|
“ANLAŞILAMAYAN ERKEN SEÇİM KARARI”
Bir gazetede “MHP’de Neler Oluyor” başlığı ile yayınlanan
yazı dizisi, olan olmayan meseleleri vazgeçilmez gündem
maddeleri gibi takdime başladı.
Parti içinde söz söyleme ehliyetine sahip insanların
yorumlarından hareketle bir durum değerlendirmesine ulaşmak
elbette ki ülkücü sorumluluğumuzun gereğidir. Ancak Türk
Milliyetçilileri adına konuşmaya mezun olmayanların
beyanları; sebeb-sonuç ilişkisi ile değil, niyet-akibet
münasebetiyle ele alınmalıdır..
Ömürleri üretmekten ziyade eleştirmekle geçen bazı
çevrelerin hobi olarak algıladıkları, görev ve sorumluluk
bağlamında bir değer ifade etmeyen ve ancak “Haftasonu
Ülkücülüğü” diye tarif edilebilecek yaklaşımlarına gülüp
geçiyorum...
Ama bazıları var ki söylediklerini cevapsız bırakabilmek
mümkün değil..
Onlar partide önemli görevler deruhte etmiş sıfat sahibi
insanlarımız..
Ne söyleyecekleri kadar, ne söylememesi gerektiğini
bilenler..
Sözleri, kubbede hoş bir sedadan öte olanlar..
Entelektüel seviyeleri kadar, ideolojik birikimleri de
tartışılmayanlar..
Onların beyanları karşısında alınganlığımı gizleyip,
sükûtumu muhafaza edemiyorum..
Hele bir eski parti büyüğümüzün, “Erken seçim kararını niye
aldık? Anlayabilmiş değilim” sözlerini görmezden
gelemiyorum..
MHP Başkanlık Divanında ve 21.Dönem parlamentosunda görevli
bir milletvekilinin vermesi gereken cevabı, soru olarak
kamuoyuna yönlendirmesini doğrusu yadırgıyorum…
Erken seçim kararının anlaşılmayacak neyi varmış acaba?
AB, dayattığı yasa değişikliklerini ve sözde reform
taslaklarını Türkiye’nin önüne koymuş ve bunlar MHP’nin
karşı duruşlarına rağmen; DSP, ANAP, DYP, SP ve AKP’nin
oluşturduğu “Gökkuşağı Koalisyonuyla” milletimizin geleceği
açısından kaldırılması güç bir ipoteğe dönüşmeye başlamışsa,
iktidarda görünen ve sistem partileri tarafından fiilen
muhalefete mahkum edilen bir siyasi parti, erken seçimden
başka hangi kararı alacaktı Allah aşkına…
Türkiye’nin yüzde sekseni kayıtsız şartsız AB yanlısı iken
“Onurlu Geleceğimizi” zamanın olumsuzluklarına kurban ederek
tepkisiz mi kalmalıydık?
Hatta dönemin olgunlaşmış(!) şartlarıyla yeni süreçlerin
başlamasına çanak tutması mı beklenecekti MHP den..
“İstikbalimiz tehdit altındadır.. Millet kendi geleceği ile
ilgili kararı, yine kendi azim ve iradesiyle versin”
demenin ve onun sonuçlarına katlanmanın neresi
anlaşılmazdır?
Bir buçuk yıl daha mecliste kalarak, mevcut milletvekili
sayısı ile millet adına temin edilebilecek bir fayda
yokken, seçim yerine ille de geçim mi diyecektik?
Sonra bu rahatsızlık niye?
Çözüm için başka devletlerin kapısına gitmektense milletin
vicdanına teslim ettik siyasi geleceğimizi…
MHP ve onun Muhterem LİDER’i kendisinden bekleneni
yapmıştır..
Önce milletim, sonra partim, sonra ben demenin ve bu ülkeyi
karşılıksız sevmenin tezahürüdür yaşananlar..
Milyonlarca Türk Milliyetçisi 2002 yılında alınmış erken
seçim kararını bugün pekala anlayabiliyoruz…
Anlayamadığımız, sathi bilgilerle derin yorumlar yapanlara
gösterilen hoşgörü…
Milliyetçi-Ülkücü camianın gönlü öylesine geniş müsamahası
öyle engin ki..
Anlatamayanları, anlıyor..
Anlayanın anası yedi bayram ağlıyor..
Bilmem anlatabildim mi?
D.Müsavat DERVİŞOĞLU
MHP İzmir İl Başkanı
|