|
İl
Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun
Son Zamanlarda
Yaşanan Olaylar ve Sıcak Gündem Maddeleri
Hakkında Yapmış
Oldukları Basın Açıklaması.
18.12.2007
Sayın Basın
Mensupları,
Değerli Dava
Arkadaşlarım;
Son zamanlarda yaşanan olaylar ve sıcak
gündem maddeleriyle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak üzere
huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde;
iktidar partisinin üst düzey yöneticileri ile birlikte, Sayın Başbakan
ve bakanların İzmir ziyaretleri sıklaşmaya başlamıştır. Doğrusunu
isterseniz bunu yadırgamıyorum ancak Sayın Başbakanın her ziyaretinde
İzmir adına beklentileri olanların hayal kırıklığına uğratıldığı
gerçeğini de görmezden gelemiyorum.
Yaklaşık beş yıldır AKP iktidarından
proje ve hizmet bekleyen Güzel İzmir’imiz, Başbakanın “ben başkaları
gibi eli boş gelmedim” iddialı beyanına rağmen, DSİ’nin açılış törenine
ev sahipliği yapmaktan öteye gidememiş ve hediye paketinde ne olduğunu
bile anlayamadan Tayyip Beyi Ankara’ya uğurlamıştır.
Peki bu ziyarette neler olmuştur? Sayın
Başbakan İzmir’e hangi gerekçeyle gelmiştir diye merak ederseniz
söyleyeyim: On yedi tesisin sembolik açılışları gerçekleştirilmiştir...
Bunlardan yalnızca üçü; Beydağ barajı,
Kınık sol sulaması ve Menderes Değirmendere Ataköy göleti İzmir ile
ilgilidir.
Açılışı yapılan yatırımların eski
hükümetlere ait projeler olduğunu düşünürseniz, Sayın Başbakanı
İzmir’de; Bursa Nilüfer Barajı, Kırşehir Sıddıklı sulaması, Adana pompaj
sulaması, Hakkari içme suyu temin tesisleri ve diğer açılışlar için
alkışladığınız gerçeği ile karşılaşır, benim gibi kendi kendinize
tebessüm edersiniz. Belki de; başka ülkelerde böyle olaylara
kahkahalarla gülündüğünü varsayıp, İzmir adına hüzünlenirsiniz.
Sayın Basın Mensupları
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Son ziyaretlerinde “Ankara Kriterlerine
ve İstanbul Ekonomisine” vurgu yapan Sayın Başbakanın defterinde Türk
İzmir’in yeri yoktur.. Bu hükümet İzmir için proje üretmekten uzak
durarak, yerel seçimleri bir şantaj aracına dönüştürüp, baskı
oluşturmaya çalışmaktadır.
Yerel yöneticilerin basiretsiz
tutumları ve İzmir’e yakışan dik duruşu sergileyememeleri yüzünden adeta
esir alınmış izlenimi vermeye başlamaları kabulleneceğimiz bir kader
olamaz.
Unutulmamalıdır ki, İzmir sahipsiz
değildir..
AKP iktidarının baskılarına
başkaldıracak iradenin,yerel yöneticilerde yok sayılsa bile, İzmir
halkının özü ve yüreğinde varolduğu kuşkusuzdur.
CHP içindeki kavgalar nedeniyle iştahı
kabaran AKP, sayet İzmir’i yutmayı planlıyorsa, iyi bilmelidir ki;
midesine oturacak ve asla hazmedemeyeceği taş gibi bir lokma ile karşı
karşıyadır.
Yerel seçimleri AKP-CHP yarışı olarak
sunmaya çalışanlar, mevcut iktidarın yegane alternatifinin MHP olduğu
gerçeğini daha fazla saklayamayacaktır.
İzmir halkının cevabını aradığı soru,
Büyükşehir Belediye Başkanlığını hangi partinin kazanacağı değildir.
İzmir’i temsil makamına hangi görüş ve şahıs yakışır, asıl merak edilen
o dur!..
İzmir’in anlatılan ve anlatılacak olan
bir hikayesi vardır.. Tarihi misyonunun farkında davranarak, kendi
gelecek düşüncesini yine kendi azim ve kararıyla teşekkül ettirecek olan
Türk İzmir; Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yaşatmayı, onun kurduğu
partiye seçim kazandırmaktan daha çok önemseyecek ve tercihini
Milliyetçi Hareket Partisinden yana kullanacaktır. Ve anlaşılan o dur
ki; yeni bir İzmir destanı yazılacaktır.
Biz inandık, başaracağız..
Ve diyoruz ki: “İzmir isterse
olur!..”
Karanlık bulutların ardından masmavi
gözleriyle bizleri izleyen Gazi Mustafa Kemal, dün olduğu gibi yarın da
İzmir’le iftihar edecektir.
Ne mutlu bizlere,
“Ne Mutlu Türk’üm diyene”
D.Müsavat DERVİŞOĞLU
İl Başkanı
|