MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

 

      “ANLAŞILAMAYAN ERKEN SEÇİM KARARI”

 

Bir  gazetede “MHP’de Neler Oluyor” başlığı ile yayınlanan yazı dizisi, olan olmayan meseleleri vazgeçilmez gündem maddeleri gibi takdime başladı.

 

Parti içinde söz söyleme ehliyetine sahip insanların yorumlarından hareketle bir durum değerlendirmesine ulaşmak elbette ki ülkücü sorumluluğumuzun gereğidir. Ancak Türk Milliyetçilileri adına konuşmaya mezun olmayanların beyanları;  sebeb-sonuç ilişkisi ile değil, niyet-akibet  münasebetiyle ele alınmalıdır..

 

Ömürleri üretmekten ziyade eleştirmekle geçen bazı çevrelerin  hobi olarak algıladıkları, görev ve sorumluluk bağlamında bir değer ifade etmeyen ve ancak  “Haftasonu Ülkücülüğü” diye tarif edilebilecek yaklaşımlarına  gülüp geçiyorum...

 

Ama bazıları var ki  söylediklerini cevapsız bırakabilmek mümkün değil..

Onlar partide önemli görevler deruhte etmiş sıfat sahibi insanlarımız..

Ne söyleyecekleri kadar, ne  söylememesi gerektiğini bilenler..

Sözleri, kubbede hoş bir sedadan öte olanlar..

Entelektüel seviyeleri kadar,  ideolojik birikimleri de tartışılmayanlar.. 

Onların beyanları karşısında  alınganlığımı gizleyip, sükûtumu  muhafaza edemiyorum..

 

Hele bir  eski parti büyüğümüzün, “Erken seçim kararını niye aldık? Anlayabilmiş değilim” sözlerini görmezden gelemiyorum.. 

 

MHP Başkanlık Divanında ve 21.Dönem parlamentosunda  görevli bir milletvekilinin vermesi gereken cevabı, soru olarak kamuoyuna yönlendirmesini doğrusu yadırgıyorum…

 

Erken seçim kararının anlaşılmayacak neyi varmış acaba?

 

AB, dayattığı yasa değişikliklerini ve sözde reform taslaklarını Türkiye’nin önüne koymuş ve bunlar  MHP’nin karşı duruşlarına rağmen; DSP,  ANAP, DYP, SP ve AKP’nin  oluşturduğu “Gökkuşağı Koalisyonuyla” milletimizin geleceği açısından kaldırılması güç bir ipoteğe dönüşmeye başlamışsa, iktidarda görünen ve sistem partileri tarafından fiilen muhalefete mahkum edilen bir siyasi parti, erken seçimden başka  hangi kararı alacaktı Allah aşkına…

 

 

Türkiye’nin yüzde sekseni kayıtsız şartsız  AB yanlısı iken “Onurlu Geleceğimizi” zamanın olumsuzluklarına kurban ederek tepkisiz mi kalmalıydık?

 

Hatta  dönemin olgunlaşmış(!) şartlarıyla yeni süreçlerin başlamasına çanak tutması mı beklenecekti MHP den..

 

 

“İstikbalimiz tehdit altındadır.. Millet kendi geleceği ile ilgili kararı, yine kendi azim ve iradesiyle versin” demenin  ve  onun sonuçlarına katlanmanın neresi anlaşılmazdır?

 

Bir buçuk yıl daha mecliste kalarak, mevcut milletvekili sayısı ile millet adına  temin edilebilecek bir fayda yokken, seçim yerine ille de geçim mi  diyecektik?

 

Sonra bu rahatsızlık niye?

Çözüm için başka devletlerin kapısına gitmektense milletin vicdanına teslim ettik siyasi geleceğimizi…

 

MHP ve onun Muhterem LİDER’i  kendisinden bekleneni yapmıştır..

Önce milletim, sonra partim, sonra ben demenin ve bu ülkeyi karşılıksız sevmenin tezahürüdür yaşananlar..

 

Milyonlarca Türk Milliyetçisi 2002 yılında alınmış erken seçim kararını bugün pekala anlayabiliyoruz…

Anlayamadığımız, sathi bilgilerle derin yorumlar yapanlara gösterilen hoşgörü…

Milliyetçi-Ülkücü camianın gönlü öylesine geniş müsamahası öyle engin ki..

Anlatamayanları, anlıyor..

Anlayanın anası yedi bayram ağlıyor..

Bilmem anlatabildim mi?

 

D.Müsavat DERVİŞOĞLU

    MHP İzmir İl Başkanı

 

                            

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı