|
KAYGAN
ZEMİNDE TARTIŞMAK...
Doğru nedir? diye sorsam
sosyal bilimlerle uğraşan hiç kimse "iki nokta arasındaki
düz çizgiye doğru denir" cevabı vermez.. Bilim dalları
arasında bile değişik açıklamaları olan kavramlar elbette
ki ideolojilerde farklı yorumlara gebedir.Sadece kavramlar mıdır izaha
muhtaç olan?Pek
tabiidir ki olaylar da kişilerin bakış açılarıyla değişik
algılanıp, değerlendirilebilir.. Bunlar moda ifadesiyle
çeşitlilik ve renklilik diye tarif edilirler.Modayı yakından takip eden(!)
bizler, çoğu zaman cevabını bildiğimiz sorular sorup, yine
bildiğimiz cevaplar ararız kaygan tartışma zemininde.. Oysa
zemin ne kadar kaygan olursa olsun muvazeneyi bozmamak değil
midir ideoloji adamı olmak?
Sorgulama bitmez bir türlü.
Süt ne renktir? diye
sorarsınız, beyaz cevabı tatminkar bulunmaz.. Birileri
sen onu beyaz sanıyorsun ama o aslında güneşin değişik
renkteki ışıklarını yansıtıyor ve beyaz gibi görünüyor
diyerek bulandırır kafanızın içini.. Hemen arkasından da
"sütte leke var, ben de yok" demek suretiyle ismini
hafızanıza kazımaya kalkar.
Kömür ne renktir? sorusunda
karşılaşacağınız akibet de aynıdır.. Siyah mı? Hayır,
güneşin renklerini emmiş öyle görünüyor.Tartışma uzar gider ama hiç
kimsenin aklına, "kardeşim, doğru söylüyorsun lakin bunlar;
sütün beyaz, kömürün ise siyah olduğu gerçeğini
değiştirmeyecektir" demek gelmez..
Tartışma modasına kaptırmışız
ya kendimizi, konuş babam konuş.Kafamın içi böyle binlerce ham ve boş tartışma ile dolu.Hiç faydasını görmediğim
bilgileri, sahilden denize kum taşıyan hamal misali
belleğime yüklemişim… Yazık değil mi bana?
Konulara bir bakın..
Zafer mi, hezimet mi?
Kahraman mı, hain mi?
Ulu Hakan mı, Kızıl Sultan mı?
Lüks bir gemi mi, köhne bir
tekne mi?Dar'ül harb
mi, İslam mı? türünden soru cümlelerinin başına sırasıyla;
Lozan, Vahdettin, Abdülhamit, Bandırma Vapuru ve Türkiye
kelimelerini eklersek ne demek istediğim daha iyi
anlaşılacaktır..
Biz bunları tartıştık işte!
Hem de tartışmayı çıkaranların
kendimizden olmadığını bile bile..
Hal böyle iken kazanç
hanemizde ne yazacak zannediyorsunuz?
Tabii ki kocaman bir sıfır!Ayrıca soruyorum hoşgörünüze
sığınarak; bu sıradan ve saçma münazaraların hep sınav
zamanı çıkarıldığını ve bizi derslerimizden alıkoyduğunu ne
zaman anlayacağız acaba?
Sınıfı geçenlere bir
baksanıza, önemli sınavlarda cevabı sorgulamışlar mı?
Milli Görüş gömleğini
çıkardık demişler, kendi içlerinden ses yok!
Bir gecede hidayete eren(!)
top modelleri partilerine katmışlar, çıt çıkmamış!
Dün dündür,bugünse bugün
diyenler bile olmuş, konuşan, cevap veren yine yok!
Gereksiz konuşmamak aslında
teşkilat terbiyesinin sıradan bir sonucudur..
12 Eylülden sonra işi biraz
çeneye verdik galiba, şu başka kapılarda edindiğimiz
alışkanlıkları terk edelim lütfen..
Gözümüzü açmak ve uyanık
olmak mecburiyetindeyiz..
Adamlar mükellef bir
kahvaltı hazırlamışlar , bize de "tavuk mu yumurtadan çıktı
yoksa yumurta mı tavuktan?" sorusunu yöneltiyorlar..
Buyurun, tartışalım beyler
ama emin olunuz ki; biz felsefe yaparken vukufiyetimiz ve
konuya hakimiyetimiz prim toplamayacak; tavuk, yumurta,
omlet başkaları tarafından mideye indirilecek, bize de
sofranın temizlenmesi kalacaktır…
Düşüncelerime katılmayanlar
olabilir ama gerçek değişmez..
Hiç kimse kusura bakmasın, bu
doğrumu tartışmaya açmıyorum.
Zira inanıyorum ki
Milliyetçi Hareketin bilgi kirlenmesine vesile olacak
tartışmalarla kaybedilecek bir tek saniyesi bile
yoktur..Dost düşman iyi bilsin ki, değiştik artık..
Kaygan zeminde tartışma
modasını terk ettik..Kafa bulandırmaya gelen buz
patencilerine asla misafir muamelesi yapmayacağız..
Onlardan da, artistik
figürlerinden de usandık!Yettiler canımıza vallahi,
cümlesine uğurlar ola..
D. MÜSAVAT
DERVİŞOĞLU
İL BAŞKANI |