MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İZMİR İL BAŞKANLIĞI BASIN ARŞİVİ

31/12/2007

Yılın son günü bugün.

Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık.
 
2008’e umutla bakıyoruz.
 
Özellikle de EXPO 2015’e aday olan kentimiz için adeta 2008 bir dönüm yılı, kader yılı

Öncelikli olarak EXPO’yu İzmir’e kazandırmaya çalışan herkesi kutluyor, başarılar diliyorum. Bu arada partiler arasında şöyle bir göz attığımda şu ana kadar EXPO için en çok çalışan İl Başkanı olarak MHP’li Musavat Dervişoğlu’nu görüyorum.
Diğer il başkanlarının bu konudaki çalışmaları ya bana kadar ulaşmıyor ya da parti içi sıkıntılardan dolayı onlar bu konuya yeterince zaman bulamıyorlar diye düşünüyorum.
2008’in sağlık, bereket ve bolluk getirmesi dileğiyle…
                                                           İyi seneler…
29/12/2007

29/12/2007

29/12/2007

29/12/2007

TERCÜMAN 29/12/2007

28/12/2007

28/12/2007

28/12/2007

28/12/2007

25/12/2007

25/12/2007

25/12/2007

23/12/2007

EGE23/12/2007

23/12/2007

EGE19/12/2007

19/12/2007

19/12/2007

19/12/2007

EGE18/12/2007

18/12/2007

14/12/2007

MHP ve Bahçeli

Artık bir gelenek haline gelen "Yıl sonu" buluşmalarının sonuncusu dün gerçekleşti MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin. Aralık ayı içinde, gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileri ile kahvaltılı bir toplantıda hem sohbet eden hem sorulara yanıt veren Bahçeli, her yıl yaptığı eleştiriyi tekrarladı; "MHP olarak anlaşılmazlığımızın sıkıntısını uzun süredir yaşıyoruz" diyen MHP Lideri'nin bu sözlerine basın temsilcilerinin yanıtı da aynı oldu; Ankara'da gazetecilik yapan bizlerin görüşmekte ve fikirlerini ilk ağızdan öğrenmekte en zorlandığımız lider olarak Bahçeli ile neredeyse sadece kokteyller ve bu tür buluşmalar dışında birebir görüşmekte sıkıntımız hep aynı.
Hal böyle olunca, elbette "Anlaşılma sorunu" yaşanması da doğal oluyor. Bu konuyu burada bırakıp, Bahçeli'nin yıl sonu buluşmasındaki önemli mesajlarını aktaralım. Gerçi, haber sayfalarımızda ayrıntılarını okuyacaksınız ancak; yine de tekrarlanmasında fayda gördüğümüz en önemli ve sıcak gelişmeye dair sözleri önemliydi Bahçeli'nin; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın önceki gün SAREM'in düzenlediği sempozyumda "PKK Meclis'te ve siyasallaştı" sözleriyle ilgili yorumu sorulunca verdiği yanıttan söz ediyoruz. Geçmişte terörle ilgili faaliyetlerden dolayı yargılanan pek çok kişinin bugün milletvekili sıfatıyla Meclis'te olduğunu hatırlatan ve yargılamanın sonucunda eğer iddialar doğrulanırsa PKK'lılığın da teyidi anlamına geleceği imasında bulunan Bahçeli; isim vermeden DTP'lileri işaret etti ve Genel Kurul'daki oturma düzenlerini kastederek "Meclis'te hemen solumuzda oturuyorlar" diyerek hepimizi şaşırttı.

PARTİ VİTRİNİ
Bahçeli'nin yakın kurmayları ile birlikte hazır bulunduğu dünkü buluşmada dikkatimizi ilk çeken ve burada sözünü etmeden de geçemeyeceğimiz bir ayrıntı var. Aralarında Cihan Paçacı, Tunca Toskay, Emin Haluk Ayhan, Faruk Bal, Oktay Vural gibi geçmişteki görevleri ve siyasetteki yerleriyle tartışmasız bir ekibin içinde tek bir kadın kurmay göremedik.
Meclis grubu içinde 2 kadın milletvekilinden birisini Meclis Başkan Vekili (Meral Akşener) seçtirerek örnek bir adım atan MHP'nin, parti vitrininde de bir kadın yer almasının imaj noktasında çok önemli bir adım olacağını düşünüyoruz. Son notumuz da, muhalefet partisi olarak MHP'nin duruşuyla ilgili. Bahçeli'nin Türkiye'nin iç meseleleri söz konusu olduğunda sergilediği tavrı tekrar hatırlatmakta fayda var. Yabancı büyükelçilerin iktidar partisi ile ilgili yorumlarını sorduklarında verdiği "Kendileriyle ilgili görüşlerimi elbette kendileriyle paylaşırım. Takdir edersiniz ki bu görüşlerimi sizinle paylaşmam doğru olmayacaktır" sözlerinin, muhalefet partisi olmanın, her şeye muhalif olmak anlamına gelmediğine güzel bir örnek olduğunu düşünüyoruz...

EGE12/12/2007

MHP’nin kozu; ’Gavur İzmir’ sözü


MHP’nin kozu; ’Gavur İzmir’ sözüİzmir’de yerel seçimlere uzun bir süre olmasına rağmen hareketli partilerden biri MHP.

Pazar günkü miting de bu hareketliliğin ve canlılığın bir göstergesi. Şimdiden bir aday adayları da var: İl Başkanı Musavat Dervişoğlu. Başka adaylar da çıkabilir, ama...

Dervişoğlu adaymış gibi yoğun bir çalışma içinde. MHP’nin stratejisi de belli: İzmir’de yerel seçimde yönetimi elinde bulunduran CHP yerine, AKP’yi hedef alıyorlar.

CHP’nin enerjisini iç organlarıyla kavga ederek tükettiğini izleyen MHP, propaganda çalışmalarını ona göre yapıyor. MHP’nin ağır topları bugünden sonra İzmir’i "dost kapısı" yapacak.

Bu anlamda bir kozları da Başbakan Erdoğan’ın "Gavur İzmir" iması. Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay, "AKP’nin İzmir’le ilgili düşüncesi net. Bu toplum tarafından değerlendirilecek. Tabi seçim sürecinde kaynakları aktaracak, İzmirliler’in gözünü boyamaya çalışacaklar. Ama İzmirliler’in bu oyuna geleceğini hiç sanmıyorum. Çünkü İzmir halkı uyanıktır." diyor.

Görünen o ki; İzmir’de AKP - MHP savaşları olacak

11/12/2007

EGE11/12/2007

Ben 2009 Mart’ında yapılacak yerel seçimleri siyasette dönüm noktası olarak görüyorum. AKP’nin kuruluşundan birkaç ay sonra tek başına iktidara gelmesi başlangıçta birçok kişi için sürpriz oldu. Oysa AKP yeni bir hareket değildi.
Refah Partisi’nin 94 sonrasında yerel seçimleri kademeli olarak kazanması; özellikle de İstanbul ve Ankara’da başkanlıkları alması önemli kırılma noktalarıydı.
Diğer partiler bu gelişmeleri uzun süre göremediler.
Belki de ''Bir sonraki seçimde geri alırız'' diye düşündüler.
Ama olmadı...
Refah, siyaseti yerel yönetimlerle finanse etti. Gelir düzeyi düşük, daha çok gecekondularda yaşayan seçmen hedef alınarak Türkiye’de siyasete yeni anlayış getirildi.
Sosyologlar farklı farklı ifadeler kullansa da genel olarak ''sadaka kültürü'' kavramı üzerinde bir uzlaşma sağlandı.
Vatandaş ''devlet baba'' yerine ''belediye baba'' demeye başladı.
Kömürünü, kışlık erzağını garanti gördü.
Refah’ın gidişatından memnun olmayanlar, ikide bir kapanma noktasına gelen siyaset sürecinden sıkılanlar, AKP’yi kurdu.
Partinin kilit isimlerine bakın; genel başkan dahil birçoğu, Refah dönemlerinde belediyelerde görev yapmış kişiler...
* * *
O yüzden AKP, fikri hazırlığı olan, finansman açısından güçlü bir oluşumdu.
Konjonktür 2002’de de, 2007’de de kendilerine yardımcı oldu.
Krizden çıkan bir Türkiye, mevcut koalisyon hükümetine faturayı kesti ve siyasi bir konsolidasyon yaptı.
Eğer MHP lideri Devlet Bahçeli, erken seçim yerine bir süre daha beklemeyi tercih etseydi; iktidar değişebilirdi ancak böyle bir tablo da ortaya çıkmazdı.
İzmir’de Devlet Bahçeli’yi dinlerken biraz da o günler aklıma geldi.
2002’den sonra da dünya ekonomisinin kuralları değişti. Petrol kaynaklı para bolluğu Türkiye gemisinin hızlı yol almasına neden oldu.
Türkiye büyüdü ama dünya daha fazla büyüdü.
Evet...
Siyasetin kırılma noktası 2009’dur.
Ya siyaset kendine yeni bir yol haritası çizecektir ya da su bildiği yerden akmaya devam edecektir.
Ya ''sadaka kültürü'' devam edecek, ya da ''kentli yaratmak'' için çaba gösterilecektir.
* * *
Devlet Bahçeli, İzmir’de sağnak yağmura rağmen kalabalık bir topluluğa konuşma yaptı.
Belli ki; MHP bunun farkında, siyaseti şekillendirebilmek için gelecek seçimlerin bir fırsat olduğunu düşünüyorlar.
Gündoğdu’da başlayan bu mitinglerin her kentte yapılacağı söyleniyor.
Ben bir başka kritik sürecin İzmir’de yaşanacağını düşünüyorum.
Partiler için her kent önemlidir ama İzmir’de sürecin bu sefer farklı olacağı kesin.
O yüzden adayların son dakikada belli olmasının aksine bu sefer daha önceden kamuoyuyla paylaşılmasında fayda görüyorum.
İzmirliler 2004’te tercihlerini, çok sevdikleri Ahmet Piriştina’dan yana kullanmışlardı.
Bu sefer projelerin yarışacağı bir seçim olması bekleniyor.
Bir başka detay daha...
Yine Büyükşehir adayının ismi kadar ilçe belediyelerdeki tercih de etkili olacak.

11/12/2007

MÜTHİŞ YARIŞ
İzmir'in partilerinin kalesi olduğu iddiasındaki CHP, mevcut belediyelerini kaybetmek istemiyor.
CHP vermek istemiyor ama Başbakan Erdoğan da, kesin hedefi daha genel seçimin ertesi günü gösterdi: "İzmir'i istiyorum."
Son günlerde İzmir'e gözünü dikenlerin arasına MHP de katıldı. Geçtiğimiz pazar günü yağan yağmura rağmen mitingi ertelemeden yapan MHP lideri Devlet Bahçeli de, kurmaylarına, "Büyük şehirlerdeki ilk iktidarı İzmir'den almalıyız" emri verdi.
MHP bu konuda o kadar iddialı ki, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayını şimdiden açıkladı bile: Müsavat Dervişoğlu.
MHP İl Başkanı Dervişoğlu, "İzmir için yıpranmaya, yaşlanaya, yargılanmaya hazırım" diyerek kolları sıvadı.

11/12/2007

11/12/2007

11/12/2007

 

10/12/2007

 

'İlk kurşun'lu İzmir'de yağmurlu mitingte

Türkiye çok ağır süreçten geçiyor. Tahminlerin ötesinde büyük tehlikelerle karşı karşı bulunuyor. Çoğumuzun inanmak istemediği veya inanası gelmediği, maalesef bazılarımızın da bir türlü inanmadığı acı gerçeklerin başında, ülkemizin bölünme tehlikesi yer alıyor.
Yoksulluk, yolsuzluk, ithalata dayalı ihracat ve korkunç cari açık, halkımızın önemli kısmını ayakta tutan tarım ve hayvancılığın can çekişir noktaya getirilişi, işçimemur ve emeklinin hali, esnafın durumu anlatılacak gibi değil. Her kesimde yılgınlık, perişanlık, şaşkınlık ve umutsuzluk var.
Buna rağmen, iliştirilmiş ve işbirlikçi hale getirilmiş ağırlıklı medya ile küresel sermayenin tezgahına düşmüş egemenlerin pembe tablolarla anlattığı Türkiye öne çıkartılıyor.
Terörle boğuşan, hemen her gün şehitlerine ağıtlar yakan, toprakları bölünmek istenen Türkiye yokmuş gibi davranarak anayasa ve demokrasisi tartışılan sanal bir ülke oluşturuluyor. Açlık ve yoksulluk sınırında yaşayanları 25 milyona dayanmış ülkeyi görmezden gelip dünya ekonomisinin devleri listesinde ilk 20'ye giren Türkiye masalını kafalara yerleştirme gayretindeler.
Irak'ta Türkmen'in, Batı Trakya, Kırım, Karabağ ve Kıbrıs'ta soydaşlarımızın beklediği barış elleri uzatılmazken, Türkiye'nin başındakiler Pakistan'ı, Lübnan'ı, Filistin'i barıştırma tiyatrosundalar.

Bahçeli'nin de sabrı tükenmiş
İşte böylesine sanal ve gerçeklerin ısrarla ve de maharetle saklanıp örtüldüğü bir zamanda, dün İzmir'de, MHP'nin mitingi oldu. Onbinlerce insan aralıksız süren sağanak yağmura rağmen Gündoğdu Meydanı'nı doldurarak "Tek yüreğiz" mesajı verdi. Bugüne kadar, başta Ülkü Ocakları'nın heyecanlı ve dinamik mensupları olmak üzere partilipartisiz herkese ısrarla sukunet ve sabır tavsiye edip sokaktaki eylemlerden uzak kalma çağrısı yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; ilk defa "Kızdırmayın Türk'ün kafasını" diye seslendi.
İki hafta önceki MHP Grubu'nda "Türk Milliyetçileri henüz son sözlerini" diyerek ilk işaret fişeğini atan Devlet Bahçeli'nin "Gerekirse canlarımızı yine veririz ve Anadolu'yu yeniden fethederiz" sözleri, özellikle iktidar mensupları tarafından kulaklara küpe edilmeli...

Operasyonu ABD yapıyor
Sağanak yağmura rağmen deniz kenarındaki Gündoğdu Meydanı'nda buluşan onbinler, Bahçeli'nin şu sözlerini not ettiler:
* Türkiye, kanunsuzlukların kol gezdiği yolsuzluklar ülkesi haline geldi.
* AKP yönetimindeki Türkiye'nin bağımsız karar alma imkanı kalmadı.
* Başbakan "Dünyayı ikna ediyor ve bilgilendiriyoruz" dese de Türkiye tek başına karar alamaz hale getirildi.
* Ülkeyi 5 yıldın yönetenler, milli çıkarları pazarlayarak Türk Milleti'nin geleceğini ateşe atıyor.
* Türkiye, sınırötesi operasyon yapamazken, asıl ABD, Türkiye'de operasyon yapıyor.

İhanetin beli kırılacak
MHP Genel Başkanı'nın meydanı dolduranlarla diyalogları da ilginçti.
"-88 yıl öncesi gibi vatanın birliğini korumaya kararlı mısınız?, 88 yıl öncesi gibi milletin sarsılmaz birliğine sahip çıkmaya hazır mısınız?, 88 yıl öncesi gibi teslimiyetçiliğe dur demeye var mısınız?" diye sordu ve onbinlerin "Evet" cevabı körfezin sularında yankılandı.
Neticede Milli Mücadele'de ilk kurşunun atıldığı ve aynı zamanda düşmanın denizle buluşup son durağı haline geldiği İzmir'deki onbinler, Bahçeli'nin dediği gibi "Yok olduğu coğrafyada kahramanlık destanları yazarak yeniden doğan büyük Türk Milleti'nin sesi" oldu.
Türkiye, ihanetin belini kıracak, kökünü de kazıyacak inşallah. Çaresizlikte mucize yaratan bu asil ve yüce millet, niye yeniden yaratmasın

10/12/2007

MHP İzmir'den başladı

"Türkiye tek yürek" mitinglerinin ilkini Gündoğdu Meydanı'nda yapan Bahçeli, "İzmir 15 Mayıs 1919'da milli mücadelenin fitilini ateşlemiştir. Bugün de aynı ortam var" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Gündoğdu Meydanı'nda partisinin düzenlediği mitingte terörle mücadele konusunda hükümeti eleştirdi. "Terk edilecek ilimiz, çizilecek sınırımız, bölünecek devletimiz, paylaşılacak insanımız yoktur" diyen Bahçeli, "Milletimiz hükümeten Irak'ta operasyon beklerken, Amerika Türkiye'de operasyon yapmaktadır. Yıllardır dile getirdiğimiz senaryo artık iyice belli olmaya başlamıştır" dedi.

Tesadüf değil
"Türkiye tek yürek" mitinglerine İzmir'den başlamalarının bir tesadüf olmadığını belirten Bahçeli, "İzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgali ruhlarda ve yüreklerde direniş meşalesini yakmış ve milli mücadelenin fitilini ateşlemiştir. Bugün de Türkiye 1919'un şartlarına benzer bir karanlık ortama sürüklenmektedir" diye konuştu.
MHP'nin terör olaylarını ve hükümetin tutumunu protesto etmek amacıyla İzmir Gündoğdu Meydanı'nda dün düzenlediği "Türkiye tek yürek, şimdi göstermek gerek" mitingi yağmura rağmen yapıldı. Mitinge çok sayıda vatandaş katıldı. Ellerinde şemsiyelerle mitinge katılan vatandaşlar ilginç görüntüler oluştururken, mitinge katılanları güvenlik aramasından geçiren emniyet yetkilileri de yağmur nedeniyle zor anlar yaşadı.

Teröristlere af
Saat 13.00'te yapılacağı açıklanan mitinge yarım saat gecikmeli gelen MHP lideri Devlet Bahçeli konuşmasının büyük bölümünü hükümetin terör politikasına yönelttiği eleştirilere ayırdı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın son açıklamalarının teröristlere af olarak yorumlayan Bahçeli, şunları söyledi:
"Başbakan, eli kanlı militanları siyasete sokma düşüncesindedir. Dağdaki teröristlere silahı bırakıp siyasete davetin tek bir siyasi ve hukuki anlamı vardır. Bu da ellerinde şehit ve masum insanlarımızın kanı olan bu hainlerin affedilmesi ve yaptıklarının yanlarına kar kalmasıdır. Başbakan ateşle oynamaktan vazgeçmeli ve artık kendisine gelmelidir. Terör çıkmazına saplanarak ihanet eden her kademedeki PKK militanları için tek çıkış yolu terör eylemlerine koşulsuz ve derhal son vermek, silahlarıyla dağdan inip Türkiye Cumhuriyeti devletine teslim olarak Türk adaletinin vereceği hükme razı bir şekilde cezalarını çekmektir. Bunun dışındaki her yöndem devletin teröre teslim olması ve teröristlerin önünde diz çökmesi anlamına gelecektir. Çok açık söylüyorum ki, makamı ve mevkii ne olursa olsun bunu yapmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir."

Birleşme zamanı
Türkiye üzerindeki en büyük tehlikenin Türkiye'nin bütünlüğü ve Türk milletinin kardeşliğine yönelik olduğunu dile getiren Bahçeli, zamanın birleşme ve bütünleşme zamanı olduğunu söyledi. Türkiye'nin federal bölgelere ayrılması konusundaki oyunlara gelmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:
"Artık, yabancı elçiler bir işgal gücü temsilcisi gibi Türkiye üzerinde federasyon için nabız yoklamaktadır. Biz hükümetten Irak'ta operasyon beklerken Amerika Türkiye'de operasyon yapmaktadır. Yıllardır dile getirdiğimiz senaryo iyice belli olmuştur. Bu süreç Türkiye'yi parçalayarak, çok milletli, çok kimlikli ve çok dilli bir ortaklık devletinin kabul ettirilmesidir. Bu senaryoya direnenler ise, marjinallikle çağdışı olmakla ilkellikle suçlanacak ve sindirilmeye çalışılacaktır. Ayrılıkta hayır yoktur, bölünmede huzur yoktur. Gün birleşme, gün bütünleşme günüdür. Kucaklaşmanın adresi de Büyük Türk milleti kavramıdır."

İlk kurşunu sıkan yürekler bu meydanda
Mitingi İzmir'de yapmalarının bir tesadüf olmadığını vurgulayan Bahçeli, Kurtuluş Savaşı'nda ilk kurşunun atıldığı İzmir'de bu mitingi yapıyor olmalarının ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Kurtuluş Savaşı'nın başladığı ve bittiği yer olan İzmir'den tüm Anadolu'nun haykırdığını belirten Bahçeli, "Mazisi şan ve şerefle dolu İzmir'de bugün bir tarih yazılmaktadır. Türkiye'nin kalbi bugün İzmir'de atmaktadır. Türk milletinin müşterek geçmişi ve onurlu geleceği için çarpan yürekler bugün Gündoğdu Meydanı'ndadır. Türkiye'nin en büyük hazinesi olan bu milli kardeşlik ruhu dosta ve düşmana yüreklerinden gelen şu sesle haykırmaktadır. 'Biz biriz. Biz büyük bir aileyiz, biz Türkiye'yiz. İlk kurşunu düşmana sıkan yürekler yine bu meydandadır. Erzurum Kongresi'ndeki şuur ve heyecan aynıyla bu meydandadır. Sivas Kongresi'ndeki milletin azim ve kararlılığı bu meydandadır. Devletimizi kuran yüksek ahlak erdem sevgi ve kucaklaşma burada bu meydandadır. Bugün burada Türk milletinin kardeşlik sevgi ve dayanışma ruhu dirilmiştir."

10/12/2007

10/12/2007

EGE  07/12/2007

EGE07/12/2007

07/12/2007

07/12/2007

07/12/2007

MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural’ a göre iki parti de PKK konusunda rekabet içinde

 
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Milletvekili Oktay Vural partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda Pazar günü gerçekleştirilecek mitingle ilgili bir basın toplantısı düzenledi. İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile birlikte Gündoğdu meydanında düzenlenecek miting hakkında değerlendirmeler yapan Vural konuşmasında AKP’ye yüklendi. İktidar partisi ile Demokratik Toplum Partisi (DTP) arasında fark olmadığını iddia eden Vural, bu benzerliğin Türkiye’nin geleceğini tehdit eden bir rekabeti de ortaya çıkardığını savundu. Vural, “DTP ile AKP arasında ki bu rekabet PKK’nın siyasallaşması konusundadır. Oy uğruna Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atanlar ancak şunu unutmamalılar ki ihanetle gelen rekabet hayırlı değildir” dedi.

 
Baskı altına alıyorlar
 
ATV-Sabah Medya grubunun satışına da değinen Vural, iktidarının Türk medyasını teslim almaya çalıştığını iddia etti. Tek firmanın katıldığı ihalenin iptal edilmesi gerektiğini savunan MHP Gurup Başkan Vekili Vural, “İhaleye katılan firmalar ihale gününden önce ayrılıyor. İhaleye tek firma giriyor. Giren firmanın genel müdürü Başbakan’ın damadı. Bu nasıl ihale? Geçtiğimiz günlerde üçüncü nesil GSM ihalesi yapıldı. İhaleyi alan firma ihale bedelinin üstünde fiyat vermesine rağmen ihale iftal edildi. Bu karar neden bu ihalede verilmedi. AKP iktidarı medyayı baskı altıda tuturak halkın bilgi kaynaklarını kurumsallaştırmak istiyor” diye konuştu. Vural, satışın ardından yerel medyanın öneminin bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı ve şöyle devam etti.

 
Alternatif biziz
 
İzmir halkının kadirşinas bir yapıya sahip olduğunu ve yapılan hizmetlerin karşılığını her zaman verdiğini de dile getiren MHP Milletvekili Oktay Vural, “İzmir ne CHP’ye mahkum, ne de AKP’ye mecburdur. AKP hükümet gücünü kullanarak CHP’yi zor durumda bırakmaya çalışıyor. Böylece İzmir’i kendisine mecbur bırakmayı amaçlıyor. Ama Milliyetçi Hareket Partisi üçünçü alternatif olarak İzmir halkının karşısına çıkacak” dedi. Vural, 9 Aralık günü Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirecekleri mitingin MHP’nin İzmir’e verdiği önemin bir göstergesi olduğunu ifade ederek, Pazar günü herkesi yürüğiyle meydana gelmeye çağırdı.

 

 

Kadınlar önde olacak...

 

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zerrin Çalışkan Yöndem, partisince 9 Aralık’ta Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenecek “birlik, bütünlük, dayanışma ve kardeşlik” temalı miting öncesi bir açıklama yaparak, “Türk İzmir’in yiğit kadınlarını büyük bir kitle halinde, önsaflarda göreceğime eminim.” dedi.

 

Türkiye’de daima ilklere imza atmış güzel İzmir’in bu mitingte de bir ilke imza atarak, albayraklar altında toplanacağını, ‘Türkiye tek yürek’ sloganı atarak iktidara, ülkenin etrafını çevreleyen şer güçlerine, bölücülere ve eşkiyaya gerekli cevabı vereceğini belirten MHP İl Kadın Kolları Başkanı Zerrin Çalışkan Yöndem, “Yüreğinle gel!” çağrısı yaptıkları ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin katılacağı mitingte Türk İzmir’in yiğit, cesur Cumhuriyet kadınlarının mutlaka katılacağına ve büyük bir kitle halinde önsaflarda yer alacaklarına emin olduğunu da vurguladı.

 

07/12/2007

EGE  06/12/2007

06/12/2007

EGE06/12/2007

06/12/2007

06/12/2007

05/12/2007

 

05/12/2007

EGE  05/12/2007

05/12/2007

06/12/2007

03/12/2007

EGE  03/12/2007

03/12/2007

03/12/2007

03/12/2007

03/12/2007

02/12/2007

02/12/2007

02/12/2007

EGE01/12/2007

01/12/2007

MHP'nin çıkışı: Merkez sağın tek partisiyiz

 

 

Yerel Seçimler ufukta tam anlamıyla görünmüş değil ama; ortada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına resmen talip olan biri var: MHP İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu...
Dervişoğlu'nun adaylığını açıkladığı tarihe dikkat!
MHP İl Başkanı anlatıyor: "Başbakan 22 Temmuz'dan hemen sonra "İzmir'i, Diyarbakır'ı istiyorum )dedi ve bir gün sonra (aday adayım) dedim. Bu açıkça ona

meydan okumaydı. (Diyarbakır'ı nasıl alırsın, bilemem ama, İzmir'de rakibin benim. Kolaysa gel de al) demek istedim."
***
Diğer partilerdeki adaylar "Aman yıpranmayalım" derken Müsavat Dervişoğlu adaylığını 1,5 yıl öncesinden açıkladı.
Dervişoğlu'na sorduk:
"Niçin erken adaylık?"
MHP İl Başkanı, İzmir için yıpranmayı da yaşlanmayı da göze aldığını vurgulayıp devam ediyor:
" Şu anda yapılan tartışmalar 'Hangi parti yarışı kazanır?" noktasında. Ve bilinçli olarak AKP-CHP arasındaki bir yarıştan söz ediliyor. Oysa,İzmir'de merkez sağın

 tek partisiyiz. Doğrusu merkezin ta kendisiyiz. Partilerin kaybetmiş birçok insan bugün MHP'de siyaset yapmak istiyor. O partilerin tabanlarından ciddi oy

geleceğini umuyorum. Kaldı ki ben Demokrat, Laik ve Cumhuriyetçi, Atatürkçü bir kimliği temsil ediyorum. "
***
MHP'nin İzmir mlitingi 9 Aralık'da.
İddialı bir atılımdır bu.
Dervişoğlu'nun bu miting ile ilgili mesajı da şöyle:
Türkiye'nin tek yürek olduğunu şimdi göstermek gerek. Yüreğinle gel... Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü vurgulayacağız. Verilecek bir zerre toprağımız, kaybedilecek

insanımız, terk edilecek ilimiz ve başkalarına çizdirilecek sınırımız olmadığını İzmir'den haykıracağız. Bu mitinge tüm İzmirliler'i bekliyoruz"

 
EGE  01/12/2007

EGE  30/11/2007

30/11/2007

30/11/2007

30/11/2007

30/11/2007

EGE28/11/2007

28/11/2007

28/11/2007

27/11/2007

27/11/2007

27/11/2007

26/11/2007

26/11/2007

24/11/2007

EGE  24/11/2007

22/11/2007

Türkiye İzmir’de tek yürek olacakTürkiye İzmir’de tek yürek olacak

 

 

22/11/2007

22/11/2007

EGE  16/11/2007

16/11/2007

16/11/2007

16/11/2007

EGE  15/11/2007

15/11/2007

15/11/2007

15/11/2007

 

12/11/2007

EGE  10/11/2007

10/11/2007

10/11/2007

09/11/2007

09/11/2007

“Atatürk yaşasa AKP’li olurdu” diyen Turgay Güney’e,  yanıt gecikmedi"

CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen İl Genel Meclisi Üyesi Turgay Güney’in rozet takma töreninde dile getirdiği “Atatürk yaşasa AKP’li olurdu” sözleri büyük yankı uyandırdı.

 

Dervişoğlu: Atatürk’ü kullanamaz
 
MHP İl Başkanı: “Fikir namusunu kaybedenlerin, Büyük Önder Atatürk’ü partilerine kaydetmeye kalkışmaları, siyasi edepsizliktir.”

 

08/11/2007

08/11/2007

07/11/2007

01/11/2007

01/11/2007

Kim demiş MHP değişmez diye?

Ünlü filozofun da altını çizdiği gibi değişmeyen tek şey değişimin kendisi.
Siyasetçilemiz de doğanın bu altın kurularına uyuyor. Hem de baş döndüren bir hızla.
Laiklik, cumhuriyet, rejim, anayasa, Atatürk demeden topyekun topa tutanlar ‘Değiştim, gömlek değiştirdim’ diyor ve hoop başbakan, cumhurbaşkanı oluveriyor. Değişim öyle hızlı yaşanıyor ki en baba mücahitleri en kral müteahhide çeviriyor.
Sağ değişir de sol durur mu? Solun umudu, yılların Deniz Baykal’ı direksiyonu ‘sağ’a kıvırıyor. Bir dönem kanlı bıçaklı olduğu partilerde ortaklık hesapları kuruluyor ve gençliğinde ‘faşist’ yakıştırması yaptığı MHP’yi de gölgede bırakacak milliyetçi bir çizgiye geliyor.
Tıpkı 68 kuşağı mensubu sosyalist gençliğin bugün vergi rekortmeni kapitalistlere dönüştüğü gibi. Değişim, dönüşüm sürüyor.
Türk siyasetinde yarım asırlık geleneği temsil eden MHP’de de değişim rüzgarı esiyor. Geçmişte sağ-sol olaylarındaki gerginliklerin bir tarafı olarak lanse edilen MHP, Bahçeli’nin Genel Başkanlığı’nda tepeden tırnağa değişiyor.
İzlediği katı milliyetçi siyasetle belirli bir oy oranını geçemeyen MHP, artık Türkiye’de sosyal barışa dönük önemli adımlar atıyor.
Önce vatan, sonra parti anlayışını sözde değil özde benimsediğini her fırsatta yineleyen Genel Başkan Bahçeli, DTP’liler tarafından uzatılan eli sıkıp, Cumhurbaşkanı seçiminde olası gerginliği başlamadan bitirdiği için toplumun önemli katmanlarından alkış aldı.
Üzücü terör olayları sonrası en korkulan siyasi parti olmalarına karşın ülkücü gençliği şu ana kadar dizginlemeyi başardılar.  
Yıllarca milliyetçiliğin bayraktarlığını yapan, Türk, bayrak, vatan gibi değerlerle bütünleşen MHP, son dönemde yükselen milliyetçilikten dahası etnik Türkçülükten rahatsız olduğunu bile açıkça söylemeye başladı.
Bir gün biri ‘MHP Türkçülükten rahatsız olacak dese’ kimse inanmazdı.
MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile yaptığım röportaj, bu yönüyle büyük yankı uyandırdı. “Batı emperyalizmi geçmişte Kürtçülük yaparak bu ülkeyi bölmeyi başaramadı. Şimdilerde etnik Türkçülükle bunu yapmaya çalışıyorlar”  
Düşünün, 3 Mayıs Türkçülük Turancılık Davası’nı, ‘Bayram’ olarak kutlayan bir parti MHP. Yıllarca solcuların ‘Faşist’ nitelemesine hedef olan bir parti, bugün yükselen etnik Türkçülüğün bir oyun olduğunu söylüyorsa, oturup düşünmek lazım.
Kaldı ki, değişim rüzgarı MHP’ye faşist diyen eski solcuları bile en ala Türkçü yapmışken hem de.
Dervişoğlu’nun deyimiyle ‘kurtuluş reçetesini’ dün Pekin’de, Moskova’da, Tiran’da ve Havana’da arayanlar, bugün ellerinde bayraklar miting, miting gezip Türkçü, Turancı kesiliyorsa iki kez düşünmek lazım.
Ya doğruyu buldular ya da birileri düğmeye bastı. Umarım ikincisi değildir.
30/10/2007

           

“TÜRK MİLLİYETÇİLERİ YAŞANAN GELİŞMELER KARŞISINDA HER ZAMANKİNDEN DAHA UYANIK OLMAK MECBURİYETİNDEDİR.”

 

 MHP İzmir İl Başkanı Dervişoğlu’ na göre, bazı kesimler bilinçli olarak etnik Türkçülük yapıp, köken kaşımasıyla ülkede Kürt-Türk çatışmasına zemin hazırlıyor.

 

 Son günlerde yaşanan acı olaylar hepimizin yüreğine yeni izler bıraktı. Gözyaşlarımızı içimize akıttığımız, bağırmaktan, lanet okumaktan sesimizin kısıldığı malum hain, kalleş saldırıların yaşandığı süreci büyük bir olgunlukla göğüsleyen siyasi partilerden MHP’nin İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile yaptığımız söyleşi hem çarpıcı hem de düşündürücü verilerle dolu. 

Müsavat Dervişoğlu, yaşanan süreçle ilgili uyarıyor. Bazı kesimlerin bilinçli olarak köken kaşıması yaparak bölünmeye çanak tuttuğunu, emperyalist güçlerin geçmişte Kürkçülük pompalamasıyla ulaşamadığı hedefe bu gün Türkçülük pompalamasıyla ulaşmaya çalıştığını iddia ediyor.   “Bugünün taze Türkçüleri dün kurtuluş reçetesini Küba’da, Çin’de Rusya’da, Arnavutluk’ta arayanlardı. Ben ilk kavgamı onlarla İstiklal Marşı okuduğum için verdim. Onlar Sosyalist Enternasyonal’i söylüyor ve bize saldırıyordu. Bu gün geldikleri nokta memnuniyet verici olmakla birlikte ibret vericidir. Özür dileme erdemine sahip değillerse bile, dün haksız olduklarını kabul etmek zorundalar. Ellerinde bayrak, cumhuriyet mitingi, terör mitingi dolaşıp köken kaşıması yapanları, TV ekranlarından yaptıkları yorumlarla içerde bir dalaşma zemini yaratmaya çalışmalarını şaşkınlıkla izliyoruz. Farkında olmadan ya da bilerek ABD karşıtlığı yaparken emperyalistlerin ve ABD’nin değirmenine su taşıyorlar. Bir dalaşma zemini yaratmaya çalışıyorlar. Bu süreci kaygıyla ve şaşkınlıkla izliyoruz. Bize düşen yaşanan gelişmeler karşısında her zamankinden daha uyanık olmaktır” dedi. 

Başbakan Erdoğan dahil bir çok kesim tarafından ‘kanla beslenen parti’ olarak meydanlara şikayet edilen MHP ise süreci büyük bir olgunluk ve itidal, sağduyu çağrılarıyla geçiriyor. Dervişoğlu’ na göre ‘geri dönülmez olayların yaşanmasına engel oluyor’. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gerek parti teşkilatını gerekse de bu partinin gençlik kolları gibi algılanan Ülkü Ocakları’ndaki gençleri uyarıp, tahriklere kapılmamalarını, sokağa inmemelerini salık verirken, İzmir’de ise İl Başkanlığı görevini kendi deyimiyle 8 yıldır deruhte eden Dervişoğlu, zor olanı yapıp teşkilatını dizginlemeye çalışıyor. MHP’yi ‘cami avlusuna siyaseti sokan ve kanla beslenen parti’ olarak lanse edenlerden en azından ‘Özür beklediklerini’ söyleyen Dervişoğlu, oynanan büyük satrançtaki hamleleri anlattı.  

Hükümetin önlem almakta geç kaldığını, 5  yıldır gösteremediği kararlılığı son bir aya sığdırmaya çalıştığını ve dağın fare doğuracağını savunan Dervişoğlu’nun  ‘anlamakta zorlanıyorum’ dediği bir diğer konu ise CHP’nin, Cumhuriyet Mitingleri ile başlayan ve terör olayları ile süren, MHP’yi bile gölgede bırakacak milliyetçi, ulusalcı tavrı. Dün kurtuluş reçetesini Moskova’da, Pekin’de, Tiran’da ve Küba’da arayanlar; bugün bilerek ya da bilmeyerek köken milliyetçiğini esas alıp toplumsal gerginliğe çanak tutuyor. Herkes yaşadığı sürecin sorgulamasını doğru yapmayı becerebilmeli diye düşünüyorum. Dün bizler İstiklal Marşı söyleyebilme mücadelesi verirken, Enternasyonel Marşı söyleyenlerin bugün bulundukları çizgi memnuniyet vericidir ama ülkenin geldiği yer açısından bir ibret vesikasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş felsefesi olan Türk Milliyetçiliğine sıkı sıkıya sarılmış olsa idik bugün karşı karşıya bulunduğumuz tehditlerin bir çoğu aşılmış olacaktı. Ulusalcı bir noktaya varan Türk solu, dününü ve bugününü sorgulamayı becerebilmeli ve tarihi hatalarını kamuoyuyla paylaşma faziletine sahip olmalıdır. 

Dervişoğlu’na göre Türkiye, Mondros ve Sevr arasında bir süreci yaşıyor. “Bankaların yüzde 48’i, Borsa’nın yüzde 76’sı yabancıların eline geçti. Sıcak para miktarı 100 milyar doları aştı. 100 milyar dolar ihracat yapabilmek için 120 milyar dolar ithalat yapmak zorundayız. Cari açık her geçen gün büyüyor” diyen tecrübeli Başkan, “Hükümet Tezkere’nin uygulanması için bir yerlerden icazet bekleniyor. Bunu daha önce de yaptılar. İki kez yetki alıp kullanmadılar. Hükümet ya bu tezkerenin gereğini yerine getirmeli ya da neden getiremediğini kamuoyuna açıklamalı” diyor.  

“Türk’e karşı zafer kazanamazlar” 

Hükümetin terör konusundaki gecikmesinin siyasi bir hesap, kaygı olduğu şeklindeki söylentilere ise kesinlikle katılmadığını, “O kadar hain olamazlar. Bazı vekillerin sınır ötesi operasyona karşı çıktığını biliyoruz. Ama böyle bir konuyu siyasi malzeme yapacaklarına inanmak istemiyorum” diyerek yanıtlıyor.

Olası sınır ötesi harekat ve üretilen senaryolarla ilgili net konuşan Dervişoğlu, “Türk ordusuyla, Türk milletiyle savaşmayı göze alacak bir güç tanımıyorum. ABD ve diğerleri tarihlerine baksınlar. Onların büyükleri, “Türklere karşı savaş kazanabilirsiniz. Ama zafer asla” demiştir. Yani Türk milletiyle başa çıkacak bir ordu dünyada yok. ABD dahil kimse bunu göze alamaz” diyor.   

Bu filmi görmüştük 

-Yaşananlar bardağı taşıran son damla olamaz mı?  

Bardağın taştığını biz yıllardır söylüyoruz. Ancak bu gün halkımıza bardağın taştığını söyleyenler beni kuşkulandırıyor. Bir yerlerden düğmeye basılmış gibi. Yapılmaya çalışılan içerde bir Kürt-Türk kavgası. Bu filmi daha önce de birkaç kez gördük. 70 yıllarda sağcı-solcu, yine geçmişte ve hala süregelen Alevi-Sunni kavgası ve laik-anti laik sürtüşmesi bu gün Kürt-Türk kavgasına dönüştürülmek isteniyor. Bizim itidal, sağduyu çağrımızın altında yatan da bu. Bu oyuna gelmemek için büyük mücadele veriyoruz. Ben ‘Türk-Kürt kardeştir. Hainler, kalleştir’ diyorum. Bu benim değil merhum Başbuğum Alparslan Türkeş ve muhterem Genel Başkanım Devlet Bahçeli’nin sözüdür. Merhum Türkeş, ‘Kürt ne kadar Kürtse ben de o kadar Kürdüm, Türk ne kadar Türk ise ben de o kadar Türk’üm’ demiştir. İşte gerçek çözüm budur.  

Kürt kökenlilere çağrı  

Bu gün Büyükşehirlerde yaşayan Kürt kökenli olduğu varsayılan o etnik tabanla bütünleşen işadamları, siyasetçi ya da sivil toplum örgütü liderleri var. İşte onların da yaşanan olaylar karşısında ortaya çıkıp, “Türk ne kadar Türk’se ben de o kadar Türk’üm’ diyebilmesi lazım. DTP yöneticileri PKK’yı terör örgütü bile ilan edemiyor. Onların DTP’den ayrılması için konuşması, bu oyunu bozmaları gerekiyor.

Sonuçta Çanakkale’ye, Fizan’a, Yemen’e, Trablusgarb’a giderken kimse etnik köken sormadı. Türk’ü, Kürd’ü, Çerkez’i, Arnavut’u omuz omuza çarpıştı. Yan yana şehit düştüler.  

“Feodal ağalık hoşlarına gidiyor” 

-Bölücü örgütten korkuyor olamazlar mı? 

Korkacak bir şey ararsanız her zaman bulursunuz. Ancak ben bunun korkudan değil de “Feodal ağalığın hoşlarına gitmesinden kaynaklandığını’ düşünüyorum. Bazıları o köken üzerinden siyaset, ticaret yapıp bir yerlere geliyor ve feodal ağalıklarını sürdürmek için mevcut durumu kullanıyor.  

“Bölünmüş Türkiye’de iktidar olmayalım” 

- Bu gün size göre pompalanmaya çalışılan Türkçülük siyaseten MHP’nin de işine yaramaz mı?  

Biz asla bölünmüş bir Türkiye’yi yönetmek istemedik. Türkiye bölündükten sonra MHP iktidara gelecekse, gelmesin. Bunu isteseydik çoktan bu ve benzeri süreçleri lehimize çevirecek siyaset yapardık. Bugün öyleleri var ki gece yarısı bizim gençleri alıp Kadifekale’ye konvoy düzenlettiriyor, Kürt kökenli vatandaşlarımızın oturduğu bölgelerde şehitler için lokma döktürüyor. Birileri kan akıtmaya çalışıyor. Biz ise ona müsaade etmemek için yoğun bir gayret içindeyiz.  

Bu CHP’den her şeyi beklerim 

- CHP’ nin tavrını nasıl buluyorsunuz? Bayrak dağıtılıyor, mitingler organize ediliyor. MHP’den daha milliyetçi bir siyaset izleniyor.  

Keşke önceden de böyle olsalardı. Ben artık bu CHP’den her şeyi umuyorum. Ben ne dinin, ne Cumhuriyetin ne Atatürk’ün ne de Milliyetçiliğin siyasi istismarcılık noktasından ele alınmasından yana değilim. CHP ile AKP’nin hiç ama hiç farkı yok. Biri din istismarcılığı yapıyor diğeri milliyetçiliğin, Atatürk’ün istismarını yapıp, siyaseten çıkar sağlamaya çalışıyor. Türk Milliyetçiliği icapları olan bir bakış açısıdır. Türk milliyetçiliği sıfatı, bedeli ödenerek kazanılır. Tarihi süreç içinde sürekli çizgi kırıklığı yaşayanlar tarafından temsil edilemez.  Bu gün milliyetçi görünenlerle gerçek milliyetçileri halkımız ayırt eder.  

Talabani ve Barzani ABD’nin meddahı 

-Ya Talabani ve Barzani? Garip ve sinir bozucu açıklamalar yapıyorlar. Sanki Türkiye’yi bir yerlere çekmek ister gibi.   

Evet, bunlar bir dönem bizim Teğmen’lerimizle görüşebilmek için onbaşıdan, çavuştan torpil yaptıran, ceplerine koyduğumuz kırmızı pasaportlarla dolaşıp, karınlarını verdiklerimizle dolduranlardı. ABD tarafından biri Devlet Başkanı, diğeri Özerk Bölge Başkanı yapıldı. Bence ABD, Türkiye’yle alay etmek için bunları özel olarak seçti. Onlar da bu gün yemek yedikleri tabağa pisliyorlar. Ancak bilmeleri gerekir ki batı emperyalizmi Irak’taki emellerine ulaştığında bu ikisi yine Türkiye’nin kucağında bulacak kendilerini. ABD Ortadoğu’da bir ortaoyunu sergiliyor ve bunları da meddah olarak kullanıyor.  

