BAŞBUĞ ALPARSLAN
TÜRKEŞ İZMİR MHP’YE YAKIŞIR BİÇİMDE ANILDI
"BİRLİK İÇİNDE TÜRKEŞ İDEALİ"
04 Nisan 2010.
Vefatının
13. yıldönümü münasebetiyle tüm Türkiye’de ve Avrupa
Federasyonlarında Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ çok anlamlı
etkinliklerle anıldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bizzat
yakından takip ettiği Alparslan TÜRKEŞ’i anma ve anlama
toplantılarının bir dönemi daha Başbuğ’a yakışır bir şeklide
yaşandı.
Başbuğ’u anma toplantılarının görkemli
ve anlamlılarından birisi de İzmir MHP teşkilatında yaşandı. İzmir
İl Başkanı Müsavat DERVİŞOĞLU’nun destekleri ve Konak İlçe Başkanı
Fikri Atılbaz ve yönetim kurulunun üstün gayretleri ile Başbuğ
anıldı. Program İzmirlilere Başbuğ’un ruhu için İzmir lokması
ikramıyla başladı. Salon girişindeki Alparslan Türkeş resim
sergisi gezildikten sonra konferansa geçildi.
Açılış konuşmasında İzmir İl Başkanı
Müsavat Dervişoğlu konferansın adı da olan “Birlik İçinde
Türkeş İdeali” ifadesinin MHP Genel Başkanı Sayın Devlet
BAHÇELİ’ye ait olduğunu ve bu adlandırmanın kendi dünyasındaki
anlamını ifade eden etkileyici bir konuşma yaptı. Gelenekten
geleceğe giden süreçte birbirini tamamlayan ortak idealin
çocuklarının artık birlik içinde Türkeş idealini iktidar
yapacaklarını söyledi.
Konak İlçe Başkanı Fikri Atılbaz da
anlamlı konuşmasında şunları söyledi:
“Bugün, Türk milliyetçiliğinin hamisi,
Türk Dünyası’nın Lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’in ebediyete
intikal ettiği tarihin yıldönümü…
Yine her yıl olduğu gibi O, milyonların
iştirakiyle anılıyor. O’nun için Kur’an okutuluyor, lokmalar
dökülüyor. O’nun adına hayır hasenatta bulunuluyor. Milyonlarca
insan o’na dualar okuyor.
Bugün o’nun anısına buradayız. O’nun
idealini gerçekleştirmek için buradayız. Türk milliyetçilerinin
yönetiminde, Türk milletini refaha eriştirmek, Türk devletini
güçlü kılmak yine adalet dağıtmak amacıyla bir arada, gönül
gönüleyiz.
Selam olsun Kılıçkıran’a, Karataş’a,
Selam olsun Haşatlıya, Sazak’a,
Selam olsun Dokuzlara,
Selam olsun onlarda, bizlerde, Türk
milliyetçilerinde emeği olan, bu davanın kurucusu Alparslan
Türkeş’e.
Onun bize öğrettiklerine, içimizde
yaktığı ateşe dayanarak haykırıyorum;
Biz,
Büyük Türk imparatorluğunun temelini
atan Mete Han’ın torunlarıyız,
Tanrının kırbacı olarak anılan Atilla’nın
torunlarıyız.
Biz,
“Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız
yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir.” diyen
Bilge Kağan’ın torunlarıyız,
Türk dervişlerini yetiştiren Ahmet Yesevi’nin
torunlarıyız.
Biz,
Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açan
ve Anadolu’ya Türk mührünü vuran Alparslan’ın torunlarıyız,
İslam’la müşerref olduktan sonra Türk-İslam medeniyetinin öncüsü
olan Selçuklunun torunlarıyız.
Biz,
Üç kıtaya hükmedecek olan, cihan
devletinin kurucusu Osman Gazinin torunlarıyız, Köhnemiş bir çağı
kapatıp, yeni bir çağ açan Fatih’in torunlarıyız.
Biz,
Dünyaya söz sahibi olan Kanuni’nin
torunlarıyız, Bağımsızlık benim karakterimdir diyerek yedi düvele
karşı savaşıp, merkezine Türk milliyetçiliğini oturttuğu Türkiye
Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün torunlarıyız.
Biz,
Milliyetçiliği aksiyon haline getiren, “Hepiniz
birer Türk bayrağısınız, bayrağı lekelemeyin, yere düşürmeyin.”
diyen Alparslan Türkeş’in evlatlarıyız,
Alparslan Türkeş’ten aldığı bayrakla, “Ülkücüler
devleti yönetecektir.” İlkesiyle, ön hedef olarak 2023’ü
belirleyen, sonrasında “Kızıl Elma” olarak 2053’ü işaret eden
Lider Devlet Bahçeli’nin yarenleri, bu büyük davanın neferleriyiz.”
Konferans için çok kapsamlı hazırlık
yapan Yard. Doç. Dr. Ruhi ERSOY ise yaklaşık iki saat süren
programında sadece konferans vermeyip bir hafıza tazeleyerek
geçmişi geleceğe götüren süreci görsel malzemelerle adeta salonda
yaşattı. Yer yer gözyaşlarının yer yer sloganların daha çok da
derin derin düşüncelerin önünü açan Ruhi ERSOY’un sunumu İzmir’de
anlamlı bir iz bıraktı. Ruhi ERSOY’un sunumunda en dikkat çekici
yön ise Başbuğ Alparslan Türkeş ve Lider Devlet BAHÇELİ arasındaki
siyaset anlayışı, üslup bütünlüğü, olaylar karşısında aldıkları
tavırlardaki paralellikler oldu.
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ ve Lider Devlet
Bahçeli’nin ortak vizyonundaki öncelikler ve cevabı bizler
tarafından verilecek sorular nelerdir diyerek söz konusu vizyonun
sorgularını ifade etti…
Dünya nereye gidiyor?
İnsanlığın yaşadığı buhranın kaynakları
nelerdir?
Dünyada oynan büyük oyun nedir,
aktörleri kimlerdir?
Türkiye’nin dünyadaki yeri ve konumu
neresidir?
Türk milleti gelecekte nerede olmalıdır?
Milletim için hedeflerim nelerdir ve
bunu nasıl başaracağım? Sorularına cevap aramak durumundasınız.
Çalışmaktan bıkmayınız, araştırmaktan
uzak durmayınız, zorluklardan yılmayınız.
Dünyadaki gelişmeleri, milletimizin
değerleri ile buluşturmanın yollarını sürekli arayınız.
Gideceğiniz her yerde, alacağınız her
görevde aldığınız eğitim ve ocaklarda öğrendiklerinize yenilerini
katacak, kendinizi gösterecek, emsalleriniz arasından tebarüz
edecek bir siyaset ve bilim disiplini sahibi olmak gençliğimizin
ön koşuludur.
Türkiye, küresel senaryolara figüran
olmamak için sizlerin tercihini beklemekte.
Milletimizi yokluk, yoksulluktan,
yolsuzluk, yozlaşmadan kurtaracak kadroların seçildiğine
inanmaktadır.
Bu görevi layıkıyla yaptığımızda Türk
Milleti, geleceğinden emin, hür ve bağımsız, onurlu ve müreffeh
bir Türkiye’de yaşamanın ilk adımını da atmış olacaktır.
Türk Milliyetçileri, Türk Devletini;
Türk milletinden aldığı güç ve ilham ile müreffeh, kudretli,
bilgili ve teknoloji üreten, uygarlığın öncüsü, barış, adalet ve
güvenliğin güvencesi, onurlu bir ülke yapacaklardır.
Yrd. Doç. Dr. Ruhi ERSOY konferansının
devam eden kısmında: 1944’ten günümüze Türk Milliyetçiliği’nin
gelişim seyri; milliyetçilik ve demokrasi ikiz kardeşliği
ekseninde nasıl olmuştur, bu tarihi ve sosyolojik süreci kapsamlı
bir şekilde de izah etti…
Program Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile son
buldu.
|