MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

MHP İL BAŞKANI D.MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’ nun

16.07.2007 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI METNİDİR.

 

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım; 

22 Temmuz 2007 Pazar günü gerçekleştirilecek olan genel seçimlerle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak, siyasi partilerin kullandıkları yöntemler hakkındaki eleştirilerimi nakletmek üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. 

Bilindiği üzere Türkiye’nin kaderinin tayin edileceği 22 Temmuz’a çok kısa bir zaman kalmıştır. Vatandaşlarımız yüksek bir sorumluluk duygusu ile oy kullanırken, sıradan bir siyasi tercih ortaya koymaktan öte; milletimizin ve Cumhuriyetimizin geleceğini belirleyeceğinin farkındadır.  

Yaklaşık beş yıllık AKP iktidarında, büyük bir millet ve gelenekleri olan güçlü bir cumhuriyet olduğumuz unutulmuş, içeriden ihanet, dışarıdan husumet ile kuşatıldığımız aşikâr hale gelmiştir. 

Tehdit öyle boyutlara ulaşmıştır ki, konu bir yönetim tartışması olmaktan çıkmış, devletin bekası ve milletin varoluş - yokoluş mücadelesi olarak tanımlanmaya başlanmıştır. 

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım;

22 Temmuz 2007 çok önemli kararların alınacağı tarihi bir dönüm noktasıdır.

Bu önemli kararın öncesinde hangi sorumluluklarla karşı karşıya bulunduğumuz çok doğru anlaşılmalıdır.

 Yolsuzluk, bölücülük, adaletsizlik, asayişsizlik, yoksulluk, açlık, sefalet kabullenilemez bir noktaya ulaşmıştır.

Üniter devlet yapımız ve milli kimliğimiz tehdit altındadır.

Milli ve stratejik hedeflerimiz kuşatılmış, geleceğimiz ve bağımsızlığımız küresel güçlerin vicdanına terk edilmiştir.

Gençlerimiz; geleceklerinden umutsuz, bedbin ve karamsar bir sürece mahkûm kılınmıştır.

Cumhuriyetin kazanımları bir bir yok edilmekte, yılların birikimi olan değerler, özelleştirme adı altında peşkeş çekilmektedir.

Ekonomi kendi dinamikleri ile ayakta duramaz hale getirilmiş, bankaların %48i, borsanın %76 sı yabancıların eline geçmiş ve ekonomimiz “borsa-faiz-kur” üçgenine terk edilerek, cari açığın finansmanı sıcak para ile sağlanarak geleceğimiz dış güçlerin ipoteği altına sokulmuştur.

Bu böyle devam edemez ve etmemelidir.

Artık bir karar vermek mecburiyetindeyiz.

Devletimizin bekası, milletimizin hürriyeti ve istiklali, Gazi Mustafa Kemal’in kurup bizleri yaşatmakla görevlendirdiği Büyük Türkiye Cumhuriyeti için bir karar vermek mecburiyetindeyiz. 

Geleceklerini kurmalarına yardımcı olamadığımız, kültür emperyalizminin pençesinde kendisine yabancılaşmasına seyirci kaldığımız gençlerimiz için bir karar vermek durumundayız. 

Teslim aldığımız gibi bir dünya ve Türkiye bırakamadığımız, borçla doğup borçla yaşamaya mahkûm bıraktığımız, geleceğimizin teminatı çocuklarımız için bir karar almalıyız. 

Cinayetlerin ve haksızlıkların gölgesinde bıraktığımız kadınlarımız, terör yüzünden yüreği yanmış analarımız ve onların duaya açılmış kınalı elleri için bir karar almalıyız. 

Unuttuğumuz şehit ve gazilerimiz, başına çuval geçirilmiş milletimiz, uluslararası alanda kaybedilmiş haklarımız ve çiğnettirilmiş kırmızı için tarihe şerh düşecek bir karar almalıyız. 

Cepheleşmelerle kaybedilecek zamanımız yoktur.

Ya ele ele gönül gönüle verip onurlu, huzurlu ve bağımsız bir ülke olarak yaşayacağız, ya da küresel güçlerin güdümünde sıradan bir millet ve devlet statüsüne mahkûm olacağız.

Türkiye tercihini yapmalı ve kararını vermelidir. 

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Sevgili İzmir’liler; 

Yaşadığımız kaosun ve gelecek kaygısının yegâne sorumlusu bugün işbaşında bulunan AKP yönetimidir. Türkiye’nin kurtuluşu AKP’den kurtulmaya ve ondan hesap soracak bir iradeyi işbaşına getirmekle mümkündür. Gerçekçi olmamız lazımdır. İradelerimizi birleştirmek ve işbirlikçilere karşı son Türkiye kalesini savunma kararlılığıyla hareket etmemiz kaçınılmazdır. Bu seçim son şanstır. 

Çağrımız, AKP’den kurtulmak isteyenlerle birlikte hareket etmektir.

Bu noktada, her türlü taassuptan uzak bir bakış açısıyla hareket etmek mecburiyetinde bulunduğumuz hususuna vurgu yapmak durumundayım.

Unutulmamalıdır ki; hedefimiz, Türkiye’yi ayağa kaldırmak ve başı dik, geleceği aydınlık bir ülke konumuna taşımaktır. 

Gerçekçi olmalıyız..

CHP iç dinamikleri yönüyle AKP ile hesaplaşabilecek bir konumda değildir. Tartışmaların yaşandığı bir siyasi yapının kararlılık noktasında yeterlilik taşıyamayacağı herkesin malumudur. Ve Türkiye için, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti yaşatmak, onun kurduğu partiye seçim başarısı kazandırmaktan daha önemlidir.

DP’nin baraj altında kalacağı neredeyse adayları tarafından dile getirilmektedir.

GP’nin mazisi kendisine bile kefil olmaya yetmemektedir.

Öyleyse geriye bir tek Milliyetçi Hareket kalmaktadır.

AKP’nin karşısında Milliyetçi Hareket.. Yani ya teslimiyetçilik ya milliyetçilik..

Ya MHP ya da diğerleri…

Büyük milletimizden ve İzmir’imizden, bize güvenmelerini ve MHP’de birleşmelerini istiyoruz.

Bu birlikteliği sağlarsak, ABD’den uçak gemisi kaldırsalar bile MHP’nin iktidarını engelleyemezler ve AKP’yi kendisini bekleyen akıbet ten kurtaramazlar.

Ben 23 Temmuz 2007 tarihi için Recep Tayyip Erdoğan adına tek gidişlik bir Amerika bileti rezervasyonu yaptırdım. Gelin birleşmiş irademizle onu İzmir’den hep birlikte uğurlayalım.

Yaşasın Cumhuriyet Yaşasın Millet…

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE”

                                                                                       

                                                                                                          D.Müsavat DERVİŞOĞLU

                                                                                                                         İl Başkanı

                                                           

 

                            

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı