|
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İZMİR İL
BAŞKANLIĞI BASIN ARŞİVİ |
|
31/12/2007
Yılın son günü bugün.
Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık.
2008’e umutla bakıyoruz.
Özellikle de EXPO 2015’e aday olan kentimiz için adeta
2008 bir dönüm yılı, kader yılı…
Öncelikli olarak EXPO’yu İzmir’e kazandırmaya çalışan herkesi kutluyor, başarılar diliyorum. Bu arada partiler arasında şöyle bir göz attığımda şu ana kadar EXPO için en çok çalışan İl Başkanı olarak MHP’li Musavat Dervişoğlu’nu görüyorum. Diğer il başkanlarının bu konudaki çalışmaları ya bana kadar ulaşmıyor ya da parti içi sıkıntılardan dolayı onlar bu konuya yeterince zaman bulamıyorlar diye düşünüyorum. 2008’in sağlık, bereket ve bolluk getirmesi dileğiyle…
İyi seneler…
|
|
29/12/2007
|
|
29/12/2007
|
|
29/12/2007
|
|
29/12/2007
|
|
|
TERCÜMAN 29/12/2007
|
|
28/12/2007
|
|
28/12/2007
|
|
28/12/2007
|
|
28/12/2007
|
|
25/12/2007
|
|
25/12/2007
|
|
25/12/2007
|
|
23/12/2007
|
|
EGE23/12/2007
|
|
23/12/2007
|
|
EGE19/12/2007
|
|
19/12/2007
|
|
19/12/2007
|
|
19/12/2007
|
|
EGE18/12/2007
|
|
18/12/2007
|
|
14/12/2007
|
|
EGE12/12/2007
MHP’nin kozu;
’Gavur İzmir’ sözü |
|
11/12/2007
|
|
|
Ben 2009 Mart’ında
yapılacak yerel seçimleri siyasette dönüm noktası olarak görüyorum.
AKP’nin kuruluşundan birkaç ay sonra tek başına iktidara gelmesi
başlangıçta birçok kişi için sürpriz oldu. Oysa AKP yeni bir hareket
değildi. |
|
11/12/2007
|
|
11/12/2007
|
|
11/12/2007
|
|
11/12/2007
|
|
10/12/2007
'İlk
kurşun'lu İzmir'de yağmurlu mitingte |
|
![]()
|
|
![]()
|
|
10/12/2007
"Türkiye tek yürek" mitinglerinin ilkini Gündoğdu Meydanı'nda yapan Bahçeli, "İzmir 15 Mayıs 1919'da milli mücadelenin fitilini ateşlemiştir. Bugün de aynı ortam var" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Gündoğdu Meydanı'nda partisinin düzenlediği mitingte terörle mücadele konusunda hükümeti eleştirdi. "Terk edilecek ilimiz, çizilecek sınırımız, bölünecek devletimiz, paylaşılacak insanımız yoktur" diyen Bahçeli, "Milletimiz hükümeten Irak'ta operasyon beklerken, Amerika Türkiye'de operasyon yapmaktadır. Yıllardır dile getirdiğimiz senaryo artık iyice belli olmaya başlamıştır" dedi. Tesadüf
değil
Teröristlere af Birleşme
zamanı
İlk kurşunu sıkan yürekler bu
meydanda |
|
![]()
|
|
![]()
|
|
10/12/2007
|
|
![]() |
|
10/12/2007
|
|
![]()
|
|
![]() |
|
EGE
07/12/2007
|
|
EGE07/12/2007
|
|
07/12/2007
|
|
07/12/2007
|
|
07/12/2007
MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural’ a göre iki parti de PKK
konusunda rekabet içinde
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Milletvekili Oktay Vural
partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda Pazar günü gerçekleştirilecek
mitingle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. İl Başkanı
Müsavat Dervişoğlu ile birlikte Gündoğdu meydanında düzenlenecek
miting hakkında değerlendirmeler yapan Vural konuşmasında AKP’ye
yüklendi. İktidar partisi ile Demokratik Toplum Partisi (DTP)
arasında fark olmadığını iddia eden Vural, bu benzerliğin
Türkiye’nin geleceğini tehdit eden bir rekabeti de ortaya
çıkardığını savundu. Vural, “DTP ile AKP arasında ki bu rekabet
PKK’nın siyasallaşması konusundadır. Oy uğruna Türkiye’nin
geleceğini tehlikeye atanlar ancak şunu unutmamalılar ki
ihanetle gelen rekabet hayırlı değildir” dedi.
