|
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
İZMİR MİLLETVEKİLİ SAYIN AHMET KENAN
TANRIKULU’NUN
"SANAYİCİMİZİN
İÇİNDE BULUNDUĞU OLUMSUZ ŞARTLARA KARŞIN, GÖSTERİLEN DUYARSIZLIĞI
ELEŞTİRDİ"
(14 Ağustos 2008)
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir
Milletvekili Sayın Ahmet Kenan TANRIKULU; tüm sanayicilerimize, ‘uzun
süreden beri içinde bulundukları zor şartları ve iktidardan ısrarla
talep ettikleri çözüm önerilerine tamamen katıldığını’, sanayicimizin
her daim yanında olduğunu ifade eden bir mektup yazmıştır.
İktidarın sırtını dönerek,
duymamazlıktan geldiği sanayi sektörümüzün sorunlarına çözüm üretmeye
devam edeceğini ifade etmişlerdir.
Konu hakkında Sayın Tanrıkulu; “Bugün
neredeyse bütün gazetelerde sayfa sayfa sanayicimizin işlerinin
kötüleştiğine dair adeta feryatları bulunmaktadır ve bu durum aylardır
sürmektedir.
Çözüm üretmesi gerekenler ise ancak laf
üretmekte, hamasi vaadlerde bulunmaktadırlar. İktidarın gerçekle
bağdaşmayan bu tutumu sanayicimizin derdine derman olmamakta, zaten
artık sanayicimiz de kuru laf ve vaad yerine biran önce somut adım
beklemektedir.
Tüm toplum olarak sanayicimizin, bugün
içine düşmüş olduğu güç şartlara, iktidar gibi duyarsız kalamayız. Bu
yüzden hazırlamış olduğum mektup ile; ilgili tüm sanayicilerimize yalnız
olmadıklarını ve çözüm önerilerimizi ifade etmek istedim.
Çünkü yıllardır sürdüregeldikleri
mesleklerindeki çabaları ve azimleri bugün ülkemizin mevcut gelişmesine
vesile olmuştur. Gerek yaratmış oldukları yatırım, istihdam, teknolojik
gelişme, gerekse 2002 yılından bu yana aleyhlerine gelişen ekonomik
uygulamalara göğüs germeleri takdirle karşılanmalıdır.
Son günlerde zaten yüksek olan maliyet
girdileri başında gelen enerji fiyatlarına gelen ve yakın zamanda tekrar
geleceği anlaşılan yeni zamlar ile içinde bulundukları durumun daha da
zorlaşacağı bugünden bellidir.
Öte yandan, son haftalarda yeniden
yükselmeye başlayan enflasyon, zaten yüksek seyreden faiz hadleri
de, ekonomimizin ateşinin tekrar yükselmeye başladığına işaret
etmektedir. Bu durum, devlet iç borçlanmasının sağlıklı bir şekilde
yapılması açısından önemli bir risktir.
Benzer bir risk de, Türk Lirasının
değeri ile ilgilidir. Dalgalı kur rejimi neticesinde hızlı
iniş-çıkışlar sergileyebilen lira, gerek Sanayicilerimizi, gerekse
tasarruf sahiplerimizi sağlıklı ve rasyonel kararlar vermesini
zorlaştırmaktadır.
22 Temmuz 2007 seçimlerinin üzerinden 1
yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen, halen sanayicilerimizin sorunları
artarak devam etmekte, iktidar ise bu konudaki duyarsızlığını
sürdürerek, bir türlü gerçekleşmeyen söylemlerine devam etmektedir.
Geldiğimiz noktada; Sanayicimizin
isyanını, üzüntüsünü ve taleplerini duymamak mümkün değildir.
Diğer yandan 2002 yılından bu yana
ülkemizin yeni bir sanayi politikasına ihtiyacı olduğunu her ortamda
dile getirip, bu konuda neler yapılması gerektiğini ifade etmeye
çalışıyorum. Bu yeni sanayi politikasının ardından, reel sektör
odaklı yeni bir kalkınma modelinin de hayata geçirilmesi gerektiğini
düşünüyor ve bu konuda çalışmalarımı sürdürüyorum.
Türkiye’de sanayi politikalarının temel
amacı, artan dünya rekabet şartları altında sanayimizin rekabet gücünü
ve verimliliğini artırarak dışa dönük bir yapı içerisinde sürdürülebilir
büyümeyi hedeflemelidir. Bu bağlamda, oluşturulacak sanayi politikası;
girişimcilerin ve işletmelerin inisiyatif alabilecekleri, fırsatlar
yaratabilecekleri ve potansiyellerini kullanabilecekleri, rekabete açık
bir iş ortamını geliştirmelidir.
Türk sanayisi hiçbir dönem bu kadar
sahipsiz ve birbaşına bırakılmamıştır.
Zaman artık laf üretme zamanı değil,
sanayicimizin ve tüm ekonomik unsurlarımızın sorunlarını biran önce
çözüme kavuşturma zamanıdır.
Bu yüzden gerekirse yaz tatilinde dahi
olsa TBMM özel bir gündemle toplanarak sanayicimizin talep ettiği ve
ardından yeni bir sanayi politikası için gerekli yasalar çıkarılmalıdır”
diyerek, mevcut ekonomik sorunlar daha da büyümeden gerekli tedbirlerin
alınması gerektiğini ifade etmişlerdir.
|