“NE İSTİYORSUNUZ AÇIK SÖYLEYİN”

 Son zamanlarda Milliyetçi Hareketin içinde kavramlarımızı tartışalım demek suretiyle KAVRAM KARGAŞASI yaratmak isteyenlerin sayısı artmaya başladı. Bunların bir bölümü asli görevlerini(!) yapmak, bir diğer bölümü de Kurultay öncesi adamdan sayılmak için yürütüyor çalışmalarını.. Evvela bilinmesini isterim ki yaşananların hiçbiri yeni ve özgün projelerin ürünü değildir. Hepsi geçmiş tecrübelerimizle sabittir ki MHP’nin şahlanış süreçlerine rastlayan “KESİNTİYE UĞRATMA” operasyonlarının günümüze uyarlanmış senaryolarıdır. Beni ve Türk Milliyetçiliği Hareketini asıl ilgilendiren mesele bahse konu senaryodan ziyade(ki senaryolara alışkınız) oyun içinde rol çalmaya kalkışan ARTİST’lerin kimlikleridir.. 

Kimdir bunlar?

Ne isterler? 

Umudun olmadığı zaman umut olmaya gayret sarfedenlerin  kimliklerini sömürüp, haklarını gasp ederek makam,mevki ve mevzi peşinde neden koşarlar?Yoksayılmışlıkları camia tarafından defalarca tescil edilmiş olmasına rağmen, netice alamayacakları belli bir  senaryonun içinde vazgeçilmez aktör olmaya niçin kalkışırlar? Kime ve neye hizmete yeltenirler? Ortalık puslanınca ya da aydınlanınca alacakaranlıklarından fütursuzca akıl dağıtan bu zevatı doğru tanımak mecburiyetindeyiz..

 Hep olmuşlar hiç ölmemişlerdir…

Hep yapmışlar hiç sorgulanmamışlardır..

Hep  kaçmışlar ve hiç utanmamışlardır..

 Kendilerini Hareketin kurnazları diye tanımlayıp, baktıkları  anahtar deliğinden dünyayı gördüğünü zannederek akıl bulandıran, ufuksuz bir grup insancıktan ibarettirler... Sizin kutlu hedefleriniz onların umurunda bile değildir.. Varolmaya kalkışmalarının mesnedi tecrübeleridir kendilerine sorsanız.. Tecrübe diye naklettikleriyse sizin hatıralarınızdır..Yoktur gururlanacak anıları..

Sırtımızda taşıdığımız kamburu geçmişten geleceğe köprü zannedip yüklenir götürürüz..Nerede ise yarım asırdır “Kol kırılır yen içinde” diyerek,şöhretleri kendilerine duyulan nefrete bağlı olan bu tipleri omuzlarımızda yükseltmeye çalışırız “Allah’ın alçalttığının” yücelemeyeceğini bile bile..  Hepsi ayrı ayrı bir gurur ve kibir kalesidir kendince..

İdeolog, filozof, teoriysen, psikolog,sosyolog hangi sıfatı ararsan var bunlarda uzmanlık dahil.. Şimdi de “YOL ARKADAŞLIĞI”na takmışlar kafayı. Gocunmuşlar belli ki.. Neden rahatsız olduklarını aslında biliyor ama anlatamıyorlar. Bizler kimliklerimizi ruhumuz  yaratıldığı gün alıp sosyal bedelini ödeyip hakederek taşıyoruz.Siperlerde de seferlerde de biz vardık. O gün yanımızda olmaktan korkarak kaçan, fırsat bulup düşman gemileriyle yeni ufuklara yelken açıp uzaklaşanlar bizi elbette anlayamazsınız..

Layık olmayı beceremediğiniz için “YOL ARKADAŞI” saymıyoruz sizleri..

Dua edin ki; geçmişte çekilmiş ülkücülük fotoğrafını mahşer günü aynı enstantane ile muhafaza etme sorumluluğumuz var, susuyoruz.Sizin bir lafınız varsa açıkça söyleyin..

 Gün gelir birileri çıkar, hep alıp hiç vermeyen sizleri “ağabey misiniz, amca mısınız yoksa pimi çekilmiş bomba mısınız?” diyerek sorgular ve utanırsınız halinizden..

 Sonunda kendinizi patlatmak zorunda kalırsınız..

  

                   D.MÜSAVAT DERVİŞOĞLU

                                     İl Başkanı