Baskı altına alıyorlar
ATV-Sabah Medya grubunun satışına da değinen Vural, iktidarının
Türk medyasını teslim almaya çalıştığını iddia etti. Tek
firmanın katıldığı ihalenin iptal edilmesi gerektiğini savunan
MHP Gurup Başkan Vekili Vural, “İhaleye katılan firmalar ihale
gününden önce ayrılıyor. İhaleye tek firma giriyor. Giren
firmanın genel müdürü Başbakan’ın damadı. Bu nasıl ihale?
Geçtiğimiz günlerde üçüncü nesil GSM ihalesi yapıldı. İhaleyi
alan firma ihale bedelinin üstünde fiyat vermesine rağmen ihale
iftal edildi. Bu karar neden bu ihalede verilmedi. AKP iktidarı
medyayı baskı altıda tuturak halkın bilgi kaynaklarını
kurumsallaştırmak istiyor” diye konuştu. Vural, satışın ardından
yerel medyanın öneminin bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı
ve şöyle devam etti.
Alternatif biziz
İzmir halkının kadirşinas bir yapıya sahip olduğunu ve yapılan
hizmetlerin karşılığını her zaman verdiğini de dile getiren MHP
Milletvekili Oktay Vural, “İzmir ne CHP’ye mahkum, ne de AKP’ye
mecburdur. AKP hükümet gücünü kullanarak CHP’yi zor durumda
bırakmaya çalışıyor. Böylece İzmir’i kendisine mecbur bırakmayı
amaçlıyor. Ama Milliyetçi Hareket Partisi üçünçü alternatif
olarak İzmir halkının karşısına çıkacak” dedi. Vural, 9 Aralık
günü Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirecekleri mitingin MHP’nin
İzmir’e verdiği önemin bir göstergesi olduğunu ifade ederek,
Pazar günü herkesi yürüğiyle meydana gelmeye çağırdı.
|
![]()
Kadınlar önde olacak...
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zerrin
Çalışkan Yöndem, partisince 9 Aralık’ta Gündoğdu Meydanı’nda
düzenlenecek “birlik, bütünlük, dayanışma ve kardeşlik” temalı
miting öncesi bir açıklama yaparak, “Türk İzmir’in yiğit
kadınlarını büyük bir kitle halinde, önsaflarda göreceğime
eminim.” dedi. Türkiye’de daima ilklere imza atmış güzel İzmir’in bu mitingte de bir ilke imza atarak, albayraklar altında toplanacağını, ‘Türkiye tek yürek’ sloganı atarak iktidara, ülkenin etrafını çevreleyen şer güçlerine, bölücülere ve eşkiyaya gerekli cevabı vereceğini belirten MHP İl Kadın Kolları Başkanı Zerrin Çalışkan Yöndem, “Yüreğinle gel!” çağrısı yaptıkları ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin katılacağı mitingte Türk İzmir’in yiğit, cesur Cumhuriyet kadınlarının mutlaka katılacağına ve büyük bir kitle halinde önsaflarda yer alacaklarına emin olduğunu da vurguladı.
|
07/12/2007
|
|
EGE
06/12/2007
|
|
06/12/2007
|
|
EGE06/12/2007
|
|
06/12/2007
|
|
06/12/2007
|
|
05/12/2007
|
|
![]()
|
|
05/12/2007
|
|
EGE
05/12/2007
|
|
05/12/2007
|
|
06/12/2007
|
|
03/12/2007
|
|
EGE
03/12/2007
|
|
![]()
|
|
03/12/2007
|
|
03/12/2007
|
|
03/12/2007
|
|
03/12/2007
|
|
02/12/2007
|
|
02/12/2007
|
|
02/12/2007
|
|
EGE01/12/2007
|
|
01/12/2007
MHP'nin çıkışı: Merkez sağın tek partisiyiz
Yerel Seçimler
ufukta tam anlamıyla görünmüş değil ama; ortada İzmir Büyükşehir
Belediye Başkanlığına resmen talip olan biri var: MHP İl Başkanı
Müsavat Dervişoğlu...
meydan okumaydı.
(Diyarbakır'ı nasıl alırsın, bilemem ama, İzmir'de rakibin benim.
Kolaysa gel de al) demek istedim." tek partisiyiz. Doğrusu merkezin ta kendisiyiz. Partilerin kaybetmiş birçok insan bugün MHP'de siyaset yapmak istiyor. O partilerin tabanlarından ciddi oy
geleceğini
umuyorum. Kaldı ki ben Demokrat, Laik ve Cumhuriyetçi, Atatürkçü bir
kimliği temsil ediyorum. " insanımız, terk edilecek ilimiz ve başkalarına çizdirilecek sınırımız olmadığını İzmir'den haykıracağız. Bu mitinge tüm İzmirliler'i bekliyoruz" |
|
EGE
01/12/2007
|
|
EGE
30/11/2007
|
|
30/11/2007
|
|
30/11/2007
|
|
30/11/2007
|
|
30/11/2007
|
|
EGE28/11/2007
|
|
28/11/2007
|
|
28/11/2007
|
|
27/11/2007
|
|
27/11/2007
|
|
27/11/2007
|
|
26/11/2007
|
|
26/11/2007
|
|
24/11/2007
|
|
EGE
24/11/2007
|
|
22/11/2007
Türkiye İzmir’de tek yürek olacak
|
|
22/11/2007
|
|
22/11/2007
|
|
EGE
16/11/2007
|
|
16/11/2007
|
|
16/11/2007
|
|
16/11/2007
|
|
EGE
15/11/2007
|
|
15/11/2007
|
|
15/11/2007
|
|
15/11/2007
|
|
12/11/2007
|
|
EGE
10/11/2007
|
|
10/11/2007
|
|
10/11/2007
|
|
09/11/2007
|
|
09/11/2007
“Atatürk yaşasa AKP’li olurdu” diyen Turgay Güney’e, yanıt gecikmedi" CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen İl Genel Meclisi Üyesi Turgay Güney’in rozet takma töreninde dile getirdiği “Atatürk yaşasa AKP’li olurdu” sözleri büyük yankı uyandırdı.
Dervişoğlu:
Atatürk’ü kullanamaz
MHP İl Başkanı: “Fikir namusunu kaybedenlerin, Büyük Önder
Atatürk’ü partilerine kaydetmeye kalkışmaları, siyasi
edepsizliktir.”
|
|
08/11/2007
|
|
08/11/2007
|
|
07/11/2007
|
|
01/11/2007
|
|
01/11/2007
Kim demiş MHP değişmez diye?
Ünlü filozofun da altını çizdiği gibi değişmeyen
tek şey değişimin kendisi.
Siyasetçilemiz de doğanın bu altın kurularına uyuyor.
Hem de baş döndüren bir hızla.
Laiklik, cumhuriyet, rejim, anayasa, Atatürk demeden
topyekun topa tutanlar ‘Değiştim, gömlek
değiştirdim’ diyor ve hoop başbakan,
cumhurbaşkanı oluveriyor. Değişim öyle hızlı yaşanıyor
ki en baba mücahitleri en kral müteahhide
çeviriyor.
Sağ değişir de sol durur mu? Solun umudu, yılların Deniz
Baykal’ı direksiyonu ‘sağ’a kıvırıyor. Bir dönem
kanlı bıçaklı olduğu partilerde ortaklık
hesapları kuruluyor ve gençliğinde ‘faşist’
yakıştırması yaptığı MHP’yi de gölgede bırakacak
milliyetçi bir çizgiye geliyor.
Tıpkı 68 kuşağı mensubu sosyalist gençliğin bugün vergi
rekortmeni kapitalistlere dönüştüğü gibi. Değişim,
dönüşüm sürüyor.
Türk siyasetinde yarım asırlık geleneği temsil eden
MHP’de de değişim rüzgarı esiyor. Geçmişte sağ-sol
olaylarındaki gerginliklerin bir tarafı olarak lanse
edilen MHP, Bahçeli’nin Genel Başkanlığı’nda tepeden
tırnağa değişiyor.
İzlediği katı milliyetçi siyasetle belirli bir oy
oranını geçemeyen MHP, artık Türkiye’de sosyal barışa
dönük önemli adımlar atıyor.
Önce vatan, sonra parti anlayışını
sözde değil özde benimsediğini her fırsatta yineleyen
Genel Başkan Bahçeli, DTP’liler tarafından uzatılan eli
sıkıp, Cumhurbaşkanı seçiminde olası gerginliği
başlamadan bitirdiği için toplumun önemli katmanlarından
alkış aldı.
Üzücü terör olayları sonrası en korkulan siyasi parti
olmalarına karşın ülkücü gençliği şu ana kadar
dizginlemeyi başardılar.
Yıllarca milliyetçiliğin bayraktarlığını yapan, Türk,
bayrak, vatan gibi değerlerle bütünleşen MHP, son
dönemde yükselen milliyetçilikten dahası etnik
Türkçülükten rahatsız olduğunu bile açıkça söylemeye
başladı.
Bir gün biri ‘MHP Türkçülükten rahatsız olacak
dese’ kimse inanmazdı.
MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile yaptığım
röportaj, bu yönüyle büyük yankı uyandırdı. “Batı
emperyalizmi geçmişte Kürtçülük yaparak bu ülkeyi
bölmeyi başaramadı. Şimdilerde etnik Türkçülükle bunu
yapmaya çalışıyorlar”
Düşünün, 3 Mayıs Türkçülük Turancılık Davası’nı,
‘Bayram’ olarak kutlayan bir parti MHP.
Yıllarca solcuların ‘Faşist’ nitelemesine hedef olan bir
parti, bugün yükselen etnik Türkçülüğün bir oyun
olduğunu söylüyorsa, oturup düşünmek lazım.
Kaldı ki, değişim rüzgarı MHP’ye faşist diyen eski
solcuları bile en ala Türkçü yapmışken hem de.
Dervişoğlu’nun deyimiyle ‘kurtuluş reçetesini’
dün Pekin’de, Moskova’da, Tiran’da ve Havana’da
arayanlar, bugün ellerinde bayraklar miting, miting
gezip Türkçü, Turancı kesiliyorsa iki kez düşünmek
lazım.
Ya doğruyu buldular ya da
birileri düğmeye bastı. Umarım ikincisi
değildir.
|
|
30/10/2007
MHP İzmir İl Başkanı Dervişoğlu’ na göre, bazı kesimler bilinçli olarak etnik Türkçülük yapıp, köken kaşımasıyla ülkede Kürt-Türk çatışmasına zemin hazırlıyor.
Son günlerde yaşanan acı olaylar hepimizin yüreğine yeni izler bıraktı. Gözyaşlarımızı içimize akıttığımız, bağırmaktan, lanet okumaktan sesimizin kısıldığı malum hain, kalleş saldırıların yaşandığı süreci büyük bir olgunlukla göğüsleyen siyasi partilerden MHP’nin İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile yaptığımız söyleşi hem çarpıcı hem de düşündürücü verilerle dolu. Müsavat Dervişoğlu, yaşanan süreçle ilgili uyarıyor. Bazı kesimlerin bilinçli olarak köken kaşıması yaparak bölünmeye çanak tuttuğunu, emperyalist güçlerin geçmişte Kürkçülük pompalamasıyla ulaşamadığı hedefe bu gün Türkçülük pompalamasıyla ulaşmaya çalıştığını iddia ediyor. “Bugünün taze Türkçüleri dün kurtuluş reçetesini Küba’da, Çin’de Rusya’da, Arnavutluk’ta arayanlardı. Ben ilk kavgamı onlarla İstiklal Marşı okuduğum için verdim. Onlar Sosyalist Enternasyonal’i söylüyor ve bize saldırıyordu. Bu gün geldikleri nokta memnuniyet verici olmakla birlikte ibret vericidir. Özür dileme erdemine sahip değillerse bile, dün haksız olduklarını kabul etmek zorundalar. Ellerinde bayrak, cumhuriyet mitingi, terör mitingi dolaşıp köken kaşıması yapanları, TV ekranlarından yaptıkları yorumlarla içerde bir dalaşma zemini yaratmaya çalışmalarını şaşkınlıkla izliyoruz. Farkında olmadan ya da bilerek ABD karşıtlığı yaparken emperyalistlerin ve ABD’nin değirmenine su taşıyorlar. Bir dalaşma zemini yaratmaya çalışıyorlar. Bu süreci kaygıyla ve şaşkınlıkla izliyoruz. Bize düşen yaşanan gelişmeler karşısında her zamankinden daha uyanık olmaktır” dedi.
Hükümetin önlem almakta geç kaldığını, 5 yıldır gösteremediği kararlılığı son bir aya sığdırmaya çalıştığını ve dağın fare doğuracağını savunan Dervişoğlu’nun ‘anlamakta zorlanıyorum’ dediği bir diğer konu ise CHP’nin, Cumhuriyet Mitingleri ile başlayan ve terör olayları ile süren, MHP’yi bile gölgede bırakacak milliyetçi, ulusalcı tavrı. Dün kurtuluş reçetesini Moskova’da, Pekin’de, Tiran’da ve Küba’da arayanlar; bugün bilerek ya da bilmeyerek köken milliyetçiğini esas alıp toplumsal gerginliğe çanak tutuyor. Herkes yaşadığı sürecin sorgulamasını doğru yapmayı becerebilmeli diye düşünüyorum. Dün bizler İstiklal Marşı söyleyebilme mücadelesi verirken, Enternasyonel Marşı söyleyenlerin bugün bulundukları çizgi memnuniyet vericidir ama ülkenin geldiği yer açısından bir ibret vesikasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesi olan Türk Milliyetçiliğine sıkı sıkıya sarılmış olsa idik bugün karşı karşıya bulunduğumuz tehditlerin bir çoğu aşılmış olacaktı. Ulusalcı bir noktaya varan Türk solu, dününü ve bugününü sorgulamayı becerebilmeli ve tarihi hatalarını kamuoyuyla paylaşma faziletine sahip olmalıdır. Dervişoğlu’na göre Türkiye, Mondros ve Sevr arasında bir süreci yaşıyor. “Bankaların yüzde 48’i, Borsa’nın yüzde 76’sı yabancıların eline geçti. Sıcak para miktarı 100 milyar doları aştı. 100 milyar dolar ihracat yapabilmek için 120 milyar dolar ithalat yapmak zorundayız. Cari açık her geçen gün büyüyor” diyen tecrübeli Başkan, “Hükümet Tezkere’nin uygulanması için bir yerlerden icazet bekleniyor. Bunu daha önce de yaptılar. İki kez yetki alıp kullanmadılar. Hükümet ya bu tezkerenin gereğini yerine getirmeli ya da neden getiremediğini kamuoyuna açıklamalı” diyor.
Hükümetin terör konusundaki gecikmesinin siyasi bir hesap, kaygı olduğu şeklindeki söylentilere ise kesinlikle katılmadığını, “O kadar hain olamazlar. Bazı vekillerin sınır ötesi operasyona karşı çıktığını biliyoruz. Ama böyle bir konuyu siyasi malzeme yapacaklarına inanmak istemiyorum” diyerek yanıtlıyor. Olası sınır ötesi harekat ve üretilen senaryolarla ilgili net konuşan Dervişoğlu, “Türk ordusuyla, Türk milletiyle savaşmayı göze alacak bir güç tanımıyorum. ABD ve diğerleri tarihlerine baksınlar. Onların büyükleri, “Türklere karşı savaş kazanabilirsiniz. Ama zafer asla” demiştir. Yani Türk milletiyle başa çıkacak bir ordu dünyada yok. ABD dahil kimse bunu göze alamaz” diyor. Bu filmi görmüştük -Yaşananlar bardağı taşıran son damla olamaz mı? Bardağın taştığını biz yıllardır söylüyoruz. Ancak bu gün halkımıza bardağın taştığını söyleyenler beni kuşkulandırıyor. Bir yerlerden düğmeye basılmış gibi. Yapılmaya çalışılan içerde bir Kürt-Türk kavgası. Bu filmi daha önce de birkaç kez gördük. 70 yıllarda sağcı-solcu, yine geçmişte ve hala süregelen Alevi-Sunni kavgası ve laik-anti laik sürtüşmesi bu gün Kürt-Türk kavgasına dönüştürülmek isteniyor. Bizim itidal, sağduyu çağrımızın altında yatan da bu. Bu oyuna gelmemek için büyük mücadele veriyoruz. Ben ‘Türk-Kürt kardeştir. Hainler, kalleştir’ diyorum. Bu benim değil merhum Başbuğum Alparslan Türkeş ve muhterem Genel Başkanım Devlet Bahçeli’nin sözüdür. Merhum Türkeş, ‘Kürt ne kadar Kürtse ben de o kadar Kürdüm, Türk ne kadar Türk ise ben de o kadar Türk’üm’ demiştir. İşte gerçek çözüm budur. Kürt kökenlilere çağrı Bu gün Büyükşehirlerde yaşayan Kürt kökenli olduğu varsayılan o etnik tabanla bütünleşen işadamları, siyasetçi ya da sivil toplum örgütü liderleri var. İşte onların da yaşanan olaylar karşısında ortaya çıkıp, “Türk ne kadar Türk’se ben de o kadar Türk’üm’ diyebilmesi lazım. DTP yöneticileri PKK’yı terör örgütü bile ilan edemiyor. Onların DTP’den ayrılması için konuşması, bu oyunu bozmaları gerekiyor. Sonuçta Çanakkale’ye, Fizan’a, Yemen’e, Trablusgarb’a giderken kimse etnik köken sormadı. Türk’ü, Kürd’ü, Çerkez’i, Arnavut’u omuz omuza çarpıştı. Yan yana şehit düştüler. “Feodal ağalık hoşlarına gidiyor” -Bölücü örgütten korkuyor olamazlar mı? Korkacak bir şey ararsanız her zaman bulursunuz. Ancak ben bunun korkudan değil de “Feodal ağalığın hoşlarına gitmesinden kaynaklandığını’ düşünüyorum. Bazıları o köken üzerinden siyaset, ticaret yapıp bir yerlere geliyor ve feodal ağalıklarını sürdürmek için mevcut durumu kullanıyor. “Bölünmüş Türkiye’de iktidar olmayalım” - Bu gün size göre pompalanmaya çalışılan Türkçülük siyaseten MHP’nin de işine yaramaz mı? Biz asla bölünmüş bir Türkiye’yi yönetmek istemedik. Türkiye bölündükten sonra MHP iktidara gelecekse, gelmesin. Bunu isteseydik çoktan bu ve benzeri süreçleri lehimize çevirecek siyaset yapardık. Bugün öyleleri var ki gece yarısı bizim gençleri alıp Kadifekale’ye konvoy düzenlettiriyor, Kürt kökenli vatandaşlarımızın oturduğu bölgelerde şehitler için lokma döktürüyor. Birileri kan akıtmaya çalışıyor. Biz ise ona müsaade etmemek için yoğun bir gayret içindeyiz. Bu CHP’den her şeyi beklerim - CHP’ nin tavrını nasıl buluyorsunuz? Bayrak dağıtılıyor, mitingler organize ediliyor. MHP’den daha milliyetçi bir siyaset izleniyor. Keşke önceden de böyle olsalardı. Ben artık bu CHP’den her şeyi umuyorum. Ben ne dinin, ne Cumhuriyetin ne Atatürk’ün ne de Milliyetçiliğin siyasi istismarcılık noktasından ele alınmasından yana değilim. CHP ile AKP’nin hiç ama hiç farkı yok. Biri din istismarcılığı yapıyor diğeri milliyetçiliğin, Atatürk’ün istismarını yapıp, siyaseten çıkar sağlamaya çalışıyor. Türk Milliyetçiliği icapları olan bir bakış açısıdır. Türk milliyetçiliği sıfatı, bedeli ödenerek kazanılır. Tarihi süreç içinde sürekli çizgi kırıklığı yaşayanlar tarafından temsil edilemez. Bu gün milliyetçi görünenlerle gerçek milliyetçileri halkımız ayırt eder. Talabani ve Barzani ABD’nin meddahı -Ya Talabani ve Barzani? Garip ve sinir bozucu açıklamalar yapıyorlar. Sanki Türkiye’yi bir yerlere çekmek ister gibi. Evet, bunlar bir dönem bizim Teğmen’lerimizle görüşebilmek için onbaşıdan, çavuştan torpil yaptıran, ceplerine koyduğumuz kırmızı pasaportlarla dolaşıp, karınlarını verdiklerimizle dolduranlardı. ABD tarafından biri Devlet Başkanı, diğeri Özerk Bölge Başkanı yapıldı. Bence ABD, Türkiye’yle alay etmek için bunları özel olarak seçti. Onlar da bu gün yemek yedikleri tabağa pisliyorlar. Ancak bilmeleri gerekir ki batı emperyalizmi Irak’taki emellerine ulaştığında bu ikisi yine Türkiye’nin kucağında bulacak kendilerini. ABD Ortadoğu’da bir ortaoyunu sergiliyor ve bunları da