|
MHP nin Kutlu İktidar Yürüyüşünü Baltalama Gayretleri
3
Kasım 2002 seçimleri ile birlikte iktidara gelen AKP nin
Milletimizin kendilerine verdiği vekaleti paravan güçlere
kiralaması neticesinde içinden çıkılması her geçen gün
zorlaşan günümüz Türkiye'sinde; tek çıkış ve kurtuluş yolu
olan MHP iktidarının ayak sesleri belirgin bir şekilde
duyulmaya başladı çok şükür ki.MHP çatısı altında siyaset
yapan kişiler olarak bizler de elimizden geldiğince bu
iktidara giden yolda ufak bile olsa bir katkı sağlamak ,
işin ucundan tutmakla mükellef olmalıyız,tabii eğer
ülkücüysek , milliyetçiysek ve de adam isek.
Teşkilatlarımızın bugüne kadar dış güçlerce kolay
çözümlenemeyiş, çökertilemeyişinin başlıca unsuru olan
mensubiyet şuurumuz bugünlerde daha da önem kazanmış iken
bazı Profesörlerimiz ve kime hizmet ettiği belli olmayan bir
gazetemizin çok muhterem!! yazarları bir ihanet oyunu
sergilemekteler.Bu mensubiyet şuurunu baltalamak , yara
vermek adına var güçlerince saldırmaktalar.MHP nin 19
Kasımda yapılacak Genel Kurulu öncesinde , 20 Kasım sabahı
atacakları manşetleri planlayan bu çarpık zihniyetin
kalemleri ve çete başı MHP ve Ülkücülere topyekün bir
saldırı başlattılar. Bir ara artık MHP içerisinde yer
alamayacaklarını idrak edip saldırılarına son veren bu
zevatlar; çok sevdikleri bazı siyasi büyükleri ağzından
olmadık sözleri çıkarıverince şimdi yeniden MHP ile ilgili
hesap yapmaya başladılar.
MHP
fotoğraf albümlerinin içerisinde yer bulamamış , çarpık
zihniyetlerinden dolayı dışlanmış bu okumuşun cahili
arkadaşlarımız 2 haftadır yeniden hortladılar. MHP Genel
Başkanı sayın Dr. Devlet BAHÇELİ’ye ağza alınmayacak ,
edepsiz yakıştırmalarda bulunan , küfür eden bu ABD
ambalajlı mahluklar yüz yüze gelince veya TV ekranlarına
çıkınca bizim şahsi problemimiz yok diyor , yalan
diyor,iftira diyor. Ya gayri resmi sahibi , adresi ,
telefonu olan internet sitelerine sığınıyorlar , ya da takma
ad kullanıyorlar. Şanlı bir mücadele verilerek bugünlere
gelen MHP içerisinde , mücadelesinde hiçbir zaman olmayan bu
kişilerin derdi MHP ye istedikleri genel başkanı seçtirmek ,
istedikleri muhteremin derdi de MHP yi kurtarmakmış.Konuşma
ve yazılı açıklamalarında iftira ve fotokopicilik
yöntemlerini seçen bu kişiler kendilerince MHP ve Türk
Milleti’nin geleceğine yön vermeye talip olmuşlar.
Kamuoyu’nun merak ettiği soruları aydınlatmak yerine şu da
var , bu da yapmış gibi başka kişileri örnek verip herkesin
kendileri hakkında ABD destekli aday olma şüphelerini neden
aydınlatmamaktalar, anlamak mümkün değil. Açık ve net olarak
sorulan sorulardan birisi olan ASAM ın Ülker tarafından
neden finanse edildiğini kendilerince izah ederken bile
komik durumlara düşmekteler. ASAM konusunda açıklama
yaparken şu an MHP Genel Sekreterliğini yapan sayın Cihan
PAÇACI’yı örnek vererek o da var dı neden o sorulmuyor , MHP
nde kabul görüyor da bizler göremiyoruz diye
içleniyorlar.Demek ki her kurum ve kuruluşta görev yapan bir
değilmiş , ABD ve dış güçlerin emrine girmeyi reddeden ,
ülkücülüğü ve milliyetçiliği noktasında kafalarda soru
işaretleri bulunmayan herkes MHP’nde görev de alır ,
siyasette yapar , Genel Başkanımızın da belirttiği üzere
Genel Başkan adayı da olabilir. Ancak bugüne kadar yaptığı
açıklamalarda güya parti içi muhalefet ediyorum şirinliğinin
arkasına sığınarak , AKP ve diğer MHP düşmanı oluşumların
rüzgar ve yardımlarıyla Ülkücü Hareket’e yapılan saldırılara
ortak olan , destek çıkan , onlara brifing veren , gizli
oluşumlarla gizli pazarlıklar yapan hiç kimse MHP de yer
alamaz ve de alamamıştır.
Ülkücü Hareket'in şerefli mazisinin hiçbir karesinde
olmadınız,olamayacaksınız!Umudun olmadığı zamanlarda umut
olmaya çalışanlardan olmadınız,olamayacaksınız.Haramiler
gibi yeni oluşumlar , yeni partiler peşinde koşacaksınız ve
onlara hizmet edeceksiniz;M.H.P Türk Milleti için umut
olduğunda makamlara talip olacaksınız öyle mi? Yok öyle
yağma , babanın hatırına da yok öyle yağma.Başbuğumuzu yarı
yolda bırakıp , ne uğruna kendisinin yol arkadaşlığından
kaçtığı belli olmayan Muzaffer Özdağ’ın kendilerine Ülkücü Hareket içerisinde
siyasi bir getiri sağlayacağını düşünmeleri ise tamamen
hezeyandır, komedidir, cehalettir.Başbuğun kader arkadaşı
diye lanse ettiğin baban 1969 yılında Başbuğumuzu sırtından
hançerleyen adam değilmiydi muhterem Prof..O sebeple sen ve
senin gibileri zamanında Başbuğumuz nasıl siyasetin
çöplüğüne göndermiş ise , bizlerde devam ettireceğiz
Başbuğumuzun emanetini.Siyasetin çöplüğünde yerinizi
alacaksınız.
HAREKETİN LİDERİ DEVLET BAHÇELİ.
Saygılarımla Sait ŞANLI
Teşk.
Sor. İl Bşk. Yrd. |