çok doğal olarak onların haklı taleplerine kulak vererek ve onların önünü açacak, onlarla birlikte yapılacak olan teklifleri de değerlendirmemiz gerekirdi diye düşünüyorum.

 

Şimdi Tasarının maddelerine baktığımızda, bazı hazırlıksız yapılanmanın olduğunu görüyoruz. Örneğin tasarının 2'nci maddesinin üçüncü fıkrasıyla 12 Nisan 2000 tarihinde çıkarılan OSB Yasası'nın yani 4562 sayılı Yasa'nın 4'üncü maddesinin (d) fıkrası değiştiriliyor. O günkü şartlarda biz her türlü sanayi derneğinin ve kuruluşunun ve kooperatiflerin organize sanayi bölgesi kurmasına imkân sağlıyorduk. Bugün yapılmak istenen bu değişiklikle bu sanayici kuruluşları ve dernekleri bir kenara itilmektedir. Yine bu sanayici derneklerinin bugüne kadar kurduğu on adet organize sanayi bölgesi vardır. Bu yasa çıktığı zaman bunların statüleri de değişecektir.

 

Biraz önce de söylediğim gibi küçük sanayi sitelerinden oluşan OSB'lerimiz vardır. Bunlar da kooperatifler vasıtasıyla kurulmuştur. Bunların da statülerinde büyük değişiklikler olacaktır.

 

Tasarının 3'üncü maddesine baktığımız zaman kira ve kiracı tanımı söz konusudur.

 

Kiralama yönteminin gelmesiyle, başta stratejik OSB'ler olmak üzere, büyük sermaye sahipleri bütün bu saydığımız parselleri satın alarak, sanayinin gelişmesini ve sanayicimizin iş yeri sahibi olmasını amaçlayan OSB’lerimizin kuruluş amacından sapmasına da yol açacaktır. Buranın altını özellikle çiziyorum.

 

Yine 5'inci maddede tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinden bahsedilmekte. Burada da dikkat edilmesi gereken bir husus; bu ihtisas organize sanayi bölgelerinde OSB'lerin yüzde 15'i kadar sanayi alanları ayrılmak zorundadır. Bu konuda eğer bir değişiklik önergesi verilebilecekse, seve seve MHP grubu olarak da buna katkı yapabileceğimizi belirtiyorum.

 

Geçtiğimiz Ocak ayı içerisinde Organize Sanayi Bölgelerinin Yer Seçim Yönetmeliği’nde Bakanlık istemese de bir hataya düşmüştür. Bizlerin verdiği soru önergeleriyle bir ay sonra bu yönetmeliği tekrar değiştirme imkânı buldular. (Bu konuyu sizlerle paylaşmıştık) Buradan da şu çıkıyor: Bazı mevzuatlarda uygulamada değişiklikler olabiliyor, yanlışlıklar olabiliyor. O hâlde bunlara dikkat ederek, daha az hatayla bunları kanunlaştırmamız gerekir diye düşünüyorum.

 

Son söz olarak; biz sanayi sektörümüzün sorunlarıyla ilgili Meclis Araştırması Önergesi verdik. Eğer Sayın Hükûmet ve iktidar grubu buna destek verirse bu konuda teklif ve önerilerimizi daha detaylı bir şekilde görüşme imkânı bulabileceğiz.”

 

 

 

 

                            

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı