MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İZMİR İL BAŞKANLIĞI BASIN ARŞİVİ

 

2008 2007 2006
Eylül - Aralık  2008

Mayıs - Ağustos  2008

Ocak - Nisan  2008

   

 

29/04/2008

 

29/04/2008

29/04/2008

26/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 24/04/2008

24/04/2008

23/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 23/04/2008

23/04/2008

22/04/2008

22/04/2008

RADİKAL 22/04/2008

21/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 18/04/2008

18/04/2008

EGE 17/04/2008

17/04/2008

17/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 17/04/2008

17/04/2008

17/04/2008

16/04/2008

15/04/2008

15/04/2008

ZAMAN GAZETESİ 15/04/2008

11/04/2008

11/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 10/04/2008

 

10/04/2008

EGE 10/04/2008

10/04/2008

ZAMAN GAZETESİ 10/04/2008

EGE 09/04/2008

09/04/2008

09/04/2008

09/04/2008

MİLLİYETÇİ DURUŞ

08/04/2008

08/04/2008

08/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 08/04/2008

07/04/2008

07/04/2008

GÖZLEM GAZETESİ 05/04/2008

05/04/2008

EGE 05/04/2008

05/04/2008

ZAMAN GAZETESİ 05/04/208

05/04/2008

03/04/2008

02/04/2008

EGE 02/04/2008

02/04/2008

02/04/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 27/03/2008

27/03/2008

25/03/2008

23/03/2008

AKŞAM EGE 23/03/2008

22/03/2008

EGE 22/03/2008

22/03/2008

21/03/2008

MİLLİYETÇİ DURUŞ

ORTADOĞU GAZETESİ 18/03/2008

 

18/03/2008

18/03/2008

 

18/03/2008

EGE 18/03/2008

17/03/2008

Fatih Özfatura'nın tercihi MHP oldu

22 Temmuz öncesinde AKP'den istifa eden Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi'ne, Dervişoğlu rozet taktı


Babası İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Burhan Özfatura'nın 22 Temmuz seçimlerinde Demokrat Parti'den milletvekili adayı olması nedeniyle AK Parti'den istifa eden ve bir süre bağımsız kalan Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi oğlu Fatih Özfatura, MHP'li oldu. MHP İzmir Milletvekilleri Şenol Bal, Ahmet Kenan Tanrıkulu, Erdal Sipahi'nin katılımıyla dün Atatürk Spor Salonu'nda MHP İl Başkanlığı'nın düzenlenen toplantıya katılan Özfatura'nın rozeti MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu tarafından takıldı.

Yapıcı tutum
AKP'nin genel, CHP'nin ise yerel siyaset nedeniyle tercihini MHP'den yana kullandığını söyleyen Özfatura, "MHP İzmir'de yapıcı bir politika yapıyor. Ayrıca İzmir'in daha iyi bir yerel anlayışla yönetilmesi gerekir" dedi. Oğul, Özfatura babasının da kendisine tam destek verdiğini söyledi. Özfatura dışında eski Demokrat Türkiye Partisi İl Başkanı olan Ayşem Yeğinboy Kalyoncu, Türkiye Futbol Adamları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Bülent Özçalışkan ve işadamı Levent Nazlı da törende MHP rozeti takan isimler oldu.
MHP İzmir İl Teşkilatı 2009'da yapılacak yerel seçimler için çalışmalarını bu toplantıyla resmen başlattı. MHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı da olan İl Başkanı Dervişoğlu'nun yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan programda, yerel ve genel siyaset üzerine iktidar ve ana muhalefet partisine sert eleştiriler yöneltildi. İzmir'de yerel seçimlerin AKP ve CHP arasında geçecekmiş gibi bir atmosfer oluşturulmaya çalışıldığını ve MHP'nin önünü kesmek için de çeşitli oyunlar sergilendiğini söyleyen Dervişoğlu, herhangi bir partiyle işbirliği yapmalarının da söz konusu olmadığını dile getirdi.
"MHP'nin kilit, anahtar parti oludğunu söylüyorlar. Aracılar göndererek MHP'yle pazarlık zemini oluşturmaya çalışıyorlar. Biri geliyor siz kilit partisiniz İzmir'de kimi desteklerseniz o alır diyor. MHP bu kadar kilit, bu kadar anahtarsa İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kapısını kendi anahtarıyla açmayı beceremeyecek mi? İzmir'i 140 parçaya da bölseler iddialıyız. Eğer belediye başkanı olursam İzmir'i Ankara'yla değil İstanbul ve Avrupa ile yarıştıracak seviyeye getireceğim."

Sert yanıt verdi
CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş'ın "MHP'nin başörtüsü konusundaki tavrı kendisine oy kaybettirecek" sözlerine de sert bir üslupla yanıt veren Dervişoğlu, "Sen benim adıma konuşup türbanın oy kaybına neden olacağını söylüyor, bir de MHP'liymiş gibi düşünüyorsun. Senin bu durumda MHP'yi bırak CHP'liliğin bile sorgulanmalıdır. Siz Atatürkçülük diyerek Osmanlı düşmanı, laiklik diyerek Menemen'de insanların dini duygularını sorguladınız" dedi

17/03/2008

17/03/2008

16/03/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 16/03/2008

16/03/2008

16/03/2008

15/03/2008

13/03/2008

HABER EGE

,

11/03/2008

11/03/2008

10/03/2008

08/03/2008

08/03/2008

07/03/2008

İşte, siyasi nezakete çarpıcı örnek...
Hem de böyle hareketlere özlemin doruğa ulaştığı dönemde.
Sahibi MHP; eseri eski başkanları anımsatma, gündeme getirme...
"EXPO gezisine Burhan Özfatura-Yüksel Çakmur şeref konuğu olarak davet edilsin."

Gerçi yazıya dökecektim. Ama geçmişte seçmenimiz, mazbatamız olduğu için "kendine istiyor diye düşünürler" diyeceğim, ama artık geçersiz.
Ayrıca çok anlamlı; İzmir'in yaşayan iki Büyükşehir Belediye Başkanı.
Olması gerekeni yaptılar...
Ve güzel zamanlamayla.


***

Şimdi, bunu çekemeyenler bir dizi pullama yapacak.
"Seçimler kapıda, prim yapmak istiyor..."
"Türban yarasını örtmek için cazibe peşindeler..."
"Farklı yaklaşım, akıllı politika peşindeler..."
"Yapılmayacağını bildiği için söylüyorlar..."

Ne derlerse desinler.
Hepsi boş, hepsi mantık ve iknadan uzak.
Özlenen davranış için öneriyi koydu.
Her türlü sosyal, siyasi, ticari ortam bulanıklığında şıklık yarattı.
Fikri düşünene, getirene, söyleyene takdir anasının sütü gibi helal.

***

Bundan sonrası ilgilisi, yetkilisine kalmış.
Finale son üç hafta kala nasıl bakarlar, beyin kıvrımlarına ve bakış açılarına bağlı.
"Olmaz! Sırası değil" denebilir...
"Vitrin zenginleşir, güç kazanırız" görüşüyle aklın yoluna girebilirler.
EXPO'nun eş başkanları, yürütme-yönetme kurul üyeleri, kurumsal olarak Büyükşehir Belediyesi eski Başkanlarına bu zarafetin sergilenmesine yol açabilirler.
Gerçekten yakışır...
MHP'ye, beklenmedik anda, düşünülmeyen şekilde öneriyi getirmek nasıl yakışmışsa;
Demokrasi, vefa, İzmir, sevgi ve saygı adına daha çok yakışır...

07/03/2008

ORTADOĞU GAZETESİ 07/03/2008

07/03/2008

06/03/2008

06/03/2008

EGE 04/03/2008

04/03/2008

04/03/2008

04/03/2008

ZAMAN GAZETESİ 04/03/2008

03/03/2008

01/03/2008

EGE 29/02/2008

Bir ilçe önerisi de MHP’den

İZMİR’DE hükümetin Konak, Karşıyaka ve Bornova’yı bölerek iki yeni ilçe kurma girişimi, tartışmaları sürerken MHP’den de farklı teklif geldi. MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Pınarbaşı ve Işıkkent’in birleştirilerek ‘Pınarkent’ isminde yeni bir ilçenin kurulması için milletvekillerinin Meclis Başkanlığı’na teklif vereceğini açıkladı.

29/02/2008

MHP’ nin gözdesi Pınarkent oldu
 

MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Pınarbaşı ve Işıkkent’in birleştirilerek ‘Pınarkent’ isminde yeni bir ilçenin yapılması için meclis başkanlığına teklif vereceklerini açıkladı.

Halkın sosyal talebi

İzmir’de yeni ilçelerin oluşturulmasının bir noktada gerekli olduğunu kabul eden Dervişoğlu, “Ancak yeni ilçe yapılanmaları hakların gaspı anlamına gelmemeli” dedi. Pınarkent isimli yeni ilçe önerisini halkın sosyal talebi üzerine yeniden gündeme aldıklarını belirten Dervişoğlu şöyle konuştu: “MHP İzmir milletvekillerimizin Pınarkent’in ilçe yapılması beklentisini bir kanun teklifine dönüştürerek TBMM Başkanlığı’na sunacakları müjdesini kamuoyuyla paylaşıyorum. Her zaman olduğumuz gibi İzmir’in haklı talep ve beklentilerinin savunucusu olduğumuzu bir kez daha bildiriyoruz.”
MİLLİYETÇİ DURUŞ 29/02/2008

26/02/2008

26/02/2008

25/02/2008

22/02/2008

EGE 21/02/2008

21/02/2008

89 oyunu alsın tepe tepe kullansın


 
Dervişoğlu: Basında yer aldığı gibi istifa eden bir Narlıdere ilçe başkanı ve ve ilçe binası da yoktur
 
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, önceki gün düzenledikleri basın toplantısıyla partiden istifa ettiğini açıklayan 13 kişinin “Yerel seçimlerde CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu destekleyeceğiz” sözlerine sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, “MHP’nin basında yer aldığı gibi istifa eden bir Narlıdere İlçe Başkanı yoktur. İlçe teşkilatı, hatta ilçe binası bile yoktur. Bunlar parti yöneticileri değildir. Kaldı ki istifa açıklamalarının yapıldığı yer bir avukatlık bürosudur. Bu avukat zat da bizim 2002 seçimlerinde İzmir’den 7. sıra milletvekili adayımızdır. Ve seçimler sonunda MHP Nevşehir/Hacıbektaş’ta il genelde 29 bin oy alırken, bu zata sadece 89 oy çıkmıştır. Şimdi bu kişi, yerel seçimlerde Başkan Aziz Kocaoğlu’na destek vereceğini söylemiştir. Kendi seçimini başaramayan, eğer Aziz Kocaoğlu’na seçim kazandıracaksa, Sayın Kocaoğlu alsın 89 oyu tepe tepe kullansın ve mübarek olsun” dedi.
89 oyu var
MHP İl Başkanı Dervişoğlu, “Sayın Kocaoğlu yerel seçimler öncesi belediye başkanı olacağım diye sağa solu karıştırmasın. ‘İki kişiden biri beni istiyor’ diyen Sayın Kocaoğlu, gazete manşetlerine bunu taşıyacağına İzmir’in ana gündem maddesi EXPO’yu manşetlere taşısın. Bu açıklamaları İzmir’e hizmet için değil, yeniden başkan adayı olmak için bunları yapıyor. Ama bunun için başkalarının istifa ettirmeye gerek yok” diye konuştu.
 
EMEKLERİMİZ HEBA OLUYOR
 
Partisi içinde pazarlık yapacak hiçbir kimsenin olmadığını söyleyen Dervişoğlu, “MHP üzerinden ellerini çeksinler yoksa zarar görürler” dedi. Dervişoğlu, il teşkilatı olara yerel seçimler öncesi bazı kişiler tarafından emeklerinin heba edilmek istendiğini savunurken, “Hiç kimse MHP’den başka partilere yaranmak için bir tek çivi bile sökemez. Önümüzdeki günlerde bir toplantı yapacağız. Partiden istifa edenlerin mi, yoksa gelenlerin mi çok olduğunu göreceksiniz” dedi.

16/02/2008

YTL’yi düşürün çağrısı


MHP İzmir Milletvekili Tanrıkulu, sanayicinin ve ihratçının kan ağladığına dikkat çekti
  
Tanrıkulu, sorunların ve çözüm önerilerinin araştırılması için TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi
 
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, sanayicinin yalnız başına bırakıldığını, bir an önce gerekli önlemler alınmazsa, içinden çıkılmaz durumların yakın olduğunu söyledi. Sanayicinin; olabildiğince yerel kaynakları harekete geçiren, çevre normlarına uygun üretim yapan yapıya bir an önce kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Tanrıkulu, "Tüketici sağlığını ve tercihlerini gözeten, yüksek nitelikli işgücü kullanan, stratejik yönetim anlayışını uygulayan, Ar-Ge’ye önem veren, teknoloji üreten, özgün tasarım ve marka yaratarak uluslararası pazarlarda yerini alan bir yapıya acilen kavuşturulmalıdır. Türkiye’de sanayi politikalarının temel amacı artan dünya rekabet şartları altında sanayimizin rekabet gücünü ve verimliliğini artırarak dışa dönük bir yapı içerisinde sürdürülebilir büyümeyi sağlamayı hedeflemelidir. Bu bağlamda, oluşturulacak sanayi politikamız; girişimcilerin ve işletmelerin inisiyatif alabilecekleri, fırsatlar yaratabilecekleri ve potansiyellerini kullanabilecekleri, rekabete açık bir iş ortamını geliştirmeyi hedeflemek olmalıdır" diye konuştu. 
Ekonominin itici gücü
 
"Türkiye ekonomisini sanayinin büyüttüğünü, önümüzdeki yıllarda da, büyümemizde sanayinin performansı önemli bir faktör olacağı açıktır. Bugün gelinen noktada, YTL’deki değerlenme, sanayimizin rekabet gücünü eritirken, kur dışındaki alanlarda iyileştirme yapılması sanayimizin rekabet gücü açısından her zamankinden daha acil bir hâl almıştır. Bunun yanı sıra 2008 yılında elektrik zammına ilaveten doğalgaza yapılan zam, finansal kiralama’daki (leasing) KDV artışı, SSK işveren prim yükünün ağırlığı sanayicimizin rekabet konusunda elini iyice zayıflatmıştır. Hem uluslararası, hem iç piyasada rekabet gücümüzün azaldığı bu dönemde yaşanan olumsuzluklar ve sanayi kesimimizin sorunları karşısında sessiz kalamayacağımı daha önce ifade etmiştim.”
14/02/2008

Tanrıkulu bahşiş uygulamasını sorduTanrıkulu bahşiş uygulamasını sordu

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, geçtiğimiz günlerde Tapu ve Kadastro Genel Müdürü’nün ve ardından Bayındırlık ve İskân Bakanı’nın yapmış olduğu açıklamaları TBMM gündemine taşımış ve yazılı olarak cevaplanması istemiyle Bayındırlık ve İskân Bakanı’na soru önergesi verdi. Tanrıkulu, “Yapılan bu üzücü açıklama ile geçtiğimiz günlerde bazı tapu müdürlüklerinde meydana gelen istenmeyen olayları genellemiş ve bunu kabul etmiş mi oluyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Tanrıkulu konu hakkında; “Mevcut bir sorunun çözümü aranması gerekirken, bu sorunu “bahşiş” olarak nitelemek ve bunu genelleyerek tüm çalışanları zan altında bırakmanın ilkeli yönetim anlayışla ne kadar bağdaştığı ortadadır” dedi.
14/02/2008

EXPO’ya MHP desteğiEXPO’ya MHP desteği


İzmir’in EXPO 2015 adaylığında kritik önem taşıyan süreçte bir destekte Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı’ndan geldi. 31 Mart’ta Paris’te düzenlenecek ve İtalya’nın Milano şehri ile İzmir’in yarışacağı oylama öncesi dün İzmir’e gelen BİE Delegeleri için tüm İzmir’de yürütülen seferberliğe MHP İzmir Teşkilatı da katıldı. Bu kapsamda İl Başkanlığı tarafından İzmir’in EXPO organizasyonunu kazanmasına destek veren afişler hazırlatıldı. Hazırlanan afişler oylama gününe kadar il ve ilçe teşkilatlarının bulunduğu binalara asılacak. Çalışmayla ilgili il binasında bir basın açıklaması yapan MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir’in dünya kenti olma yolunda EXPO 2015 organizasyonunun büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Dervişoğlu, “54 ülkeden 200’ü aşkın BİE delegesini ağırlayacağımız ve İzmir’in güzelliklerini dünya ile buluşturacağımız şu günlerde, ortak bir sorumluluk duygusuyla hareket etmemiz kaçınılmazdır” diye konuştu. Hazırlanan destek afişlerini basın mensuplarına gösteren ve BİE delegelerinin İzmir’de kalacakları süre boyunca bu afişlerin teşkilat binalarında asılı olacağını söyleyen Dervişoğlu, Türkiye’nin tüm kurum ve kuruluşlarının İzmir’in EXPO’yu kazanması için tek yürek olduğunu dile getirdi.

Dervişoğlu, İzmir’in Türkiye’nin batıya açılan kapısı olduğunu belirterek, “Anadolu’nun dünyaya uzattığı el, hiç kuşkusuz İzmir’in ve İzmirlilerin eli olmalıdır” dedi.
12/02/2008

MHP’nin değirmeni

Milliyetçi Hareket Partisi’nin işi hayli zor. Çünkü Türk siyasetinde 50 yıldır iktidar ve muhalefet partileri tarafından ortaoyunu (Hacivat-Karagöz) oynanıyor. İktidar attığı her adımın kesin kes doğru olduğunu savunurken, muhalefet ise bu adımın kesinlikle yanlış olduğunu, ülkeyi uçuruma sürüklediğini…
 
Keskin bir çizgi vardır her iki kutup arasında.
 
Ülke yararı, vatandaş yararı, doğru, ne iktidarın ne de muhalefetin umurundadır. Önemli olan TBMM çatısı altında kimin borusunun öttüğü… Ben yaptım oldu, ben karşı çıktım geçmedi, iptal oldu, Anayasa Mahkemesi’nden döndü vs…
 
Uzağa gitmeyin, AKP iktidarında 2B yasası, kamu reformu, Irak Savaşı için istenen tezkere, cumhurbaşkanlığı seçim süreci en güzel örnek. AKP’nin bir şekilde geri adım atmak zorunda kaldığı bu örneklerde muhalefet, mecliste yapamadığını Anayasa Mahkemesine taşıdı, mitingler organize edip iki kutuplu meclis yapısını, iki kutuplu ülkeye çevirmekte beis görmedi. Sonunda, AKP mağduru oynarken, CHP tek başına iktidar olan partiye meclisi, ülkeyi, meydanları dar eden parti olmanın gururunu(!) yaşadı.
 
Ve 22 Temmuz seçimlerinde mağduru iyi oynayan AKP, tek başına iktidarını pekiştirdi ama meclise 70 milletvekiliyle giren MHP, iki kutuplu tabloyu yerle yeksan etti.İlk olarak ikinci bir Köşk Krizi MHP’nin erken tavrıyla aşıldı. Ardından türban konusunda da AKP’yle aynı oyu kullanarak meclis çatısı altında farklı, beklenmedik bir tablo ortaya koydu. Yıllardır iktidarın her dediğini yanlış kabul etmeyi varlık nedeni kabul eden muhalefet anlayışını da tuzla buz eden bu anlayış, ülkem insanının siyasi dağarcığında dumura neden oldu. Nasıl olurdu? İktidarın projesine muhalefet nasıl destek verirdi?
***
MHP’nin bu tavrına hemen isim koyuldu. AKP’nin değirmenine su taşıyor…
 
Peki, bu orijinal yakıştırma kime aitti. Tabi ki bugün değirmenine su taşıdığı söylenen AKP’nin Genel Başkanı Başbakan Erdoğan’a…Genel seçim sürecinde ‘MHP, CHP ile koalisyon yapacak’ türünden kurgulardan etkilenen Başbakan, MHP’yi ‘CHP’nin değirmenine su taşımakla itham etmemiş miydi?
 
Hatta miting meydanlarına konulan karikatürlerde, 57. Hükümet dönemi işaret edilerek, “DSP’nin değirmenine su taşımakla itham edilen Bahçeli, 22 Temmuz sürecinde de CHP’nin değirmenine su taşımakla resmedilmemiş miydi?” Belki Başbakan bugün meydanlardaki sözlerinden pişman, belki de gerçekten MHP’nin kendi değirmenine şu taşıdığına inanıyor…
 
Ben ise MHP’nin suyu kendi değirmenine taşıdığını düşünüyorum.
 
Milli iradenin tecelli merkezi TBMM çatısı altında MHP, farklı ama olması gereken bir tavır ortaya koyuyor.
***
Kullandığı oyun rengini savunmuyorum. Ama bir muhalefet partisi yeri geldiğinde kendine, ülke çıkarı ve kamu yararına göre doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeli.Referandum süreci bunu gösterdi. Önümüzdeki günlerde meclise gelecek olan 301. maddede Türklüğe hakareti yumuşatma girişiminde bu çizgiyi daha net göreceğimizi tahmin ediyorum.Bahçeli kararlarını, “Kamu ve ülke yararı” önceliğine göre verdiğini söylüyor.
 
Belki Baykal da benzer bir anlayışla hareket etse, “Çarşı Grubu” ile arasındaki benzerliği ortadan kaldırır, bugün olduğu konumdan çok farklı bir noktaya ulaşabilirdi. Baykal’ın AKP ile aynı konuda buluştuğunu hatırladığım en önemli konu ‘Tayyip Erdoğan’ın milletvekili seçilmesini sağlayan düzenleme ve birkaç AB yasası…
 
Son dönemde ise bölücü örgüte karşı askeri harekat tezkeresi.

 
Hepsi o kadar..
12/02/2008

Dervişoğlu kızmamış
 
MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bugünlerde birkaç cephede partisini anlatmaya çalışıyor. Türban konusunda parti genel merkezinin aldığı kararın ardından protestocularla görüşen Başkan Dervişoğlu ile son yazımdaki “protestoculara kızmış” ifadesine açıklık getirdi. Başkan ile yaptığımız görüşmede, olayların haberlerde yansıdığı gibi gerçekleşmediğini söyledi.  Başkan’ın görüşleri birkaç gündür değişik yazılara da konu oluyor. Özetle MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, o gün kendisinin de odasında kabul ettiği kadınlardan birisinin CHP’li meclis üyesi olduğuna işaret edip, protestoların bu odakla gerçekleştiğini belirtiyor ve bu görüşmede asla kızgınlığın olmadığını vurguluyor.
Görüşmemizdeki bana göre ilginç olan yan ise MHP’nin attığı bu adım ile AKP’nin elinden bazı seçim kozlarını aldığı görüşü.
 
12 Eylül ve sonrasında Laik Cumhuriyetin askeri dönemlerde daha fazla yara aldığı görüşünü de dile getiren Dervişoğlu, “Neyi önleyecek denildiyse tersi yapıldı” cümlesiyle, Cumhuriyet Mitingleri dâhil bazı olayların tersine sonuç verdiği görüşünde. Konuşmamızın bir bölümünde İzmir’deki gelişmelere ilişkin düşüncelerini de öğrendim. Ancak, genelde MHP’nin attığı adımın doğru olduğu inancını koruyan Dervişoğlu, İzmir’de bunu seçmene anlatma konusunda zorlanacağını bilse bile pek geri adım atacak gibi görünmüyor.
08/02/2008

Başörtüsünün üniversite öğrencileri için serbest bırakılması için MHP'nin başlattığı Anayasa değişikliği ile ilgili çalışmaları eleştiren küçük bir grup kadın, MHP İzmir İl Başkanlığı önünde protesto gösterisi yapmak istedi. Kadınlar adına söz alan Gülsen Özkan'ın, "Biz sizin türban konusunda genel merkezinizden farklı düşündüğünüzü laik ve Atatürkçü olduğunuzu biliyoruz" ifadesine İl Başkanı Dervişoğlu tepkisi sert oldu. Genel Merkezlerinin almış olduğu kararları desteklediklerini ve aynı fikirde olduklarını vurgulayan İl Başkanı, "Hiç kimse bizlerin manevi değerlerini sınayamaz. Siz, benden daha fazla mı laiksiniz? Atatürkçülüğü ve laikliği sizlerden mi öğreneceğiz" diye tepki gösterdi.

MHP'nin, türbanın üniversitelerde serbest bırakılması için Anayasa değişikliği yapılması çalışmalarına tepki gösterenlerin adresi olarak dün MHP İzmir İl Başkanlığı'nda sert bir tartışma yaşandı.

Kendilerini İzmir Kadın Kuruluşları Birliği üyesi olarak tanıtan bir grup kadın, konuyla ilgili Anayasa değişiklik tasarısını öneren MHP'yi protesto etmek için parti il binasına gelerek siyah çelenk bıraktı.

Basın açıklaması esnasında parti önüne inen yöneticiler kadınlara yaptıklarının doğru olmadığını belirtince "Biz Sayın Dervişoğlu'nun çalışmalarını takdir ediyoruz. Karşılıklı çay içerek konuyu görüşebiliriz" demeleri üzerine parti yöneticileri kadınları il binasına davet etti. Görüşmede MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile kadınlar arasında sert türban tartışmaları yaşandı.

Görüşmede sert rüzgarlar esti
 
Kadınlar adına söz alan Gülsen Özkan'ın, Dervişoğlu'na; "Biz sizin türban konusunda genel merkezinizden farklı düşündüğünüzü laik ve Atatürkçü olduğunuzu biliyoruz" ifadesine İl Başkanı Dervişoğlu tepkisi sert oldu. Genel merkezlerinin almış olduğu kararları desteklediklerini ve aynı fikirde olduklarını vurgulayan İl Başkanı, "Hiç kimse bizlerin manevi değerlerini sınayamaz. Siz, benden daha fazla mı laiksiniz? Atatürkçülüğü ve laikliği sizlerden mi öğreneceğiz" diye konuştu.

Başörtüsü ile üniversiteye girilmesini laikliğe yönelik bir tehdit olarak görmediklerini ifade eden Dervişoğlu, tam tersine yasakların bazı kesimlerin işine yaradığını belirtti. Bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçmişte kapatılan Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan'ın bu tür konuların istismarı sayesinde Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı gibi Devletimizin en yüksek makamların sahibi olduğunu belirtti.

Dervişoğlu, "Öncelikle siz benim partimin önüne çelenk bırakmak yerine bir buket çiçek alıp gelseydiniz münasebetimiz daha farklı olurdu. Yaptığınız bu protesto biçimini doğru bulmuyorum. Ben bu konularda sizinle aynı fikirde olmak zorunda değilim. Kişisel ve parti olarak da bu yasağa dün olduğu gibi bugün de karşıyız. Toplum bu türden yasaklarla dikey olarak kutuplaşmaktadır. Ayrıca MHP kimseden laiklik dersi almaz. Bu ülkede yaşayan başörtülü kadınlarla ne derdiniz var?" dedi.

Oy vermeyiz

Dervişoğlu'nun bu sözleri üzerine ise, Gülsen Özkan İzmir'de bulunan kadın kuruluşlarının artık MHP'ye desteğini keseceğini bundan böyle hiçbir konuda ortak hareket etmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine Dervişoğlu, "Sizlerle hiçbir zaman ortak hareket etme şansımız olmadı ki zaten. Çoğunuz başka partilere mensupsunuz. İçinizde CHP den Belediye Meclisi üyeleri var.
 
Kadın kuruluşlarınızdaki konumunuzu siyasete alet edip kullanıyorsunuz. MHP'ye oy vermediğiniz gibi, vermeyi de düşünmüyorsunuz. Ayrıca tavrınız ve tarzınızla tüm kadınlarımızı temsil ettiğiniz söylenemez. Siz istismarcılık yapmak yerine CHP adına hareket ettiğinizi dürüstçe itiraf edin. Bir bardak suda fırtına koparmanız anlamsız. Beni asıl üzen temsil etmeyi beceremediğiniz kitle adına söz sahibi olduğunuz iddianızdır. Bu yanlış yaklaşımlarınız ve davranış bozukluklarınız yüzünden İzmir'de siyaseti hak eden binlerce kadın siyaset dışı kalıyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kuruluşunuzu ziyaret etmek istediğimde değil kapınızı, telefonunuzu bile açan olmadı. Ama şimdi görüyorum ki hemen bir araya gelmişsiniz. Başörtüsüyle alıp veremediğiniz nedir anlayabilmiş değilim. Toplumu ayrıştırmaya çalışacağınıza kucaklayınız." dedi

07/02/2008

Kocaoğlu’nun “İki İzmirliden biri beni istiyor” sözlerine siyasilerden tepki

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Yenigün’ü ziyareti sırasında açıkladığı anket sonuçları İzmir siyasetini hareketlendirdi. CHP’li Kocaoğlu’nun 6 farklı araştırma şirketi aracılığıyla yaptırdığı yerel seçim anketinde oyunun yüzde 50’ler seviyesinde olduğunu iddia etmesi başta diğer siyasi partilerin İzmir temsilcileri olmak üzere siyasi arenada farklı yorumlara neden oldu. “Partimin üstüne artı yüzde 15 oyum var” diyen Kocaoğlu’na anketti hangi verilere dayanarak yaptırdığı soruldu. Kocaoğlu’nun anketine kayda değer bulmayan MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Bu anketten körler sağırlar birbirini ağırlar sonucu çıkmıştır” dedi.

CHP’ye mesaj veriyor
 
Kocaoğlu’nun yerel seçimler öncesi hem parti içindeki hem de diğer partilerden muhtemel rakiplerine meydan okuduğu anket sonuçlarını değerlendiren MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, söz konusu anketin bir değeri olmadığını söyledi. Anketin İzmir halkı içinde yapılmadığına inandığını da belirten Dervişoğlu, “Sayın Aziz Kocaoğlu bu anketi gündeme taşıyarak CHP ye mesaj göndermeye çalışmaktadır. İşte “İzmir beni istiyor” demek suretiyle, “siz de beni aday gösterin” mesajı vermektedir. Bana sorarsanız “körlerle sağırlar birbirini ağırlar” sonucu çıkıyor bu anketten” diye konuştu.
EXPO’ya baksın
Kocaoğlu’nun yaptırdığı anketten başka bir kişinin çıkmasının söz konusu olamayacağını da belirten Dervişoğlu, İzmir’in seçim anketlerinde daha önemli gündem maddeleri olduğunu söyleyerek Kocaoğlu’nu eleştirdi. Kendiside İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Dervişoğlu, “İzmir’in önündeki en önemli gündem maddesi EXPO 2015’tir. Sayın Belediye Başkanımız gazete manşetlerine ismini taşıyacağına İzmir’i dünya kenti yapacak projeleri yansıtmalıdır. Belediyenin hazırladığı “2006–2017 Stratejik Planı” komikliklerle doludur. İzmir’in EXPO hedefine zarar vermesi muhtemeldir diye stratejik planın eleştirisini bile yapmadık. 127 sayfalık planda sadece EXPO üç yerde geçiyor. Ekonomik veriler farklı yıllardan alınarak tam bir kargaşa sergileniyor. Bu planı hazırlayanlar mı İzmir’i dünya kenti yapacakmış?” diye gülerler adama” dedi.
EGE06/02/2008

İzmir’deki kadın kuruluşları, üniversitelerde türban yasağının kaldırılması yolundaki çabaları kınadı ve protesto amacıyla imza kampanyası başlattı. Kadınlar MHP binası önünde protesto gösterisi yaptı. İzmir ayaklandı

İZMİR’deki kadın kuruluşları, üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasını protesto etti. Kadınlar, üniversitelerde türbanın siyasi simge olarak kullanılmaması için imza topladı. Ege Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKAM) Müdürü Prof. Dr. Nurselen Toygar, İzmir’deki tüm kadın kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında, yüksek öğretimde türban yasağının kaldırılmasını protesto etti. Türban yasağının kamuda ve yüksek öğretim dışındaki eğitim kurumlarında da kabul edilebileceğini öne süren Prof. Dr. Toygar, şu mesajı verdi: "En büyük tehlike budur. Bu tehlike de uzak değildir. Türban, kutsal bir simge olarak kullanılmaktadır."

MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI

Prof. Dr. Toygar, "Bizler kadını kafes arkasından çıkaran, ülkeyi dinin bağnazlığından, geri kalmışlığından, hurafelerden kurtaran, eğitimde, ekonomide, hukukta, çağdaş ülkelerle yarışma kulvarına sokan, cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkan neferler olarak tepkimizi sördüreceğiz" dedi. Prof Dr. Toygar, 6 Şubat’ta TBMM’de anayasa değişikliğinin oylanacağını hatırlatarak, milletvekillerine de şöyle seslendi. "Oyunuzu kullanırken Meclis’e milletimizin vekili olarak gittiğinizi, görevinizin onları temsil etmek olduğunu hiç unutmayın." Öte yandan Kadın Kuruluşları Derneği üyeleri "Türbana verdiğiniz desteği kınıyoruz" yazılı siyah çelengi MHP İzmir İl Başkanlığının bulunduğu Simsaroğlu İş merkezi’nin önüne bırakarak MHP’nin üniversitelerde türbanı serbest bırakacak Anayasa değişikliği tasarısına destek vermesine tepki gösterdi.

