|
-ROZET YERİNE TASMA-
Üç kelime laf söyleyip, iki satır yazdım ya
kıyamet koptu.Soyu sopu belirsiz internet siteleri ve
elektronik posta yoluyla hakaret bombardımanına tutuldum
birden.“Aman yarabbim! Bu kadar çok düşman
kazandığıma göre büyük adam olmuşum ” diyecek kadar geri
zekalı sayılamayacağımı dostlarım bilir, düşmanlarım da
unutmasınlar..
Hasbelkader kalem oynattığım bu köşe şahsımın
değil, siz değerli dava arkadaşlarımızındır.. Dolayısı ile
burada savunma yapmak ve de kendime mevzii kazandırmaya
kalkışmak gibi bir densizliğin tarafı olamam.. Ama bu demek
değildir ki, susarım.Hırs denen esaret zincirinin insanları ne
hale getirdiğini, yarım asra yaklaşan ömrümün ilk yirmi
yılında ve çocuk sayılacak yaştayken, adam olmaya mahkum
kılındığım için öğrendim.Alışkın ve hazırım bu tür tezgahlara..Her önüne gelenin tavasında, başkasının
yağıyla kızaran hamsi olmaktansa, hırçın dalgalarla
boğuşmayı tercih etmişimdir hep..
MHP’nin temsil makamlarında siyaset yapmanın
zorluk derecesi, sizler kadar benim de malumumdur.Nelerle ve kimlerle uğraşmak gerektiğini
kestirememiş olsa idik; birikimlerimizi paylaşmayı düşünmek
yerine, tembellikten muzdarip “sahte ağabey” kimliğini
kullanır, haftasonlarında ülkücülük yapmaya kalkışırdık..Sadakat tanımının bir köşesinde, itaatten
malul dava adamcığı rolüne soyunurduk..İstenilen gibi olmaktan kaçar, istediğimiz
gibi kalırdık..Fitne ehlinden farklı tarafımız, mezar
taşlarına olan sorumluluk duygumuzdur..
Adamlıktan nasibini almamış ve şöhretlerini,
kendilerine duyulan nefrete borçlu olanlarla iyi
geçinemediğim ve her daim onlarla karşı saflarda bulunduğum
doğrudur.. Niyetleri yönüyle akibetleri malum olan zevatın,
zaman zaman adamdan sayılabilmek uğruna şahsıma methiyeler
düzdüklerine de şahit olmuşumdur.. Riyakar başlarının tacı
unvanını, nasıl elimin tersi ile ittiysem; karalamalarını
da, aynı bakış açısıyla görmezden gelirim.. Ciğerlerini bilirim ben bunların.. Hareketin
mukaddes sayılan bütün değerlerini yıllardır kirleterek
ülkücülükten beslenirler.. Dil uzatmadıkları müessese
kalmamasına rağmen; insanlıktan çıkmayı göze alırlar da, bir
türlü ülkücülükten çıkamazlar.. Çünkü onlara isim ve
soyadları yetmez.. Sıfatsız, bir sokaktan diğerine ulaşma
imkanları olmadığı gibi; rozetsiz, bir şaplaklık işleri
vardır.. Selamlarına sahip çıkmayı beceremediklerinden ,
sevdalarını da sahiplenemezler.. Ve hazindir ki, herkesi
kendileri gibi sanırlar..Bu hasta kişiliklerle aynı saftaymışız gibi
anılıp, yıpratılıyoruz..Herkes aynı potanın içinde gibi görününce de,
doğru yanlış seçilemiyor doğal olarak..Bir grup insancık haysiyet cellatlığına
soyunmuş, ellerine geçirdikleri vasıtalarla haramilik
yapıyor..Amerikan ajanları gibi elektronik şifre
duvarı ardına gizlenmiş korkak tavuklar!
Zamane korsanları bunlar!
Anadolu Yaylasını dağ-tepe dolaşıp, cımbızla
topladığımız kır çiçeklerinin üstüne kepçeyle hacet atan ve
her önüne gelenin şeref ve gurunu hiçe sayan soysuzlar..Nasıl ve ne zaman kurtulacağız bunlardan,
şimdilik bilmiyorum..Ama bildiğim bir şey varsa; o da bazılarına
lazım olanın rozet değil, tasma olduğudur..
Saygılarımla…
D. Müsavat DERVİŞOĞLU
İl Başkanı |