|
ÜNİTER
DEVLET VE HEDEFTEKİ MHP!
Yaşadığımız
günler çok şeye gebe. Ülke neredeyse ayaklandı gidiyor.
Sihirli lambanın içinden çıkan cinden bile isteyeceğine,
hep veren bir zihniyet, adeta ülkeyi bir felakete
sürüklemekte.
Bizi karanlık dehlizlere
soktular, önümüzü aydınlatacak bir ışıkları yok. Ampulleri
desen, kendi kararan vicdanlarını aydınlatamıyor ki
yolumuzu aydınlatsın. Hal böyle olunca hep başkalarının
tuttuğu ışık yönünde, onların gösterdiği yere doğru
gidiyoruz.
Bulunduğumuz coğrafyada, çevremizde oynanan
oyunlar Türkiye’yi BOP denen bir batağın içine çekmekte,
Misak-ı Milli sınırlarımız tehlikeye sokulmaktadır.
Nefes borumuz dediğimiz Kıbrıs tamamen elden
çıkmak üzeredir.
İçerideki çatlak sesler,
federalizm yaygarası koparmaya başlamışlardır.
Başbakan PKK’nın
ateşkesine karşılık “herhalde biz de durup dururken kimseye
ateş etmeyiz” demiştir.
Bir partinin Genel
Başkanı olan Ağar, PKK’nın siyasi organizasyonu konumunda
olan DTP’nin Eş Başkanı A.Tuğluk’un ifadesiyle “aynı noktada
buluşmaktadır”.
Ülkemiz dışarıda hem
itibarını hem de haysiyetini yitirmiştir. Avrupa Birliği
uyum paketlerine tabi olan, ABD’nin sözde stratejilerinin
figüranı olarak, Emperyalist Güçler tarafından istenildiği
gibi kullanılmaktadır.
Her şeyden önemlisi
Üniter Devlet yapımız tehlikeye düşürülmektedir.
Hepimizin bildiği gibi
Türk Devletine düşman olanlar, kurulduğu günden beri
Milliyetçi Hareket Partisinin de düşmanı olmuşlardır.
Üniter Devleti, sıkılmış
bir yumruk olarak düşünecek olursak, bu yapıyı yumruğu
açarak parmakların ortaya çıkması gibi bölmeye çalışan
emperyalist Güçler;
MHP’yi de bölmek,
parçalamak, yok etmek bunları başaramazlarsa da, ele
geçirerek amaçlarını gerçekleştirmek istemektedirler. Çünkü
Tek Devlet, Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Dil şiarına yani
Üniter Devlet anlayışına sahip, dış güçler açısından tek
tehlike MHP’dir.
MHP yok edilir ya da
etkisiz hale getirilirse Türkiye Cumhuriyetini federatif
yapıya kavuşturmak çok kolay olacaktır.
Onun için hedefleri
MHP’dir. Bırakın tek başına iktidarı, içinde MHP’nin
bulunmadığı bir Türk Hükümetinin istendiği CIA Raporlarında
sabittir.
Sıkılmış yumruk örneğine
dönecek olursak, aynı Üniter Devlet yapısında olduğu gibi
yapılmak istenen o yumruğun açılıp parçalanmış bir MHP
ortaya çıkarılmak istenmesidir.
Bunu gerçekleştirmek için
en güvenilir yol, MHP’nin Liderini tayin ederek, partiyi
kendi içinde yok etmektir.
Bakın MHP Kongresi sadece
Ülkücülerin ilgilendiği bir kongre havasından çıkarılmış,
ilgili ilgisiz kim varsa işin içine dahil olmuştur.
Bu gün MHP’ye ve Liderine
karşı saldıranlara destek olanlar MHP’nin dışında olan
insanlar,kuruluşlar ve kendinden menkul cemaatlardır.
Lafa geldi mi “efendim
ben 30 senelik Ülkücüyüm” diyenlere sesleniyorum; bırakın 30
seneyi üç günlük Ülkücü bile bu yaptıklarınızı yapmaz.
Ülkenin tek Milli Direnç noktası olan MHP’nin yolunu kesmeye
kalkmaz, engel olmaktansa kıyıya çekilir,edebiyle oturur.
Ülkücü olmak; kendi
menfaati için başka siyasi partilerde ikbal aramak değil,
çıkarları için MHP dışında ki güçlere baş eğmek demek
değildir.
Ünlü düşünür Çiçero’nun
dediği gibi “her esen rüzgarda eğilirsen, sen bir ot bile
olamazsın” çünkü sen insansın. İrade sahibisin ve bunu
kullanarak, direnerek, karşı koyarak yolunu belirlersin.
Evet MHP’yi ve Liderini
hedef alanlar:
Bir tutam ümit
eşliğinde dış güçleri ongun etmek için,
zeybek havasında, kaptanın dümene
geçme çabaları ile bir yere varmak istemektedirler.
Ama sonları o çok
sevdikleri türkücülerinin ağıtıyla son
bulacaktır.
Her zaman söylediniz gibi
Ülkücü Hareket bir takım insanların menfaat hareketi,
Batı Emperyalizminin uşağı olan bir hareket değildir.
Yüce Allah’ın; bir Milletin, bir coğrafyanın, Türk-İslam
Dünyasının kurtuluş misyonunu omuzlarına yüklediği ve zor
zamanlarda her daim yanında yer aldığı bir harekettir
Ülkücü Hareket.
Görelim Mevla’m neyler,
neylerse güzel eyler! Diyerek;
Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun
Leşe!
Sağlıcakla kalın.!
Fikri Atılbaz
|