MHP BİNASI ÖNÜNE ÇELENK

Daha sonra İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun makamına çıkan dernek üyeleri Dervişoğlu ile tartıştı. Dervişoğlu, "Koyduğunuz çelengi oradan alın" dedi, kadınlar partiyi terketti. İzmir Kadın Kuruluşları Derneği üyesi bir grup kadın MHP’nin türbanı üniversitelerde serbest bırakacak Anayasa değişikliği tasarısına destek vermesini protesto etmek için Çankaya’da bulunan MHP İzmir İl Başkanlığının önüne "Türbana verdiğiniz desteği kınıyoruz" yazan siyah çelenk bıraktı. Dernek adına konuşan Gülsen Özkan, İzmir’in kadınları olarak MHP’yi kınamak üzere çelenk bıraktıklarını ve yarın yapılcak oylamada MHP’nin başını öne eğerek duyarlı davranacağını umduklarını söyledi. Basın açıklaması sonrası MHP İzmir İl Başkanı Yardımcı Emre Eryıldıran, kadınları parti binasına davet etti. Dervişoğlu’nun makamına çıkan dernek üyeleri Dervişoğlu ile tartıştı. Dervişoğlu, MHP’nin siyah çelenk bırakılarak protesto edilmeyi hak etmediğini söyledi. MHP’nin 20 yıldır başörtüsü konusunda aynı politikayı izlediğini belirten Dervişoğlu, başörtüsü yasağı çıktığı günden beri karşı olduğuna ve yasak çıktığında böşörtülü kızların içinde tarikatçı ve cemaatçi kızların olmadığını ifade etti.

EGE 06/02/2008

06/02/2008

Siyonist oyunu(1)

Taha Akyol’un son kitabının adı "Hangi Atatürk?". Kitaba ismini veren bu soruyu MHP’ye muhalefet eden iyi niyetli ancak safgil şekilde tuzağa düşen yurtseverlere sormak gerekiyor. Büyük Atatürk’ün askeri ve siyasi bir deha olduğunu ona en büyük düşmanlığı besleyenler dahi kabul ediyor. Atatürk’ün temel bir siyasi duruşu vardır. Her eylemi ve siyasi tavrı Türk miletinin üstün menfaati için gösterirdi.

 
MHP’nin çok eleştirilen AKP ile başörtüsü konusundaki uzlaşısı da Atatürk’ün siyaset anlayışının tipik bir tezahürüdür. Bunu görmek aslında kolaydır ama bugün Atatürk adına MHP’yi eleştirenler ABD’ye ve Siyonizme hizmet ettiklerini maalesef göremiyorlar.

 
ABD bugün defalarca ifade ettiğimiz gibi Hıristiyan-Musevi kardeşliğini güden sapkın bir tarikat mensuplarınca idare ediliyor. Kendilerini Evangalist diye tanımlayan bu gurup, aslında çeşitli Mason örgütlerinin kontrolünde yükselen Amerikalı siyasetçilerden oluşuyor. Nihai olarak Siyonizme hizmet etmek için basamakları atlayan bu siyasilere klasik Siyonist siyaseti öğretildi. Zamanla bu siyaset ABD’nin de dış siyasetinin temelini oluşturdu.

 
Nedir bu siyaset? Düşmanın kendi silahı ile vurulması, yandaş "düşman idareler" kurulması, yandaş idarenin hiçbir zaman alternatifi olamayacak kontrollü muhalefetinin yaratılması, siyasetin ekonomik araçlar, medya ve sivil toplum kuruluşlarınca ele geçirilmesi. Böylece hedefe içten sızmak ve amaca ulaşmak çok kolay hale gelir. Siyonist Soroz’un koordinesindeki Turuncu devrimlerin hepsi bu stratejinin ürünüdür.
Bu şablona AKP ve CHP tıpa tıp uymaktadır. Başörtüsü meselesi bu siyasetin ülkemizde uygulanmasının kuvvetli örneklerinden biridir. Dikkat edin başörtüsü açılımı ile MHP, iktidar partisi AKP’nin iktidarı tayin eden muhafazakar çoğunluğun desteğini aldığı ve mağduriyet siyasetini dayandırdığı elindeki en güçlü siyasi argümanı geçersiz hale getirdi.
Bu işten emin olun, en memnuniyetsiz olan AKP’dir. Şimdi AKP’yi kurtaracak muhalefeti kim yapıyor? Elbette CHP, ancak bu defa sorun ciddi zira eğilmez, bükülmez, katıksız milli bir duruşu benimseyen ve gerçek Atatürkçü siyasetin temsilcisi MHP insiyatifi ele geçirdi. Bu nedenle "Ilımlı İslam" aslında "Amerikan usulü İslam" daha da doğrusu "Siyonist usulü İslam" rejimini kurtaracak ve AKP’ye can suyu verecek muhalefet tam bir şiddetle başladı.

 
Amerikan siyasetinin yani Siyonist siyasetinin gönüllü işbirlikçisi TÜSİAD etkin pişmanlıkta sustu, 301’de sustu, Vakıflar yasasında sustu, Anayasa değişikliğinde sustu ve Atatürk’ü unuttu. AKP’nin elindeki oyuncağı MHP alınca Atatürk adına MHP’ye yüklenmeye başladı. Yine ülke soyulurken, terör belasında kavrulurken susan Masonik örgütler Türk Lionslar ve Rotaryanlar bir anda sağlığında teşkilatlarını kapatan Atatürk adına MHP’ye muhalefet etmeye başladılar.

 
Bu MHP’nin ne kadar doğru bir iş yaptığını gösteriyor aslında. Millet ile Atatürk arasına örülen duvarları yıktı MHP. Gelelim kontrollü muhalefet CHP’ye; Atatürkçülüğü kimseye kaptırmayan CHP savunduğu Atatürk’ün AKP’yi yaratan dış egemen etkenlerin topluma anlattığı Türk milletinden koparılmış asılsız Atatürkçü muhalefeti güttüğünü anlayamıyor.

 
MHP’yi Atatürkçü olmamakla itham edenlere özellikle CHP’lilere küçük bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, Cumhuriyet ve Atatürk’ün manevi mirasına ve değerlerine yönelik eylemlerde isimleri kamunun önüne gelen Prof. Atilla Yayla’nın, Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın, AKP’nin Anayasa Bilim Kurulu’nun ve daha birçok örnek ismin bu eylemleri ile ilgili kavuşturulmasını, ceza almasını ısrarlı hukuki takip ile sağlayanlar kimlerdir? Bu dosyalara bakarsanız buradaki şikayetçilerin tamamının İzmir MHP teşkilatından olduğunu görürsünüz.

 
Bu nedenler ile Atatürk’ü milletin kalbinde yeniden kuvvetle nakış eden MHP ve Bahçeli’yi Atatürkçü olmamakla, Cumhuriyet’e ihanet ile suçlamak ancak bu eleştiriyi yönetenlere Siyonistlerin verdiği örtülü aklın sonucudur. "Türk’ün fendi Siyonist usulü İslam hayalini yendi" belirlemesini CHP odaklı kontrol altındaki muhalefete bildirmeyi görev sayıyorum.

 
Belki uyanırlar ve gerçek Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü görürler diye...
06/02/2008

EGE'DEKİ ÇEŞİTLİ İL VE İLÇELERDE TÜRBAN'IN SERBEST BIRAKILMASI PROTESTO EDİLDİ
Kadınlar 'siyah çelenk' koydu, Dervişoğlu kızdı

MHP'nin türban desteğini eleştiren kadınlar İzmir İl Başkanlığı önünde protesto yaptı, İl Başkanı ile tartıştı

TAYFUN KELEŞ (HABER MERKEZİ)

İzmir'de türbanın üniversitelerde serbest bırakılması için Anayasa değişikliği yapılması çalışmalarına karşı dün çeşitli tepki eylemleri gerçekleştirilirken MHP İl Başkanlığı'nda da konuyla ilgili sert bir tartışma yaşandı.
İzmir Kadın Kuruluşları Birliği üyesi yaklaşın 15 kadın, konuyla ilgili Ege Üniversitesi'nde düzenlenen basın toplantısının ardından Anayasa değişiklik tasarısına destek veren MHP'yi protesto etmek için dün Basmane'de bulunan parti il binasına gelerek siyah çelenk bıraktı.
Eylemin ardından parti yöneticilerinin kadınları il binasına davet etti ve MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile kadınlar arasında sert türban tartışmaları yaşandı. İl Başkanı Dervişoğlu'nun odasında gerçekleşen tartışmada taraflar birbirlerini sert sözlerle eleştirdi.

Ders vermeyin
Birlik Yönetim Kurulu üyesi Gülsen Özkan'ın Dervişoğlu'na, "Biz sizin türban konusunda genel merkezinizden farklı düşündüğünüzü laik ve Atatürkçü olduğunuzu biliyoruz" demesi üzerine İl Başkanı Dervişoğlu kadın temsilcilere sert tepki gösterdi. Genel merkezlerinin almış olduğu kararları desteklediklerini ve aynı fikirde olduklarını vurgulayan Dervişoğlu, "Hiç kimse bizlerin laikliğimizi ve Atatürkçülüğümüzü sınayamaz. Siz, benden daha fazla mı laiksiniz? Atatürkçülüğü ve laikliği sizlerden mi öğreneceğiz" diye konuştu.

Çiçek getirin
Başörtüsü ile üniversiteye girilmesini laikliğe yönelik bir tehtit olarak görmediklerini ifade eden Dervişoğlu, tam tersine yasakların bazı kesimlerin işine yaradığını, bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün geçmişte kapatılan Refah Partisi lideri Necmettin Erbakın'ın bu tür konuların istismarı sayesinde makam sahibi olduğunu iddia etti.
Dervişoğlu, "Öncelikle siz benim partimin önüne çelenk bırakmak yerine bir buket çiçek alıp gelseydiniz münasebetimiz daha farklı olurdu. Yaptığınız bu protesto biçimini doğru bulmuyorum. Ben bu konularda sizinle aynı fikirde olmak zorunda değilim. Kişisel ve parti olarak da bu yasağa dün olduğu gibi bugün de karşıyız. Toplum bu türden yasaklarla dikey olarak kutuplaşmaktadır. Ayrıca MHP kimseden laiklik dersi almaz. Bu ülkede yaşayan başörtülü kadınlarla ne derdiniz var?" dedi.

Karşılıklı restleşme
Dervişoğlu'nun bu sözleri üzerine ise, Gülsen Özkan İzmir'de bulunan kadın kuruluşlarının artık MHP'ye desteğini keseceğini bundan böyle hiçbir konuda ortak hareket etmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine Dervişoğlu, "Şimdiye kadar kadın kuruluşlarından ne destek gördük ki? Bize hiçbir faydanız dokunmuyor zaten" diye karşılık verdi.
Dervişoğlu'nun sözlerinin ardından konuşan protestocu kadınlar, Dervişoğlu'nun üslubunun doğru olmadığını kendilerine konuşmak için fırsat vermediğini adeta azarlandıklarını ifade ettiler.
Bundan böyle kesinlikle MHP'ye destek vermeyeceklerini belirten kadınlar, "Artık MHP'ye oy yok. MHP bundan böyle İzmirli aydınları unutsun. Kadınları da kimse siyasi malzeme olarak kullanmasın" diye konuştular. Kadınlar, parti çıkışında da MHP'ye yönelik hiçbir konuda destek vermeyeceklerini tekrarladı.

05/02/2008

02/02/2008

Neden olmasın?

MHP’nin İzmir teşkilatı yerel seçimlerde iddialı. Büyükşehir Belediye Başkan adayı Musavvat Dervişoğlu sloganını hazırlamış bile. "İzmir isterse olur?" Doğrusu akılcı bir slogan.
İktidar partisinin yapılacak yerel seçimlerde bugün için favori olduğu genel bir kanaat olarak oluşturuldu. Siyasetin gerçekleri ile bu oluşan kanaat pek örtüşmüyor. Zira siyasi dinamik ve tercihler bir gecede tepe taklak olabilir. Geçmiş tecrübeler onlarca örnek ile dolu.Önümüzdeki süreçte AKP’de adaylık beklentisi olan birçok kişinin transferini görmemiz olasıdır. AKP yerel seçimlerde çok iddialı görünüyor. Kişisel kanaatim bu seçimleri Haziran 2008 ile Eylül 2008 arasında yaparsa avantajlıdır. Fakat bu tarihler geçilirse iktidar olma avantajını kaybedebilme olasılığının işaretleri görünmektedir. ABD kaynaklı ekonomik krizin Türkiye’yi sert bir şekilde etkileme olasılığı çok yüksektir.
Anavatan Partisi ana muhalefet SHP ve yavru muhalefet DYP’ye kaybettiği 1989 yerel seçimlerinde şimdi AKP’nin olduğu gibi favori girmişti. Fakat seçimleri erkene almayarak toplum üzerinde oluşan ekonomik yükün altında parti olarak kaldı. Ardından yapılan genel seçimleri de kaybetti.İzmir’de AKP Milletvekili Erdal Kalkan’ın bizzat genel Başkan ve Başbakan Erdoğan tarafından bu seçimler ile ilgili görevlendirildiği konuşuluyor. Bornova’da ise Cengiz Bulut ismine muhalefet olduğu biliniyor. Fakat Bulut da diğer aday adayları arasında seçimi alabilecek bir aday olarak öne çıkıyor.Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy’un ise gönlünden geçen Büyükşehir adaylığının zor olduğu ortak bir kanaat olarak ifade ediliyor. AKP’den güç alacak ve kişisel popülerlikleri ile güç verecek adayların heyecanlı bekleyişleri sürüyor. Fakat bu adaylara Işılay Saygın örneğini unutmamalarını da hatırlatmak gerekiyor.Aynı oyunu başka partilerden aday olmalarını engellemek için Ahmet Sarışın ile Cengiz Bulut’a oynanması olasılığı da kulislerde ciddi şekilde konuşuluyor. Mesela Genç Parti’den geçen defa Bornova Belediye Başkan adayı olan Cengiz Bulut hala son dönemeçte Genç Parti’nin uğradığı prestij kaybı ile seçimi kaybettiğini unutamıyor. Benzer durumun AK Parti için oluşmamasına dikkat ediyorlar.
Elbette CHP ve AKP’liler bu seçimin iki parti arasında olacağı savını kamuoyuna dikte ettirmeye çalışıyorlar. Oysa MHP, TBMM’de elde ettiği fiili alternatif olma halini yerel seçimlere de taşıma iddiasında kararlı görünüyor. MHP’nin İzmir seçimlerinde başarılı olma iddiası kararlı şekilde devam ediyor. Olası ekonomik kriz bugün için sürpriz görünen MHP’yi bir anda seçimlerin en favori partisi haline getirme olasılığı yüksektir. İzmir seçmenine "İzmir isterse olur" diyen MHP adayı İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na İzmir’in yanıtı şimdiden belirmeye başladı:
Neden olmasın?
01/02/2008

01/02/2008

01/02/2008

01/02/2008

01/02/2008

ZAMAN01/02/2008

30/01/2008

29/01/2008

29/01/2008

EGE 28/01/2008

28/01/2008

28/01/2008

28/01/2008

28/01/2008

EGE 25/01/2008

25/01/2008

25/01/2008

23/01/2008

23/01/2008

19/01/2008

19/01/2008

19/01/2008

EGE 19/01/2008

Türban konusunda sürpriz bir çıkış yapan MHP, AKP'nin tavrının netleştirmesini bekliyor. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, türban konusunda MHP'nin tavrını net olarak ortaya koyduğunu belirtti. Vural şöyle konuştu: "Biz, bir sorunun çözümü için ilk adımı attık. Artık AKP'nin kendi cümlesini kurmasını bekliyoruz. Şimdiye kadar bir temasımız olmadı. Öyle bir beklenti ve arayışımız da yok. Anayasayı değiştirecek çoğunluğa yakın parti AKP'dir. Bize bir çözüm, alternatif getirmiş değiller."
Vural, MHP'nin önerisinin sorunu çözmeyeceğini dile getiren anayasa profesörü Ergun Özbudun'a, "AKP'den ısmarlama anayasa ihalesi alan hocamız, siyasi tavırla çıkış yapmasın. Önerimizde sorun yok" karşılığını verdi.
 

'Oyuncağı aldık'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay da AKP'nin elinden oyuncaklarını aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
"AKP, türbanın potansiyel sorun olarak kalmasını istiyordu. 2009 yerel seçimine yakın Anayasa değişikliklerini gündeme getirip, 'Efendim türban meselesini Anayasa'da çözüyoruz. Türban sorununun çözülmesini isteyenler, istemeyenler' diyeceklerdi. Böylece siyasi rant elde edeceklerdi. Ayrıca PKK'nın ana dilde eğitim gibi siyasi istekleri var. Anayasa değişikliklerinde bunlara cevap verecek esneklik getirmeyi planlıyorlar. Türban tartışması ile bunları gözden kaçıracaklardı. PKK'nın isteklerinin yer aldığı anayasa paketini, türbana sararak geçireceklerdi."
 

1999'dan beri...

Devlet Bahçeli'nin türban açılımı üzerinde 1999'dan beri çalıştığı, 2002'de hukukçular ve kurmaylarıyla belirlediği, "Sorunu zamana bırakmak ve kamu hizmeti verenler ile kamu hizmeti alanlar ayrımı yapmak" görüşünü kamuoyuna açıkladığı ortaya çıktı. 5 Eylül 1999'daki TBMM grup konuşmasında, "Başörtüsü sorununu bir başka soruna yol açmadan, kırmadan, dökmeden çözmek önemli" diyen Bahçeli, 5 Kasım 2000'deki MHP 6. Büyük Kurultayı'nda sorunun sağlıklı çözülmesi için parti olarak taşın altına ellerini koyabileceklerini ifade etti.
Bahçeli, hukukçu kurmaylarıyla yaptığı periyodik çalışmalarında sıkıntıyı en çok üniversite öğrencileri gibi hizmet alanların çektiği tespitini yaparak, "O zaman hizmet alanlar ve hizmet verenler ayrımı yaparak sorun çözülebilir" kanaatine ulaştı.
Bahçeli, bu görüşü 2002'de kamuoyuna açıkladı. MHP Başkanlık Divanı'nı önceki sabah toplayan Bahçeli, türban konusunu kurmaylarıyla tartışırken Erdoğan'ın tavrından yakındı. Bahçeli, "Başbakan oturup konuşuyor, 'Bir cümle yeter' diyor. Sanki herşey o anda başladı. Milat gibi algılanıyor. Oysa ben 5-6 sene evvel sorunun çözüm yolunu göstermiştim" dedi.

EGE 19/01/2008

MHP İl Başkanı Dervişoğlu:

AKP’ye bir Mustafa Kemal tokadı patlatalım

MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yerel seçimlerde muhalefet partilerinin AKP’ye karşı ittifak yapacağı haberlerine tepki gösterdi. MHP’nin seçimlere kendi adaylarıyla gireceğinin altını çizen Dervişoğlu, şöyle dedi: ''Aksini söylemek masum yalandan öte alçakça bir iftiradır. Büyükşehir’e adaylığımı bir kez daha ilan ediyorum. Gelin, seçimlerde kibir yüklü AKP’ye hep birlikte Mustafa Kemal tokadı patlatalım.''

19/01/2008

AKP ile seçim ittifakı yok

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 2009 yılındaki yerel seçimlerde AKP'ye karşı diğer partilerle ittifak yapacağı yönündeki haberlere sert tepki gösterdi. Sözlerine, 'spekülatif haberlerle ilgili görüşlerimi açıklamak üzere basın toplantısı düzenledim' diyerek başlayan İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Yerel seçimlere yaklaştığımız şu günlerde yeni siyasi manevralar ve sosyal gerginlik senaryolarıyla karşı karşıyayız. Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, gündemi meşgul eden yığınla gereksiz tartışmaya bir de aşağılık iftiralar eklenmeye başlamıştır.

MHP'nin aday çıkarmayarak başka partilerle ittifak yapacağı söyleminde bulunmak, masum bir yalan olmaktan öte alçakça bir iftiradır"dedi.
Bazı gazetelerde "Yerel seçimde AKP'ye karşı ittifak arayışı" başlığıyla haberler yayınlandığına dikkat çeken İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP'nin de bu kapsamda pazarlıklarla kendi adayları yerine diğer adayları destekleyeceği izleniminin verildiğini söyledi. MHP'nin yerel seçimlere kesinlikle kendi adaylarıyla gireceğinin altını çizen Dervişoğlu, aksini iddia etmenin kendilerine hakaret olacağını kaydetti. Satacak şeyi olmayanların pazarlıklarının da olmayacağının ifade eden Dervişoğlu, "Yalan yanlış haberlerle emeklerimizi ve alın terimizi çalmaya kalkışanlar asla cezasız kalmayacaktır. İftira attıkları ve zarar vermeye kalkıştıkları yerin MHP olduğunu gözden uzak tutanlar bunun bedelini ödeyeceklerini akıldan uzak tutmasınlar.

Gerekirse milyonlarca bildiri dağıtmak suretiyle halka şikayet edileceklerinden ve hatta gazetelerine karşı boykot uygulaması dahil her yöntemin kullanılacağından emin olmalıdırlar. Şimdilik uydurdukları yalanı ve attıkları iftirayı düzeltmelerini bekliyoruz"şeklinde konuştu.
22 Temmuz Genel seçimleri sonrası İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ilk defa aday olduğunu yine kendisinin açıkladığını ifade eden Müsavat Dervişoğlu, "Ben 22 Temmuz seçimlerinden sonra adaylığını açıklayan kişiyim. Mücadeleden kaçtığımızı ya da bir beşeri değer için kendimizi sattığımızı söyleyen varsa yiğitçe karşımıza geçsin. Buradan ilan ediyorum İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adayım" diye konuştu.

17/01/2008

siyasetten
 

Karşıyaka MHP'de kadın aday

Müsavat Dervişoğlu, MHP İzmir İl Başkanı.
Dervişoğlu, ufukta yerel seçimlerin göründüğü bir ortamda kendini gösterdi ve :" Erkenden ortaya çıkıp yıpranmaktan çekinmiyorum" diye başladı ve ekledi:
" İzmir için herşey feda olsun..."
Dervişoğlu'nunhedefinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı var.
Bu çıkışa, genç bir kadının sesi Karşıyaka'dan katıldı.
"Bu yarışta ben de varım..."
Bu sesin sahibi de avukat Ayla Ergüven Ülük'ten başkası değildi.
Ayla Ergüven Ülük, İzmir siyasetinin renkli isimlerinden Tarcan Ülük'ün eşidir.
Genç avukat Karşıyaka'da doğup büyümüş bir taze siyasetçi. Baba Muharrem Ergüven Karşıyaka'nın hatırlı işadamlarından biri, abla Hatıce Ergüven doktor. Bir başka abla da Aysun Köylü özel sektörde bir firmanın üst yönetiminde.
***
Ayla Ergüven Ülük "Adaylığım kesinleşirse kazanırım" diyor ve devam ediyor:
"Karşıyaka'nın dinamik bir başkana ihtiyacı var."
 

16/01/2008

Eğer itirazı varsa AİHM’e başvursun

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Ykr’lik manevi tazminata mahkum edilmesiyle ilgili söylediği sözleri eleştirerek, "Başbakan, haksız yere mahkum edildiğini düşünüyorsa, bu konuda AİHM’e bireysel başvuru yolunu değerlendirsin" dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, 22 Temmuz seçimlerinin üzerinden 6 aya yakın bir sürenin geçtiğini, bu süre içinde yaşanan tehlikeli gelişmelerin, Türkiye’yi çok zor ve karanlık günlerin beklediğini gösterdiğini söyledi. "Bu karanlık Türkiye manzarası, akıl, insaf ve siyasi ahlak sahibi hiçbir kimsenin inkar edemeyeceği acı bir gerçektir. Ancak bunun tek istisnası bu karanlık tablonun mimarı olan Başbakan Erdoğan ve hükümetidir" diyen Bahçeli, Erdoğan’ın, başkalarını suçlayarak bu konudaki tarihi sorumluluğundan kurtulabilmek için nafile çırpınışlar içine girdiğini öne sürdü.

15/01/2008

15/01/2008

İzmir seçimini aday belirleyecek

Yerel seçimlere 14 ay var. Aday adayları hala ortada yok.
Nedeni de çok klasik: Adı erken konuşulan aday adayları yıpranır, şansı azalır...
Yani bir aday adayı düşünün ki, "Şimdi ortaya çıkarsam yıpranırım, rakiplerim beni hırpalar" diye çekiniyor.
Ne diyor daha seçimlere 1.5 kala Büyükşehir için adaylığını açıklayan MHP İzmir İl Başkanı Müsavvat Dervişoğlu: "İzmir için, yıpranmaktan, hırpalanmaktan ve yargılanmaktan korkmuyorum. Hodri meydan..."
Konak Belediye Başkanlığı için aday olduğunu aylar önce açıklayan Ahmet Sarışın ve bir kaç gün önce "yine adayım" diyen Muzaffer Tunçağ'ı da gönülden kutluyorum.
"İşte buradayız. Ne biliyorsanız konuşun" diyorlar.Geçmişinden korkanlar, ne şimdi ne de seçime çok az kala aday olmasınlar. Onlar, sığındıkları köşelerinde korkularıyla yaşasınlar.İzmirliler, kendine güvenen, geçmişi karanlık olmayan, bildiği, inandığı, sevdiği adayları görmek istiyor.Eğer siz de kendinizi böyle görüyorsanız beklemeyin.
Şimdiden, aday adayı olduğunuzu açıklayın.Öyle, "Parti tabanından işaret bekliyorum" gibi kaçamak yanıtların arkasına sığınmayın.

12/01/2008

CHP, AKP ve MHP’nin seçim şansı

Sonar bir anket yayınladı. Yeni polemikler yarattı. Ankete göre İzmir’de yerel seçim yarışı CHP ve AKP arasında geçecek. Sizin ve bizim yerimize Sonar anketi kararını vermiş. Seçim sizin; kırk katır mı kırk satır mı? Dilediğinizi seçin(!)
 
ABD ile İsrail Büyük Ortadoğu projesi kapsamındaki ülkelerde standart, ortak bir siyaset mühendisliği yapıyorlar. Türkiye’nin bu tezgâha gelmemesi için çırpınan yurtseverler maalesef sonuç alamıyorlar. Bir komplo teorisi diye gülüp geçenlere rağmen sahnedeki oyunu hatırlatalım. Nedir? Önce kamuoyu yaratmak için seçimin muhtemel favorileri işaret edilir, medya desteği ve sermaye gücü ile tahterevalli partiler öne çıkartılır. Kazanacak siyasi kadro anketler ile desteklenir. Tahterevallinin diğer tarafı kötülenerek muhalifler kontrollü bir zeminde tutulur. Sonuç: kesin bir zaferdir. İşi sağlama bağlamak için bilgisayar programı destekli küçük seçim hileleri de yedekte tutulur.
 
Yerel seçimler öne alınıyor. AKP hazırlıklara başladı. Haksız da sayılmaz zira konjonktür AKP’den yana. İzmir yerel iktidarı AKP’nin en baş hedefi… AKP hedefe doğru emin adımlar ile yürüyor. Tek rakibi MHP... Yanlış okumadınız tek rakibi CHP değil MHP. Neden mi? CHP’nin AKP’ye rakip olduğu her yarışın mutlak galibi AKP’dir. Eğer yerel seçimler iki alternatifli olursa DP, Anavatan, SP, BBP, ÖDP, kararsızlar ve hatta MHP’liler ile CHP’den umudunu kesen CHP’liler oylarını AKP adayına verir.Böyle bir durumda seçimin galibi açık ara farkla AKP olur. İyi mi olur? Kişisel görüşüm kötü olur ancak dost acı söyler, olası tablo böyle şekilleniyor.  Elbette tüm bu tespitler muhtemel ve ilan edilecek adayların kişisel etkileri gözetilmeden sadece partilerin durumu ile yapılan yorumlardır. Yerel seçimlerde elbette adayın kişisel etkisi sonuca çok önemli etki yapabilmektedir. Fakat ortada bir durum tespiti var. CHP "kimi aday gösterirsem kazanır" rahatlığı ile hareket etmektedir ve koşar adımlar ile seçimleri kaybetme yolundadır. Güncel üç yorum ile durumu somutlaştıralım. Mesela Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu yeniden aday yapmak için çalışan güçlü bir lobi var. Böyle bir halde CHP bu seçimi mutlak surette kaybedecektir. AKP’nin adayı olması kuvvetle muhtemel Ahmet Sarışın karşısında da Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ’ın seçim kazanma şansı yoktur. AKP Bornova’da Cengiz Bulut’u aday gösterecek gibi görünüyor ki Bulut Bornova’yı rahatlıkla kazanabilecek bir isimdir.
Peki, bu plan AKP için böyle tıkır tıkır işlemeye devam eder mi? İşte bu sorunun yanıtı MHP’nin performansı ile bulunacaktır. Yerel seçimlerde MHP güçlü bir kadro ile gündeme gelebilirse bu planı bozabilecek İzmir’de ki tek partidir. İzmir artık MHP ve Dr. Devlet Bahçeli’nin gerçek, samimi, ulusu düşünen ve Atatürkçü bir parti olduğunun farkına vardı. Eski ön yargılar yıkıldı. İzmirli siyasetin merkezinin Cumhuriyetçi, milliyetçi kadrolar tarafından temsil edilmesi gerekliliğini görüyor. CHP bu talebe yanıt vermekten uzak görünüyor. Seçimi MHP’nin alabileceği genel bir kanaat olarak kabul edildiği anda sosyal demokratlar, DP’liler, Anavanlılar, SP’liler ve kararsızların büyük çoğunluğu AKP karşısında MHP’ye oy verirler. Ancak CHP’ye asla…
 
MHP seçimin iddialı partisi olabilir mi? Zaten bu yerel seçimin iddialı partisidir MHP ancak bu gerçeğin yerel yazılı ve görsel medya ve kent kanaat önderlerince destek anlamında olmasa dahi hakkaniyetli bir yarış için kabul edilip kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Bu paylaşım henüz neden yapılamıyor? AKP iktidarından baskı görme korkusu, elbette böyle bir baskının olmama olasılığı yüksek ancak iktidara şirin görünmek konusunda gönüllü olarak muhaliflere de "baskı var üzerimizde" diyen çıkarcılar her devirde vardır, bir de MHP’nin çıkar odakları ile uzlaşmaya niyetli olmayan kararlı tavrı bu paylaşımın oluşmasını engelliyor. Yine de MHP’nin çok ciddi şansı var. Zira sorunsuz, çalışkan ve birbirine kenetlenmiş bir teşkilatı bulunuyor. Bu teşkilatın başında da yakın zamanlardaki siyasetçiler içinde eşine rastlanmayacak hitabet kabiliyeti, ikna kabiliyeti olan ve çalışkanlığı ile öne çıkan Musavat Dervişoğlu gibi lider bir il başkanı var. Aynı zamanda da Büyükşehir Belediye Başkan adayı… Musavat Dervişoğlu liderliğinde MHP İzmir’de genel seçimlerde oyunu ikiye katladı. Aynı başarıyı yerel seçimlerde gösterecek kadroyu kurar ve performansı gösterirse AKP’nin İzmir’e ezberlettiği senaryo bozulur.
 
Özet ile: Yeni dönem de İzmir’de ya AKP’li ya da MHP’li bir yerel yönetim olacak. CHP’ye ne olacak? CHP; AKP’nin genel ve yerel iktidarını sürdürmesi için görünüşteki muhalefetini yapmaya devam edecek.
12/01/2008

İzmir kazanacak

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy’un verdiği davette kutladık. Güzel ve eğlenceli bir akşamdı. Bir ara Başkan Şeboy, mikrofonu eline alıp “Dönülmez akşamın ufkundayım” şarkısını söylemeye başlayınca aklıma 2009’da yapılması gereken ama muhtemelen 2008 yılına çekilecek olan yerel seçimler geldi. Biliyorsunuz Cemil Şeboy, hedefinin Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğunu ve partisi görev verirse bu görevi layıkıyla yerine getireceğini her fırsatta dile getiriyor. MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu da “İzmir isterse olur” diyerek çoktan yola çıktı bile. Düşünsenize bu yarışa CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, İTO Başkanı Ekrem Demirtaş ve başkanlık koltuğunun şu anki sahibi Aziz Kocaoğlu’nun da katıldığını.
 
Başkanlığın verdiği güçle (hangi partiden olduğu bilinmez) yarışa asılacak olan Aziz Kocaoğlu, bence 22 Temmuz seçimlerinde CHP’yi İzmir’de muhtemel bir hezimetten kurtaran ve arkasında büyük bir esnaf gücünü toplayan Mehmet Ali Susam, yaptığı çalışmalarla her dönem İzmir’in en önemli isimlerinden biri olan ve her siyasi partiden davet alabilecek konumdaki Ekrem Demirtaş, Buca’da yarattığı kent ile herkesin beğenisi toplayan ve içinde bulunduğu farklı siyasi yapıların hepsinde sivrilen, AKP iktidarının İzmir’deki en önemli belediye başkanı olma özelliği ile Cemil Şeboy, sağ kulvarda iktidara karşı ayakta duran tek parti özelliği ile MHP’nin İzmir’deki etkili ismi Musavat Dervişoğlu.
 
Adaylık sürecinde dillerde dolaşan bu isimlere bakıldığında İzmir’de gerçekten kıran kırana bir seçim yaşanacağı ortada. Bir gazeteci olarak baktığımda bizim için de çok hareketli günler olacak.
Bu kadar iddialı isimler yarışın içinde olunca hedeflerin de büyük olması kaçınılmaz.
 
Birileri kaybedecek ama, İzmir kazanacak.
EGE 12/01/2008

Havamızın durumu Meclis‘te

MHP Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, İzmir’de yaşanan hava kirliliğini TBMM gündemine taşıdı. Tanrukulu, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, ''İzmir ve ilçelerinde artarak devam eden hava kirliliğinin nedenleri nelerdir? Sağlıklı yaşanabilir bir İzmir için projeleriniz var mı?'' diye sordu.

12/01/2008

MHP Sayıştay Başkanının Gezilerini Sordu

Sayıştay Başkanı Mehmet Damar'ın görev süresince yurtdışına yaptığı gezi ve aldığı harcırah CHP'den sonra MHP İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi tarafından da TBMM gündemine