|
DEVLETLİ OLSUN İNŞALLAH
Planları tutmadı,
bekledikleri olmadı ya; elbette boş durmayacaklardır.
Neymiş efendim; tek
adaylı bir kongrede, tek bir MYK listesi ile
gerçekleştirilen, tek adam seçimi demokratik sayılamazmış…
“Gözlerini
milletvekilliğine diken il başkanları; bir başka baharın
ardına saklanmış umutlarına kavuşabilmek için, ellerine
tutuşturulmuş oy pusulalarını sandığa attırıp,
karşılaştıkları zillete katlanmak zorunda bırakılmışlar..
Zaten üst kurul delegeleri de, ahbap çavuş ilişkisi ile
tanzim edilip, ülkücülük dışı bir ölçüyle ,hısım akrabadan
seçilerek taşınmışlar salona..”
Şu haysiyetsizin
söylediklerine, demokrasi tarihimizin en büyük parti
kongresine düşürmeye kalkıştığı gölgeye bakın!
Siyasi muarızlarımız
MHP’nin “iktidar yürüyüşü”nü ibret ile izlerken, utanma
duygusunu kış uykusuna yatırmış yazar kisveli müptezelin,
dilinden dökülenlere kulak verin ve başınızı kaldırın Allah
aşkına!
Hepimizi kendisi
gibi uşak ruhlu zannederek gemi azıya almış, bilerek
felakete koşuyor... Hem de hiç korkmadan!
Daha birkaç gün önce
kapısında merhamet dilendiği genel kurul delegelerine
hakaret yağdırırken utanacağını düşünemezdim ama, kuş
yüreğinin çarpıntıya kapılmasını beklerdim doğrusu… Cürete
bakar mısınız? Bu kadar cesaret ulufe ile sağlanamaz!
Anlaşılan o dur ki, güvendiği dağlara kar yağdırmanın zamanı
gelmiştir..
Bu saatten sonra
bazıları dikkatli konuşmalıdır! Çünkü, ne MHP sıradan bir
partidir, ne de MHP’li sıradan bir partili...
Kongreden çıkan
sonuç doğru okunmalı ve kılıçtan keskin iradeden herkes
nasibine düşen payı almalıdır.. Kime ne denir, ne denmez;
kime ne yapılıp, ne yapılmaz önceden kestirilmelidir...
Yoksa, adalet mesuliyet kabul etmez, benden söylemesi..!
Derdi nedir
bunların?
Muhatap
alınmayışları, adamdan sayılmamışlıkları ile alakalıdır.
Kendilerine bir önem atfederek, statü sahibi olmayı mı
bekliyorlar acaba?
Yaramaz çocuklar
gibi, ebeveynlerinin ilgisini çekmek için ortalığı
karıştırıp, yiyecekleri kuvvetli bir şamar ile sevgi bağı
kurmaya mı kalkışıyorlar?
Sado-mazoşist
zevklerin esiri, psikopat kişilikli ve ruh sağlığı bozuk
sosyal çıkıntılarla daha ne kadar uğraşacaktık ki?
Yetmedi mi
yıllardır, kol kırılır yen içinde diyerek çektiğimiz ızdırap?
Müdahale gerekliydi
kuşkusuz.. Kangren tehlikesiyle yaşamaktansa, koldan
vazgeçmek en doğrusuydu..
Ve işte 19 Kasım,
beklenen operasyonun gerçekleştiği gün olarak tarihe
geçmiştir..
Şimdi istisnasız
herkes, şapkayı önüne koyup düşünmeli; aklını başına
devşirmelidir. Unutulmamalıdır ki; sabrın sonu, selamet;
tahammülün ise tepkidir.. Ani bir acıya, belli bir noktaya
kadar dayanılır ve sonuçta ortaya, kontrolsüz bir refleks
çıkar.. Tarih, bu denetimi güç hareketliliğin; sel olup
aldığına, yel olup savurduğuna, ateş olup yaktığına şahit
olmuştur çoğu kez..
Hiç kimsenin;
Anadolu’nun bereketli topraklarından taşınıp, kurultay
salonunda yeşertilen umutları hafife almaya hakkı yoktur..
“Tek Adam” bir itham
değil, tespittir bizim için..
Milletimizin
çekirdeğini ataerkil aile yapısı oluşturduğuna göre,
milletin siyasi organizasyonu diye gösterilen MHP’nin
lidererkil olması kaçınılmazdır..
Ne bekleniyordu ki?
Milliyetçi Hareketin
“tek yürek” olduğu kurultaydan, elbette ki “tek adam”
çıkacaktır ve ona, Tek Başına İktidar yakışacaktır..
“Tek Adam, Büyük
Adam”dır...
DEVLETLİ OLSUN
İNŞALLAH..
D. Müsavat DERVİŞOĞLU
İzmir İl Başkanı |