|
ÜLKÜM....GERÇEĞİM....
“ Büyüklük odur ki, hiç
kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın,
memleket için gerekli ülküyü neyse onu görecek, o hedefe
yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes
seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Önüne sayılamayacak
güçlükler yığacaklardır, kendini büyük değil küçük, zayıf,
vasıtasız, hiç telakki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine
inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyük
derlerse, bunu diyenlere de güleceksin” ( Mustafa Kemal
ATATÜRK )
Hepimizin bildiği gibi
bugün Türkiye tarihinin en sıkıntılı ve buhranlı dönemlerini
yaşamaktadır. Her köşe başında bir buhran kasırgası esmekte
ve bu gidişattan ötürü ülke geleceğine dair kaygılar
oluşmaktadır. Bu kaygılara kulak asma lütfunda bulunmayan
bazı kimseler ise büyüklük ( diğer bir adı ile bencillik )
edaları ile halkın içinden savrulmayı maharet saymış, bu
sebeple de ne iş yapmış ne de iş yapma gayesinde olanlara iş
yaptırmışlardır. Halbuki büyük idealler büyük emek ister.
Sabır ister. Dirayet ve feraset ister. Sadakat ve sonsuz
inanç ister. Gerektiğinde fedakarlık, gerektiğinde de
feragat ister. Bu saydıklarımı yapmaya yürek ister, akıl
ister, azim ve kararlılık ister. Aslına bakılırsa büyük
idealler büyük insan ister....
Geçmişte dünya tarihine yön
vermiş bir milletin ve medeniyetin mirasçılarından olan
ülkücü gençliğin, içinde yaşadığı toplumun tarihinin,
dilinin, dininin ve kültürünün yabancılaşmasına imkan
vermeyecektir. Yaşadığı toplumun değerlerine önem veren,
korumak ve varlığının devamını sağlamak gayesinde olan
ülkücüler büyük ideallerin peşinde olacaktır. Çünkü ülkücü
gençlikte istenilen büyük ideallerin timsali olan azim,
kararlılık ve sabır mevcuttur.
Ülkücülük, mana ve önemini
Başbuğ Alparslan Türkeş’ten alan ve belli hedefleri, belli
ilkeleri, belli üslubu olan, teşkilat yapısı ve teşkilat
kuralları belli olan bir fikir hareketidir. Bu hareketin
tarihsel sürecinin devamlılığı da bu hareketi besleyen maddi
ve manevi kaynaklarda aşikardır. Bu nedenle sahip olduğumuz
hareketimiz, Türk milletinin tarihsel birikiminin özüdür ve
dahi aslıdır.
Ülke gerçeklerinin dışında
kalamayan hareketimizin gençleri de yine ülke yararına
olacak fiili davranış ve tutarlılıktan uzak kalamamaktadır.
Mensubu olduğumuz Ülkücü Harekete sadakat aynı zamanda
lidere, doktrine ve teşkilata olan sadakattir. Bu harekete
karşı yapılan saldırıların temelinde bu sadakat mefhumu
yatmaktadır. Sadakatimizden vazgeçmeyecek ve bunun aksine
sebep olacak hal ve davranışlara fırsat vermeyeceğiz.
Ayşe ALTAY (12.11.2006) |