MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

MHP İZMİR İL BAŞKANI D.MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN

28 NİSAN 2007 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI METNİDİR

  

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım; 

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan gelişmeleri ve Türk demokrasisi açısından taşıdığımız kaygı ve üzüntüleri kamuoyu ile paylaşmak üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Malumunuz olduğu üzere dün, TBMM’de bir ortaoyunu sergilenmiştir. Yaşananlar MHP’siz bir meclisin doğal sonucudur. Türkiye’de makamların hangi zihniyetin işgali altında bulunduğunun sıradan bir göstergesidir. 

Aday belirlemeden başlayarak milletin nasıl yok sayıldığına, toplantı yeter sayısı ile ilgili olarak hukukun ve yüce makamların meşruiyetinin nasıl tartışma konusu yapıldığına, Cumhurbaşkanı seçimi yapılacak bir birleşimin sulandırılarak, meclis iradesinin ayağa düşürülüşüne ve milletle nasıl alay edildiğine hep birlikte üzülerek şahit olmuş bulunuyoruz.Türkiye’nin ve Türk Milletinin yaşananlara müstahak olmadığını açıkça ifade ediyor ve sorumlularını şiddetle kınıyorum. 

Şimdi dünya kamuoyunun huzurunda mahkemeye düşürülmüş bir Cumhurbaşkanlığı seçimi vardır ki, bu durum Türk Demokrasisi açısından utanç vericidir. Utanması gereken Türkiye değil, buna sebep olanlardır.

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım;

Üzülerek ifade ediyorum ki yaşananlar trajedidir..

Kendilerine yapılan tüm sorumlu uyarıları yok sayan iktidar sahipleri, adeta yeni bir mağduriyet stratejisi oluşturmak maksadıyla sosyal gerginlik yaratmak gafletine düşmüş ve hiç gerek yokken toplumsal bir kutuplaşmaya çanak tutmuştur. Türk Milletinin duygusallığını sömürme amacına yönelik bu çabaların “din tüccarlığı”na dönüştürülmesi gayreti asla kabul edilebilir değildir. 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti “demokratik.laik,sosyal bir hukuk devletidir”. Cumhuriyet tarihinin en buhranlı günlerini yaşadığımız, üniter devlet yapımızın tehdit altında bulunduğu, milli ve manevi kıymet hükümlerimiz tartışılmaya açılmış olması sadece bizim değil, devletin önemli makamlarında görev yapanların da ortak tespitidir.  

Yani tehdit altında olan sadece laiklik değildir. Tehdit altında olan; milli  egemenliğimiz, toprak bütünlüğümüz, devlet yapımız, milli kimliğimiz, kırmızı çizgilerimiz, tüm mukaddeslerimiz velhasıl istikbalimizdir. 

Bütün bunların yegane sorumlusu AKP zihniyeti ve iktidarıdır.

Dört buçuk yılın mağduru Türk Milletidir. Teslimiyetin maliyeti büyüktür. Mağdur ettikleri milletin karşısına, mağdur edildik yalanıyla başı eğik çıkıp oy dilenmeye kalkışırlarsa sadaka bile alamayacakları herkes tarafından iyi bilinmelidir. Zalimi mazlum göstermeye kalkışan bu şeytani senaryonun tüm yönleriyle deşifre edilmesi ve sorumlularının teşhir edilmesi gerekmektedir. şayet bu yapılırsa, tasfiyeyi milletin gerçekleştireceğinden hiç kuşku duyulmamalıdır.

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım; 

Bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye’yi hangi noktaya getirdiğine dikkatinizi çekmek istiyorum.

İktidar ve muhalefetiyle beceriksizlikleri tescillenmiş bir parlamentonun yarattığı kriz ortamının faturasını millet ödememelidir.

Meclisi tiyatro sahnesine çevirip, genel kurul salonuna kafasını uzatanları yoklamaya dahil olmuş gibi göstererek Anayasa Mahkemesine adeta sahte delil ihdas edenlerin tüm değerlere savaş açmış ruh hallerini, Çankaya Köşküne taşımaya kalkışmaları seyirci kalınacak bir husus değildir. Kamu yararı ön plana çıkarılarak, anayasanın tüm imkanları zorlanmalı ve acilen seçime gidilmesi temin edilmelidir. Değerler manzumesini yok sayan zihniyetin cezalandırılacağı yer seçim sandığı olmalıdır. 

Türkiye bu yaşananları hak etmemektedir. Karşı karşıya bulunduğumuz sorunlar artan bir biçimde yükselirken, Cumhurbaşkanlığı seçimini krize dönüştürmenin hangi amaca hizmet ettiğinin doğru anlaşılması lazımdır.

Bu noktadan sonra ekonomiyi ve siyaseti doğru yönetebilmek çok mümkün görünmemektedir. Mesajlar dikkatlice okunmalı, yegane kriz sebebinin Cumhurbaşkanlığı seçimi olmadığı, başka kaygılar içerdiği gözden uzak tutulmamalıdır. 

Artık tek çare seçimdir.

“Millet kendi geleceği ile ilgili kararı, yine kendi azim ve iradesiyle almalıdır.”

Türkiye’nin kurtuluşu, AKP’den kurtulmaya ve MHP’nin tek başına iktidarına bağlıdır.

 

Saygılarımla ..

                                                                                                     D. Müsavat DERVİŞOĞLU

                                                                                                                İl Başkanı

 

                            

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı