MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006
MHP PROJE PARTİSİ Mİ?
 

 Türkiye’de Milliyetçilik’in yükselişe geçtiğini artık sağcısı-solcusu, iç gücü-dış gücü, medyanın güdümlüsü-güdümsüzü herkes kabul ediyor.

Ancak, mevcut iktidarı iç besin kaynağı olarak kullanan; çoğunlukla da ithal mamasını AB fonlarından ve “Turuncu Devrim” ihracatçısı Soros’tan beleşe alarak beslenen yazılı basınımızın; bir değerli (!) köşe yazarcığı ekim ayındaki bir köşe yazısında “AKP li gençlerin yaptığı bir ankette MHP ye çıkan oyların yüksek olmasının kaygı verici olduğunu; Çünkü MHP’nin bir proje partisi olarak gözükmediği” kerametinde bulunmuşlar.

Şimdi bu sahibinin sesi pek muhterem kalemşöre ve onun gibilerine sormak isterim; lütfen söyler misiniz: “Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” düşüncesinden daha büyük bir proje olabilir mi? O köşe yazarını ve onun gibi düşünen arkadaşları Allah aşkına kısa bir süre sakin bir şekilde düşünmeye davet ediyorum.Ve soruyorum.

Bizi çok mu ilgilendiriyor ABD veya AB sermayedarlarının çıkarları. Bu çıkarlarını elde etmek için bazı ülkelere demokrasi götürüyorum derken uygulanan zulmü nasıl görmezden gelebilirsiniz. Globalleşme, küreselleşme acaba hangi alanlarda olmaktadır? Bence sermayede; sermayenin kullandırılmasında, pazarlanmasında ve karının paylaşılmasında globalleşme vardır. Tabi en önemlisi de artık sermayenin güvenliğinin sağlanması konusunda global hareket etmeye ihtiyaç duymaktalar.

Bunun için de BM ve NATO da kullanılmaktadır. Bir de tek kutuplu dünyada işbaşına getirdikleri George W.Bush ve onun çetesi. İstedikleri yerde istedikleri mazereti üreterek veya düşman yaratarak dünya sermayesini elinde bulunduran birkaç acımasız yaratığın emirlerini yerine getirmekte, onların çıkarını korumaktadırlar.

Bu çıkarı korurken işkencenin her türlüsü, açlığın soygunun, sömürünün her türlüsü mübah görülmektedir. Siz hiç; “gelin insan haklarını daha global hale getirelim, dünyada hiç aç insan kalmasın, çocuklar ölmesin, insanlar daha sağlıklı şartlarda yaşasın, insanlar daha iyi beslensin, insanların birbirini sevmesi için kültürel incelememizi yapıp en iyi insani değerleri ön plana çıkaralım” diye bir globalleşme çabası gördünüz mü? İnsanlar Afganistan’da; Irak’ta; Filistin’de, Afrika’da, Güney Amerika Ülkelerinde aç, perişan ve de mutsuz.

Onların daha iyi şartlarda çalışıp beslenmeleri için “sınırları kaldıralım insanlara dünyanın her yerinde serbest dolaşım hakkı tanıyalım” diyen bir globalist duydunuz mu? Ben duymadım. Duyacağımı ve göreceğimi de zannetmiyorum.

Kısacası; eğer globalizm ve küreselcilik dünya sermayedarlarının çıkarlarını korumak için devletlerin varlıklarını onlara hizmet etmediğinde ortadan kaldırabiliyorsa; devletleri parçalayıp yok ediyorsa, kardeşi kardeşe düşürüp milletleri yok edebiliyorsa; her türlü insani değeri yok ediyorsa, açlığı sefaleti getiriyorsa bu ülkede yaşayan, bu ülkenin insanı ve bu milletin ferdi olan herkese düşen görev Türk’ün çıkarını düşünmek, Tür’ü kalkındırmak, Türk’ü dünyanın en mutlu, en müreffeh, en aydın, ilimde ve fende dünyanın en ileri milleti yapmak, elde ettiği gücü ise tüm dünya insanlarının adalet ve huzur içerisinde yaşamasına sarf etmek olmalıdır.

Tabi Türk olmayanların, Türküm diyemeyenlerin bunu yapabilmesi imkansızdır. Teslimiyetçilerin ve mandacıların ülkemizi getirdiği noktada acaba yaşanabilecek bir Türkiye görüyor musunuz? Bu nedenlerle sözümün başında belirttiğim gibi; “Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” düşüncesinden daha büyük bir proje olabilir mi? Bence, MHP işte bu düşünceyi savunduğu için insanlar arasında kabul görmektedir.

MHP bütün projesini hep bu temel üzerine yani “Her şey Türk için; Her şey Türk’e göre” düzenler, yaşar ve uygular. Bütün projeleri, ekipleri, kadroları hazırdır ve hepsi de bu düşünce ile yetişmiştir diye düşünüyorum. Besin kaynaklarını iç ortamdan veya dışarıdan ithal ederek beslenen bazı muhteremlere olaylara bir de bu pencereden bakmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum.

MHP Genel Başkanı Sayın Dr.Devlet BAHÇELİ’nin basın açıklamalarında ve konuşmalarında ben bir tek şey görüyorum; sizde dikkatli bakarsanız bu şeyin “Her şey Türk için, Her şey Türk’e göre” olduğunu göreceksiniz. Bence doğru olan da budur. Bana ne AB den, bana ne ABD den. Ne mutlu Türküm. Öyleyse “Her şey Türk için, Türke göre, Türk tarafından” olmalıdır.

 

Recep ÇAKMAK

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı