|
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET KENAN
TANRIKULU
15 EKİM 2008’DE TBMM GENEL
KURULU’NDA
“ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI” ÜZERİNE YAPMIŞ OLDUĞU
KONUŞMADA
SANAYİCİMİZİN SORUNLARINI DİLE
GETİRMİŞLERDİR
(20 EKİM 2008)
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir
Milletvekili Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu; 15 Ekim 2008 Çarşamba günü
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda “Organize Sanayi Bölgeleri
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” üzerine
Milliyetçi Hareket Partisi TBMM Grubu adına bir konuşma yapmıştır.
Sayın Tanrıkulu; konuşmasında
sanayicilerimizin sorunlarını ve tasarı hakkındaki eleştirilerini dile
getirmişlerdir.
Sayın Tanrıkulu’nun yapmış olduğu
konuşmanın önemli kısımları değerlendirmeniz dileğiyle bilginize
saygıyla sunulmuştur.
MİLLİYETÇİ
HAREKET PARTİSİ
İZMİR
MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET KENAN TANRIKULU’NUN
15 EKİM 2008’DE
TBMM GENEL KURULU’NDA
“ORGANİZE SANAYİ
BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI”
ÜZERİNE YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMANIN
ÖNEMLİ
SATIRBAŞLARI
“…
Geçmiş tecrübe ve çalışmalarımızın ışığı altında bu tasarıyla ilgili
olarak bazı görüş ve düşüncelerimi samimi olarak bu kürsüden sizlerle
paylaşacağım. Umuyorum ki; Sayın Hükûmet de bu öneri ve eleştirilere
olumlu yaklaşacak ve bu tasarının hem sektörümüz için, hem de organize
sanayi bölgelerimiz için, tabiî ki ülkemiz için daha mükemmel çıkmasını
ve yasalaşmasını temin edecektir.
Bu tasarıyla; 2000
yılında, 57’nci Hükûmet döneminde çıkarılan Organize Sanayi Bölgeleri
Yasası'na göre bazı ufak değişikliklerle, yeni tanımlar ve değişiklikler
getirilmiştir…
Ülkemizde organize
sanayi bölgeleri yaklaşık 40 yılı aşkın bir süredir, yasa çıkmadan,
herhangi bir üst mevzuata bağlanmadan 12 Nisan 2000 tarihine kadar
yönetilmiştir. Öncelikle, bu tasarı görüşülürken, bu tasarının
altyapısını hazırlayan yasal çalışmalar neydi, sizlere onları
hatırlatmak isterim. 57'nci Hükûmet döneminde, yani 1999-2002 yılları
arasında bu tasarı gerçekten sektör ve temsilcilerinin oluşturduğu büyük
bir katılımla ve onların meydana getirdiği dernekler, kuruluşlar, tabiî
ki odalar ve temsilcileriyle bir araya gelinerek tamamlanmış ve 15 Nisan
2000 tarihinde Mecliste yasalaştırıldıktan sonra Resmî Gazete'de
yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
… O tarihlerde
konuyla ilgili olabilecek olan bütün tarafların iştiraki gerçekten
önemlidir. Böylelikle organize sanayi bölgeleri tüzel bir kişiliğe
kavuşturulmuş ve kuruluşundan işletilmesine kadar, her türlü aşamada da
müteşebbis heyetleri organize sanayi bölgelerinde yetkili kılınmıştır.
... Bugün; hem özel
sektörümüzün, hem devletimizin bütçe katkılarıyla ve imkânlarıyla
yaptığı organize sanayilerini topladığımızda 255 adet organize sanayi
yapısıyla karşılaşıyoruz.
Bunların arasında
yer seçimi çalışmaları yapılan ve devam eden, -bu arada da Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı tarafından tüzel kişilik verilen- ancak değişik
nedenlerle işletme aşamasına da geçirilmemiş 125 civarında organize
sanayi bölgemiz vardır. Bunlar hâlâ neden işletme aşamasına geçememiş
diye baktığımızda: Bir kısmı yer seçimi aşamasında bekliyor, bir
kısmının kamulaştırma çalışmaları devam ediyor, yine bir kısmının imâr
plânı ve altyapı projelerinin hazırlık çalışmaları maalesef
bitirilememiştir.
