|
İL BAŞKANIMIZ SAYIN MÜSAVAT
DERVİŞOĞLU’NUN
16/04/2008 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI
METNİDİR.
Sayın Basın
Mensupları,
Değerli Dava
Arkadaşlarım;
Yaşanan
gelişmelerle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak üzere
huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Yerel seçimlerin
yaklaşması ile birlikte, soruşturmaların dahi siyasi şova dönüştürülmeye
çalışıldığı bir istismar süreci yaşadığımıza üzülerek şahit olmaktayız.
Gazete
sayfalarımızı süsleyen haberler arasında belediye başkanları ile ilgili
yargılanmalar, ihbarlar ve soruşturmalar siyasi hedeflere hizmet maksadı
taşımaya, halkın vicdanında adalet müessesi zaafa uğratılmaya
başlamıştır.
Her şeyi siyasi
hesapların aleti yapmaya yeltenmek ve süreci, siyasi beklentilere göre
tanzim etmeye kalkışmak, hiç kuşkusuz halkımızın dikkatinden kaçmayan
bir ahlak sorunudur.
Siyaseti bir
etkinlik alanı olarak gören kişiler, bazı müesseseleri siyasi
mülahazaların üstünde tutmaya özen göstermeli ve siyasi kültürümüze
zarar veren uygulamaları seçim stratejisine dönüştürme gayretinden
vazgeçmelidirler.
Sayın Basın
Mensupları,
Değerli Dava
Arkadaşlarım;
Şartların her geçen
gün daha da ağırlaştığı ülkemizde; ihtiyaçlardan değil, dayatmalardan
kaynaklanan yasal düzenlemelere bir yenisi daha eklenmek üzeredir.
Yabancı vakıfların
mal edinmeleri, ticaret yapmaları ve dışarıdan yardım almalarına izin
veren ve dolayısı ile misyonerlik çalışmalarına katkı sağlayarak etnik
ve dini ayrışmaya çanak tutan Vakıflar Yasası’ından sonra 301.maddenin
de yeniden düzenlenmek istenmesi, yeni ihanet projelerine destek
vermekten başka bir anlam taşımamaktadır.
Karşı karşıya
bulunduğu hukuki sorunu aşabilmek maksadıyla AB’den himmet bekleyen ve
adeta “size verecek daha çok tavizimiz var” diyerek merhamet dilenen
iktidar sahiplerinin; kendi geleceklerini kurtarmak için, milli
geleceğimizi ateşe atmalarına seyirci kalamayız.
TCK’nun yeniden
düzenlenerek AB standartlarına uygun hale getirmesinin üzerinden henüz
çok kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen 301. maddenin hangi
ihtiyaçlardan ötürü değiştirilmek istendiği kamuoyunda merak konusudur.
Türk varlığının
alenen aşağılanmasından muradınız nedir?
Bu düzenleme kimin
kirli emellerine hizmet edecektir?
Bin yılık
kardeşliğimizin temeline dinamit koyan bu melun planın müllefi kimdir?
Türk milletine ve
Türk büyüklerine sövme hürriyetini iştiha ile bekleyenler hangi kapının
kullarıdır?
Bu sorular bizim
değil, yakın zamanda parlamentoda oy kullanacak AKP milletvekillerinin
cevaplaması gereken sorulardır.
AKP milletvekileri
sıradan bir oylamaya değil, milliyetçilik ve mukaddesatçılık sınavına
gireceklerini asla unutmamalıdırlar.
Herkes iyi
bilmelidir ki; Büyük Türk Milleti muhafazakarlık kisvesi altında
teslimiyetçilik yapanların oyuncağı değildir.
“Beraber yürüdük
biz bu yollarda” diyerek milleti kandıranların “Artık demir almak günü
gelmişse zamandan” diyerek vedalaşmasına az kalmıştır.
Hepinizi
saygılarımla selamlıyorum.
D.
Müsavat DERVİŞOĞLU
İl Başkanı
|