MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

-ROZET YERİNE TASMA- 

 Üç kelime laf söyleyip, iki satır yazdım ya kıyamet koptu.Soyu sopu belirsiz internet siteleri ve elektronik posta yoluyla hakaret bombardımanına tutuldum birden.“Aman yarabbim! Bu kadar çok düşman kazandığıma göre büyük  adam olmuşum ” diyecek kadar geri zekalı sayılamayacağımı dostlarım bilir, düşmanlarım da unutmasınlar.. 

Hasbelkader kalem oynattığım bu köşe şahsımın değil, siz değerli  dava arkadaşlarımızındır.. Dolayısı ile burada savunma yapmak ve de kendime mevzii kazandırmaya kalkışmak gibi bir densizliğin tarafı olamam.. Ama bu demek değildir ki, susarım.Hırs denen esaret zincirinin insanları ne hale getirdiğini, yarım asra yaklaşan ömrümün ilk yirmi yılında ve çocuk sayılacak yaştayken, adam olmaya mahkum kılındığım için öğrendim.Alışkın ve hazırım bu tür tezgahlara..Her önüne gelenin tavasında, başkasının yağıyla kızaran hamsi  olmaktansa, hırçın dalgalarla boğuşmayı tercih etmişimdir hep.. 

MHP’nin temsil makamlarında siyaset yapmanın zorluk derecesi, sizler kadar benim de  malumumdur.Nelerle ve kimlerle uğraşmak gerektiğini kestirememiş olsa idik; birikimlerimizi paylaşmayı düşünmek yerine, tembellikten muzdarip “sahte ağabey” kimliğini kullanır, haftasonlarında ülkücülük yapmaya kalkışırdık..Sadakat tanımının bir köşesinde, itaatten malul dava adamcığı rolüne soyunurduk..İstenilen gibi olmaktan kaçar, istediğimiz gibi kalırdık..Fitne ehlinden farklı tarafımız, mezar taşlarına olan sorumluluk duygumuzdur..  

Adamlıktan nasibini almamış ve şöhretlerini, kendilerine duyulan nefrete borçlu olanlarla iyi geçinemediğim ve her daim onlarla karşı saflarda bulunduğum doğrudur.. Niyetleri yönüyle akibetleri malum olan zevatın, zaman zaman adamdan sayılabilmek uğruna şahsıma methiyeler düzdüklerine de şahit olmuşumdur.. Riyakar başlarının tacı unvanını, nasıl elimin tersi ile ittiysem; karalamalarını da, aynı bakış açısıyla görmezden gelirim.. Ciğerlerini bilirim ben bunların.. Hareketin  mukaddes sayılan bütün değerlerini yıllardır kirleterek ülkücülükten beslenirler.. Dil uzatmadıkları müessese kalmamasına rağmen; insanlıktan çıkmayı göze alırlar da, bir türlü ülkücülükten çıkamazlar.. Çünkü onlara isim ve soyadları yetmez.. Sıfatsız, bir sokaktan diğerine ulaşma imkanları olmadığı gibi; rozetsiz, bir şaplaklık işleri vardır.. Selamlarına sahip çıkmayı beceremediklerinden , sevdalarını da sahiplenemezler.. Ve hazindir ki, herkesi kendileri  gibi sanırlar..Bu hasta kişiliklerle aynı saftaymışız gibi anılıp, yıpratılıyoruz..Herkes aynı potanın içinde gibi görününce de, doğru yanlış  seçilemiyor doğal olarak..Bir grup insancık haysiyet cellatlığına soyunmuş, ellerine geçirdikleri vasıtalarla haramilik yapıyor..Amerikan ajanları gibi elektronik şifre duvarı ardına gizlenmiş korkak tavuklar!

Zamane korsanları bunlar!

Anadolu Yaylasını dağ-tepe dolaşıp,  cımbızla topladığımız kır çiçeklerinin üstüne kepçeyle hacet atan ve her  önüne gelenin şeref ve gurunu hiçe sayan  soysuzlar..Nasıl ve ne zaman  kurtulacağız bunlardan, şimdilik bilmiyorum..Ama bildiğim bir şey varsa; o da bazılarına lazım olanın rozet değil, tasma olduğudur..

Saygılarımla…

                                                                                         D. Müsavat DERVİŞOĞLU

                                                                                                        İl Başkanı

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı