|
BİNLERCE DANSÖZ VAR!
Dünya kurulalı beri dönüyor.Eskiden insanların çizgilerinin
düz olması takdir edilen bir durumdu.Oysa şimdi, on yıl önce
savunduğunu bu gün inkar eden,bırakın on yılı, akşam
söylediğini ertesi gün inkar etmek, değiştirmek ”tevili
kabil olmayan zırva” olarak kabul görmediği
gibi,alkışlanarak karşılanıyor.Değişim ve gelişim olarak
algılanıyor. Sebebi de gayet basit; çünkü,dünya dönüyor.
Onlar gene, döne döne gerçeği bulmaya çalışsınlar... Ama,
biz yolumuzdan, çizgimizden ve Ülkümüzden sapmayalım.
Etrafınıza baktığınızda şirazesinden çıkmış bir sürü insan,
kurum ve kuruluş görmemiz mümkün.İşte bu yüzden kendimize
baktığımızda “iyi ki varız” diye Allah’a şükür ediyorum.
Bizler de olmasak,çocuklarımızın gözünde hep dönekler,
dönmeler ve bunları gelişmiş ve değişmiş gibi gösterenler
örnek olacak.
Dünyanın dönüyor olması,doğruların sadece virajlarda eğim
oluşturabileceği ve köşelerde kırılabileceği gerçeğini
değiştirmez.
Ne insanlar vardır ki,ömürleri bir lokma bir hırka ile
geçmiş ama doğrularından sapmamışlardır.
Ne insanlar vardır ki,ömürleri mücadele ile geçmiş, her
türlü işkenceye baskıya rağmen doğru bildikleri davalarından
dönmemişlerdir.
Ne insanlar vardır, hayatlarında leke bulunmaz.
Ama, bazıları da vardır ki,suya süt katıp süt diye satarlar.
Gecenin karanlığı ve gündüzün aydınlığı gibidirler. Bir
yanları kara, bir yanları ak. Duruma göre renk alırlar.
Bukalemun desem, hayvana hakaret olur. O yaratılışı gereği
öyledir, insanların ise iradeleri vardır, kendi
inisiyatifleriyle böyle bir tavır geliştirebilirler.
Bazıları doğru davranışlarından, kötülük ve kötülerle
mücadelelerinden dolayı cezalandırılırlarken, bazıları da
söyledikleri yalanlardan, dönekliklerinden ötürü
ödüllendirilirler.
Kimi insanlar,bulundukları makamların ne anlam ifade
ettiğini bilmeden, kafalarına göre hareket ederler.
Örneğin,Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EMŞAD) Genel Başkanı,
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’dan onbin dolarlık
bağış alır.
Türk Milletinin gözünden düşen, bir nebze değeri olmayan
ABD’nin Milletimize sempatik gelebilmesi için EMŞAD’ı
pazarlar. Ne uğruna? Diyarbakır Barosundan bir heyetle
beraber gittikleri ABD de üç haftalık gezi uğruna.
Şehitlerimizin adını kullanarak ABD’ye pirim kazandırmaya
kalkarlar, boyları uzun akıl noksanı cüceler.
Hele bazıları vardır ki, affedilmeleri mümkün değildir.
Ömrünü Türk Milleti ve Türk Dünyasına adayan Yüce
Başbuğumuzun kurdurmuş olduğu vakfı, yediyüzbin dolar
karşılığında, milli değerlerle kavgalı olan birini,
cilalamak uğruna kullandırırlar.
Düzenlemiş oldukları Kurultayı o zatın himayesinde
yaparlar.Açılış konuşmasında ,Türk Kurultayı fikrinin
babası, öncüsü olan Alparslan Türkeş’in adı geçmez. Ama
fikir gezginleri, konu mankenleri, pastadan pay alacaklar
alkışlarlar.
Yazık, binlerce kez yazık!
Türklüğe sövdüğü için yargılanan ve beraat eden bir yazarın
davasıyla ilgili olarak, “memnuniyet verici bir karar”
diyen,milli kimlikten yoksun bir adama, Türkün örsünde demir
dövdüren zihniyete yazıklar olsun!
Anlaşılıyor ki,; dünya dönüyor tezi ,onların da hayat
tarzına hakim olmuş.
Yazık ki, son günlerin moda şarkısında söylendiği gibi
“binlerce dansöz var”.
Hem kullananları, hem de kullanılanları oryantal müzik
eşliğinde izlersek, dansözün kadınının ve erkeğinin
olmadığını hep birlikte gözlemlemiş oluruz.
Her kim olursa olsun, ruhunu ve maneviyatını çıkarları
uğruna değiştirip, kimliksizlere meşru zemin hazırlamak için
basamak olanlara, davayı yaralamaya kalkıp Başbuğumuzun
kemiklerini sızlatanlara yuh olsun!
Dansözlük; adam olana, hele milliyetçiyim diyene hiç
yakışmaz.
Fikri Atılbaz
|