MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım;

 

Yaşanan gelişmelerle ilgili görüş ve düşüncelerimi paylaşmak üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. 

Türkiye’nin zor günler geçirdiği akıl ve idrak sahibi herkesin ortak kabulüdür. Hemen her alanda artan bir biçimde kendini hissettirmeye başlayan olumsuzluklara; bir de, sosyal cinnet boyutuna ulaşan provokatif olayların üniversite kampüslerine taşınması eklenince geleceğe yönelik endişeler artmaya başlamıştır. 

Bölücü örgütün uzantılarının tahrik ve saldırıları ile tetiklenen olaylar, milletimizin birlik ve beraberliğine yöneltilmiş sabotajlar olma özelliği taşımaktadır. 

Benzer olayların geçmişte de yaşandığı göz önüne alındığında, gereken derslerin çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Türkiye başkalarının çıkardığı kavganın yorgunu bir ülke olmak konumundan mutlaka uzaklaşmalı, geçmişten bugüne bir durum değerlendirmesi yapmalıdır. 

Psikolojik yönden hareketlilik çağında bulunan gençlerimizden ziyade; hayatı, hatırlamak istemediği anılarla dolu olan bizlere önemli görevler düşmektedir.

Sağcı-solcu, alevi-sünni, laik-anti laik kavgalarının Genç Türkiye Cumhuriyetine neler kaybettirdiği doğru anlaşıldığında, batılı emperyalistlerin körüklediği etnik temelli kavga ateşinin kimleri yakacağı tartışmasız ortaya çıkacaktır. 

Yaşadığı sürecin özeleştirisini yapmayı beceremeyenlerin ideolojik mirasına itibar etmek, yanılgıya düşmeyi baştan kabullenmek demektir.  

Kızıl bayraktan, AYYILDIZ BAYRAĞA; enternasyonel marşından, İSTİKLAL MARŞI’na; Marxistlikten, ATATÜRKÇÜLÜĞE; manifestodan, NUTUK’a ve enternasyonelcilikten, ULUSALCILIĞA terfi ederek gerçekleri keşfeden Türk solu, bugün karşı karşıya bulunduğumuz tehdidin “HALKLARA ÖZGÜRLÜK” sloganlarıyla beslendiği asla akıldan çıkarmamalıdır. 

Ayrıca muhafazakarlık kisvesi altında yarım asırdır “teslimiyetçilik” yapanların da sorumluluktan kurtulabilmeleri mümkün değildir. 

Hiç kimse yaşadığı dönemin şartlarından kaynaklanan hezayanları kahramanlıklar gibi sunmaya kalkışmasın. Saçmalayanların, saçmaladıklarını; kullanılanların, kullanılmışlıklarını kabul etmesinin zamanı gelmiştir. Kendinden sonraki nesillere kavgayı miras bırakanlar vebalden kurtulamazlar. 

Unutulmamalıdır ki; Türk Milletinin “Yüzyılla Sözleşmesi”, gerçeklerle yüzleşmesine bağlıdır. 

Milliyetçi Hareketin görevi; bu alacakaranlık kuşağında kardeş kavgasının tarafı olmamak ve provokasyon gayretlerine rağmen kurulan tuzaklara milli duyarlılıkla karşı koymaktır.  

Sayın Basın Mensupları,

Değerli Dava Arkadaşlarım; 

Uzun sayılabilecek bir zamandan beri bazı medya kuruluşlarının partimize karşı örtülü bir ambargo uyguladığı hususunu sizlerle paylaşıyorum.

Kamu görevi yapan ve sosyal sorumluluğunun farkında davranmasını arzu ettiğimiz EGE TV, tüm iyi niyetli girişimlerimize rağmen üzülerek ifade ediyorum ki işi MHP düşmanlığına kadar vardırmıştır.  

Geride bıraktığımız süreçte son çare olarak düşündüğümüz Sayın Cem Bakioğlu ile görüşme talebimiz de maalesef karşılık bulmamıştır. 

Yaşanan bir çok olayda meramımızı anlatabilme imkanını sınırlayan EGE TV yöneticilerinin, MHP’den ihraç edilerek uzaklaştırılmış ve siyasi hayatına başka partilerde devam eden bir şahsı, MHP eski İl Başkanı kimliği ile ekrana çıkarması bardağı taşıran son damla olmuştur.

MHP’yi temsil yeterliliğine sahip çok sayıda önemli şahsiyet varken, Alparslan Türkeş tarafından partiden atılmış bir kişinin MHP aleyhinde beyanlarda bulunarak partinin kimliği ve uygulamalarını gölge altında bırakmaya çalışması EGE TV’nin sahnelediği bir senaryo olarak algılanmıştır.  

Bunun kasıt içerdiği kanaatini taşıyoruz. Görünen odur ki, EGE TV yöneticileri MHP’ye ambargodan öte bir husumet planını uygulamaya koydukları aşikardır. 

MHP’nin kendi hak ve hürriyetlerini demokratik zeminde savunabilme kudretine sahip olduğu kuşkusuzdur. 

Geçmiş basın toplantılarımızda MHP’ye tuzak kuranları halka şikayet edeceğimi ifade etmiştim. Bu kapsam içinde hazırladığımız bir basın duyurusunu tüm İzmir’e dağıtmak suretiyle hak arayışımızı sürdüreceğiz. 

Yaşadığımız günler hepimizin ortak bir sorumluluk duygusu ile hareket etmesini zaruri kılmaktadır.  

Toplumu ateşle barut gibi bir benzetmeyle birbirine karşı kutuplaştırmak yerine, alevlerin söndürülebilmesi için iş ve fikir birliği yapmamız gerekmektedir. 

Unutulmamalıdır ki; biri yanıcı diğeri de yakıcı iki gazdan oluşan su söndürücüdür. 

Zıtları vuruşturmak yerine zıtlıkta ahenk aramak insani ve ahlaki bir sorumluluktur. 

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

                                                                                                       D. Müsavat DERVİŞOĞLU

                                                                                                                    İl Başkanı

 

                            

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı