|
MHP İZMİR İL BAŞKANI D.
MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN 17 TEMMUZ 2008 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI
METNİDİR.
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Sağlık Bakanlığının İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına gönderdiği;
İzmir’deki su faturalarına “içilmez” uyarısı konulması ve kalabalık
meydanlara aynı amaçla bilgiler asılmasına ilişkin talimatları üzerine
görüş ve düşüncelerimi açıklamak amacıyla huzurunuzdayım. Hepinizi
saygılarımla selamlıyorum.
Uzunca bir zamandır kamuoyunu meşgul eden “arsenik” tartışmalarının;
siyasi çıkar hesaplarıyla değil, sadece insani ve ahlaki bir temel
üzerinde ele alınması gerektiğini dile getirmiş, kurumları karşılıklı
olarak sorumlu davranmaya davet etmiştik.
Küresel ısınma ve azalan yağışlar ve yer altı sismik hareketleri ile
birlikte büyük bir ortak soruna dönüşen ve yeraltı suyu kullanan tüm
yerleşim birimlerini direkt etkileyen böyle temel bir konuda, siyasi
fırsatçılığa yeltenilmesi ve sosyal bir panik ortamı yaratılmaya
kalkışılması sorumlulukla bağdaştırılabilecek bir davranış değildir.
Ortak sorunların giderilmesi için müşterek çözüm arayışlarına girilmesi
gerekirken; tartışmanın merkezine, siyasi linç arzusunu yerleştirmek
ahlak dışı bir yaklaşımdır.
Türkiye’nin bir çok yerinde benzer durumların söz konusu olduğu herkesin
malumu iken, uyarı ve talimatların sadece İzmir’e yöneltilmesi maksatlı
ve art niyetli bulduğumuz bir yaklaşımdır.
Şayet, şebeke suyunda arsenik problemi olan yegane yer İzmir ise, Sağlık
Bakanlığı Türkiye’nin başka kentlerinde böyle bir tehlikenin olmadığını
derhal açıklamalıdır. Ancak, aksi bir durum varit ise; aynı talimatları
diğer kentlere de göndererek, nesillerin geleceğini teminat altına alma
sorumluluğunu hatırlama basireti göstermelidir.
Sağlık Bakanlığının 3 Temmuz 2008 tarihinde 81 ilin valiliklerine
gönderdiği genelgeye bağlı olarak, tüm illerde yapılması gereken
araştırma ve tahlil sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadan İzmir’e nokta
atışı yapılması hükümeti sorumluluktan kurtaramaz.
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Su faturalarının üzerine yazılacak “içilemez” ibaresi, İzmir suyundaki
arsenik miktarını azaltacak bir temel çözüm olarak görülüyor ise
,söyleyecek lafımız yoktur. Ancak unutulmamalıdır ki; su kaynaklarına
ilişkin faaliyetleri yürüten kurum ve kuruluşlar,merkezi ölçekten yerel
ölçeğe doğru geliştirilmiş bir hiyerarşik yapıya sahiptir.
Su kaynaklarında görevli olan kurumlar, uygulamacı-yatırımcı ve
izleyici-denetleyici olmak üzere ikiye gruba ayrılmaktadır.
Uygulamacı-Yatırımcı Kurumlar
-Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
- Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı
- Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
- İçişleri Bakanlığı
- Turizm ve Kültür Bakanlığı
İzleyici-Denetleyici Kurumlar
- Çevre ve Orman Bakanlığı
- Sağlık Bakanlığı
- Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı
- Devlet Planlama Teşkilatı olarak belirlenmiştir.
Net bir biçimde anlaşılacağı üzere, İzmir’de yaşanan arsenikli su krizi;
merkezi yönetim ile yerel yönetimin ortak bir ihmalinin sonucudur.
Böylesine önemli bir konuda tartışmaların AKP-CHP dalaşmasına
dönüştürülmesi; nesillerin unutularak sadece seçimlerin düşünülmesi her
iki parti açısından da utanılacak bir durumdur.
İzmir, tartışma ve kavga değil; uzlaşma ve çözüm aramaktadır.
Önümüzdeki dönemde su konusunda sıklıkla karşılaşacağımız tehlikelerin
aşılabilmesi maksadıyla, bilim insanlarını da içine alan Milli Su
Komisyonlarının kurulması, Milli Su Kanununun çıkarılması ve Milli Su
Politikalarının oluşturulması gerekmektedir.
MHP olarak sorumlu siyaset anlayışımızın gereğini yerine getirerek,
konuyu parlamentoya taşımak üzere girişimlerde bulunacağımız hususunu bu
vesile ile kamuoyuyla paylaşıyorum.
Başta kanser olmak üzere bir çok hastalığın genetik nedenlerden sonra
ikinci önemli etkeninin, çevre kirliliği ve gıda ve içecek tüketimi
olduğu unutulamalıdır.
Temiz bir gelecek için herkesi elele vermeye ve ortak bir sorumluluk
duygusuyla hareket ederek meselenin çözümü yolunda işbirliği yapmaya
davet ediyor, saygılar sunuyorum.
D. Müsavat DERVİŞOĞLU
İl Başkanı
|