Konuşmamın bu
bölümünde özellikle bazı rakamsal büyüklükleri sizlerle paylaşmak
istiyorum. 57'nci Hükûmet döneminde bu yasa Türkiye devletine
kazandırılmış ve Türk sanayiî bundan büyük kazanımlar elde etmiştir.
1999-2002 yılları arasında, yaklaşık üç buçuk yıllık süreç içerisinde 34
tane OSB ve 69 tane de KSS yani küçük sanayi sitesi bitirilmiş ve
sanayicimizin hizmetine sunulmuştur.
Diğer taraftan,
57’nci Hükûmet dönemi öncesinde tamamlanan küçük sanayi sitesi
yatırımlarının yıllık iş yeri ortalaması 2.211 iken, 2002 yılında 57'nci
Hükûmet bu rakamı yüzde 62 artırarak yılda ortalama 3.561 iş yerine
çıkarmıştır.
... 57'nci Hükûmet
döneminde yapılan çalışmalar sonucunda, daha önceki yıllarda ortalama
olarak yıllık 288 hektar organize sanayi bölgesi bitirilirken, bu rakam
1.907 hektar organize sanayi bölgesine çıkarılmıştır. Şimdi, baktığımız
zaman geçtiğimiz altı yıllık hükûmetlerde bu rakam 1.078 hektarda
kalmıştır. Geçtiğimiz altı yıldaki bu performans düşüklüğünü hem
sanayicimiz hem de girişimcilerimiz çok iyi değerlendirmektedirler.
Bunlar önemli
hizmetler ve yatırımlardır. Çünkü o günün şartları içerisinde sınırlı
kaynaklarla ve imkânlarla yapılabilmiş hizmetlerdir. İhtisas organize
sanayi bölgelerinin önü de yine o dönemde atılarak; Elâzığ ve Afyon'da
Besi Organize Sanayi Bölgeleri, İzmir Bayındır ve Yalova ilimizde de
Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgeleri’nin kuruluşu gerçekleşmiştir.
…Türkiye'nin birçok
yerinde ihtisas organize sanayi bölgesi talepleri var ve bunlar gelişen
dünya şartlarına baktığımız zaman haklı ve yerinde taleplerdir. İzmir
ilimizde mevcut döküm ve otomotivciler organize sanayi bölgelerinin
talepleri ve müracaatları da bulunmaktadır. İhtisas organize sanayi
bölgeleri taleplerine verilen cevaplar birçok ilimizde olduğu gibi
İzmir'de de yetersiz kalmaktadır. Örneğin tarım alanında faaliyet
gösterecek olan ihtisas organize sanayi bölgeleri maalesef geri plânda
kalmaktadır.
İzmir Kemalpaşa
Organize Sanayi Bölgesi yerel yönetimle, merkezî yönetim arasındaki
uyuşmazlık nedeniyle sürüncemede kalmıştır. Sanayicimiz mağdur olmuştur.
Maalesef bugüne kadar da birçok yetkilinin verdiği söze rağmen
neticelendirilememiştir. Milliyetçi Hareket Partisi İzmir
milletvekillerinin Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili kanun
teklifi ile -Hükûmet ve Bakanlık da olumlu görürse- bugün bu yasa
tasarısı görüşülürken çözme imkânına kavuşacağız.
OSB'lerin her türlü
altyapı ve sosyal tesis yatırımları, buna benzer enerji yatırımları ve
işletme hizmetleri OSB'nin kendi tüzel kişiliği tarafından
yapılmaktadır. OSB'ler için hem elektrikte yüzde 5, hem de doğal gazda
yaklaşık yüzde 3 iskonto uygulanmaktaydı. EPDK’nın aldığı kararlar ve
BOTAŞ'ın buna uyması neticesinde çok yakın geçmişte bu elektrik
iskontoları kaldırılmış ve maalesef doğal gaz iskontosu da yine
geçtiğimiz 2008 Mart ayında, üstelik OSB'lerimize haber de verilmeksizin
yüzde 3'ten yüzde 1'e indirilmiştir.
Elektrik ve doğal
gaz bugün girişimcilerimizin en önemli enerji girdisidir. Yılbaşından bu
yana yaklaşık yüzde 55 civarındaki elektrik zammı da sanayicimizin
belini kırmış gözükmektedir. Doğal gazda ise bu zam oranı yılbaşından bu
yana yüzde 30’u aşmıştır.
Bugün görüştüğümüz
bu tasarı elbette organize sanayi bölgelerinin ve işletme aşamasında
olan birçok kuruluşumuzun haklı taleplerini de içermektedir. Bazı
eksikliklere rağmen, bu haklı talepleri de yerinde bulmak gerekir diye
düşünüyorum.
OSB'lerimiz bir üst
örgüttür. Buralara bu şekilde bakmak ve yaklaşmak gerekmektedir. Bu
örgütlü yapıyı da meydana getiren temel unsur sanayicilerimiz ve
girişimcilerimizdir. Eğer bu konuda birtakım iyileştirme çalışmaları
yapılacaksa, OSB’lerimizi ilgilendiren, onların menfaatlerini şu veya bu
şekilde etkileyen yasa çalışmaları yapılacaksa, çok doğal olarak onların
haklı taleplerine kulak vererek ve onların önünü açacak, onlarla
birlikte yapılacak olan teklifleri de değerlendirmemiz gerekirdi diye
düşünüyorum.
Şimdi Tasarının
maddelerine baktığımızda, bazı hazırlıksız yapılanmanın olduğunu
görüyoruz. Örneğin tasarının 2'nci maddesinin üçüncü fıkrasıyla 12 Nisan
2000 tarihinde çıkarılan OSB Yasası'nın yani 4562 sayılı Yasa'nın 4'üncü
maddesinin (d) fıkrası değiştiriliyor. O günkü şartlarda biz her türlü
sanayi derneğinin ve kuruluşunun ve kooperatiflerin organize sanayi
bölgesi kurmasına imkân sağlıyorduk. Bugün yapılmak istenen bu
değişiklikle bu sanayici kuruluşları ve dernekleri bir kenara
itilmektedir. Yine bu sanayici derneklerinin bugüne kadar kurduğu on
adet organize sanayi bölgesi vardır. Bu yasa çıktığı zaman bunların
statüleri de değişecektir.
Biraz önce de
söylediğim gibi küçük sanayi sitelerinden oluşan OSB'lerimiz vardır.
Bunlar da kooperatifler vasıtasıyla kurulmuştur. Bunların da
statülerinde büyük değişiklikler olacaktır.
Tasarının 3'üncü
maddesine baktığımız zaman kira ve kiracı tanımı söz konusudur.
Kiralama yönteminin
gelmesiyle, başta stratejik OSB'ler olmak üzere, büyük sermaye sahipleri
bütün bu saydığımız parselleri satın alarak, sanayinin gelişmesini ve
sanayicimizin iş yeri sahibi olmasını amaçlayan OSB’lerimizin kuruluş
amacından sapmasına da yol açacaktır. Buranın altını özellikle
çiziyorum.
Yine 5'inci maddede
tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinden bahsedilmekte.
Burada da dikkat edilmesi gereken bir husus; bu ihtisas organize sanayi
bölgelerinde OSB'lerin yüzde 15'i kadar sanayi alanları ayrılmak
zorundadır. Bu konuda eğer bir değişiklik önergesi verilebilecekse, seve
seve MHP grubu olarak da buna katkı yapabileceğimizi belirtiyorum.
Geçtiğimiz Ocak ayı
içerisinde Organize Sanayi Bölgelerinin Yer Seçim Yönetmeliği’nde
Bakanlık istemese de bir hataya düşmüştür. Bizlerin verdiği soru
önergeleriyle bir ay sonra bu yönetmeliği tekrar değiştirme imkânı
buldular. (Bu konuyu sizlerle paylaşmıştık) Buradan da şu çıkıyor: Bazı
mevzuatlarda uygulamada değişiklikler olabiliyor, yanlışlıklar
olabiliyor. O hâlde bunlara dikkat ederek, daha az hatayla bunları
kanunlaştırmamız gerekir diye düşünüyorum.
Son söz olarak; biz
sanayi sektörümüzün sorunlarıyla ilgili Meclis Araştırması Önergesi
verdik. Eğer Sayın Hükûmet ve iktidar grubu buna destek verirse bu
konuda teklif ve önerilerimizi daha detaylı bir şekilde görüşme imkânı
bulabileceğiz.”
|