|
DERVİŞOĞLU :
“İktidarlar genel
seçimlerle el değiştirir, fakat buna yerel seçimler rehberlik eder”
İNANDIK,
BAŞARACAĞIZ
Milliyetçi Hareket
Partisi İzmir İl Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Müsavat
Dervişoğlu, İl Teşkilatı tarafından Princess Otel’de düzenlenen ve 1200
kişinin katıldığı iftarda bir konuşma yaptı.
Konuşması sık sık
alkışlarla kesilen Dervişoğlu, yerel seçim süreci ve İzmir’le ilgili
önemli tespitler yaptı. Dervişoğlu şunları söyledi:
“Yerel seçimler yaklaştı
diye sığ bir söylemle siyasi çığırtkanlık yapmayız. Bizim derdimiz
İzmir’dir. Karşı karşıya bulunduğumuz sorunları müştereken aşabilme
yeterliliğine sahibiz. İzmir’in hem ekonomik ve sosyal potansiyeli hem
de doğal zenginlikleri ve insan kaynakları dünya kenti olabilmeye yeter
de artar bile. Ele ele ve gönül gönüle verirsek dertleri bir bir geride
bırakırız.”
BİLMEK YETMEZ,
YÖNETMEK GEREK
“Türkiye’nin üçüncü
büyük kenti etiketini taşıyor olmamıza rağmen, 3.sınıf bir yerleşim
alanı görünümündeyiz. Artık büyük laflar etmek yerine, büyük işler
yapmak mecburiyetinde olduğumuzu unutmamalıyız. Bilmek yetmez, yönetmek
gereklidir. İzmir’in önünde aşmak zorunda bulunduğumuz engeller var.
Kent kültürünü kuşatarak, hamle yapma kabiliyetimizi sınırlamaya
kalkışan çevrelerin etkin makamlarda söz sahibi oldukları tartışmasız
bir gerçektir. Başarının yolu engelleri kaldırmaktan geçer. Bu aynı
zaman da Gazi Mustafa Kemal’in milletle paylaştığı bir kurtuluş
reçetesidir.”
SİYASİ FIRSATÇILAR
İZMİR’E ZARAR VERİYOR
“Siyasi fırsatçılık
İzmir’in kültürüyle mütenasip bir davranış değildir. Bazı çevrelerin
kapalı kapılar ardında siyasete müdahil olma gayretlerini üzüntüyle
takip ediyoruz. Bunlar İzmir’e verdikleri zararın farkında değillerse
uyarılmaları lazımdır. Başında bulundukları kurumların imkân ve
avantajlarıyla siyasi dengeleri bozabileceklerine inanmışlar. Aslında
uygulamaları yönüyle pek başarısız da sayılmazlar. Ellerinde bulunan
güce bağlı olarak haksız bir rekabet zemini oluşturduklarını
söyleyebilmek mümkündür. Bu beylerin arzuları, şayet İzmir’i yönetmekse,
buyursunlar seçilme hakkından yararlanıp aday olsunlar. Siyasette onlara
da yer var. Ama yok, amaçları; yönetenleri yönetmeye kalkışmaksa, buna
asla izin vermeyeceğiz. İzmir’in iman ve iradesi bunların banka
hesaplarından ve kasalarından çok güçlüdür. Biz kendimizi ve siyasi
geleceğimizi çıkar çevrelerinin merhametine değil, İzmir’in yüreğindeki
vatan sevgisine ve Mustafa Kemal aşkına teslim etmişizdir. İnandık,
başaracağız. Bizim zaferimiz, İzmir’in zaferi olacaktır.”
AKP ve CHP VAKİT
KAYBETTİRİYOR
“İzmir’de merkezi
ölçekten yerel ölçeğe indirilmiş yapay tartışmalar yaşanıyor. AKP ve CHP
arasındaki sıradan münazaraların kentimize zaman kaybettirmekten başka
bir işe yaramadığını defalarca dile getirdim. Her iki partide ciddi bir
itibar ve oy kaybı ile karşı karşıyadır. Bu oylar körfeze
dökülmeyeceğine göre, bir yerde toplanacaktır kuşkusuz. Ben bütün siyasi
partilerin kurumsal kimliklerine saygıda kusur etmemeye özen
gösteriyorum. Ancak önümüzde ki yerel seçimlerin üç parti arasında
geçeceği herkesin ortak kabulüdür. AKP ve CHP’nin ülke ve kent
yönetimindeki başarısızlıkları vicdanlardaki çözümün sandığa yansımasına
vesile olacaktır. Hükümetin ve kent yönetiminin alternatifi tektir, o da
Milliyetçi Hareket’tir. Güçlerimizi ve gönüllerimizi birleştirerek,
İzmir’i Hükümet kapısında sahipsiz, belediye kapısında çaresiz kalmaktan
kurtaracağız.”
TARİHE GEÇECEK ŞAMAR GELİYOR
“Türkiye’de iktidarlar
genel seçimlerle el değiştirir fakat buna yerel seçimlerin rehberlik
ettiği tarihi bir gerçektir. Sayın Süleyman Demirel liderliğindeki
Adalet Partisi 1965 ve 1969’da tek başına iktidar olmayı başarmış ama
1973 yılındaki yerel seçimlerde oy kaybına uğradıktan sonra bir daha tek
başına iktidar yüzü görememiştir. Keza Anavatan partisi rahmetli Özal
ile 1983 ve 1987 seçimlerinde tek başına iktidar olmuş ancak 1989
yılındaki yerel seçimlerde beklediği sonuçları alamayınca Adalet
Partisi’nin akıbetine uğramıştır. Aslını sorarsanız aziz milletimiz
iktidarla hesaplaşmasını her zaman yerel seçimlerde gerçekleştirmiştir.
Şimdi soruyorum ‘Bu AKP, Adalet Partisi ve ANAP’tan; bu Tayyip Erdoğan
da, Süleyman Demirel ve Turgut Özal’dan büyük müdür ki kendisini
bekleyen akıbetten kurtulabilsin?’ Millet elini kaldırmış, büyük bir
siyasi şamar patlatmak üzere hazır bekliyor. Bu yerel seçimler demokrasi
tarihimize 29 Mart şamarı olarak geçecektir.”
|