|
MHP İZMİR İL BAŞKANI
D.MÜSAVAT DERVİŞOĞLU’NUN 07 MAYIS 2008 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
METNİDİR
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Yaşanan gelişmelerle ilgili görüş ve
düşüncelerimi paylaşmak üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygılarımla
selamlıyorum.
Malumunuz olduğu üzere geride
bıraktığımız haftaya damgasını vuran iki önemli gelişme, 1 Mayıs
kutlamalarında yaşanan olaylar ve TCK’ nun 301. maddesinde yapılan yasal
düzenlemelerdir.
Türkiye her geçen gün artan bir biçimde
ağırlığını hissettiren ekonomik, sosyal ve siyasi bunalımların etkisi
altında hızla derin bir kriz ortamına doğru sürüklenmektedir.
Bütün bu yaşananların yegâne
sorumlusunun AKP iktidarı ve onun Başbakanı olduğu kuşkusuzdur.
İş başında bulundukları altı yıllık
dönem içerisinde uyarılarımızı ciddiye almayan ve ülkemizin felakete
doğru sürüklenmesine karşı hiçbir tedbir geliştiremeyen; milli
çıkarlarımız yerine AB dayatmalarına baş eğerek içinden çıkılması
fevkalade güç bir kaos ortamının şekillenmesine sebep olan bu iktidarın,
ardına saklanabileceği bir mazereti bulunmamaktadır.
Sorunlara çare üretmekle sorumlu ve
yetkili başbakanın, mazlum edebiyatına sığınarak kavgadan uzak ve
uzlaşmacı bir kimliğe bürünmeye kalkışması yeni bir aldatma
senaryosundan başka bir şey değildir.
Toplumun bütün kesimleriyle yaşadığı
kavgalarla anılan, neredeyse tüm anayasal kurumlarla didişme içerisinde
olmakla övünen ve bundan fayda sağlamaya kalkışan bir zihniyetin; bugün,
adeta dışarıdan gelmiş bir barış elçisi gibi davranmaya yeltenmesi
kimlik bunalımı değilse olsa olsa bir siyasi stratejidir.
MHP’nin bulunmadığı 22. dönem
parlamentosunda lale devri yaşayan ve CHP’nin oluşturduğu yanlış
muhalefet ortamından beslenen AKP ve Erdoğan, MHP’nin meclisteki varlığı
ve sürdürdüğü sorumlu siyaset anlayışı ile gerçeklerle tanışmış siyasi
ömrünü tamamlama aşamasına gelmiştir.
Yaşanan süreç göstermiştir ki iktidar
partisinin sığınacağı bir mağduriyet limanı ve yutturabileceği bir
mağduriyet planı kalmamıştır.
MHP’siz meclisten kaynaklanan ve CHP’nin
hatalarıyla sağlanan yükseliş trendi, MHP’nin varlığı ile yerini siyasi
çöküşe bırakmış ve artık herkes açısından AKP’nin “son kullanma tarihi”
tamamlanmıştır.
Milletin vicdanında ömrünü tamamlayan
AKP’yi, AB komiserlerinin hamiliğinin kurtaramayacağı asla
unutulmamalıdır.
Sayın Basın Mensupları,
Değerli Dava Arkadaşlarım;
İki gündür yerel gazetelerimizin
manşetlerini süsleyen logo ve marka arayışlarına değinmeden
geçemeyeceğim.
Uzun zamandan beri bazı çevrelerin
İzmir’in sahibi gibi davrandıklarını ve bunun kentin sinerjisine zarar
verdiğini dile getiriyorum.
Ayrıca hiç kimsenin bu kenti bir kimlik
kompleksinin içine itmeye hakkı olmadığını bu vesile ile ifade
ediyorum.
8500 yıllık tarih ve kültür birikiminin
sahibi İzmir’imiz şayet bir kimlik sorunu yaşıyorsa bunun gerekçelerini
tartışmalıdır.
Kişi ve kurumlar kendi sınırlarını
belirlemek durumundadırlar. Bazı çevrelerin statülerinden kaynaklanan
avantajları üzerlerine farz olmayan alanlarda fütursuzca kullanmış
olmalarının acı sonuçlarını EXPO sürecinde hep birlikte yaşadık.
Ticaret Odası Başkanımız yetkiyi kimden
alıyor ki İzmir adına böyle bir girişimde bulunuyor anlayabilmiş
değilim. Şimdi Sanayi Odası Başkanımız da nazım imar planı hazırlamaya
kalkışsa ne diyebiliriz ki?
Bu çalışmayı yetkililere sunulmak üzere
hazırlanmış bir temenni olarak değerlendiriyorum.
Şayet “benim böyle bir yetkim var”
iddiasında bulunuyorlarsa unutmasınlar ki İzmir onların şirketi
değildir.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
D.
Müsavat DERVİŞOĞLU
İl Başkanı
|