|
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İZMİR İL
BAŞKANLIĞI BASIN ARŞİVİ
|
|
|
29/04/2008


 |
29/04/2008
 |
29/04/2008

 |
26/04/2008
 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 24/04/2008

 |
24/04/2008
 |
23/04/2008



 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 23/04/2008
 |
23/04/2008
 |
22/04/2008
 |
22/04/2008
 |
|
RADİKAL 22/04/2008
 |
21/04/2008
 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 18/04/2008
  |
18/04/2008
 
 |
EGE
17/04/2008
 |
17/04/2008
 |
17/04/2008
 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 17/04/2008

  |
17/04/2008


 |
17/04/2008
 |
16/04/2008
 |
15/04/2008
 |
15/04/2008
 |
|
ZAMAN GAZETESİ 15/04/2008
 |
11/04/2008
 
 |
11/04/2008
 |


 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 10/04/2008



 |
10/04/2008
 |
EGE
10/04/2008
 |
10/04/2008
 |
|
ZAMAN GAZETESİ 10/04/2008
 |
EGE
09/04/2008
 |
09/04/2008
  |
09/04/2008
 |
09/04/2008
 |
|
MİLLİYETÇİ DURUŞ
 |
08/04/2008
 |
08/04/2008
 |
08/04/2008
 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 08/04/2008
 |
07/04/2008
 |
07/04/2008
 |
|
GÖZLEM GAZETESİ
05/04/2008
 |
05/04/2008
 |
EGE
05/04/2008
 |
05/04/2008
 |
|
ZAMAN GAZETESİ 05/04/208
 |
05/04/2008
 |
03/04/2008
 |
02/04/2008
 |
EGE
02/04/2008
 

 |
02/04/2008
 |
02/04/2008
 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 27/03/2008
 |
27/03/2008
 |
25/03/2008
 |
23/03/2008
 |
|
AKŞAM EGE
23/03/2008
 |
22/03/2008
 |
EGE
22/03/2008
  |
22/03/2008
 |

 |
21/03/2008
 |
|
MİLLİYETÇİ DURUŞ
 |
ORTADOĞU GAZETESİ 18/03/2008


|
18/03/2008
 |
18/03/2008

 
|
18/03/2008
 |
EGE
18/03/2008
 |
17/03/2008
Fatih
Özfatura'nın tercihi MHP oldu
22 Temmuz
öncesinde AKP'den istifa eden Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi'ne,
Dervişoğlu rozet taktı
Babası İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Burhan Özfatura'nın
22 Temmuz seçimlerinde Demokrat Parti'den milletvekili adayı olması
nedeniyle AK Parti'den istifa eden ve bir süre bağımsız kalan
Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi oğlu Fatih Özfatura, MHP'li oldu.
MHP İzmir Milletvekilleri Şenol Bal, Ahmet Kenan Tanrıkulu, Erdal
Sipahi'nin katılımıyla dün Atatürk Spor Salonu'nda MHP İl
Başkanlığı'nın düzenlenen toplantıya katılan Özfatura'nın rozeti MHP
İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu tarafından takıldı.
Yapıcı tutum
AKP'nin genel, CHP'nin ise yerel siyaset nedeniyle tercihini MHP'den
yana kullandığını söyleyen Özfatura, "MHP İzmir'de yapıcı bir
politika yapıyor. Ayrıca İzmir'in daha iyi bir yerel anlayışla
yönetilmesi gerekir" dedi. Oğul, Özfatura babasının da kendisine tam
destek verdiğini söyledi. Özfatura dışında eski Demokrat Türkiye
Partisi İl Başkanı olan Ayşem Yeğinboy Kalyoncu, Türkiye Futbol
Adamları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bülent Özçalışkan ve
işadamı Levent Nazlı da törende MHP rozeti takan isimler oldu.
MHP İzmir İl Teşkilatı 2009'da yapılacak yerel seçimler için
çalışmalarını bu toplantıyla resmen başlattı. MHP'nin İzmir
Büyükşehir Belediye Başkan adayı da olan İl Başkanı Dervişoğlu'nun
yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan programda, yerel ve genel
siyaset üzerine iktidar ve ana muhalefet partisine sert eleştiriler
yöneltildi. İzmir'de yerel seçimlerin AKP ve CHP arasında geçecekmiş
gibi bir atmosfer oluşturulmaya çalışıldığını ve MHP'nin önünü
kesmek için de çeşitli oyunlar sergilendiğini söyleyen Dervişoğlu,
herhangi bir partiyle işbirliği yapmalarının da söz konusu
olmadığını dile getirdi.
"MHP'nin kilit, anahtar parti oludğunu söylüyorlar. Aracılar
göndererek MHP'yle pazarlık zemini oluşturmaya çalışıyorlar. Biri
geliyor siz kilit partisiniz İzmir'de kimi desteklerseniz o alır
diyor. MHP bu kadar kilit, bu kadar anahtarsa İzmir Büyükşehir
Belediyesi'nin kapısını kendi anahtarıyla açmayı beceremeyecek mi?
İzmir'i 140 parçaya da bölseler iddialıyız. Eğer belediye başkanı
olursam İzmir'i Ankara'yla değil İstanbul ve Avrupa ile yarıştıracak
seviyeye getireceğim."
Sert yanıt verdi
CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş'ın "MHP'nin başörtüsü konusundaki
tavrı kendisine oy kaybettirecek" sözlerine de sert bir üslupla
yanıt veren Dervişoğlu, "Sen benim adıma konuşup türbanın oy kaybına
neden olacağını söylüyor, bir de MHP'liymiş gibi düşünüyorsun. Senin
bu durumda MHP'yi bırak CHP'liliğin bile sorgulanmalıdır. Siz
Atatürkçülük diyerek Osmanlı düşmanı, laiklik diyerek Menemen'de
insanların dini duygularını sorguladınız" dedi |
17/03/2008
 |
17/03/2008

 |
16/03/2008


 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ 16/03/2008
 |
16/03/2008
 |
16/03/2008
 |
15/03/2008
 |
13/03/2008


 |
|
HABER EGE


, |
11/03/2008
  |
11/03/2008
 |

 |
10/03/2008
 |
08/03/2008
 |
08/03/2008
 |
07/03/2008
İşte,
siyasi nezakete çarpıcı örnek...
Hem de böyle hareketlere özlemin doruğa ulaştığı dönemde.
Sahibi MHP; eseri eski başkanları anımsatma, gündeme getirme...
"EXPO gezisine Burhan Özfatura-Yüksel Çakmur şeref konuğu olarak
davet edilsin."
Gerçi yazıya dökecektim. Ama geçmişte seçmenimiz, mazbatamız olduğu
için "kendine istiyor diye düşünürler" diyeceğim, ama artık
geçersiz.
Ayrıca çok anlamlı; İzmir'in yaşayan iki Büyükşehir Belediye
Başkanı.
Olması gerekeni yaptılar...
Ve güzel zamanlamayla.
***
Şimdi, bunu çekemeyenler bir dizi pullama yapacak.
"Seçimler kapıda, prim yapmak istiyor..."
"Türban yarasını örtmek için cazibe peşindeler..."
"Farklı yaklaşım, akıllı politika peşindeler..."
"Yapılmayacağını bildiği için söylüyorlar..."
Ne derlerse desinler.
Hepsi boş, hepsi mantık ve iknadan uzak.
Özlenen davranış için öneriyi koydu.
Her türlü sosyal, siyasi, ticari ortam bulanıklığında şıklık
yarattı.
Fikri düşünene, getirene, söyleyene takdir anasının sütü gibi
helal.
***
Bundan sonrası ilgilisi, yetkilisine kalmış.
Finale son üç hafta kala nasıl bakarlar, beyin kıvrımlarına ve bakış
açılarına bağlı.
"Olmaz! Sırası değil" denebilir...
"Vitrin zenginleşir, güç kazanırız" görüşüyle aklın yoluna
girebilirler.
EXPO'nun eş başkanları, yürütme-yönetme kurul üyeleri, kurumsal
olarak Büyükşehir Belediyesi eski Başkanlarına bu zarafetin
sergilenmesine yol açabilirler.
Gerçekten yakışır...
MHP'ye, beklenmedik anda, düşünülmeyen şekilde öneriyi getirmek
nasıl yakışmışsa;
Demokrasi, vefa, İzmir, sevgi ve saygı adına daha çok yakışır...
|
07/03/2008
 |
|
ORTADOĞU GAZETESİ
07/03/2008
 |
07/03/2008
 |
06/03/2008
 |
06/03/2008
 |
EGE
04/03/2008
  |
04/03/2008
 |
04/03/2008
 |
04/03/2008
  |
 



 |

 |
|
ZAMAN GAZETESİ 04/03/2008
 |
03/03/2008
 |
01/03/2008
 |
EGE
29/02/2008
Bir
ilçe önerisi de MHP’den
İZMİR’DE hükümetin Konak, Karşıyaka ve Bornova’yı
bölerek iki yeni ilçe kurma girişimi, tartışmaları sürerken MHP’den
de farklı teklif geldi. MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Pınarbaşı
ve Işıkkent’in birleştirilerek ‘Pınarkent’ isminde yeni bir ilçenin
kurulması için milletvekillerinin Meclis Başkanlığı’na teklif
vereceğini açıkladı.
|
29/02/2008
MHP’
nin gözdesi Pınarkent oldu
MHP İzmir İl Başkanı
Müsavat Dervişoğlu, Pınarbaşı ve Işıkkent’in birleştirilerek
‘Pınarkent’ isminde yeni bir ilçenin yapılması için meclis
başkanlığına teklif vereceklerini açıkladı.
Halkın sosyal talebi
İzmir’de yeni ilçelerin oluşturulmasının bir noktada gerekli
olduğunu kabul eden Dervişoğlu, “Ancak yeni ilçe yapılanmaları
hakların gaspı anlamına gelmemeli” dedi. Pınarkent isimli yeni
ilçe önerisini halkın sosyal talebi üzerine yeniden gündeme
aldıklarını belirten Dervişoğlu şöyle konuştu: “MHP İzmir
milletvekillerimizin Pınarkent’in ilçe yapılması beklentisini
bir kanun teklifine dönüştürerek TBMM Başkanlığı’na sunacakları
müjdesini kamuoyuyla paylaşıyorum. Her zaman olduğumuz gibi
İzmir’in haklı talep ve beklentilerinin savunucusu olduğumuzu
bir kez daha bildiriyoruz.”
|
|
MİLLİYETÇİ DURUŞ
29/02/2008

 |
26/02/2008
 |
 |

  |
26/02/2008
 |
25/02/2008
 |
22/02/2008
 |
EGE
21/02/2008
 |
21/02/2008
 |

89 oyunu alsın tepe tepe kullansın
Dervişoğlu: Basında yer aldığı
gibi istifa eden bir Narlıdere ilçe başkanı ve ve ilçe
binası da yoktur
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Müsavat
Dervişoğlu, önceki gün düzenledikleri basın toplantısıyla
partiden istifa ettiğini açıklayan 13 kişinin “Yerel
seçimlerde CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu’nu destekleyeceğiz” sözlerine sert tepki gösterdi.
Dervişoğlu, “MHP’nin basında yer aldığı gibi istifa eden bir
Narlıdere İlçe Başkanı yoktur. İlçe teşkilatı, hatta ilçe
binası bile yoktur. Bunlar parti yöneticileri değildir.
Kaldı ki istifa açıklamalarının yapıldığı yer bir avukatlık
bürosudur. Bu avukat zat da bizim 2002 seçimlerinde
İzmir’den 7. sıra milletvekili adayımızdır. Ve seçimler
sonunda MHP Nevşehir/Hacıbektaş’ta il genelde 29 bin oy
alırken, bu zata sadece 89 oy çıkmıştır. Şimdi bu kişi,
yerel seçimlerde Başkan Aziz Kocaoğlu’na destek vereceğini
söylemiştir. Kendi seçimini başaramayan, eğer Aziz
Kocaoğlu’na seçim kazandıracaksa, Sayın Kocaoğlu alsın 89
oyu tepe tepe kullansın ve mübarek olsun” dedi.
89 oyu var
MHP İl Başkanı Dervişoğlu, “Sayın Kocaoğlu yerel seçimler
öncesi belediye başkanı olacağım diye sağa solu
karıştırmasın. ‘İki kişiden biri beni istiyor’ diyen Sayın
Kocaoğlu, gazete manşetlerine bunu taşıyacağına İzmir’in ana
gündem maddesi EXPO’yu manşetlere taşısın. Bu açıklamaları
İzmir’e hizmet için değil, yeniden başkan adayı olmak için
bunları yapıyor. Ama bunun için başkalarının istifa
ettirmeye gerek yok” diye konuştu.
EMEKLERİMİZ HEBA OLUYOR
Partisi içinde pazarlık yapacak hiçbir kimsenin olmadığını
söyleyen Dervişoğlu, “MHP üzerinden ellerini çeksinler yoksa
zarar görürler” dedi. Dervişoğlu, il teşkilatı olara yerel
seçimler öncesi bazı kişiler tarafından emeklerinin heba
edilmek istendiğini savunurken, “Hiç kimse MHP’den başka
partilere yaranmak için bir tek çivi bile sökemez.
Önümüzdeki günlerde bir toplantı yapacağız. Partiden istifa
edenlerin mi, yoksa gelenlerin mi çok olduğunu göreceksiniz”
dedi.
|
16/02/2008
YTL’yi
düşürün çağrısı
MHP İzmir Milletvekili Tanrıkulu, sanayicinin ve
ihratçının kan ağladığına dikkat çekti
Tanrıkulu, sorunların ve çözüm önerilerinin araştırılması
için TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Ahmet Kenan
Tanrıkulu, sanayicinin yalnız başına bırakıldığını, bir an
önce gerekli önlemler alınmazsa, içinden çıkılmaz durumların
yakın olduğunu söyledi. Sanayicinin; olabildiğince yerel
kaynakları harekete geçiren, çevre normlarına uygun üretim
yapan yapıya bir an önce kavuşturulması gerektiğini
vurgulayan Tanrıkulu, "Tüketici sağlığını ve tercihlerini
gözeten, yüksek nitelikli işgücü kullanan, stratejik yönetim
anlayışını uygulayan, Ar-Ge’ye önem veren, teknoloji üreten,
özgün tasarım ve marka yaratarak uluslararası pazarlarda
yerini alan bir yapıya acilen kavuşturulmalıdır. Türkiye’de
sanayi politikalarının temel amacı artan dünya rekabet
şartları altında sanayimizin rekabet gücünü ve verimliliğini
artırarak dışa dönük bir yapı içerisinde sürdürülebilir
büyümeyi sağlamayı hedeflemelidir. Bu bağlamda,
oluşturulacak sanayi politikamız; girişimcilerin ve
işletmelerin inisiyatif alabilecekleri, fırsatlar
yaratabilecekleri ve potansiyellerini kullanabilecekleri,
rekabete açık bir iş ortamını geliştirmeyi hedeflemek
olmalıdır" diye konuştu.
Ekonominin itici gücü
"Türkiye ekonomisini sanayinin büyüttüğünü, önümüzdeki
yıllarda da, büyümemizde sanayinin performansı önemli bir
faktör olacağı açıktır. Bugün gelinen noktada, YTL’deki
değerlenme, sanayimizin rekabet gücünü eritirken, kur
dışındaki alanlarda iyileştirme yapılması sanayimizin
rekabet gücü açısından her zamankinden daha acil bir hâl
almıştır. Bunun yanı sıra 2008 yılında elektrik zammına
ilaveten doğalgaza yapılan zam, finansal kiralama’daki (leasing)
KDV artışı, SSK işveren prim yükünün ağırlığı sanayicimizin
rekabet konusunda elini iyice zayıflatmıştır. Hem
uluslararası, hem iç piyasada rekabet gücümüzün azaldığı bu
dönemde yaşanan olumsuzluklar ve sanayi kesimimizin
sorunları karşısında sessiz kalamayacağımı daha önce ifade
etmiştim.”
|
14/02/2008
Tanrıkulu bahşiş uygulamasını sordu
MHP İzmir Milletvekili Ahmet
Kenan Tanrıkulu, geçtiğimiz günlerde Tapu ve Kadastro Genel
Müdürü’nün ve ardından Bayındırlık ve İskân Bakanı’nın
yapmış olduğu açıklamaları TBMM gündemine taşımış ve yazılı
olarak cevaplanması istemiyle Bayındırlık ve İskân Bakanı’na
soru önergesi verdi. Tanrıkulu, “Yapılan bu üzücü açıklama
ile geçtiğimiz günlerde bazı tapu müdürlüklerinde meydana
gelen istenmeyen olayları genellemiş ve bunu kabul etmiş mi
oluyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Tanrıkulu konu hakkında;
“Mevcut bir sorunun çözümü aranması gerekirken, bu sorunu
“bahşiş” olarak nitelemek ve bunu genelleyerek tüm
çalışanları zan altında bırakmanın ilkeli yönetim anlayışla
ne kadar bağdaştığı ortadadır” dedi.
|
14/02/2008
EXPO’ya MHP desteği
İzmir’in EXPO 2015
adaylığında kritik önem taşıyan süreçte bir destekte
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı’ndan
geldi. 31 Mart’ta Paris’te düzenlenecek ve İtalya’nın Milano
şehri ile İzmir’in yarışacağı oylama öncesi dün İzmir’e
gelen BİE Delegeleri için tüm İzmir’de yürütülen
seferberliğe MHP İzmir Teşkilatı da katıldı. Bu kapsamda İl
Başkanlığı tarafından İzmir’in EXPO organizasyonunu
kazanmasına destek veren afişler hazırlatıldı. Hazırlanan
afişler oylama gününe kadar il ve ilçe teşkilatlarının
bulunduğu binalara asılacak. Çalışmayla ilgili il binasında
bir basın açıklaması yapan MHP İzmir İl Başkanı Müsavat
Dervişoğlu, İzmir’in dünya kenti olma yolunda EXPO 2015
organizasyonunun büyük bir öneme sahip olduğunun altını
çizdi. Dervişoğlu, “54 ülkeden 200’ü aşkın BİE delegesini
ağırlayacağımız ve İzmir’in güzelliklerini dünya ile
buluşturacağımız şu günlerde, ortak bir sorumluluk
duygusuyla hareket etmemiz kaçınılmazdır” diye konuştu.
Hazırlanan destek afişlerini basın mensuplarına gösteren ve
BİE delegelerinin İzmir’de kalacakları süre boyunca bu
afişlerin teşkilat binalarında asılı olacağını söyleyen
Dervişoğlu, Türkiye’nin tüm kurum ve kuruluşlarının İzmir’in
EXPO’yu kazanması için tek yürek olduğunu dile getirdi.
Dervişoğlu, İzmir’in Türkiye’nin batıya açılan kapısı
olduğunu belirterek, “Anadolu’nun dünyaya uzattığı el, hiç
kuşkusuz İzmir’in ve İzmirlilerin eli olmalıdır” dedi.
|
12/02/2008

MHP’nin değirmeni
Milliyetçi Hareket
Partisi’nin işi hayli zor. Çünkü Türk siyasetinde 50
yıldır iktidar ve muhalefet partileri tarafından
ortaoyunu (Hacivat-Karagöz) oynanıyor. İktidar attığı
her adımın kesin kes doğru olduğunu savunurken,
muhalefet ise bu adımın kesinlikle yanlış olduğunu,
ülkeyi uçuruma sürüklediğini…
Keskin bir çizgi vardır her iki kutup arasında.
Ülke yararı, vatandaş yararı, doğru, ne
iktidarın ne de muhalefetin umurundadır. Önemli olan
TBMM çatısı altında kimin borusunun öttüğü… Ben
yaptım oldu, ben karşı çıktım geçmedi, iptal oldu,
Anayasa Mahkemesi’nden döndü vs…
Uzağa gitmeyin, AKP iktidarında 2B yasası, kamu reformu,
Irak Savaşı için istenen tezkere, cumhurbaşkanlığı seçim
süreci en güzel örnek. AKP’nin bir şekilde geri adım
atmak zorunda kaldığı bu örneklerde muhalefet, mecliste
yapamadığını Anayasa Mahkemesine taşıdı, mitingler
organize edip iki kutuplu meclis yapısını, iki kutuplu
ülkeye çevirmekte beis görmedi. Sonunda, AKP mağduru
oynarken, CHP tek başına iktidar olan partiye meclisi,
ülkeyi, meydanları dar eden parti olmanın gururunu(!)
yaşadı.
Ve 22 Temmuz seçimlerinde mağduru iyi oynayan
AKP, tek başına iktidarını pekiştirdi ama
meclise 70 milletvekiliyle giren MHP, iki kutuplu
tabloyu yerle yeksan etti.İlk olarak ikinci bir
Köşk Krizi MHP’nin erken tavrıyla aşıldı.
Ardından türban konusunda da AKP’yle aynı oyu kullanarak
meclis çatısı altında farklı, beklenmedik bir tablo
ortaya koydu. Yıllardır iktidarın her dediğini yanlış
kabul etmeyi varlık nedeni kabul eden muhalefet
anlayışını da tuzla buz eden bu anlayış, ülkem insanının
siyasi dağarcığında dumura neden oldu. Nasıl olurdu?
İktidarın projesine muhalefet nasıl destek verirdi?
MHP’nin bu tavrına hemen isim koyuldu. AKP’nin
değirmenine su taşıyor…
Peki, bu orijinal yakıştırma kime aitti. Tabi ki bugün
değirmenine su taşıdığı söylenen AKP’nin Genel Başkanı
Başbakan Erdoğan’a…Genel seçim sürecinde ‘MHP, CHP ile
koalisyon yapacak’ türünden kurgulardan etkilenen
Başbakan, MHP’yi ‘CHP’nin değirmenine su taşımakla itham
etmemiş miydi?
Hatta miting meydanlarına konulan karikatürlerde, 57.
Hükümet dönemi işaret edilerek, “DSP’nin değirmenine su
taşımakla itham edilen Bahçeli, 22 Temmuz sürecinde de
CHP’nin değirmenine su taşımakla resmedilmemiş miydi?”
Belki Başbakan bugün meydanlardaki sözlerinden pişman,
belki de gerçekten MHP’nin kendi değirmenine şu
taşıdığına inanıyor…
Ben ise MHP’nin suyu kendi değirmenine
taşıdığını düşünüyorum.
Milli iradenin tecelli merkezi TBMM çatısı altında MHP,
farklı ama olması gereken bir tavır ortaya koyuyor.
Kullandığı oyun rengini savunmuyorum. Ama bir muhalefet
partisi yeri geldiğinde kendine, ülke çıkarı ve kamu
yararına göre doğruya doğru, yanlışa yanlış
diyebilmeli.Referandum süreci bunu gösterdi. Önümüzdeki
günlerde meclise gelecek olan 301. maddede
Türklüğe hakareti yumuşatma girişiminde bu çizgiyi daha
net göreceğimizi tahmin ediyorum.Bahçeli kararlarını,
“Kamu ve ülke yararı” önceliğine göre verdiğini
söylüyor.
Belki Baykal da benzer bir anlayışla
hareket etse, “Çarşı Grubu” ile
arasındaki benzerliği ortadan kaldırır, bugün olduğu
konumdan çok farklı bir noktaya ulaşabilirdi. Baykal’ın
AKP ile aynı konuda buluştuğunu hatırladığım en önemli
konu ‘Tayyip Erdoğan’ın milletvekili seçilmesini
sağlayan düzenleme ve birkaç AB yasası…
Son dönemde ise bölücü örgüte karşı askeri harekat
tezkeresi.
Hepsi o kadar..
|
12/02/2008

Dervişoğlu kızmamış
MHP İl Başkanı
Müsavat Dervişoğlu, bugünlerde birkaç cephede partisini
anlatmaya çalışıyor. Türban konusunda parti genel merkezinin
aldığı kararın ardından protestocularla görüşen Başkan
Dervişoğlu ile son yazımdaki “protestoculara kızmış” ifadesine
açıklık getirdi. Başkan ile yaptığımız görüşmede, olayların
haberlerde yansıdığı gibi gerçekleşmediğini söyledi. Başkan’ın
görüşleri birkaç gündür değişik yazılara da konu oluyor. Özetle
MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, o gün kendisinin de odasında
kabul ettiği kadınlardan birisinin CHP’li meclis üyesi olduğuna
işaret edip, protestoların bu odakla gerçekleştiğini belirtiyor
ve bu görüşmede asla kızgınlığın olmadığını vurguluyor.
Görüşmemizdeki bana göre ilginç olan yan ise MHP’nin attığı bu
adım ile AKP’nin elinden bazı seçim kozlarını aldığı görüşü.
12 Eylül ve sonrasında Laik Cumhuriyetin askeri dönemlerde daha
fazla yara aldığı görüşünü de dile getiren Dervişoğlu, “Neyi
önleyecek denildiyse tersi yapıldı” cümlesiyle, Cumhuriyet
Mitingleri dâhil bazı olayların tersine sonuç verdiği görüşünde.
Konuşmamızın bir bölümünde İzmir’deki gelişmelere ilişkin
düşüncelerini de öğrendim. Ancak, genelde MHP’nin attığı adımın
doğru olduğu inancını koruyan Dervişoğlu, İzmir’de bunu seçmene
anlatma konusunda zorlanacağını bilse bile pek geri adım atacak
gibi görünmüyor.
|
08/02/2008
Başörtüsünün üniversite öğrencileri için
serbest bırakılması için MHP'nin başlattığı Anayasa değişikliği ile
ilgili çalışmaları eleştiren küçük bir grup kadın, MHP İzmir İl
Başkanlığı önünde protesto gösterisi yapmak istedi. Kadınlar adına
söz alan Gülsen Özkan'ın, "Biz sizin türban konusunda genel
merkezinizden farklı düşündüğünüzü laik ve Atatürkçü olduğunuzu
biliyoruz" ifadesine İl Başkanı Dervişoğlu tepkisi sert oldu. Genel
Merkezlerinin almış olduğu kararları desteklediklerini ve aynı
fikirde olduklarını vurgulayan İl Başkanı, "Hiç kimse bizlerin
manevi değerlerini sınayamaz. Siz, benden daha fazla mı laiksiniz?
Atatürkçülüğü ve laikliği sizlerden mi öğreneceğiz" diye tepki
gösterdi.
MHP'nin, türbanın üniversitelerde
serbest bırakılması için Anayasa değişikliği yapılması çalışmalarına
tepki gösterenlerin adresi olarak dün MHP İzmir İl Başkanlığı'nda
sert bir tartışma yaşandı.
Kendilerini İzmir Kadın Kuruluşları
Birliği üyesi olarak tanıtan bir grup kadın, konuyla ilgili Anayasa
değişiklik tasarısını öneren MHP'yi protesto etmek için parti il
binasına gelerek siyah çelenk bıraktı.
Basın açıklaması esnasında parti
önüne inen yöneticiler kadınlara yaptıklarının doğru olmadığını
belirtince "Biz Sayın Dervişoğlu'nun çalışmalarını takdir ediyoruz.
Karşılıklı çay içerek konuyu görüşebiliriz" demeleri üzerine parti
yöneticileri kadınları il binasına davet etti. Görüşmede MHP İl
Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile kadınlar arasında sert türban
tartışmaları yaşandı.
Görüşmede
sert rüzgarlar esti
Kadınlar adına söz alan Gülsen
Özkan'ın, Dervişoğlu'na; "Biz sizin türban konusunda genel
merkezinizden farklı düşündüğünüzü laik ve Atatürkçü olduğunuzu
biliyoruz" ifadesine İl Başkanı Dervişoğlu tepkisi sert oldu.
Genel merkezlerinin almış olduğu kararları desteklediklerini ve
aynı fikirde olduklarını vurgulayan İl Başkanı, "Hiç kimse
bizlerin manevi değerlerini sınayamaz. Siz, benden daha fazla mı
laiksiniz? Atatürkçülüğü ve laikliği sizlerden mi öğreneceğiz"
diye konuştu.
Başörtüsü ile üniversiteye
girilmesini laikliğe yönelik bir tehdit olarak görmediklerini ifade
eden Dervişoğlu, tam tersine yasakların bazı kesimlerin işine
yaradığını belirtti. Bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçmişte kapatılan Refah Partisi
lideri Necmettin Erbakan'ın bu tür konuların istismarı sayesinde
Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı gibi Devletimizin en yüksek makamların
sahibi olduğunu belirtti.
Dervişoğlu, "Öncelikle siz benim
partimin önüne çelenk bırakmak yerine bir buket çiçek alıp
gelseydiniz münasebetimiz daha farklı olurdu. Yaptığınız bu protesto
biçimini doğru bulmuyorum. Ben bu konularda sizinle aynı fikirde
olmak zorunda değilim. Kişisel ve parti olarak da bu yasağa dün
olduğu gibi bugün de karşıyız. Toplum bu türden yasaklarla dikey
olarak kutuplaşmaktadır. Ayrıca MHP kimseden laiklik dersi almaz. Bu
ülkede yaşayan başörtülü kadınlarla ne derdiniz var?" dedi.
Oy vermeyiz
Dervişoğlu'nun bu sözleri üzerine
ise, Gülsen Özkan İzmir'de bulunan kadın kuruluşlarının artık
MHP'ye desteğini keseceğini bundan böyle hiçbir konuda ortak
hareket etmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine Dervişoğlu,
"Sizlerle hiçbir zaman ortak hareket etme şansımız olmadı ki
zaten. Çoğunuz başka partilere mensupsunuz. İçinizde CHP den
Belediye Meclisi üyeleri var.
Kadın kuruluşlarınızdaki konumunuzu
siyasete alet edip kullanıyorsunuz. MHP'ye oy vermediğiniz gibi,
vermeyi de düşünmüyorsunuz. Ayrıca tavrınız ve tarzınızla tüm
kadınlarımızı temsil ettiğiniz söylenemez. Siz istismarcılık
yapmak yerine CHP adına hareket ettiğinizi dürüstçe itiraf edin.
Bir bardak suda fırtına koparmanız anlamsız. Beni asıl üzen
temsil etmeyi beceremediğiniz kitle adına söz sahibi olduğunuz
iddianızdır. Bu yanlış yaklaşımlarınız ve davranış
bozukluklarınız yüzünden İzmir'de siyaseti hak eden binlerce
kadın siyaset dışı kalıyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde
kuruluşunuzu ziyaret etmek istediğimde değil kapınızı, telefonunuzu
bile açan olmadı. Ama şimdi görüyorum ki hemen bir araya
gelmişsiniz. Başörtüsüyle alıp veremediğiniz nedir anlayabilmiş
değilim. Toplumu ayrıştırmaya çalışacağınıza kucaklayınız." dedi |
07/02/2008
Kocaoğlu’nun
“İki İzmirliden biri beni istiyor” sözlerine siyasilerden tepki
İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Yenigün’ü
ziyareti sırasında açıkladığı anket sonuçları İzmir siyasetini
hareketlendirdi. CHP’li Kocaoğlu’nun 6 farklı araştırma şirketi
aracılığıyla yaptırdığı yerel seçim anketinde oyunun yüzde 50’ler
seviyesinde olduğunu iddia etmesi başta diğer siyasi partilerin
İzmir temsilcileri olmak üzere siyasi arenada farklı yorumlara neden
oldu. “Partimin üstüne artı yüzde 15 oyum var” diyen Kocaoğlu’na
anketti hangi verilere dayanarak yaptırdığı soruldu. Kocaoğlu’nun
anketine kayda değer bulmayan MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Bu
anketten körler sağırlar birbirini ağırlar sonucu çıkmıştır” dedi.
CHP’ye mesaj veriyor
Kocaoğlu’nun yerel seçimler öncesi hem parti içindeki hem de
diğer partilerden muhtemel rakiplerine meydan okuduğu anket
sonuçlarını değerlendiren MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, söz
konusu anketin bir değeri olmadığını söyledi. Anketin İzmir
halkı içinde yapılmadığına inandığını da belirten Dervişoğlu,
“Sayın Aziz Kocaoğlu bu anketi gündeme taşıyarak CHP ye mesaj
göndermeye çalışmaktadır. İşte “İzmir beni istiyor” demek
suretiyle, “siz de beni aday gösterin” mesajı vermektedir. Bana
sorarsanız “körlerle sağırlar birbirini ağırlar” sonucu çıkıyor
bu anketten” diye konuştu.
EXPO’ya baksın
Kocaoğlu’nun yaptırdığı anketten başka bir kişinin çıkmasının
söz konusu olamayacağını da belirten Dervişoğlu, İzmir’in seçim
anketlerinde daha önemli gündem maddeleri olduğunu söyleyerek
Kocaoğlu’nu eleştirdi. Kendiside İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanlığına aday olan Dervişoğlu, “İzmir’in önündeki en önemli
gündem maddesi EXPO 2015’tir. Sayın Belediye Başkanımız gazete
manşetlerine ismini taşıyacağına İzmir’i dünya kenti yapacak
projeleri yansıtmalıdır. Belediyenin hazırladığı “2006–2017
Stratejik Planı” komikliklerle doludur. İzmir’in EXPO hedefine
zarar vermesi muhtemeldir diye stratejik planın eleştirisini
bile yapmadık. 127 sayfalık planda sadece EXPO üç yerde geçiyor.
Ekonomik veriler farklı yıllardan alınarak tam bir kargaşa
sergileniyor. Bu planı hazırlayanlar mı İzmir’i dünya kenti
yapacakmış?” diye gülerler adama” dedi.
|
EGE06/02/2008
İzmir’deki kadın kuruluşları, üniversitelerde türban yasağının
kaldırılması yolundaki çabaları kınadı ve protesto amacıyla imza
kampanyası başlattı. Kadınlar MHP binası önünde protesto gösterisi
yaptı.

İZMİR’deki kadın kuruluşları, üniversitelerde türban yasağının
kaldırılmasını protesto etti. Kadınlar, üniversitelerde türbanın
siyasi simge olarak kullanılmaması için imza topladı. Ege
Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM)
Müdürü Prof. Dr. Nurselen Toygar,
İzmir’deki tüm kadın kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla
düzenlediği basın toplantısında, yüksek öğretimde türban yasağının
kaldırılmasını protesto etti. Türban yasağının kamuda ve yüksek
öğretim dışındaki eğitim kurumlarında da kabul edilebileceğini öne
süren Prof. Dr. Toygar, şu mesajı verdi: "En büyük tehlike budur. Bu
tehlike de uzak değildir. Türban, kutsal bir simge olarak
kullanılmaktadır."
MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI
Prof. Dr. Toygar, "Bizler kadını kafes arkasından çıkaran,
ülkeyi dinin bağnazlığından, geri kalmışlığından, hurafelerden
kurtaran, eğitimde, ekonomide, hukukta, çağdaş ülkelerle yarışma
kulvarına sokan, cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkan neferler
olarak tepkimizi sördüreceğiz" dedi. Prof Dr. Toygar, 6 Şubat’ta
TBMM’de anayasa değişikliğinin oylanacağını hatırlatarak,
milletvekillerine de şöyle seslendi. "Oyunuzu kullanırken Meclis’e
milletimizin vekili olarak gittiğinizi, görevinizin onları temsil
etmek olduğunu hiç unutmayın." Öte yandan Kadın Kuruluşları Derneği
üyeleri "Türbana verdiğiniz desteği kınıyoruz" yazılı siyah çelengi
MHP
İzmir İl Başkanlığının bulunduğu Simsaroğlu İş merkezi’nin önüne
bırakarak MHP’nin üniversitelerde türbanı serbest bırakacak Anayasa
değişikliği tasarısına destek vermesine tepki gösterdi.
MHP BİNASI ÖNÜNE ÇELENK
Daha sonra İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun makamına çıkan dernek
üyeleri Dervişoğlu ile tartıştı. Dervişoğlu, "Koyduğunuz çelengi
oradan alın" dedi, kadınlar partiyi terketti.
İzmir Kadın Kuruluşları Derneği üyesi bir grup kadın MHP’nin
türbanı üniversitelerde serbest bırakacak Anayasa değişikliği
tasarısına destek vermesini protesto etmek için Çankaya’da bulunan
MHP
İzmir İl Başkanlığının önüne "Türbana verdiğiniz desteği
kınıyoruz" yazan siyah çelenk bıraktı. Dernek adına konuşan Gülsen
Özkan,
İzmir’in kadınları olarak MHP’yi kınamak üzere çelenk
bıraktıklarını ve yarın yapılcak oylamada MHP’nin başını öne eğerek
duyarlı davranacağını umduklarını söyledi. Basın açıklaması sonrası
MHP
İzmir İl Başkanı Yardımcı Emre Eryıldıran, kadınları parti
binasına davet etti. Dervişoğlu’nun makamına çıkan dernek üyeleri
Dervişoğlu ile tartıştı. Dervişoğlu, MHP’nin siyah çelenk
bırakılarak protesto edilmeyi hak etmediğini söyledi. MHP’nin 20
yıldır başörtüsü konusunda aynı politikayı izlediğini belirten
Dervişoğlu, başörtüsü yasağı çıktığı günden beri karşı olduğuna ve
yasak çıktığında böşörtülü kızların içinde tarikatçı ve cemaatçi
kızların olmadığını ifade etti.
|
EGE
06/02/2008
 |
06/02/2008
Siyonist oyunu(1)
Taha Akyol’un
son kitabının adı "Hangi Atatürk?".
Kitaba ismini veren bu soruyu MHP’ye muhalefet eden iyi
niyetli ancak safgil şekilde tuzağa düşen yurtseverlere
sormak gerekiyor. Büyük Atatürk’ün askeri ve siyasi bir
deha olduğunu ona en büyük düşmanlığı besleyenler dahi
kabul ediyor. Atatürk’ün temel bir siyasi duruşu vardır.
Her eylemi ve siyasi tavrı Türk miletinin üstün
menfaati için gösterirdi.
MHP’nin çok eleştirilen AKP ile başörtüsü
konusundaki uzlaşısı da Atatürk’ün siyaset
anlayışının tipik bir tezahürüdür. Bunu görmek aslında
kolaydır ama bugün Atatürk adına MHP’yi eleştirenler
ABD’ye ve Siyonizme hizmet ettiklerini maalesef
göremiyorlar.
ABD bugün defalarca ifade ettiğimiz gibi
Hıristiyan-Musevi kardeşliğini güden sapkın bir tarikat
mensuplarınca idare ediliyor. Kendilerini
Evangalist diye tanımlayan bu gurup, aslında
çeşitli Mason örgütlerinin kontrolünde yükselen
Amerikalı siyasetçilerden oluşuyor. Nihai olarak
Siyonizme hizmet etmek için basamakları atlayan
bu siyasilere klasik Siyonist siyaseti öğretildi.
Zamanla bu siyaset ABD’nin de dış siyasetinin temelini
oluşturdu.
Nedir bu siyaset? Düşmanın kendi silahı ile vurulması,
yandaş "düşman idareler" kurulması,
yandaş idarenin hiçbir zaman alternatifi olamayacak
kontrollü muhalefetinin yaratılması, siyasetin ekonomik
araçlar, medya ve sivil toplum kuruluşlarınca ele
geçirilmesi. Böylece hedefe içten sızmak ve amaca
ulaşmak çok kolay hale gelir. Siyonist Soroz’un
koordinesindeki Turuncu devrimlerin
hepsi bu stratejinin ürünüdür.
Bu şablona AKP ve CHP tıpa tıp uymaktadır. Başörtüsü
meselesi bu siyasetin ülkemizde uygulanmasının kuvvetli
örneklerinden biridir. Dikkat edin başörtüsü açılımı ile
MHP, iktidar partisi AKP’nin iktidarı tayin eden
muhafazakar çoğunluğun desteğini aldığı ve mağduriyet
siyasetini dayandırdığı elindeki en güçlü siyasi
argümanı geçersiz hale getirdi.
Bu işten emin olun, en memnuniyetsiz olan
AKP’dir. Şimdi AKP’yi kurtaracak muhalefeti kim yapıyor?
Elbette CHP, ancak bu defa sorun ciddi zira eğilmez,
bükülmez, katıksız milli bir duruşu benimseyen ve gerçek
Atatürkçü siyasetin temsilcisi MHP
insiyatifi ele geçirdi. Bu nedenle "Ilımlı İslam"
aslında "Amerikan usulü İslam" daha da
doğrusu "Siyonist usulü İslam" rejimini
kurtaracak ve AKP’ye can suyu verecek muhalefet tam bir
şiddetle başladı.
Amerikan siyasetinin yani Siyonist siyasetinin gönüllü
işbirlikçisi TÜSİAD etkin pişmanlıkta
sustu, 301’de sustu, Vakıflar yasasında sustu, Anayasa
değişikliğinde sustu ve Atatürk’ü unuttu. AKP’nin
elindeki oyuncağı MHP alınca Atatürk adına MHP’ye
yüklenmeye başladı. Yine ülke soyulurken, terör
belasında kavrulurken susan Masonik örgütler Türk
Lionslar ve Rotaryanlar bir anda sağlığında
teşkilatlarını kapatan Atatürk adına MHP’ye muhalefet
etmeye başladılar.
Bu MHP’nin ne kadar doğru bir iş yaptığını
gösteriyor aslında. Millet ile Atatürk arasına örülen
duvarları yıktı MHP. Gelelim kontrollü muhalefet CHP’ye;
Atatürkçülüğü kimseye kaptırmayan CHP savunduğu
Atatürk’ün AKP’yi yaratan dış egemen etkenlerin topluma
anlattığı Türk milletinden koparılmış asılsız
Atatürkçü muhalefeti güttüğünü anlayamıyor.
MHP’yi Atatürkçü olmamakla itham edenlere özellikle
CHP’lilere küçük bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Türk
Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet ve Atatürk’ün manevi
mirasına ve değerlerine yönelik eylemlerde isimleri
kamunun önüne gelen Prof. Atilla Yayla’nın,
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın,
AKP’nin Anayasa Bilim Kurulu’nun ve daha birçok örnek
ismin bu eylemleri ile ilgili kavuşturulmasını, ceza
almasını ısrarlı hukuki takip ile sağlayanlar kimlerdir?
Bu dosyalara bakarsanız buradaki şikayetçilerin
tamamının İzmir MHP teşkilatından olduğunu
görürsünüz.
Bu nedenler ile Atatürk’ü milletin kalbinde yeniden
kuvvetle nakış eden MHP ve Bahçeli’yi
Atatürkçü olmamakla, Cumhuriyet’e ihanet ile suçlamak
ancak bu eleştiriyi yönetenlere Siyonistlerin
verdiği örtülü aklın sonucudur. "Türk’ün fendi
Siyonist usulü İslam hayalini yendi"
belirlemesini CHP odaklı kontrol altındaki muhalefete
bildirmeyi görev sayıyorum.
Belki uyanırlar ve gerçek Atatürk’ü ve
Atatürkçülüğü görürler diye...
|
06/02/2008
EGE'DEKİ ÇEŞİTLİ İL VE İLÇELERDE TÜRBAN'IN
SERBEST BIRAKILMASI PROTESTO EDİLDİ
Kadınlar 'siyah çelenk' koydu, Dervişoğlu
kızdı
MHP'nin
türban desteğini eleştiren kadınlar İzmir İl Başkanlığı önünde
protesto yaptı, İl Başkanı ile tartıştı
TAYFUN KELEŞ
(HABER MERKEZİ)
İzmir'de
türbanın üniversitelerde serbest bırakılması için Anayasa
değişikliği yapılması çalışmalarına karşı dün çeşitli tepki
eylemleri gerçekleştirilirken MHP İl Başkanlığı'nda da konuyla
ilgili sert bir tartışma yaşandı.
İzmir Kadın Kuruluşları Birliği üyesi yaklaşın 15 kadın, konuyla
ilgili Ege Üniversitesi'nde düzenlenen basın toplantısının ardından
Anayasa değişiklik tasarısına destek veren MHP'yi protesto etmek
için dün Basmane'de bulunan parti il binasına gelerek siyah çelenk
bıraktı.
Eylemin ardından parti yöneticilerinin kadınları il binasına davet
etti ve MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile kadınlar arasında sert
türban tartışmaları yaşandı. İl Başkanı Dervişoğlu'nun odasında
gerçekleşen tartışmada taraflar birbirlerini sert sözlerle
eleştirdi.
Ders
vermeyin
Birlik Yönetim Kurulu üyesi Gülsen Özkan'ın Dervişoğlu'na, "Biz
sizin türban konusunda genel merkezinizden farklı düşündüğünüzü laik
ve Atatürkçü olduğunuzu biliyoruz" demesi üzerine İl Başkanı
Dervişoğlu kadın temsilcilere sert tepki gösterdi. Genel
merkezlerinin almış olduğu kararları desteklediklerini ve aynı
fikirde olduklarını vurgulayan Dervişoğlu, "Hiç kimse bizlerin
laikliğimizi ve Atatürkçülüğümüzü sınayamaz. Siz, benden daha fazla
mı laiksiniz? Atatürkçülüğü ve laikliği sizlerden mi öğreneceğiz"
diye konuştu.
Çiçek
getirin
Başörtüsü ile üniversiteye girilmesini laikliğe yönelik bir
tehtit olarak görmediklerini ifade eden Dervişoğlu, tam tersine
yasakların bazı kesimlerin işine yaradığını, bugün Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçmişte
kapatılan Refah Partisi lideri Necmettin Erbakın'ın bu tür konuların
istismarı sayesinde makam sahibi olduğunu iddia etti.
Dervişoğlu, "Öncelikle siz benim partimin önüne çelenk bırakmak
yerine bir buket çiçek alıp gelseydiniz münasebetimiz daha farklı
olurdu. Yaptığınız bu protesto biçimini doğru bulmuyorum. Ben bu
konularda sizinle aynı fikirde olmak zorunda değilim. Kişisel ve
parti olarak da bu yasağa dün olduğu gibi bugün de karşıyız. Toplum
bu türden yasaklarla dikey olarak kutuplaşmaktadır. Ayrıca MHP
kimseden laiklik dersi almaz. Bu ülkede yaşayan başörtülü kadınlarla
ne derdiniz var?" dedi.
Karşılıklı
restleşme
Dervişoğlu'nun bu sözleri üzerine ise, Gülsen Özkan İzmir'de bulunan
kadın kuruluşlarının artık MHP'ye desteğini keseceğini bundan böyle
hiçbir konuda ortak hareket etmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine
Dervişoğlu, "Şimdiye kadar kadın kuruluşlarından ne destek gördük
ki? Bize hiçbir faydanız dokunmuyor zaten" diye karşılık verdi.
Dervişoğlu'nun sözlerinin ardından konuşan protestocu kadınlar,
Dervişoğlu'nun üslubunun doğru olmadığını kendilerine konuşmak için
fırsat vermediğini adeta azarlandıklarını ifade ettiler.
Bundan böyle kesinlikle MHP'ye destek vermeyeceklerini belirten
kadınlar, "Artık MHP'ye oy yok. MHP bundan böyle İzmirli aydınları
unutsun. Kadınları da kimse siyasi malzeme olarak kullanmasın" diye
konuştular. Kadınlar, parti çıkışında da MHP'ye yönelik hiçbir
konuda destek vermeyeceklerini tekrarladı. |
05/02/2008
 |
02/02/2008
Neden olmasın?
MHP’nin İzmir teşkilatı yerel
seçimlerde iddialı. Büyükşehir Belediye Başkan adayı
Musavvat Dervişoğlu sloganını hazırlamış
bile. "İzmir isterse olur?" Doğrusu akılcı
bir slogan.
İktidar partisinin yapılacak yerel seçimlerde bugün için
favori olduğu genel bir kanaat olarak oluşturuldu.
Siyasetin gerçekleri ile bu oluşan kanaat pek
örtüşmüyor. Zira siyasi dinamik ve tercihler bir gecede
tepe taklak olabilir. Geçmiş tecrübeler
onlarca örnek ile dolu.Önümüzdeki süreçte AKP’de adaylık
beklentisi olan birçok kişinin transferini görmemiz
olasıdır. AKP yerel seçimlerde çok iddialı görünüyor.
Kişisel kanaatim bu seçimleri Haziran 2008 ile Eylül
2008 arasında yaparsa avantajlıdır. Fakat bu tarihler
geçilirse iktidar olma avantajını kaybedebilme
olasılığının işaretleri görünmektedir. ABD
kaynaklı ekonomik krizin Türkiye’yi sert bir şekilde
etkileme olasılığı çok yüksektir.
Anavatan Partisi ana muhalefet SHP ve yavru muhalefet
DYP’ye kaybettiği 1989 yerel seçimlerinde şimdi AKP’nin
olduğu gibi favori girmişti. Fakat seçimleri erkene
almayarak toplum üzerinde oluşan ekonomik yükün altında
parti olarak kaldı. Ardından yapılan genel seçimleri de
kaybetti.İzmir’de AKP Milletvekili Erdal Kalkan’ın
bizzat genel Başkan ve Başbakan Erdoğan tarafından bu
seçimler ile ilgili görevlendirildiği konuşuluyor.
Bornova’da ise Cengiz Bulut ismine
muhalefet olduğu biliniyor. Fakat Bulut da diğer aday
adayları arasında seçimi alabilecek bir aday olarak öne
çıkıyor.Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy’un
ise gönlünden geçen Büyükşehir adaylığının zor olduğu
ortak bir kanaat olarak ifade ediliyor. AKP’den güç
alacak ve kişisel popülerlikleri ile güç verecek
adayların heyecanlı bekleyişleri sürüyor. Fakat bu
adaylara Işılay Saygın örneğini unutmamalarını da
hatırlatmak gerekiyor.Aynı oyunu başka partilerden aday
olmalarını engellemek için Ahmet Sarışın ile Cengiz
Bulut’a oynanması olasılığı da kulislerde ciddi şekilde
konuşuluyor. Mesela Genç Parti’den geçen defa Bornova
Belediye Başkan adayı olan Cengiz Bulut hala son
dönemeçte Genç Parti’nin uğradığı prestij kaybı
ile seçimi kaybettiğini unutamıyor. Benzer durumun AK
Parti için oluşmamasına dikkat ediyorlar.
Elbette CHP ve AKP’liler bu seçimin iki parti arasında
olacağı savını kamuoyuna dikte ettirmeye çalışıyorlar.
Oysa MHP, TBMM’de elde ettiği fiili alternatif olma
halini yerel seçimlere de taşıma iddiasında kararlı
görünüyor. MHP’nin İzmir seçimlerinde başarılı olma
iddiası kararlı şekilde devam ediyor. Olası
ekonomik kriz bugün için sürpriz görünen MHP’yi
bir anda seçimlerin en favori partisi haline getirme
olasılığı yüksektir. İzmir seçmenine "İzmir
isterse olur" diyen MHP adayı İl Başkanı
Müsavat Dervişoğlu’na İzmir’in yanıtı
şimdiden belirmeye başladı:
Neden olmasın?
|
01/02/2008

 |
01/02/2008
  |
01/02/2008

  |
01/02/2008

 |
01/02/2008
 |
|
ZAMAN01/02/2008
 |
30/01/2008
  |
29/01/2008

  |
29/01/2008
 |
EGE
28/01/2008
 |
28/01/2008
 |
28/01/2008
 |
28/01/2008
  |
28/01/2008

 |
EGE
25/01/2008
.jpg) |
25/01/2008
.jpg) |
25/01/2008
.jpg) |
23/01/2008
 |
23/01/2008
 |
19/01/2008
 |
19/01/2008
 |
19/01/2008
 |
EGE
19/01/2008
MHP:
Oyuncaklarını aldık
MHP'li Vural, "Biz ilk adımı attık. Artık,
AKP'nin kendi cümlesini kurmasını bekliyoruz";
Toskay da "AKP, türbanın potansiyel sorun olarak
kalmasını istiyordu" dedi
Türban konusunda sürpriz bir
çıkış yapan MHP, AKP'nin tavrının
netleştirmesini bekliyor. MHP Grup Başkanvekili
Oktay Vural, türban konusunda MHP'nin tavrını
net olarak ortaya koyduğunu belirtti. Vural
şöyle konuştu: "Biz, bir sorunun çözümü için ilk
adımı attık. Artık AKP'nin kendi cümlesini
kurmasını bekliyoruz. Şimdiye kadar bir
temasımız olmadı. Öyle bir beklenti ve
arayışımız da yok. Anayasayı değiştirecek
çoğunluğa yakın parti AKP'dir. Bize bir çözüm,
alternatif getirmiş değiller."
Vural, MHP'nin önerisinin sorunu çözmeyeceğini
dile getiren anayasa profesörü Ergun Özbudun'a,
"AKP'den ısmarlama anayasa ihalesi alan hocamız,
siyasi tavırla çıkış yapmasın. Önerimizde sorun
yok" karşılığını verdi.
'Oyuncağı aldık'
MHP Genel Başkan Yardımcısı
Tunca Toskay da AKP'nin elinden oyuncaklarını
aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
"AKP, türbanın potansiyel sorun olarak kalmasını
istiyordu. 2009 yerel seçimine yakın Anayasa
değişikliklerini gündeme getirip, 'Efendim
türban meselesini Anayasa'da çözüyoruz. Türban
sorununun çözülmesini isteyenler, istemeyenler'
diyeceklerdi. Böylece siyasi rant elde
edeceklerdi. Ayrıca PKK'nın ana dilde eğitim
gibi siyasi istekleri var. Anayasa
değişikliklerinde bunlara cevap verecek esneklik
getirmeyi planlıyorlar. Türban tartışması ile
bunları gözden kaçıracaklardı. PKK'nın
isteklerinin yer aldığı anayasa paketini,
türbana sararak geçireceklerdi."
1999'dan beri...
Devlet Bahçeli'nin türban
açılımı üzerinde 1999'dan beri çalıştığı,
2002'de hukukçular ve kurmaylarıyla belirlediği,
"Sorunu zamana bırakmak ve kamu hizmeti verenler
ile kamu hizmeti alanlar ayrımı yapmak" görüşünü
kamuoyuna açıkladığı ortaya çıktı. 5 Eylül
1999'daki TBMM grup konuşmasında, "Başörtüsü
sorununu bir başka soruna yol açmadan, kırmadan,
dökmeden çözmek önemli" diyen Bahçeli, 5 Kasım
2000'deki MHP 6. Büyük Kurultayı'nda sorunun
sağlıklı çözülmesi için parti olarak taşın
altına ellerini koyabileceklerini ifade etti.
Bahçeli, hukukçu kurmaylarıyla yaptığı periyodik
çalışmalarında sıkıntıyı en çok üniversite
öğrencileri gibi hizmet alanların çektiği
tespitini yaparak, "O zaman hizmet alanlar ve
hizmet verenler ayrımı yaparak sorun
çözülebilir" kanaatine ulaştı.
Bahçeli, bu görüşü 2002'de kamuoyuna açıkladı.
MHP Başkanlık Divanı'nı önceki sabah toplayan
Bahçeli, türban konusunu kurmaylarıyla
tartışırken Erdoğan'ın tavrından yakındı.
Bahçeli, "Başbakan oturup konuşuyor, 'Bir cümle
yeter' diyor. Sanki herşey o anda başladı. Milat
gibi algılanıyor. Oysa ben 5-6 sene evvel
sorunun çözüm yolunu göstermiştim" dedi.
|
EGE
19/01/2008

MHP İl
Başkanı Dervişoğlu:
AKP’ye bir Mustafa Kemal tokadı patlatalım
MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yerel seçimlerde muhalefet
partilerinin AKP’ye karşı ittifak yapacağı haberlerine tepki
gösterdi. MHP’nin seçimlere kendi adaylarıyla gireceğinin altını
çizen Dervişoğlu, şöyle dedi: ''Aksini söylemek masum yalandan öte
alçakça bir iftiradır. Büyükşehir’e adaylığımı bir kez daha ilan
ediyorum. Gelin, seçimlerde kibir yüklü AKP’ye hep birlikte Mustafa
Kemal tokadı patlatalım.''
|
19/01/2008
AKP ile
seçim ittifakı yok
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl
Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 2009 yılındaki yerel seçimlerde AKP'ye
karşı diğer partilerle ittifak yapacağı yönündeki haberlere sert
tepki gösterdi. Sözlerine, 'spekülatif haberlerle ilgili görüşlerimi
açıklamak üzere basın toplantısı düzenledim' diyerek başlayan İl
Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Yerel seçimlere yaklaştığımız şu
günlerde yeni siyasi manevralar ve sosyal gerginlik senaryolarıyla
karşı karşıyayız. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, gündemi meşgul
eden yığınla gereksiz tartışmaya bir de aşağılık iftiralar eklenmeye
başlamıştır.
MHP'nin aday çıkarmayarak başka partilerle
ittifak yapacağı söyleminde bulunmak, masum bir yalan olmaktan öte
alçakça bir iftiradır"dedi.
Bazı gazetelerde "Yerel seçimde AKP'ye karşı ittifak arayışı"
başlığıyla haberler yayınlandığına dikkat çeken İl Başkanı Müsavat
Dervişoğlu, MHP'nin de bu kapsamda pazarlıklarla kendi adayları
yerine diğer adayları destekleyeceği izleniminin verildiğini
söyledi. MHP'nin yerel seçimlere kesinlikle kendi adaylarıyla
gireceğinin altını çizen Dervişoğlu, aksini iddia etmenin
kendilerine hakaret olacağını kaydetti. Satacak şeyi olmayanların
pazarlıklarının da olmayacağının ifade eden Dervişoğlu, "Yalan
yanlış haberlerle emeklerimizi ve alın terimizi çalmaya kalkışanlar
asla cezasız kalmayacaktır. İftira attıkları ve zarar vermeye
kalkıştıkları yerin MHP olduğunu gözden uzak tutanlar bunun bedelini
ödeyeceklerini akıldan uzak tutmasınlar.
Gerekirse milyonlarca bildiri dağıtmak suretiyle halka şikayet
edileceklerinden ve hatta gazetelerine karşı boykot uygulaması dahil
her yöntemin kullanılacağından emin olmalıdırlar. Şimdilik
uydurdukları yalanı ve attıkları iftirayı düzeltmelerini
bekliyoruz"şeklinde konuştu.
22 Temmuz Genel seçimleri sonrası İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanlığı'na ilk defa aday olduğunu yine kendisinin açıkladığını
ifade eden Müsavat Dervişoğlu, "Ben 22 Temmuz seçimlerinden sonra
adaylığını açıklayan kişiyim. Mücadeleden kaçtığımızı ya da bir
beşeri değer için kendimizi sattığımızı söyleyen varsa yiğitçe
karşımıza geçsin. Buradan ilan ediyorum İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanlığı'na adayım" diye konuştu. |
17/01/2008
siyasetten
Karşıyaka MHP'de kadın aday

Müsavat
Dervişoğlu, MHP İzmir İl Başkanı.
Dervişoğlu, ufukta yerel seçimlerin göründüğü bir ortamda kendini
gösterdi ve :" Erkenden ortaya çıkıp yıpranmaktan çekinmiyorum" diye
başladı ve ekledi:
" İzmir için herşey feda olsun..."
Dervişoğlu'nunhedefinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı var.
Bu çıkışa, genç bir kadının sesi Karşıyaka'dan katıldı.
"Bu yarışta ben de varım..."
Bu sesin sahibi de avukat Ayla Ergüven Ülük'ten başkası değildi.
Ayla Ergüven Ülük, İzmir siyasetinin renkli isimlerinden Tarcan
Ülük'ün eşidir.
Genç avukat Karşıyaka'da doğup büyümüş bir taze siyasetçi. Baba
Muharrem Ergüven Karşıyaka'nın hatırlı işadamlarından biri, abla
Hatıce Ergüven doktor. Bir başka abla da Aysun Köylü özel sektörde
bir firmanın üst yönetiminde.
***
Ayla Ergüven Ülük "Adaylığım kesinleşirse kazanırım" diyor ve devam
ediyor:
"Karşıyaka'nın dinamik bir başkana ihtiyacı var."
|
16/01/2008
Eğer
itirazı varsa AİHM’e başvursun
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın 3 Ykr’lik manevi tazminata mahkum edilmesiyle ilgili
söylediği sözleri eleştirerek, "Başbakan, haksız yere mahkum
edildiğini düşünüyorsa, bu konuda AİHM’e bireysel başvuru yolunu
değerlendirsin" dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli,
22 Temmuz seçimlerinin üzerinden 6 aya yakın bir sürenin geçtiğini,
bu süre içinde yaşanan tehlikeli gelişmelerin, Türkiye’yi çok zor ve
karanlık günlerin beklediğini gösterdiğini söyledi. "Bu karanlık
Türkiye manzarası, akıl, insaf ve siyasi ahlak sahibi hiçbir
kimsenin inkar edemeyeceği acı bir gerçektir. Ancak bunun tek
istisnası bu karanlık tablonun mimarı olan Başbakan Erdoğan ve
hükümetidir" diyen Bahçeli, Erdoğan’ın, başkalarını suçlayarak bu
konudaki tarihi sorumluluğundan kurtulabilmek için nafile
çırpınışlar içine girdiğini öne sürdü. |
15/01/2008
 |
15/01/2008
İzmir
seçimini aday belirleyecek
Yerel seçimlere
14 ay var. Aday adayları hala ortada yok.
Nedeni de çok klasik: Adı erken konuşulan aday adayları yıpranır,
şansı azalır...
Yani bir aday adayı düşünün ki, "Şimdi ortaya çıkarsam yıpranırım,
rakiplerim beni hırpalar" diye çekiniyor.
Ne diyor daha seçimlere 1.5 kala Büyükşehir için adaylığını
açıklayan MHP İzmir İl Başkanı Müsavvat Dervişoğlu: "İzmir
için, yıpranmaktan, hırpalanmaktan ve yargılanmaktan korkmuyorum.
Hodri meydan..."
Konak Belediye Başkanlığı için aday olduğunu aylar önce açıklayan
Ahmet Sarışın ve bir kaç gün önce "yine adayım" diyen Muzaffer
Tunçağ'ı da gönülden kutluyorum.
"İşte buradayız. Ne biliyorsanız konuşun" diyorlar.Geçmişinden
korkanlar, ne şimdi ne de seçime çok az kala aday olmasınlar. Onlar,
sığındıkları köşelerinde korkularıyla yaşasınlar.İzmirliler, kendine
güvenen, geçmişi karanlık olmayan, bildiği, inandığı, sevdiği
adayları görmek istiyor.Eğer siz de kendinizi böyle görüyorsanız
beklemeyin.
Şimdiden, aday adayı olduğunuzu açıklayın.Öyle, "Parti tabanından
işaret bekliyorum" gibi kaçamak yanıtların arkasına sığınmayın. |
12/01/2008

CHP, AKP ve MHP’nin seçim şansı
Sonar bir anket yayınladı. Yeni
polemikler yarattı. Ankete göre İzmir’de yerel seçim
yarışı CHP ve AKP arasında geçecek. Sizin ve bizim
yerimize Sonar anketi kararını vermiş. Seçim sizin;
kırk katır mı kırk satır mı?
Dilediğinizi seçin(!)
ABD ile İsrail Büyük Ortadoğu projesi kapsamındaki
ülkelerde standart, ortak bir siyaset mühendisliği
yapıyorlar. Türkiye’nin bu tezgâha gelmemesi için
çırpınan yurtseverler maalesef sonuç alamıyorlar. Bir
komplo teorisi diye gülüp geçenlere rağmen sahnedeki
oyunu hatırlatalım. Nedir? Önce kamuoyu yaratmak için
seçimin muhtemel favorileri işaret edilir, medya desteği
ve sermaye gücü ile tahterevalli partiler öne
çıkartılır. Kazanacak siyasi kadro anketler ile
desteklenir. Tahterevallinin diğer tarafı kötülenerek
muhalifler kontrollü bir zeminde tutulur.
Sonuç: kesin bir zaferdir. İşi sağlama
bağlamak için bilgisayar programı destekli küçük
seçim hileleri de yedekte tutulur.
Yerel seçimler öne alınıyor. AKP hazırlıklara başladı.
Haksız da sayılmaz zira konjonktür AKP’den yana. İzmir
yerel iktidarı AKP’nin en baş hedefi… AKP hedefe
doğru emin adımlar ile yürüyor. Tek rakibi MHP...
Yanlış okumadınız tek rakibi CHP değil MHP. Neden mi?
CHP’nin AKP’ye rakip olduğu her yarışın mutlak galibi
AKP’dir. Eğer yerel seçimler iki alternatifli olursa DP,
Anavatan, SP, BBP, ÖDP, kararsızlar ve hatta MHP’liler
ile CHP’den umudunu kesen CHP’liler oylarını AKP adayına
verir.Böyle bir durumda seçimin galibi açık ara farkla
AKP olur. İyi mi olur? Kişisel görüşüm kötü olur ancak
dost acı söyler, olası tablo böyle şekilleniyor.
Elbette tüm bu tespitler muhtemel ve ilan edilecek
adayların kişisel etkileri gözetilmeden sadece
partilerin durumu ile yapılan yorumlardır. Yerel
seçimlerde elbette adayın kişisel etkisi sonuca çok
önemli etki yapabilmektedir. Fakat ortada bir durum
tespiti var. CHP "kimi aday gösterirsem kazanır"
rahatlığı ile hareket etmektedir ve koşar adımlar ile
seçimleri kaybetme yolundadır. Güncel üç yorum ile
durumu somutlaştıralım. Mesela Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu yeniden aday yapmak için
çalışan güçlü bir lobi var. Böyle bir halde CHP bu
seçimi mutlak surette kaybedecektir. AKP’nin adayı
olması kuvvetle muhtemel Ahmet Sarışın karşısında da
Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ’ın seçim kazanma
şansı yoktur. AKP Bornova’da Cengiz Bulut’u aday
gösterecek gibi görünüyor ki Bulut Bornova’yı rahatlıkla
kazanabilecek bir isimdir.
Peki, bu plan AKP için böyle tıkır tıkır
işlemeye devam eder mi? İşte bu sorunun yanıtı
MHP’nin performansı ile bulunacaktır. Yerel seçimlerde
MHP güçlü bir kadro ile gündeme gelebilirse bu planı
bozabilecek İzmir’de ki tek partidir. İzmir artık MHP ve
Dr. Devlet Bahçeli’nin gerçek, samimi, ulusu düşünen ve
Atatürkçü bir parti olduğunun farkına vardı. Eski ön
yargılar yıkıldı. İzmirli siyasetin merkezinin
Cumhuriyetçi, milliyetçi kadrolar tarafından temsil
edilmesi gerekliliğini görüyor. CHP bu talebe yanıt
vermekten uzak görünüyor. Seçimi MHP’nin alabileceği
genel bir kanaat olarak kabul edildiği anda sosyal
demokratlar, DP’liler, Anavanlılar, SP’liler ve
kararsızların büyük çoğunluğu AKP karşısında MHP’ye oy
verirler. Ancak CHP’ye asla…
MHP seçimin iddialı partisi olabilir mi?
Zaten bu yerel seçimin iddialı partisidir MHP ancak bu
gerçeğin yerel yazılı ve görsel medya ve kent kanaat
önderlerince destek anlamında olmasa dahi hakkaniyetli
bir yarış için kabul edilip kamuoyu ile paylaşılması
gerekiyor. Bu paylaşım henüz neden yapılamıyor? AKP
iktidarından baskı görme korkusu, elbette böyle bir
baskının olmama olasılığı yüksek ancak iktidara şirin
görünmek konusunda gönüllü olarak muhaliflere de "baskı
var üzerimizde" diyen çıkarcılar her devirde vardır, bir
de MHP’nin çıkar odakları ile uzlaşmaya niyetli olmayan
kararlı tavrı bu paylaşımın oluşmasını engelliyor. Yine
de MHP’nin çok ciddi şansı var. Zira sorunsuz, çalışkan
ve birbirine kenetlenmiş bir teşkilatı bulunuyor. Bu
teşkilatın başında da yakın zamanlardaki siyasetçiler
içinde eşine rastlanmayacak hitabet kabiliyeti, ikna
kabiliyeti olan ve çalışkanlığı ile öne çıkan Musavat
Dervişoğlu gibi lider bir il başkanı var. Aynı zamanda
da Büyükşehir Belediye Başkan adayı…
Musavat
Dervişoğlu liderliğinde MHP İzmir’de genel
seçimlerde oyunu ikiye katladı. Aynı başarıyı yerel
seçimlerde gösterecek kadroyu kurar ve performansı
gösterirse AKP’nin İzmir’e ezberlettiği senaryo
bozulur.
Özet ile: Yeni dönem de İzmir’de ya AKP’li ya da MHP’li
bir yerel yönetim olacak. CHP’ye ne olacak? CHP; AKP’nin
genel ve yerel iktidarını sürdürmesi için görünüşteki
muhalefetini yapmaya devam edecek.
|
12/01/2008

İzmir kazanacak
10 Ocak Çalışan Gazeteciler
Günü’nü Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy’un
verdiği davette kutladık. Güzel ve eğlenceli bir
akşamdı. Bir ara Başkan Şeboy, mikrofonu eline alıp “Dönülmez
akşamın ufkundayım” şarkısını söylemeye
başlayınca aklıma 2009’da yapılması gereken ama
muhtemelen 2008 yılına çekilecek olan yerel seçimler
geldi. Biliyorsunuz Cemil Şeboy, hedefinin
Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğunu ve
partisi görev verirse bu görevi layıkıyla yerine
getireceğini her fırsatta dile getiriyor.
MHP İl
Başkanı Müsavat Dervişoğlu da “İzmir
isterse olur” diyerek çoktan yola çıktı bile.
Düşünsenize bu yarışa CHP İzmir Milletvekili
Mehmet Ali Susam, İTO Başkanı Ekrem
Demirtaş ve başkanlık koltuğunun şu anki sahibi
Aziz Kocaoğlu’nun da katıldığını.
Başkanlığın verdiği güçle (hangi partiden olduğu
bilinmez) yarışa asılacak olan Aziz Kocaoğlu,
bence 22 Temmuz seçimlerinde CHP’yi İzmir’de muhtemel
bir hezimetten kurtaran ve arkasında büyük bir esnaf
gücünü toplayan Mehmet Ali Susam,
yaptığı çalışmalarla her dönem İzmir’in en önemli
isimlerinden biri olan ve her siyasi partiden davet
alabilecek konumdaki Ekrem Demirtaş,
Buca’da yarattığı kent ile herkesin beğenisi toplayan ve
içinde bulunduğu farklı siyasi yapıların hepsinde
sivrilen, AKP iktidarının İzmir’deki en önemli belediye
başkanı olma özelliği ile Cemil Şeboy,
sağ kulvarda iktidara karşı ayakta duran tek parti
özelliği ile MHP’nin İzmir’deki etkili ismi
Musavat Dervişoğlu.
Adaylık sürecinde dillerde dolaşan bu isimlere
bakıldığında İzmir’de gerçekten kıran kırana bir
seçim yaşanacağı ortada. Bir gazeteci olarak
baktığımda bizim için de çok hareketli günler olacak.
Bu kadar iddialı isimler yarışın içinde olunca
hedeflerin de büyük olması kaçınılmaz.
Birileri kaybedecek ama, İzmir kazanacak.
|
EGE
12/01/2008
Havamızın
durumu Meclis‘te
MHP Milletvekili Ahmet Kenan
Tanrıkulu, İzmir’de yaşanan hava kirliliğini TBMM gündemine taşıdı.
Tanrukulu, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun yanıtlaması
istemiyle verdiği önergede, ''İzmir ve ilçelerinde artarak devam
eden hava kirliliğinin nedenleri nelerdir? Sağlıklı yaşanabilir bir
İzmir için projeleriniz var mı?'' diye sordu. |
12/01/2008
MHP
Sayıştay Başkanının Gezilerini Sordu
Sayıştay
Başkanı Mehmet Damar'ın görev süresince yurtdışına yaptığı gezi
ve aldığı harcırah CHP'den sonra MHP İzmir Milletvekili Kamil
Erdal Sipahi tarafından da TBMM gündemine |