|
MHP İZMİR İL BAŞKANI D.
MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN 11 TEMMUZ 2008 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI
METNİDİR.
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Geride bıraktığımız
günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak görüş ve düşüncelerimi
paylaşmak üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Sözlerimin başında
terör olaylarında hayatlarını kaybeden kahraman evlatlarımızı rahmet
ve minnet duygularıyla anıyor, aziz milletimize başsağlığı diliyorum.
Ayrıca; her türlü
uyarıya rağmen, hala büyük bir duyarsızlık ve dikkatsizlik yüzünden
çıkan ve telafisi imkansız sonuçları beraberinde getiren orman yangınları
münasebetiyle de üzüntümüzü kamuoyu ile paylaşıyor, böyle felaketlerin bir
daha yaşanmamasını temenni ediyorum.
Bilindiği gibi içinde
bulunduğumuz haftaya damgasını vuran en önemli yerel gündem maddesi
CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın İzmir ziyaretleridir.
Yerel seçimlerin
yaklaşması münasebetiyle siyasi parti liderlerinin İzmir’e özel bir
önem verdiklerini göstermeleri pek tabiidir ki sevindirici bir durumdur.
Ancak siyasetin sorumluluk gerektiren bir iştigal alanı olduğu asla
gözden uzak tutulmamalıdır.
Malumunuz olduğu üzere
Türkiye; görülmekte olan iki davanın arasına sıkıştırılarak,
karşılıklı olarak kışkırtma ve kutuplaşmayla birlikte hızla felakete
doğru sürüklenmektedir.
Sayın Tayyip Erdoğan
ve Sayın Deniz Baykal’ın; dönüşümlü olarak savcılık ve avukatlığa
soyunduğu bu davalar ile ilgili tartışmalarda, adalet duygusunun zedelendiğini,
kurumların yıpratılıp incitildiğini ve değerlerin aşındığını görmezden
gelebilmek artık mümkün değildir.
Türkiye, AKP ile CHP’nin
çıkardığı kavganın yorgunu durumuna düşmüş; dindarlık, laiklik, cumhuriyetçilik
ve Atatürkçülük iç siyasetin ucuz malları haline dönüştürülmüştür.
Bu iki siyasi partinin
liderleri arasında yaşanan söylem yarışı ve rövanş arzusu yüzünden,
kutsal saydığımız bütün değerler tartışma zeminine taşınmakta ve aziz milletimiz,
iskele ile gemi arasında sıkışarak ezilen lastik durumuna düşürülmektedir.
MHP olarak sorumlu
siyaset anlayışından asla uzaklaşmadan, manevi değerlerin AKP’nin; laiklik,
cumhuriyetçilik ve Atatürkçülüğün de CHP’nin istismarına terk edilemeyecek
kadar önemli olduğunu bir kere daha hatırlatmak isteriz.
Karşı karşıya bulunduğumuz
büyük sorunların aşılması noktasında; kavga, çatışma ve gerginlikten beslenmek
yerine, milletimizin yanında saf tutacağımızdan ve kutuplaşma yerine kucaklaşmayı
tercih edeceğimizden herkes emin olmalıdır.
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Sayın Baykal’ın İzmir
ziyaretlerinde dikkati çeken bir diğer önemli konu da; sivil toplum
kuruluşlarının, CHP’in siyasi şovuna alet edilmesidir.
Çeşitli esnaf odası
başkanlarının görüş ve düşünceleri çerçevesinde bir siyasi partinin
üyesi ya da sempatizanı olması asla yadırganamaz. Ancak, bu güzide
kuruluşları siyasallaştırarak, kendi işlevlerinin dışında başka rozet
ve tabelaların mahkumu ve zebunu haline getirmek ayıplanması gereken
bir durumdur.
Sivil toplum kuruluşları
siyasallaşırsa ne olur sorusunun cevabının doğru aranması lazımdır.
Odaların, baroların,
meslek kuruluşlarının ve medyanın, siyasi taassuplar yüzünden
kuşatılmalarının sosyal hayatımıza vereceği zarar dikkatle değerlendirilmeli
ve bunun sonuçlarının neye mal olacağı iyi anlaşılmalıdır.
Bir kişi sayın Deniz Baykal’a
caka satacak ya da bir siyasi parti şov yapacak diye, gözbebeğimiz
esnaf teşkilatımızın gölgelenmesi İzmir’imize yakışmamıştır.
Sorumlularını şiddetle kınıyor ve ayıpladığımı bir kere tekrarlıyorum.
Saygılarımla.
D.
Müsavat DERVİŞOĞLU
İl Başkanı
|