MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

TAKKE DÜŞMÜŞ,  KEL GÖRÜNMÜŞTÜR.

  

               Malumunuz olduğu üzere,  Tarihi kapkara lekeler ile dolu olan Fransa Devletinin Parlamentosu   “Sözde Ermeni Soykırımının inkârını suç sayan” yasayı maalesef kabul ederek kara Tarihlerine bir kara sayfa daha eklemişlerdir. Fransa’yı ve diğer Emperyalist güçleri biz zaten tanıyoruz. Onlar her fırsatta TÜRK DEVLETİ’NE Karşı olan düşmanlıklarını gizlememiş ve her zaman olduğu gibi TÜRK MİLLETİNİ ve DEVLET’İNİ karşı sürdürdükleri karalama kampanyalarına bir halka daha eklemişlerdir.

         Dışımızdaki Türk düşmanlarını anlamasına anladık da, ya içimizde Türk düşmanlarına alkış tutanlara ne demeli?

 Söz konusu yasa Fransa Parlamentosunda kabul edildiği gün TÜRK Milletine hakaret eden, aşağılayan ve “Türkler otuz bin Kürt ile iki milyon Ermeni'yi katletti” diyen şu yazar bozuntusuna İsviçre’de Nobel Edebiyat Ödülü verildi. Sizce “Sözde Ermeni soykırımının inkârını suç sayan yasa” nen Fransa Parlamentosunda kabul edilmesi ile “Türkler iki milyon Ermeni’yi ve otuz bin Kürt’ü katletti” diyen birinin aynı gün ödüllendirilmesi sadece bir tesadüfümüdür. Tabiî ki hayır.  Emperyalist güçlerin her zaman olduğu gibi yine Türk Milletine ve Devleti’ne olan düşmanlıklarının açık ve bariz bir göstergesidir. Aslında verilen ödül, yazar bozuntusunun edebiyat alanındaki başarısından dolayı değil,  sadece TÜRK MİLLETİNE VE DEVLETİNE olan kininden ve hakaretinden dolayı bilinçli bir şekilde mükâfatlandırılmasıdır.

           İşin garip tarafı, bazı basiretsiz siyasetçiler bir yandan Fransa ya sert çıkışları ile ucuz kabadayılık yapmaya çalışırlarken, diğer yandan da Türk Milletine Hakaretinden dolayı mükâfatlandırılan yazar bozuntusunu da tez elden tebrik etmeyi de ihmal etmemişler. Kısacası Türklüğümüze hakarete alkış tutmuşlardır, peki bu ne nane bu ne turşu.

           Öte yandan Adsız Kahramanların başarıları üzerinde siyaset yapmaya çalışanlar ve “Adam gibi adam “ diye kendi reklâmını yaptıranlara ne demeli, kasabanın delikanlılığına soyunan genç misali, kasaba ahalisinde yüz bulmayınca bu kez kasabalıya musallat olan dağdaki eşkıyadan medet ummaya başlamışlar.

            Adam gibi adamlık öyle kolay değildir, kendi, kendini adam gibi adam görmek bir şey ifade etmez, önemli olan Yüce Türk Milleti adam gibi adam demelidir.

            Vallahi bu günkü Türk siyaset hayatında ben bir “adam gibi adam” siyasetçi tanıdım. Vatan, Millet,  Bayrak ve Devlet için ne pahasına olursa hiçbir şekilde taviz vermeyen,  bu değerlerimize yönelen her tehdit ve tehlikeye karşı her zaman ki dik duruşuyla karşı duran ve bedeli ne olursa olsun ödemeye hazır olan Türk Siyaset Tarihinin Ulu çınar ve her zaman kendisini Rahmet, şükran ve Minnetle andığımız Başbuğumun talebesi olan Türk Milliyetçilerinin bilge Lideri Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ ve Bozkurtlarıdır.

            Hatırlarsınız 57. DSP, MHP ve ANAP Koalisyonu döneminde, Türk siyaseti üzerinde Dış mihraklı olan bazı sinsi oyunlar kapalı kapılar ardında planlanıyordu, yani 57.Hükümet yıkılarak yerine MHP siz bir Koalisyon Hükümet Planı uygulama safhasına konulmak üzereydi. Bu sinsi oyunu fark eden Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ, Bursa’da Türk Milletine seslenerek erken seçime gidileceğini açıklamıştı.  57. Koalisyon Hükümeti Genelde başarılıydı, ancak büyük bir şansızlık, o dönemde ki dünyanın geniş bir bölümünde baş gösteren ve Türkiye’yi de derinden etkileyen büyük ekonomik krizin tesiri ve gerekse yine o dönemde Yurdumuzun en büyük Sanayi Bölgesi olan koca bir bölgeyi yerle bir eden Marmara Depreminin getirdiği büyük mali külfet sebebiyle Türk Milletinin ekonomide beklediği iyileşmeler yeterince gerçekleşmemişti, Bu sebeple Milletin siyaset alanında yeni arayışlar içerisine girebileceğini ve Mevcut Koalisyon Partilerinin büyük oy kaybına uğrayacağını bile, bile dış destekli bir oyunu boşa çıkarmış ve seçime giderek Türk Milletinin kararına olan saygısını göstermiştir. İşte adam gibi adam ben buna derim Emperyalist güçlerin ve onların içimizdeki uzantılarının Türkiye üzerinde oynatmak istedikleri sinsi oyunları yerine, Yüce Türk Milletinin Hakemliğini yeğlemiştir.

        İnanın ki; İster takkiye yapsınlar, ister renkten renge girsinler ve isterlerse ucuz siyaset yapmaya devam etsinler.

 Artık Takke düşmüş, kel görünmüştür, çünkü Yüce TÜRK Milleti,  Türklüğümüze hakaret edenlere alkış tutanları da, eli kanlı katillerden medet ummanlar da ve HER ŞEY TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ İÇİN diyenleri de çok iyi tanımaktadır ve hesabını da ona göre yapmaktadır.

          Saygılarımla.

                                                                                                   Nurettin OGHAN

 NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

Türk Milliyetçiliğinin Yükselişi yazısı için tıklayınız....

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı