MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

                   

                 İHANET BİLMECE DEĞİLDİR

 

Hayatım boyunca kelimeleri özenle seçmeye çalıştım hep.

“Neyin söylenmemesi gerektiğini bilmek, en az söylenmesi gerekeni bilmek kadar önemlidir” diye öğretmişti büyüklerim.

Yazılıp çizilenlere bakarak; acaba bana öğretilenler, bunlara anlatılmadı mı diye düşünmüşümdür. Öyle ya aldığımız rahle-i tedrisat aynı idi görünüşte. Ve hepimiz ülkücü hareketin anonim değerleriyle yetişmiştik. İşin aslına bakarsanız bize ait çok fazla şey de yoktu belleklerimizde. Rakiplerimize karşı kullanmak üzere hareketten edindiğimiz bilgi ve tecrübeleri zaman zaman birbirimiz aleyhinde avantaja dönüştürmeye kalkışsak da durulacak yeri bilirdik. Ya da  hayatı öğrendiklerimiz müdahale ederler, suskunluk sınırını belirlerlerdi…

 

Ne olmuştu bizlere ki, gönül süzgecini kullanmadan dilimize düştüğü gibi  konuşup, yazmaya başladık…

Bu kadar cehalet ve sorumsuzluk ortaçağ’a yakışırdı ancak, yeniçağ’a değil… İyi ki Fatih Kanunnamesi yok zamanımızda, şayet olsa idi çok kardeşin boynu önüne düşerdi vallahi…

 

Neler yaşanıyor baksanıza..!

Açık Mektuplar havada uçuşuyor ama alıcıların adresi meçhul. Dolayısı ile açılmadan iade..!

Bazı eski bakanların anlama özürlerinden ötürü kavrayamadıkları konular, satırbaşlarıyla tam sayfa ilana dönüşmüş..! İktidar partisi tarafından iftira manzumesi yazılsa, ancak bu kadar yerini bulur..!

Utanma sınırı yıkılmış, haya duvarları sanki küresel ısınmanın gazabına uğrayıp erimeye yüz tutmuş ve akıntı mide bulandırmaya başlamıştır…

Kişilerle uğraşmak gibi bir saplantım olmadığından, söylenenlere doğrudan cevap vermeyi pek uygun bulmuyorum ama susmayı da beceremiyorum.

 

Hangi yap-boz’un parçası olduğunuzu söyler misiniz?

Önderliğin ucuzlatılmasından muradınız nedir?

Lidersizlik, felsefesizliktir.. Bilmez misiniz?

Olumsuz referansların gölgesinde, örtülü operasyonların uydusu musunuz?

Yıllarca strateji araştırdınız, strateji oluştururken neticesi başından belli bu macerayı ısrarla sürdürme gayretine, kendiniz özel bir anlam verebiliyor musunuz?

Türkiye’yi gezdim diyorsunuz. Kışlaların, karakolların önünde resminiz var ama parti kütüğündeki varlığınız bile tartışma konusu, gerçeği görmüyor musunuz?

Teşkilatlandığınız iddiasını sürekli tekrarlayarak, kime işmar ediyorsunuz?

Yanıltıyor, saptırıyor, çarpıtıyorsunuz..! Akademik kişiliğiniz de zedeleniyor, anlamıyor musunuz?

Ve hepsinden önemlisi, bu kadar çok müşahhas hatayı çocuklar yapmaz, hiçbir kılıf bu minareyi almaz, idrak etmiyor musunuz?

 

Yeter artık ,bir son verelim bunlara.. Hareketin vicdanında zaten mahkum oldunuz, fazlası kime ne kazandıracak?

İşin ilginci, düşmanın da elde edebileceği bir fayda yok varlığınızdan..

Zira siz yanlış seçimsiniz..!

Mazi ile bağınız, bağlantınız olmadığı için, gelişmiş bir vefa duygusuna sığınıp bölünmelere vesile olamazsınız…

Düşmanlıklar peydahlayıp, gruplaşmalardan hiç kimseye bir siyasi menfaat devşiremezsiniz..

Cengaverliği ön plana çıkarıp, gencecik fidanları kışkırtmayı beceremezsiniz..

Bu kimliğinizle ancak müttefiklerinizi utandırır ve asla MHP’ye zarar veremezsiniz..

Yani kısaca, sükutu hayalsiniz ve ortada kalacaksınız..

Bana sorarsanız kendinize yazık ettiniz.. Belki de hak ettiğiniz bir akibetle karşı karşıyasınızdır..

Bunca olup bitenden sonra, Ülkücü Hareket’in iki bisküvi arasına sığdırılıp yutulacak bir  lokum olmadığını da anlamışsınızdır umarım..

 

Hala anlayamadı iseniz, iyi biliniz ki; karanlıklar ardına saklanmış ihanet, bizim için bir bilmece değildir artık..

 

 

                                                                                              D. Müsavat DERVİŞOĞLU

                                                                                                     İzmir İl Başkanı
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı