|
MHP İZMİR İL
BAŞKANI D. MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN
11 KASIM 2008
TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI METNİDİR.
Sayın Basın
Mensupları;
Değerli Dava
Arkadaşlarım;
Cumhuriyetimizin
kurucusu, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal’i; aramızdan ayrılışının
70.yılında farklı bir hüzün ile anıyor ve manevi huzurunda saygıyla
eğiliyorum.
20.yüzyılın başında
yaşanan ihanet senaryoları ve tuzakların benzerleri günümüzde
sahnelenmeye çalışılsa da herkes iyi bilmelidir ki; o’nun kurduğu Büyük
Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek var olacaktır. Çünkü hiç şüphe yoktur ki
cumhuriyeti kuran ve onu yaşatacak olan irade dimdik ayaktadır.
Sayın Basın
Mensupları,
Değerli Dava
arkadaşlarım;
MHP Genel Başkanı
Sayın Devlet Bahçeli’nin dün yayımladığı anma mesajında yer verdiği
ifadelere dikkatinizi çekmek istiyorum. İzmir açısından fevkalade önemli
bulduğumuz bu cümleler nelere karşı özen göstereceğimizi de bir anlamı
ile çerçevelendiriyor. “Atatürk’ün adını kullanarak kirli işlere
bulaşanların ve ilkelerini yanlış yorumlayarak siyaseten nemalanmaya
çalışanların vermekte olduğu zarar; maalesef, Atatürk’e açıktan
saldırmayı gelenekselleştiren çevrelerin verdiğinden az değildir” diyor
Sayın Genel Başkanımız.
Neler yaşanıyor ve
neler yapılıyor Atatürk adına bir düşünün!
Cumhuriyet Miting
yapıyorlar, cumhuriyet düşmanlarının işine yarıyor.
Kubilay’ı anma
toplantıları yapıyorlar, Derviş Mehmet’in torunları faydalanıyor.
Sözde Atatürk filmi
yapıyorlar, Atatürk düşmanlarını sevindiriyorlar.
Bunlar neyin
Atatürkçüsü ve Cumhuriyetçisidir diye sormak lazımdır.
Bir belgeselcinin
yönetmenlik denemesi yaptığı ve Atatürk’ü şaibe altında bırakan filmin
galasının hem de Cumhuriyet Bayramında İzmir’de yapılmasının
Atatürkçülükle ne ilgisi vardır acaba?
Bir de filmin
gösterildiği salonun içinde ve dışında verilen plaketlere ve pişkin
mesajlara bakınız. Özür dileyeceklerine methiyeler düzüyorlar. Sonra da
tepki oluşunca fikir namusundan mahrum herkes gibi tevil bataklığında
çırpınıyorlar.
Nasıl bir
memlekettir burası? Bu filmi kim, neden ve hangi amaçla buraya getiriyor
ve galasının burada yapılmasını temin ederek, fikir bulanıklığı
yaratılacak yeri İzmir olarak seçiyor diye sorgulamayacak mıyız?
Cumhuriyet
Bayramları ve 10 Kasım’larda yüceltmemiz gereken değerlerin ayaklar
altına alınmasına vesile olacak örtülü tecavüzlere seyirci mi kalacağız?
Gerçek Cumhuriyet
ve Atatürk sevdalıları müsterih olsunlar. İzmir asla sahipsiz değildir.
Siyaset mühendislerinin bazılarını deney tüpü olarak kullanabilmesi
mümkündür ama, hiç kimse İzmir’i laboratuara çeviremeyecektir. Buna izin
vermeyeceğimizden dost düşman herkes emin olmalıdır.
Sayın Basın
Mensupları,
Değerli Dava
Arkadaşlarım;
İzmir Türkiye’nin
birliğinin yegane sembolüdür. Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli yörelerinden
gelerek oluşturduğumuz kardeşlik ve hemşehrilik hukukunu hiç kimseye
zedelettirmeyeceğiz.
Bazıları
kendilerini İzmir’in sahibi gibi sunmaya yeltenebilirler. Değerlerimizi
istismar ederek aşındırmaya kalkışabilirler. Milli ve manevi kıymet
hükümlerimizle birlikte abide şahsiyetlerimizi de tartışılır hale
getirmeye uğraşabilirler. Onların makyajlı yüzlerini tanıyor ve
biliyoruz. Ancak bize gerekli olan İzmir’in makyajı değil, ruhudur.
Sevdası Türkiye,
kaygısı Türkiye Cumhuriyetinin geleceği olan herkese sesleniyorum:
İzmir’in ruhuna en uygun beden Atatürk ve Cumhuriyettir. Makyajlı
yüzlerden kurtularak İzmir hak ettiği yere taşımak ortak sorumluluğumuz
olmalıdır.
Sözlerimi Mustafa
Kemal’in bir vecizesi ile noktalıyorum. “Sorumluluk ölümden ağırdır”
Saygılar sunarım.
D. Müsavat DERVİŞOĞLU
MHP İzmir
İl Başkanı
|