MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

 

İÇİMİZDE ONCA PAPAZ VARKEN ,PAPAYA NE HACET?

 

27 Eylül Çarşamba günü Vatan Gazetesinin manşetine bir haber taşınmış,İzmir’imizin ikinci büyük üniversitesi olan 9 Eylül Üniversitesi rektörü Emin Alıcı Bey”keşke Anadolu Müslüman olmasaydı” demiş.

Aydın ve ilerici iş ve siyaset insanlarının katılımıyla gerçekleşen Karşıyaka Toplantıları’nın bu ayki konuğu olarak katıldığı toplantıda, üzerinde Rektörlük sıfatı bulunan bu zat-ı muhterem inciler(!) döktürmüş.

Toplantıya katılanlar da hem aydın, hem ilerici, hem iş, hem de siyaset adamı.Ama, nedense bir Allah’ın kulu söylenenlerden rahatsız olmamış ki, bu zata  cevap veren çıkmamış.

Zaten Türkiye’de aydınım diyebilmek, hepinizin malumudur ki,bir takım şartlara bağlıdır.

Bir kere tarihinize söveceksiniz, dininize hakaret edeceksiniz,Türklüğe söveceksiniz,bayrak, istiklal marşı tanımayacaksınız,muteber bilinen milli ve manevi ne kadar değer varsa hepsine hakaret edeceksiniz, o zaman aydın sayılabilirsiniz.

Bazen bu kadarı da  fazla dedirten olaylar vardır insana. İşte bu da onlardan biri. Gençliğimizin yetişmesi için,emanet ettiğimiz Üniversitenin başında bulunan insan Milletin Dinine hakaret ediyor.

Bu anlaşılası bir durum değildir. Papası hakaret eder,içerideki papazı hakaret eder,yazarı-çizeri hakaret eder. Bütün bunlara diyalogculuk yaftası altında bazı gruplar,hatta Diyanet İşleri Başkanlığı bile çanak tutar.

Kendinize gelin Emin Bey! Bu topraklar üzerinde yaşayanlar 1450’den sonra Müslüman olmadı.O tarihe kadar da Müslümandılar. Uluğ Tekinler, Piri Reisler, Buruniler, İbni Sinalar, Farabiler ve daha bir çok bilim adamı Batının izlediği, takip ettiği, kitaplarını okullarında ders diye okuttuğu bu insanlar da Müslüman dı.

Oku emriyle başlayan ve Şanlı Peygamberimiz “ilim Çin’de de olsa gidip bulun” dediği bir din nasıl olurda gelişmeye ve pozitif  değişmeye, ilerlemeye engel olabilir.

Ortaçağ zihniyetinde Batı Hıristiyan Medeniyeti akıl hastalarını cadı, büyücü diye diri diri yakarken, sahip olduğumuz medeniyet beslendiği  İslam kaynağının gereği ,bu insanları tedavi ediyordu.

Bu mudur gericilik, bu mudur ilerlemeye ket vurma!

Çok hoşlandığınız,bazılarının adeta taptığı o Batı Hıristiyan Medeniyeti mensupları yıllarca din savaşları adı altında birbirlerini katletmediler mi?

Acaba siz yeni buluşlar mı gerçekleştirdiniz de, İslam Dini mi engel oldu.Yoksa Hisar Camiinin İmamımı elinizi-ayağınızı bağladı.

İlerleme, gerileme,büyüme bunlar iş başında bulunan yönetimlerin uygulamalarıyla gerçekleşebilecek durumlardır.

Haklı olarak eleştirdiğiniz Amerika, Hıristiyan olduğu için mi, dünyanın jandarmalığını yapmakta? Girdiği her ülkede  ora halkına zulüm etmekte, hatta katletmektedir.

Türkiye’yi yeniden bilinmedik oyunların içine iterek, Ülkede yeni kamplar oluşturmak, gereksiz tartışmalara geçit vermek hiç de iyi bir yol değildir.

Bu gün Ülkenin iyi yönetilmediği, hangi uygulamasına el atarsanız atın elinizde kaldığı ve belki de bu seçimlerin son şansımız olduğu da gün gibi ortadadır.

Ama bunları dile getirirken Milletin dinine hakaret ederek bir yerlere varmak hiç de iyi bir yöntem değildir.

Bu yaptığınız, belki de halkı kamplara bölmek yoluyla ,bu iktidarı sürdürmek için destek oyunu bile olabilir.

Bulunduğu makamın ağırlığında, sarf edilmeyecek sözleri söyleyenler ,makamın ağırlığını taşıyamıyor demektir.Ve bulunduğu makamdan derhal istifa etmelidir.

Ancak bize, makam ağırlığında sayın Başbakanı örnek gösterecek olursanız,söylemem gerekir ki, biz onu seçimlere kadar serbest bıraktık,istediği gibi konuşabilir.

Yalnız bilinmelidir ki,toplum tarafından saygı ve sevgi görmek isteyenler,önce yaşadıkları toplumun değerlerine saygı göstermek zorundadırlar.Millete rağmen hiçbir hareket başarıya ulaşamaz.Başarıya ulaşmanın yolu; Milleti, Onun sahip olduğu değerleri aşağılamadan,küçümsemeden Milletle beraber yürümektir.

“İstiklal ve Hürriyet benim karakterimdir.” Diyen,Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “tek dişi kalmış Batı Medeniyetine çiğnettirmediği Ülkemizi,emin olunuz ki Emin Bey,biz de hiçbir güce,adı ne olarak gelirse gelsin; ister diyalogculuk, ister misyonerlik, isterse medeniyetler arası ittifak, bölücülük ya da BOP’culuk ÜLKEMİZİ kimseye teslim etmeyeceğiz.

Böyle biline!

                                                                                      Fikri Atılbaz

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı