MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006
 
KKTC toprakları peşkeş çekiliyor  
MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, "Kıbrıs'ta uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı gözardı edenler, tapulu mülklerimizi de Rumlar'teslim etmiştir" dedi. "Kıbrıs'ta ecdadımızın mülkünü gaspeden Rumlar'a tazminat ödenmesi " Satanseverlik " tir" diyen Vural, Kıbrıs'ta mal ve mülklerimizin elimizden gitmesine sessiz kalan AKP'nin gerekirse müzakereleri durdururum, KKTC'ye izolasyon kalkmadıkça limanlarımı açmam demesine güvenilmesi mümkün müdür? " diye sordu

İhanet derinleşmektedir

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural : Kıbrıs'ta ecdadımızın mülkünü gasp eden Rumlara tazminat ödenmesi "satanseverlik" tir

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural Kıbrıs ile ilgili olarak bir basın açıklaması yayınladı. Vural " Kıbrıs'ta Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türklerinin hak ve hukukunu, AB yolunda " Kazan kazan " anlayışında Rumlara teslim eden yaklaşımın yeni bir safhası ihanetin ne kadar derinleştiğini göstermektedir. Kıbrıs'ta uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı gözardı edenler, tapulu mülklerimizi de Rumlara teslim etmiş, Kuzey Kıbrıs'ta Taşınmaz Mal Komisyonu iki mülkten biri için Rum Arestis'e tazminat ödemeyi diğer ikisini de iade etmeyi kararlaştırmıştır" şeklinde konuştu.

Türkiye hiçbirşey yapmıyor

"Türklerin tapulu malına el koyan Rumlara karşı Türkiye'nin hiçbir şey yapmaması, üstüne tazminat ödemesi ve iade etmesi " satanseverlik " anlayışının bir tezahürü olmuştur." diyen Vural "Rum Arestis'in AİHM'ne başvurarak ortaya koyduğu mülk iddiasındaki gelişmeler bunu göstermektedir.

Arestis, 1998'de üstelik elinde orijinal tapu kaydı olmaksızın ve yandığını-kaybolduğunu ileri sürerek AİHM'ye başvurmuş, mahkeme 4 Kasım 1998 tarihinde başvuruyu kabul etmiş, 2 Eylül 2004 tarihinde mahkeme davanın kabul edilebilirliğini görüşmüş ve 14 Mart 2005 tarihinde davayı görüşülebilir bulmuştur. Kıbrıs Vakıflar İdaresi, KKTC Başbakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'na yazdığı ve Arestis'in AİHM'de dava konusu ettiği kapalı Maraş bölgesinde bulunan mülkün, Abdullah Paşa Vakfı'na ait olduğuna ilişkin görüş vermiştir. Türk tarafı ise, büyük bir aymazlık içinde vakıf malı olduğunu belgeleyen tapu kaydını Mahkeme'ye zamanında sunmamıştır. Evrakın tarihi 6 Ekim 2005'tir. Bu görüş ve orijinal tapu kaydı, yasal süre dolduktan sonra AİHM'ye gönderilmiş fakat Mahkeme kabul etmemiştir" dedi.

Cevap bekleyen sorular

Orijinal tapu kayıtlarında bu mülkün vakıf malı olduğu açıkça belirtilmekte olduğunu söyleyeral AKP hükümetine şu soruları yöneltti:

"1-AİHM, elinde orijinal belgesi bulunmayan bir Rumun başvurusunu nasıl kabul edebilmiş ve bunun karşısında nasıl sessiz kalınmıştır?

2-AİHM, 14 Mart 2005'te davayı görüşülebilir bulduğu halde, orijinal tapu kaydının, Magosa Tapu Dairesi'nden gelmesi neden 6 Ekim 2005'i bulmuştur. Türk tarafı, neden zamanında bu kaydı ve vakıf mallarının satılamayacağına, devredilemeyeceğine, İngiliz Yönetimi döneminde yapılan usulsüz gasp işlemlerinin, yasal düzenlemelerin geçerli olmadığına ilişkin Ahkamul Evkaf çerçevesindeki görüşü, yasal süresi içinde AİHM'ye sunmamıştır?

3- Türkiye, KKTC'yi bağımsız bir devlet olarak tanıdığı ve 1974'de uluslararası hukuka uygun olarak 1960 sistemini oluşturan Garanti Anlaşması çerçevesinde Ada'ya müdahale ederek Kıbrıslı Türklere uygulanan katliam ve soykırımları engellediği, Yunanistan'ın darbe ile yönetime el koymasının önüne geçtiği halde, böyle bir içtihadı nasıl kabullenebilmiştir?

4-Yıllardır KKTC Devleti'nin verdiği koçanlarla bu mülklerde oturan Kıbrıslı Türklerin hakları, Güney'de bıraktıkları mülkler ne olacaktır? Mülkiyet sorunu, yalnız rumların haklarının söz konusu olduğu bir sorun mudur? KKTC, kendi verdiği tapuları/koçanları tanımaktan vaz mı geçmiştir? 1974 öncesi döneme geri dönüş mü yaşanmaktadır?

5-KKTC'de tazminat, takas ve iade ile ilgili yetkili makam olan Komisyon'un kararlarından zarar gören Kıbrıslı Türklerin de, KKTC ve Türkiye'ye karşı dava açmaları, tazminat istemeleri mümkün ve AIHM içtihatlarına da uygun olacak mıdır?

6-KKTC'de kurulan içinde yabancı hukukçuların da görev yaptığı bir Komisyon, KKTC Mahkemeleri'nin kararlarına, Tapu Dairesi'nin kayıtlarına, Vakıf Hukukuna aykırı bir karar nasıl üretebilmiştir? Arestis'e tazminat ödenmesinin, Vakıf mallarını usulsüz şekilde elinde bulunduran tüm Rumlar için emsal teşkil edeceği hiç düşünülmemiş midir? Ada'nın % 30'undan fazlası vakıf arazisidir. Atalarımızdan kalan, Allah adına hayra adanan bu mülklerin haksız yere Rumlara verilmesi, üstüne üstlük bir de tazminat ödenmesi hangi hukuka, mantığa, vicdana, ahlaka uyar? Bugün Rumların gasp ettiği, vakıf mallarının arazi olarak değeri 120 milyar dolardır. 1900'lü yılların başından itibaren bu gasp dolayısıyla uğradığımız gelir kaybı, talep etmemiz gereken tazminat miktarı yüzlerce milyar dolara yaklaşırken, bunların elimizden gitmesi karşısında nasıl sessiz kalınabilir?

7-Türkiye'de AKP Hükümeti Kıbrıs'ta Talat yönetimi Arestis'te tazminat ödeyerek, yalnız siyasi değil, hukuki olarak ta Maraş'ın Rumlara verilmesine giden yolu açtığının da farkında değil midir?

8-Kıbrıs'ta mal ve mülklerimizin elimizden gitmesine sessiz kalan AKP'nin gerekirse müzakereleri durdururum, KKTC'ye izolasyon kalkmadıkça limanlarımı açmam demesine güvenilmesi mümkün müdür?

9-AİHM kararları öne sürülerek, ata toprağı, vatanı, egemenliği elinden giden Kıbrıslı Türkler, izolasyonların kalkmasından nasıl bir yarar bekleyecektir?
 



 

 

Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanlığı