|
TAKKE DÜŞMÜŞ, KEL
GÖRÜNMÜŞTÜR.
Malumunuz olduğu üzere, Tarihi kapkara
lekeler ile dolu olan Fransa Devletinin Parlamentosu
“Sözde Ermeni Soykırımının inkârını suç sayan” yasayı
maalesef kabul ederek kara Tarihlerine bir kara sayfa daha
eklemişlerdir. Fransa’yı ve diğer Emperyalist güçleri biz
zaten tanıyoruz. Onlar her fırsatta TÜRK DEVLETİ’NE Karşı
olan düşmanlıklarını gizlememiş ve her zaman olduğu gibi
TÜRK MİLLETİNİ ve DEVLET’İNİ karşı sürdürdükleri karalama
kampanyalarına bir halka daha eklemişlerdir.
Dışımızdaki Türk düşmanlarını anlamasına anladık da,
ya içimizde Türk düşmanlarına alkış tutanlara ne demeli?
Söz
konusu yasa Fransa Parlamentosunda kabul edildiği gün TÜRK
Milletine hakaret eden, aşağılayan ve “Türkler otuz bin Kürt
ile iki milyon Ermeni'yi katletti” diyen şu yazar
bozuntusuna İsviçre’de Nobel Edebiyat Ödülü verildi. Sizce
“Sözde Ermeni soykırımının inkârını suç sayan yasa” nen
Fransa Parlamentosunda kabul edilmesi ile “Türkler iki
milyon Ermeni’yi ve otuz bin Kürt’ü katletti” diyen birinin
aynı gün ödüllendirilmesi sadece bir tesadüfümüdür. Tabiî ki
hayır. Emperyalist güçlerin her zaman olduğu gibi yine Türk
Milletine ve Devleti’ne olan düşmanlıklarının açık ve bariz
bir göstergesidir. Aslında verilen ödül, yazar bozuntusunun
edebiyat alanındaki başarısından dolayı değil, sadece TÜRK
MİLLETİNE VE DEVLETİNE olan kininden ve hakaretinden dolayı
bilinçli bir şekilde mükâfatlandırılmasıdır.
İşin garip tarafı, bazı basiretsiz siyasetçiler
bir yandan Fransa ya sert çıkışları ile ucuz kabadayılık
yapmaya çalışırlarken, diğer yandan da Türk Milletine
Hakaretinden dolayı mükâfatlandırılan yazar bozuntusunu da
tez elden tebrik etmeyi de ihmal etmemişler. Kısacası
Türklüğümüze hakarete alkış tutmuşlardır, peki bu ne nane bu
ne turşu.
Öte yandan Adsız Kahramanların başarıları
üzerinde siyaset yapmaya çalışanlar ve “Adam gibi adam “
diye kendi reklâmını yaptıranlara ne demeli, kasabanın
delikanlılığına soyunan genç misali, kasaba ahalisinde yüz
bulmayınca bu kez kasabalıya musallat olan dağdaki eşkıyadan
medet ummaya başlamışlar.
Adam gibi adamlık öyle kolay değildir, kendi,
kendini adam gibi adam görmek bir şey ifade etmez, önemli
olan Yüce Türk Milleti adam gibi adam demelidir.
Vallahi bu günkü Türk siyaset hayatında ben bir
“adam gibi adam” siyasetçi tanıdım. Vatan, Millet, Bayrak
ve Devlet için ne pahasına olursa hiçbir şekilde taviz
vermeyen, bu değerlerimize yönelen her tehdit ve tehlikeye
karşı her zaman ki dik duruşuyla karşı duran ve bedeli ne
olursa olsun ödemeye hazır olan Türk Siyaset Tarihinin Ulu
çınar ve her zaman kendisini Rahmet, şükran ve Minnetle
andığımız Başbuğumun talebesi olan Türk Milliyetçilerinin
bilge Lideri Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ ve Bozkurtlarıdır.
Hatırlarsınız 57. DSP, MHP ve ANAP Koalisyonu
döneminde, Türk siyaseti üzerinde Dış mihraklı olan bazı
sinsi oyunlar kapalı kapılar ardında planlanıyordu, yani
57.Hükümet yıkılarak yerine MHP siz bir Koalisyon Hükümet
Planı uygulama safhasına konulmak üzereydi. Bu sinsi oyunu
fark eden Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ, Bursa’da Türk Milletine
seslenerek erken seçime gidileceğini açıklamıştı. 57.
Koalisyon Hükümeti Genelde başarılıydı, ancak büyük bir
şansızlık, o dönemde ki dünyanın geniş bir bölümünde baş
gösteren ve Türkiye’yi de derinden etkileyen büyük ekonomik
krizin tesiri ve gerekse yine o dönemde Yurdumuzun en büyük
Sanayi Bölgesi olan koca bir bölgeyi yerle bir eden Marmara
Depreminin getirdiği büyük mali külfet sebebiyle Türk
Milletinin ekonomide beklediği iyileşmeler yeterince
gerçekleşmemişti, Bu sebeple Milletin siyaset alanında yeni
arayışlar içerisine girebileceğini ve Mevcut Koalisyon
Partilerinin büyük oy kaybına uğrayacağını bile, bile dış
destekli bir oyunu boşa çıkarmış ve seçime giderek Türk
Milletinin kararına olan saygısını göstermiştir. İşte adam
gibi adam ben buna derim Emperyalist güçlerin ve onların
içimizdeki uzantılarının Türkiye üzerinde oynatmak
istedikleri sinsi oyunları yerine, Yüce Türk Milletinin
Hakemliğini yeğlemiştir.
İnanın ki; İster takkiye yapsınlar, ister renkten renge
girsinler ve isterlerse ucuz siyaset yapmaya devam etsinler.
Artık Takke düşmüş, kel görünmüştür, çünkü Yüce TÜRK
Milleti, Türklüğümüze hakaret edenlere alkış tutanları da,
eli kanlı katillerden medet ummanlar da ve HER ŞEY TÜRKİYE
VE TÜRK MİLLETİ İÇİN diyenleri de çok iyi tanımaktadır ve
hesabını da ona göre yapmaktadır.
Saygılarımla.
Nurettin OGHAN
NE
MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Türk
Milliyetçiliğinin Yükselişi yazısı için tıklayınız....
|