-Ya DTP hakkındaki yorumunuz. Bahçeli’nin ellerini sıktığı DTP’lilere ne diyeceksiniz ? Biz onları meclis kürsüsünden ettikleri yemine sağdık kaldıkları sürece Türk vatandaşı sayar, uzatılan eli bu anlamda sıkarız. Ancak bu gün PKK’yı terör örgütü olarak görmediklerini açıkça söylüyorlarsa ettikleri yemine bağlı kaldıklarını söyleyemeyiz.  

-Bu kadarı bile kapatılmak için yeterli değil mi?  

Aslında parti kapatmaktan yana değilim. Çünkü çözüm değil. Ancak geçmişte Hadep, DEP neden kapatıldıysa aynı nedenler fazlasıyla DTP için de geçerli. Devlet DTP’yi kapatamıyorsa geçmişte kapattığı partilerden özür dilemelidir.  

“Referandum gereksizdi” 

-21 Ekim’deki referandum hakkında ne diyebilirsiniz. İzmir ve ülke genelini nasıl okudunuz?  

Açıkçası katılım beklentimin üzerinde oldu. Ancak, İzmir’in ‘hayır’ demesini doğru yorumlamak gerekiyor. CHP’nin sandık boykotu, 22 Temmuz’a oranla sandığa yansımayan 500 bin fazladan oy var İzmir’de. YSK’nın 19 YTL ceza tehdidine rağmen. Referandumun maddeleri arasında bir çoğumuzun ‘Hayır’ diyemeyeceği şeyler de vardı. Ancak biz halk oylamasına sunulan maddelerin Anayasa paketinde ele alınabileceğini savunduk. ‘Bu fakir ülkenin yüz trilyonunu çöpe atmayın’ dedik. AKP, inatla sandığı halkın önüne koyunca ‘hayır’ oyu çağrısında bulunduk. Eğer CHP’de boykot yerine ‘Hayır’ çağrısı yapsaydı İzmir’deki retçilerin oranı yüzde 70’leri aşabilirdi. Hayır, oylarına bakarak İzmir sonuçlarından MHP açısından umut verici olduğunu söyleyebilirim.  

“Başbakan’a meydan okudum” 

-Yerel seçim için adaylığınızı ilan ettiniz bile. İzmir’deki yarışta etkili olacağına inanıyor musunuz? Adaylığımı açıkladığım tarihe dikkat edin. Başbakan 22 Temmuz’dan hemen sonra “İzmir’i, Diyarbakır’ı istiyorum dedi ve bir gün sonra ‘aday adayım’ dedim. Bu açıkça ona meydan okumaydı. Diyarbakır’ı nasıl alırsın, bilemem ama, İzmir’de rakibin benim. Kolaysa gel de al’ demek istedim.   

“İzmir için yıpranırım da yaşlanırım da” 

Şu anda Türkiye’nin sayılı Bilim-Teknik adamları ve seçkin üniversitelerden hocalarla İzmir’e yönelik projeler üzerinde çalışıyorum. Diğer partilerdeki adaylar ‘Aman yıpranmayalım, erken açıklama yapmayalım’ derken ben aday adaylığımı 1,5 yıl öncesinden açıkladım. Çünkü ben İzmir için yıpranmayı da yaşlanmayı da göze alıyorum. Şu anda yapılan tartışmalar ‘Hangi parti yarışı kazanır?” noktasında. Ve bilinçli olarak AKP-CHP arasındaki bir yarıştan söz ediliyor. MHP hesaba katılmıyor. Ancak sorulması gereken soru ‘İzmir’e kim belediye başkanı olur?” olmalıdır. Soru böyle sorulunca ibre değişir.  

“Merkez sağın tek partisiyiz, doğrusu merkezin kendisiyiz” 

Şansıma gelince. MHP’nin İzmir’deki son genel seçimdeki oyu yüzde 14. Referandum sonucu da gösterdi ki şu anda yüzde 20’lerdeyiz. Ve de tükenmiş, siyasi geleceği belli olmayan partiler var. (DP, Anavatan ve GP’yi kastederek) İsimlerini zikretmek istemiyorum. Şu anda merkez sağın tek partisi MHP’dir. Doğrusu merkezin ta kendisiyiz. Partilerin kaybetmiş birçok insan bugün MHP’de siyaset yapmak istiyor. O partilerin tabanlarından ciddi oy geleceğini umuyorum. Kaldı ki ben Demokrat, Laik ve Cumhuriyetçi, Atatürkçü bir kimliği temsil ediyorum. Bu anlamda CHP ve DSP tabanından da ciddi bir teveccüh göreceğime inanıyorum.  

“EXPO politize ediliyor” 

-Ya projeler? Örnek vereceğiniz bir şeyler var mı?  

İzmir’i dünya kenti yapmaya kafa yoruyorum. EXPO iyi bir fırsat. AKP bacağından, CHP kulağından çekerek EXPO’yu zora sokuyor. Eğer bu dev proje İzmir’in bir sürü avantajına rağmen kaybedilirse sorumlusu bu iki partidir. Ve ben başkan olursam EXPO öncesi İzmir’i dünyanın sayılı kentleri arasına sokmayı hedefliyorum. Çok özel projelerim var. Zamanı gelince ayrıntıları öğreneceksiniz.  

“2011’de iktidar MHP” 

-İktidar partisinin hükümet baskısına nasıl yanıt vereceksiniz? 

AKP tek başına iktidarda olmasının avantajlarını sunup ‘aba altından sopa’ gösterebilir. Yerel seçimi kazanamazsak İzmir’e hizmetler aksar diyerek seçmen üzerinde baskı oluşturmaya kalkışabilirler. Herkes müsterih olsun, genel seçim 2011’de ve o tarihte AKP iktidar olamayacaktır. İzmirli bu konuda kararını iki yıl sonrasını düşünerek verecektir.2011’in iktidarı MHP olacaktır. Kaldı ki İzmir hükümete ihtiyaç duymadan bir çok projeyi yapacak öz kaynaklara sahiptir. 

-Ya Aziz Kocaoğlu? Başarılı bulsaydınız aday olmazdınız diye düşünüyorum.  

Başkan Kocaoğlu’na derin saygı ve sevgim var. O bile henüz adaylığını açıklamıyor. Kendisi zaten canlı yayında ‘hazır olmadığı bir görevi deruhte ettiğini’ söyledi. İyi niyeti ve dürüstlüğünden kuşkum yok. Ancak İzmir’in daha iyi hizmeti hak ettiğine inanıyorum. Ve bunun için yola çıktım. Yerel seçimlerden sonra “öncü, önder ve örnek" bir kent inşa etmek üzere yola çıkacağız. Allah izin verirse ve İzmir isterse; kentin tarihini, talihini ve kaderini değiştireceğime inanıyorum. Herkes MHP’nin yerel iktidarına hazır olsun.

EGE  27/10/2007

EGE27/10/2007

27/10/2007

25/10/2007

25/10/2007

MHP'den halka sağduyu çağrısı

MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partililere, "Elinize dilinize hakim olun" çağrısı yaptı. Provokatif davranışlardan kaçınılmasını isteyen Dervişoğlu,İzmirlilere de şöyle seslendi: " Tepkilerin gösterileceği yer, Valiliğin önüdür. Orada, Hükümet'i,gereğini yapma konusunda uyarırsınız. Milletin ciğeri yanarken, kimse, 'aman tepki göstermeyin' diyemez. Ancak bu kontrollü olmalı"

 

EGE  24/10/2007

24/10/2007

24/10/2007

23/10/2007

EGE23/10/2007

EGE  23/10/2007

EGE  20/10/2007

15/10/2007

EGE  14/10/2007

14/10/2007

14/10/2007

14/10/2007

14/10/2007

EGE  09/10/2007

09/10/2007

08/10/2007

21/09/2007

EGE  21/09/2007

18/09/2007

Vicdanımız rahat
YÜKSEK Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın, daha önce söylediği gibi İzmir’de MHP’nin yaptığı itirazın reddedildiğini bir açıkama ile köşemize bildirdi.

Bilindiği gibi konuyu MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu gündeme getirmiş, 47 sandıkla ilgili sandık tutanaklarını kamuoyu ile paylaşmış, sandık tutanaklarının bilgisayardaki verilerle örtüşmediğini öne sürmüştü.

İzmir İlçe Seçim’de ve YSK’da yapılan uzun bir araştırmadan sonra Aydın, "Beş sandıkta sorun tespit ettik, ancak bunlar seçim sonuçlarını etkileyecek bir durum arz etmiyor. Diğer sandıklarda herhangi bir sorun yok. Kararımızı da yazdık, vicdanımız rahat" dedi.

CHP’ye 1120, MHP’ye 395 eksik, AKP’ye de 1413 fazla oyun yazılması iddiasını Cumhurbaşkanı’nın (A. Sezer) da kendilerine gönderdiğini, bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yaptıklarını hatırlatmamız karşısında Aydın şöyle konuştu:

"Sonuçlarla ilgili herkes bir şey söyledi. Sizin ve Can Ataklı’nın yazıları üzerine de 5-6 kişi seçimin iptali gerekir, diye itiraz etti. Biz de kendilerine sizin deliliniz, belgeniz nedir dedik, gösteremediler, dolayısıyla da itirazı reddettik."

Yalçın BAYER

 

15/09/2007


 

MHP İl Başkanı'nın kendisiyle mücadelesi

Yazmamak için epey bir sabrettim. Fakat yanlışta ısrar tahammül edilmez bir hal alınca, artık yazmak vacip oldu. İzmirliler takip etmişlerdir, MHP İzmir İl Başkanı Musavat Dervişoğlu, "22 Temmuz seçimlerinde hile yapıldığını" iddia etti ve iddiasına ilişkin bazı dökümanları Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) iletti.
YSK durumu inceledi ve herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığını tespit ederek konuya kesin bir hukuki açıklık getirmiş oldu. Buraya kadar her şey tamam; bir başka deyişle Sayın Dervişoğlu görevinin gerektirdiği dikkati gösterdi, YSK da bir karar verdi. Temyizi olmayan bir yüksek mahkemenin verdiği karardan sonra artık biraz sakinleşmek gerekir, biraz susmak gerekir, değil mi? Ama ne mümkün... Sayın İl Başkanı öfke ile aynı iddiaları tekrarlamaya devam ediyor ve sonunda bir de bomba patlatıyor: "Bu durumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götüreceğim."
***
Şimdi samimi bir inancımı belirteyim: Sayın Musavat Dervişoğlu benim, MHP'nin tartışmasız en başarılı bulduğum il başkanıdır. Bir süreden beri çalışmalarını ilgiyle takip etmekteyim. Gerçi yazdığım meselede beni çok hayal kırıklığına uğratsa da, bu böyle. Ama seçim sonuçları konusundaki savrukluğa kaçan davranışları artık beni rahatsız ediyor. Çünkü;
1- Çağımızda, millet olmakla, kansız-hilesiz seçim yapmak arasında doğrudan bir ilişki vardır. Ve Türkiye, 1946 seçimlerini saymazsak, dürüst seçimler yapmayı başarmış nadir ülkelerden birisidir. Başka türlü söyleyelim: Bir milliyetçi için en gurur verici durum, ülkesinin bütün dünyaya örnek olacak türden hilesiz seçimler yapabilmesidir. Bu bir gelişmişlik ve bağımsız irade üretebilme göstergesidir.
2- 22 Temmuz Seçimleri vatanın her karış toprağında dürüstçe yapılmıştır. DTP'liler de dahil, Sayın Dervişoğlu'ndan gayri aksini düşünen bir Allah'ın kulu bulunmamaktadır.
3- 2000 yılında ABD başkanlık seçimlerinde Florida'da resmen hile yapıldı. Tüm Amerikan halkı başkanlığın Gore'dan alınıp Bush'a verildiğini izledi. Ardından Gore, ABD Yüksek Mahkemesi'ne itiraz etti. Mahkeme iddiaları yeterli bulmadı ve Bush lehine karar verdi. Al Gore hemen bir basın toplantısı yaparak ne dedi biliyor musunuz?:
"Mahkeme kararının yanlış olduğunu düşünüyorum. Ama kararı kabul ediyorum. Amerikan demokrasisinin küresel saygınlığına gölge düşürmemeliyiz."
4- AİHM'ne gideceğini söylüyor Sayın İl Başkanı. Güzel, gidebilir. Ama bize bir zahmet, partisinin AB'ye karşı olan siyaseti ile AB'nin yargı kurumunda hak arama çabasını, tutarlılık bakımından nasıl telif edeceğini bir anlatması gerekecek.
***
Demem odur ki, bu denli başarılı bir il başkanının böyle boş işlerle uğraşması üzücüdür ve dahi Türk milliyetçiliği paradigmasına da pek uygun düşmemektedir. Yaptığı iş o kadar "racona" aykırıdır ki, kendi kariyerinin altını oymaktadır. Bu tatsız lakırdıyı hemen kesmezse "Don Kişot gibi yel değirmenlerine değil ama, kendi siyasi varlığına saldıran adam" durumuna düşeceği çok açıktır.

 

13/09/2007

13/09/2007

13/09/2007

13/09/2007

12/09/2007

YSK, MHP’yi dinliyor

MHP İzmir İl Başkanı D. Müsavat Dervişoğlu, seçimlerle ilgili iddiasında ısrarlı: "Bizim ortaya çıkardığımız belgelere karşı YSK tatminkár bir cevap veremiyor. Sayın YSK Başkanı, sonuçlar üzerindeki gölgeyi kaldıracakları yerde, konuyu daha gizemli hale getirmiştir. Ortada bir kasıt varsa sorumluların cezalandırılması için gerekli hukuki işlemler neden yapılmıyor? Bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. YSK Başkanı’ndan randevu istiyorum. Ayrıca bilgi edindirme hakkını kullanmak amacıyla YSK’ya başvurdum. Konuyu gerekirse AİHM’ye taşıyacağız."

Bu açıklamadan sonra YSK Başkanı Muammer Aydın’ın, Dervişoğlu’na bugün 15.00’te randevu verdiği açıklandı.

Yalçın BAYER

11/09/2007

11/09/2007

11/09/2007

09/09/2007

07/09/2007

06/09/2007

05/09/2007

05/09/2007

05/09/2007

MHP'den yeni iddia: Oy çuvalları kül oldu

DHA - İZMİR - MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Karşıyaka'da oy pusulası çuvallarının yandığını iddia etti.
Daha önce İzmir'in yedi ilçesinde 49 sandıkta CHP ve MHP oylarının AKP'ye kaydırıldığını iddia eden Dervişoğlu, yeni bir iddia gündeme getirdi. Karşıyaka Seçim Kurulu'nun oy pusulalarının bulunduğu çuvalları koyduğu belediyenin şantiyesinde yangın çıktığını öne süren Dervişoğlu, "Oranın personeli çıkan yangını söndürüyor. Daha sonra Emniyet geliyor ve tutanak tutuyor. Oradaki kişilerin ifadesi alıyor" dedi. Konuyla ilgili hiçbir kurumdan açıklama yapılmamasına tepki gösteren Dervişoğlu, "Oy torbaları bir kazadan ya da kasıttan ötürü yanıyor ama kimse bize bilgi vermiyor. Valiliğe sorduğumuzda bilgilerinin olduğunu söylüyor ama açıklama yapmıyor" diyerek tepki gösterdi.

05/09/2007

05/09/2007

05/09/2007

05/09/2007

31/08/2007

30/08/2007

30/08/2007

28/08/2007

28/08/2007

28/08/2007

28/08/2007

28/08/2007