MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

             

                                                  HAREKETE GEÇMEK LÂZIM

 

Ulusumuzun başı sağ olsun” diye bir alt yazı gözüme çarptı kahvaltıda. Elimde sıcak bir bardak çay, donuk gözlerle “Kim ölmüş?” diye kekeledim eşime. O, peynirli çatalını elinden düşürdü ve “Biri mi ölmüş Zeynebim?” dedi. Merakla, izlediğimiz kanala bakmaya başladık. “Kanallar yayın akışını kesmediğine göre çok önemli değil galiba Mustafa.” diyebildim zorla. “O zaman neden ulusumuzun başı sağ olsun.” dediler deyince, o şoku atıp kanal değiştirdik. Elimdeki sıcak çayın acısını duyduğum an yüreğimden bir kan damladı. Elimdeki acıyı gözlerimden akan sicim gibi yaşlar durdurdu. Yine onlarca Mehmetçiğimiz şehit olmuştu… “Nasıl?”, “Neden?”, “Kim bunlar?”, “Ne zannediyorlar kendilerini?”, “Allah ocaklarını söndürsün?”, “Bu acı ne zaman bitecek?”, “Türk milleti artık dayanamaz buna?” gibi cümleler çıktı ağzımızdan ve lokmalar düğümlendi beynimize, midemize değil. Elimdeki sıcak çaydan duman çıkmıyordu artık. Büyük bir acı ile bıraktım çayımı masaya ve salona geçtim. İçimde bir şey yapmam gerektiğini söyleyen bir ses, başımda bir ağrı ve kollarımda “çatışma”dan çıkmış bir yorgunluk vardı. Sıcak haberler gelmeye başladı, olaylar aydınlandı, bir kez daha hainlerin kurşununu yüreğimizde hissetmiştik ama bir şey yapmalıydım. Gözlerim her kanalın köşesinde bir Türk bayrağı aradı, bu bir yastı, bu bir isyandı, bu ülkenin 12 çocuğuna borcuydu. Büyük diye geçinen kanallardan bekledim, bir Türk bayrağını çok gördüler. Hepsini aradım, isyanımı anlattım, isteğim sağ üst köşeye bir bayrak koymalarıydı ama olmadı… Mitinglere katıldım, şehitlerimden helallik istedim, kinimi kustum, vatan bölünmez diye haykırdım ama olmadı. Bugün elimdeki sıcak çayın acısını gözyaşlarımla dindirdiğimin 2. ayı ve bu acı her geçen gün daha da artıyor. 2 aydır uykuya haram olan gözlerim, dünyaya küsen gönlüm ve gülmeye ambargo koyan dudaklarım bana tokat gibi bir gerçek söyledi. Şehitlerim bana hakkını helal etmemişti. “Şehitlerim Türk milletine helallik vermedi”, dargın gitmediler belki ama cennet makamından dargın seyrediyorlar dünyayı…

“Bu vatan bölünmez.” dedikçe biz, yüreklerinden kan damlıyor, neden mi ‘gençleri görüyorlar, Türk gencine yakışmayan hal ve tavırlarıyla Amerikan ürünleri üstlerinde, “Türkilizce” bir dil ağızlarında ve en önemlisi acının sadece dudaklarında olduğu Mete Han’ın, Fatih’in, M. Kemal’in torunlarını gördükçe bunlar için mi mücadele ettim ben diyorlar. Sıcak evlerinde, balkonlarına bayrak asmış sözde milliyetçi insanlara bakıyorlar; magazin programlarını izleyip dizilere boğulan hayatlarını gördükçe nerede benim İstanbul fatihi, 3 kıtaya yayılan, Kurtuluş Savaşını kazanan milletim diyorlar… Mitinglerdeki insanlara bakıp umutlanıyorlar mı acaba bir ulus şahlanıyor mu diye; ne var ki miting sonrası sinemaya gidip Amerikan sineması izleyip sinema çıkışı MC DONALDS’ lar da yemek yiyenleri görünce hainlerin kurşunları işte o an acıtıyor bedenlerini… İşte şimdi ahlayıp vahlıyorlar, Türk inlemez , “ah”lamaz ama onları Türk milleti inletiyor şimdi…

            Ey Türk milleti uyan, silkin, kendine gel. Bu iş mitinglerde nara atmaya benzemez. Tam bir kurtlar sofrasındasın gör artık. Öğretmensen eğit halkını, iş adamıysan üret ülken için, vatandaşsan millî çıkarlarını gözet, yayıncıysan damarlarındaki asil kana kulak ver, sporcuysan Millî marşımızla stadları inlet, sanatçıysan dünyaya “Türk”çe seslen ve en önemlisi devletsen ‘haber bekleme’, dünyaya tek bir haber ver: “12 ve binlerce şehidimizin 23 yıllık öcü alınmıştır, PKK illetinin kökü kazınmıştır, kanları yerde kalmamıştır.”

 

                                                                                              GÖKÇEN KARATAŞ

                                                                              

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı