|
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İZMİR
MİLLETVEKİLİ
SAYIN AHMET KENAN TANRIKULU
“İZMİR’İN TURİZM SORUNLARININ BİRAN
ÖNCE ÇÖZÜLMESİNİ İSTEDİ”
(09 Mayıs 2008)
MHP İzmir Milletvekili Sayın Ahmet
Kenan Tanrıkulu; “217 sıra sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın TBMM Genel Kurul
görüşmelerinde konuşma yaparak, turizmin ve özellikle de İzmir
turizminin önündeki engellerin kaldırılarak sorunlarının çözülmesini
istedi.
Sayın Tanrıkulu konu hakkında TBMM
Genel Kurulu’nda:
“Turizm konusunda her zaman iddialı
hedefler koyan ülkemizin, bu hedeflere ulaşabilmesi için sektörümüzün
güncel, acil sorunlarının çözümü noktasında daha duyarlı olmalıyız.
Turizm sektörümüz ekonomimizin vazgeçilmez dinamiğidir gerçeğinden yola
çıkarak, her alanda büyük imkân sağlayan bu sektörümüze gözümüz gibi
bakmalıyız.
Türkiye doğal kaynakları, tarihi
dokusu, kültür ve tabiat varlıkları ve de otantik değerleri ile çok
önemli turizm potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel çok iyi
değerlendirilerek daha yüksek gelirli ve verimli bir sektör haline
getirilebilir.
Diğer şehirlerimiz bir yana, sadece
"İstanbul - İzmir" markasını bile hakkıyla değerlendirebilmiş değiliz.
Yeri gelmişken dünyada İstanbul ve İzmir’deki güzelliklerin çeyreğine
bile sahip olmadığı hâlde Türkiye'nin toplam turist sayısından fazla
ziyaretçi gelen pek çok şehir olduğunu hatırlatmak isterim.
Bu bağlamda, İzmir genel devlet
yatırımlarında olduğu gibi, ödemiş olduğu vergilerin karşılığını turizm
sektöründe de alamamaktadır. İzmir’e daha fazla turizm yatırımı
sağlanmasının önü açılmalıdır. Diğer yandan İzmir’in turizm
gelirlerinden almış olduğu payını da muhakkak artırmalıyız. Bilinmelidir
ki; İzmir bir dünya kentidir, bunu da tüm çabalarımızı kullanarak
dünyaya lanse etmeliyiz.
Ülkemiz turizm gelirlerinden yeterli
payı alamamaktadır. Bunun için uluslararası oluşumlara, yan
organizasyonlara aktif olarak katılım sağlanmalıdır. Değişen turist
profiline uygun olarak, turizmin geliştirilip, çeşitlendirilmesi ve
bütün yıla yayılması gerekmektedir. Dünya Turizm Örgütü ve diğer
uluslararası turizm kuruluşları ile işbirliğinin ve gelişen turizm
politikalarının ulusal gündeme taşınması ve ulusal mevzuat içinde
değerlendirilmesinde sürekliliğin sağlanması gereklidir. Standartların
hızla değişen koşullara uydurulması gereklidir. Bölgesel işbirliği
yeterince işletilemediğinden Kültür ve Turizm Bakanlığı bölgesel
kalkınma ve işbirliği içinde komşu ülkelerle işbirliğini artırmalıdır.
Yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum örgütleri, özel sektör ve
ticari kuruluşların eşgüdüm içinde bölgesel ve küresel bütünleşmeye
açılımlarının teşviki gerekmektedir. Halihazırda bireysel girişimlerle
sürdürülen turizmin; yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası kişi ve
kuruluşların katılımıyla plânlanması ve yürütülmesi sağlanmalıdır.
Özellikle yerel zenginliklerin ve kaynakların ortaya çıkarılmasında
yerel vakıf, dernek ve birliklerin teşvik edilmesi sağlanmalıdır. Yerel
halkın turizm yönetimine katılımı sağlanmalıdır. Plânlama ve
uygulamadaki katılımı ile gelir artırıcı önlemlerin alınmasında etkin
olmalıdır.
Konaklama sektörü meslek birliği ve
turizm hizmet birliği yasalarının yürürlüğe girmesi sağlanmalıdır.
Bir diğer önemli husus ise; ülkemizin
uluslararası rekabet konusunda ciddi darbe yeme tehlikesiyle karşı
karşıya olduğudur. Türkiye'nin turist sayısı ve toplam turizm gelirinde
artış kaydedilse de, 2007 yılında yabancı turist başına ortalama
harcama tutarı gerileyerek, son 15 yılın en düşük düzeyine inmiştir.
Geçen yıl Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilerin ortalama harcaması,
608 dolarla 1992'den bu yana olan dönemin en düşük düzeyinde
gerçekleşmiştir.
Bugün küreselleşme turizm sektöründe
de yeni kavram kural ve uygulamalara neden olmaktadır. Her sektörde
olduğu gibi, turizm alanında da yeni teknoloji diye adlandırabileceğimiz
gelişmeler gözlemlenmektedir. Başarıyı elde etmek için bu alanda da bu
teknolojileri takip etmek zorundayız.
Gerek benim burada dile getirdiğim,
gerekse sektör temsilcilerinin dile getirdikleri tüm sorunlara yapıcı
bir şekilde yaklaşarak çözüm üretmeliyiz. Bizler ne kadar çok çözüm
üretip, hayata geçirebilirsek inanıyorum ki; hep bir adım önde olacağız.
Esasen turizmcilerimizin istediği ve yaklaşımları da budur.
Çünkü ülkemizin turizmin her çeşidinde
ciddî potansiyeli vardır. Bu potansiyele sahip olmayan ülkeler, sahip
olabilmek için uğraş verirken, bizler mevcut potansiyellerimiz
karşısında eli bağlı duramayız.”
Diyerek, turizm sektörümüzün, İzmir
turizminin güncel sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirmişlerdir.
|