meddah olarak kullanıyor. -Ya DTP hakkındaki yorumunuz. Bahçeli’nin ellerini sıktığı DTP’lilere ne diyeceksiniz ? Biz onları meclis kürsüsünden ettikleri yemine sağdık kaldıkları sürece Türk vatandaşı sayar, uzatılan eli bu anlamda sıkarız. Ancak bu gün PKK’yı terör örgütü olarak görmediklerini açıkça söylüyorlarsa ettikleri yemine bağlı kaldıklarını söyleyemeyiz. -Bu kadarı bile kapatılmak için yeterli değil mi? Aslında parti kapatmaktan yana değilim. Çünkü çözüm değil. Ancak geçmişte Hadep, DEP neden kapatıldıysa aynı nedenler fazlasıyla DTP için de geçerli. Devlet DTP’yi kapatamıyorsa geçmişte kapattığı partilerden özür dilemelidir. “Referandum gereksizdi” -21 Ekim’deki referandum hakkında ne diyebilirsiniz. İzmir ve ülke genelini nasıl okudunuz? Açıkçası katılım beklentimin üzerinde oldu. Ancak, İzmir’in ‘hayır’ demesini doğru yorumlamak gerekiyor. CHP’nin sandık boykotu, 22 Temmuz’a oranla sandığa yansımayan 500 bin fazladan oy var İzmir’de. YSK’nın 19 YTL ceza tehdidine rağmen. Referandumun maddeleri arasında bir çoğumuzun ‘Hayır’ diyemeyeceği şeyler de vardı. Ancak biz halk oylamasına sunulan maddelerin Anayasa paketinde ele alınabileceğini savunduk. ‘Bu fakir ülkenin yüz trilyonunu çöpe atmayın’ dedik. AKP, inatla sandığı halkın önüne koyunca ‘hayır’ oyu çağrısında bulunduk. Eğer CHP’de boykot yerine ‘Hayır’ çağrısı yapsaydı İzmir’deki retçilerin oranı yüzde 70’leri aşabilirdi. Hayır, oylarına bakarak İzmir sonuçlarından MHP açısından umut verici olduğunu söyleyebilirim. “Başbakan’a meydan okudum” -Yerel seçim için adaylığınızı ilan ettiniz bile. İzmir’deki yarışta etkili olacağına inanıyor musunuz? Adaylığımı açıkladığım tarihe dikkat edin. Başbakan 22 Temmuz’dan hemen sonra “İzmir’i, Diyarbakır’ı istiyorum dedi ve bir gün sonra ‘aday adayım’ dedim. Bu açıkça ona meydan okumaydı. Diyarbakır’ı nasıl alırsın, bilemem ama, İzmir’de rakibin benim. Kolaysa gel de al’ demek istedim. “İzmir için yıpranırım da yaşlanırım da” Şu anda Türkiye’nin sayılı Bilim-Teknik adamları ve seçkin üniversitelerden hocalarla İzmir’e yönelik projeler üzerinde çalışıyorum. Diğer partilerdeki adaylar ‘Aman yıpranmayalım, erken açıklama yapmayalım’ derken ben aday adaylığımı 1,5 yıl öncesinden açıkladım. Çünkü ben İzmir için yıpranmayı da yaşlanmayı da göze alıyorum. Şu anda yapılan tartışmalar ‘Hangi parti yarışı kazanır?” noktasında. Ve bilinçli olarak AKP-CHP arasındaki bir yarıştan söz ediliyor. MHP hesaba katılmıyor. Ancak sorulması gereken soru ‘İzmir’e kim belediye başkanı olur?” olmalıdır. Soru böyle sorulunca ibre değişir. “Merkez sağın tek partisiyiz, doğrusu merkezin kendisiyiz” Şansıma gelince. MHP’nin İzmir’deki son genel seçimdeki oyu yüzde 14. Referandum sonucu da gösterdi ki şu anda yüzde 20’lerdeyiz. Ve de tükenmiş, siyasi geleceği belli olmayan partiler var. (DP, Anavatan ve GP’yi kastederek) İsimlerini zikretmek istemiyorum. Şu anda merkez sağın tek partisi MHP’dir. Doğrusu merkezin ta kendisiyiz. Partilerin kaybetmiş birçok insan bugün MHP’de siyaset yapmak istiyor. O partilerin tabanlarından ciddi oy geleceğini umuyorum. Kaldı ki ben Demokrat, Laik ve Cumhuriyetçi, Atatürkçü bir kimliği temsil ediyorum. Bu anlamda CHP ve DSP tabanından da ciddi bir teveccüh göreceğime inanıyorum. “EXPO politize ediliyor” -Ya projeler? Örnek vereceğiniz bir şeyler var mı? İzmir’i dünya kenti yapmaya kafa yoruyorum. EXPO iyi bir fırsat. AKP bacağından, CHP kulağından çekerek EXPO’yu zora sokuyor. Eğer bu dev proje İzmir’in bir sürü avantajına rağmen kaybedilirse sorumlusu bu iki partidir. Ve ben başkan olursam EXPO öncesi İzmir’i dünyanın sayılı kentleri arasına sokmayı hedefliyorum. Çok özel projelerim var. Zamanı gelince ayrıntıları öğreneceksiniz. “2011’de iktidar MHP” -İktidar partisinin hükümet baskısına nasıl yanıt vereceksiniz? AKP tek başına iktidarda olmasının avantajlarını sunup ‘aba altından sopa’ gösterebilir. Yerel seçimi kazanamazsak İzmir’e hizmetler aksar diyerek seçmen üzerinde baskı oluşturmaya kalkışabilirler. Herkes müsterih olsun, genel seçim 2011’de ve o tarihte AKP iktidar olamayacaktır. İzmirli bu konuda kararını iki yıl sonrasını düşünerek verecektir.2011’in iktidarı MHP olacaktır. Kaldı ki İzmir hükümete ihtiyaç duymadan bir çok projeyi yapacak öz kaynaklara sahiptir. -Ya Aziz Kocaoğlu? Başarılı bulsaydınız aday olmazdınız diye düşünüyorum. Başkan Kocaoğlu’na derin saygı ve sevgim var. O bile henüz adaylığını açıklamıyor. Kendisi zaten canlı yayında ‘hazır olmadığı bir görevi deruhte ettiğini’ söyledi. İyi niyeti ve dürüstlüğünden kuşkum yok. Ancak İzmir’in daha iyi hizmeti hak ettiğine inanıyorum. Ve bunun için yola çıktım. Yerel seçimlerden sonra “öncü, önder ve örnek" bir kent inşa etmek üzere yola çıkacağız. Allah izin verirse ve İzmir isterse; kentin tarihini, talihini ve kaderini değiştireceğime inanıyorum. Herkes MHP’nin yerel iktidarına hazır olsun. |
|
EGE
27/10/2007
|
|
EGE27/10/2007
|
|
27/10/2007
|
|
![]() ![]() |
|
25/10/2007
|
|
25/10/2007MHP'den halka sağduyu çağrısı MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partililere, "Elinize dilinize hakim olun" çağrısı yaptı. Provokatif davranışlardan kaçınılmasını isteyen Dervişoğlu,İzmirlilere de şöyle seslendi: " Tepkilerin gösterileceği yer, Valiliğin önüdür. Orada, Hükümet'i,gereğini yapma konusunda uyarırsınız. Milletin ciğeri yanarken, kimse, 'aman tepki göstermeyin' diyemez. Ancak bu kontrollü olmalı"
|
|
EGE
24/10/2007
|
|
24/10/2007
|
|
24/10/2007
|
|
23/10/2007
|
|
EGE23/10/2007
|
|
EGE
23/10/2007
|
|
EGE
20/10/2007
|
|
15/10/2007
|
|
EGE
14/10/2007
|
|
14/10/2007
|
|
14/10/2007
|
|
14/10/2007
|
|
14/10/2007
|
|
EGE
09/10/2007
|
|
09/10/2007
|
|
08/10/2007
|
|
21/09/2007
|
|
EGE
21/09/2007
|
|
18/09/2007
Yalçın BAYER
|
|
15/09/2007
MHP İl Başkanı'nın kendisiyle mücadelesi
|
|
13/09/2007
|
|
13/09/2007
|
|
13/09/2007
|
|
13/09/2007
|
|
12/09/2007
Yalçın BAYER |
|
11/09/2007
|
|
11/09/2007
|
|
11/09/2007
|
|
09/09/2007
|
|
07/09/2007
|
|
06/09/2007
|
|
05/09/2007
|
|
05/09/2007
|
|
05/09/2007MHP'den yeni iddia: Oy çuvalları kül oldu DHA - İZMİR -
MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Karşıyaka'da oy pusulası
çuvallarının yandığını iddia etti. |
|
05/09/2007
|
|
05/09/2007
|
|
05/09/2007
|
|
05/09/2007
|
|
31/08/2007
|
|
30/08/2007
|
|
30/08/2007
|
|
28/08/2007
|
|
28/08/2007
|
|
28/08/2007
|
|
28/08/2007
|
|
28/08/2007
|
|
|
| |