MHP Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye Akdere'nin "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" Kutlama Mesajı - 08.03.2006
Dervişoğlu;"Türk
milletinin kardeşlik hukukuna tecavüze yeltenenlerin mazide aldıkları
ders ne ise, istikbalde de aynı akibete uğrayacaklarından tüm dünya emin
olmalıdır."
07 Ekim 2008
Dirayet
yoksunu yöneticilerin varlığı ve yaşadığımız coğrafyanın riskleri
Türk düşmanlarına cesaret veriyor olsa bile; Cumhuriyeti kimlerle
kurduysak, onlarla yaşatma kararlılığından asla vazgeçmeyeceğiz.
Türkiye acılı günler yaşarken, yerel gündem de hızla akıp
gitmektedir.Yönetenleri yönetmeyi alışkanlık haline getiren çıkar
çevrelerinin marifetiyle sahnelenen çirkin pazarlıklar, neredeyse
kentin siyasi terbiyesinin tartışılmasına vesile olmakta ve bir çok
alanda hak değil, güç hakim kılınmaya çalışılmaktadır. Dönemini
tamamlamış siyasi şahsiyetlerden miras kalan “garantici siyaset” ve
“garanti adaylık” sendromu ise siyasette hizmeti değil, hesabı ön
plana çıkaranların ekmeğine yağ sürmektedir.
Dervişoğlu;"SANDIKTA
BİRLEŞMENİN ZAMANI GELMİŞTİR"
01 Ekim 2008
MHP İzmir
İl Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Müsavat Dervişoğlu,
“Yolsuzluk, yoksulluk ve yozlaşma AKP’yi; kavga, çatışma ve
istismarcılık CHP’yi tükenme noktasına getirmiştir. Bunların yaptığı
şeytanın avukatlığını çoktan aşmış, şeytana maskaralığa dönüşmüştür”
şeklinde konuştu.
Dervişoğlu, “İzmirli seçmenlerin CHP ve AKP’ye ret, MHP’ye evet
derken aslında yeni bir dönemin başlangıcına imza atacakları
kuşkusuzdur. İzmir’in beklediği kavga ve çatışma değil, uzlaşma ve
barıştır. Üç parti arasında yaşanacak olan bu yarışın MHP’nin
galibiyetiyle sonuçlanması aynı zamanda sağduyunun zaferi olarak
tanımlanacaktır. İzmir bu tarihi sorumluluğu yerine getirme
noktasında azimli ve kararlıdır” dedi.
Dervişoğlu;
"İktidarlar
genel seçimlerle el değiştirir, fakat
buna yerel seçimler rehberlik eder."
"İNANDIK, BAŞARACAĞIZ"
27 Eylül 2008
MHP İzmir
İl Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Müsavat Dervişoğlu,
AKP ve CHP’nin ciddi bir itibar ve oy kaybı ile karşı karşıya
olduğunu söyledi.
Dervişoğlu, “AKP ve CHP’nin ülke ve kent yönetimindeki
başarısızlıkları vicdanlardaki çözümün sandığa yansımasına vesile
olacaktır. Hükümetin ve kent yönetiminin alternatifi tektir, o da
Milliyetçi Hareket’tir. Güçlerimizi ve gönüllerimizi birleştirerek,
İzmir’i hükümet kapısında sahipsiz, belediye kapısında çaresiz
kalmaktan kurtaracağız” şeklinde konuştu.
Yerel seçime
endeksli tartışmaların İzmir’in siyasi kültürüne zarar verdiğini ve
gazete sayfalarını süsleyen bazı açıklamaların İzmirli tarafından
yadırgandığını söyleyen Dervişoğlu; “Milliyetçi Hareketin Türk
siyasetindeki yeri ve milletimizin bizden beklentileri dikkate
alındığında, sadece projelerimizle değil,Siyasi terbiyemizle de
örnek alınacak bir üslubun temsilcisi olmamız kaçınılmazdır”,Herkes
iyi bilsin ki İzmir’in siyasi kültür ve ahlakının zedelenmesine asla
izin vermeyeceğiz. Bizim tavrımız, tarzımız, yaşantımız ve lisanımız
Türkçe ve İzmirce olmalıdır. Dolayısı ile seviyesi düşük
tartışmalarda yer almamız kesinlikle mümkün değildir” dedi.
Dervişoğlu;"Bizim
en büyük güvencemiz, şanlı bir tarihin temsilcisi olan İzmir halkının;
İzanı, idraki ve vatan sevgisidir"
16 Eylül 2008
Türkiye ve
İzmir’in tartışma ve çatışmalarla kaybedecek zamanı kalmamıştır.
Siyasi ilkesizliğin, yolsuzluluğun, basiretsizliğin ve
beceriksizliğin hüküm sürdüğü bu kara dönem mutlaka kapatılmadır.
Söz konusu olan çocuklarımızın geleceğidir. Asıl aşılması gereken
engel, İzmir’i kuşatmaya ve çaresiz bırakmaya yeltenen sakat siyaset
anlayışıdır. AKP ve CHP’nin hayal perdesinde sahneye koyduğu bu
Karagöz-Hacivat oyununa asla geçit verilmemelidir. Bu yerel
seçimlerde sadece sudaki arsenik değil; Kafa, vicdan ve idraklerdeki
arsenik de temizlenmelidir.
Dervişoğlu
“9 Eylül kutlamaları göstermiştir ki CHP’nin kaygısı cumhuriyet,
laiklik ve demokrasi değil, kendi siyasi geleceğidir” dedi.
Dervişoğlu, “İzmir’in önünde iki
büyük engel vardır ki o da CHP ve AKP’dir. Başarılı olmak için
engellerden kurtulmak Mustafa Kemal’in vasiyeti olarak algılanmalı
ve bunlar ilk fırsatta bertaraf edilmelidir” şeklinde konuştu.Düşmanın İzmir’den kovuluşunun
86.yılında, kendini aşamamış bir grup insanın siyasi hırslarına
yenik düşerek, kurtuluş törenlerini CHP’nin kuruluş kutlamalarına
dönüştürmeye kalkışmasını eleştiren Dervişoğlu açıklamasında “Herkes
iyi bilmelidir ki İzmir’in önemsediği ve uğruna bedel ödediği kutsal
değer, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu büyük Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Cumhuriyeti yaşatma iradesi sergileyemeyen ve kendi içindeki kavgaya
yenik düşen CHP, İzmir halkının gözünde itibarını sıfırlamış ve
güvenilirliğini kaybetmiştir” ifadesine yer verdi.
Devamı>>
"İZMİR’İ
KUCAKLAYARAK BÜYÜTECEĞİZ"
03 Eylül 2008
Dervişoğlu, AKP ve
CHP’nin “varoş siyasetine” büyük tepki gösterdi.
“Varoş siyaseti ne demek? Kent merkezinde ve
kenar semtlerde farklı söylemler kullanarak halkı kandıracaklarını mı
zannediyorlar? Bunun adı siyasi sahtekârlık ve riyakârlıktır. Varoş tanımlaması
İzmir’in dörtte üçüne hakarettir. Bu kentte insanca yaşam sürdürülemeyen alanlar
varsa sorumlusu AKP ve CHP’dir.Seçimler yaklaşınca hizmetten mahrum
bıraktıkları yerlere günah çıkarmaya gidiyorlar. Sandık İzmirli’nin önüne
geldiğinde cezalarını bulacaklardır. Bu mübarek şehirde yaşayan istisnasız
herkes, kutsal bir emanet olarak bağıra basılacaktır. Talip olduğumuz görev
budur,dedi.
Devamı>>
“İZMİR’İ
DİRİ DİRİ GÖMÜYORLAR”
27 Ağustos 2008
“İzmir, kendi problemlerini
aşmaya muktedir kadroların zenginliği ile tanınır. Ancak, basiretsiz
yöneticiler yüzünden fakir bir asilzade durumuna düşürülmüştür.”
Büyük bir şaşkınlık içindeyim. Litrede 20–30 mikrogram arsenik
barındıran suyun şehre dağıtılmasının masum bir yanı yoktur. Utanmasalar
kanalizasyonu şebekeye bağlayacaklar. “Artık İzmir’in yaşadığı
yönetici krizini saklayabilmek mümkün değildir. Bir kentin belediye
başkanı alınması icap eden tedbirleri paylaşmak yerine hala ‘arsenikli
suyu şehre dağıtmak mecburiyetindeyim, başka çare yok’ diyebiliyorsa,
sözün tükendiği yerdeyiz demektir. Bu kente yazık oluyor. Yöneticilik
vizyonu ve nosyonu taşımayanlarla kat edilebilecek bir mesafe yoktur.
İzmir’i bugünkü karanlık günlerden kurtarıp yarının aydınlık ufuklarıyla
buluşturabilecek yöneticilere ihtiyaç duyulmaktadır”.
Devamı>>
"AKP’NİN
ADAMI, CHP’NİN DERMANI YOK"
20 Ağustos 2008
İl
Başkanımız sayın Müsavat Dervişoğlu, Aziz Kocaoğlu ile Melih Gökçek’in
televizyonda yaşadığı tartışmaya ilginç bir yorum getirdi. Konuyla ilgili bir
açıklama yapan Dervişoğlu “Bu İzmir’de kentin sorunlarını tespit edebilecek ve
çözüm önerebilecek yeterlilikte bir AKP’li yok mudur ki sürekli Melih Gökçek’in
oluşturduğu gündemin arkasına saklanıyorlar. Ayrıca yine İzmir’de Melih Gökçek’e
hakkıyla cevap verebilecek bir CHP’li mevcut değil midir ki bu kısır
tartışmaların gölgesinde yaşıyoruz? AKP’nin adamının, CHP’nin de dermanının
kalmadığı tüm İzmir’in malumu olmuştur” dedi.
Devamı>>
"Türk
milleti çaresiz ve umutsuz değildir.
Onlar yoksa biz varız." 14 Ağustos 2008
Her geçen gün daha da artarak devam eden terör olaylarının
yüreğimize düşürdüğü ateş ve acıyı hep birlikte yaşıyoruz. Son iki gün içinde
iki ayrı şehidimizi İzmir’e yakışan bir vakar ile ebediyete uğurladık. Bu vesile
ile tüm şehitlerimizi şükran ve minnet duygularıyla anıyor, kendilerine yüce
Allah’tan rahmet dileniyor ve kederli ailelerine sabırlar diliyorum.
Milletimizin başı sağolsun. Altı yılda ne gibi hatalar yapılmış ve hangi yanlış politikalar
uygulanmıştır da terör yeniden milli varlığımızı tehdit eder hale ulaşmıştır, bu husus
mutlaka doğru analiz edilmelidir. İktidar partisi konu ile ilgili bir durum
değerlendirmesi yapmak ve sorumluluğu üstlenmek durumundadır.
Devamı>>
"Kemal
Karataş’ın terbiyesinden mesul değilim"
05 Ağustos 2008
Kavgadan ve kargaşadan beslenmeyi
İzmirlilikle mütenasip görmüyorum. Bulunduğum yerde parti üyelerim dövülüp,
parmakları koparılmıyor. Faydacılık ve fırsatçılık gibi nefret uyandıran
davranış bozukluklarına sahip değilim. Oturup kalktığım yerlerde edep ve ahlak
dışı tartışmaların yaşanmasına çanak tutup, bunu siyasi meziyet olarak
sunmuyorum. Bu saatten sonra yalnızca İzmir’e ve hemşerilerime karşı
duyduğum saygıdan ötürü, kendisiyle daha fazla muhatap olmayacağım. Onu
kabullenmektense, görmezden gelmeye çalışmak herkes için daha doğru olacaktır diye
düşünüyorum.
Devamı>>
“CHP,
durumdan siyasi rant temin etmeye uğraşıyor”
03 Ağustos 2008
Ben İzmir’de
siyaset yapan herkesin muteber bir kişiliğe sahip olduğuna inanan ve
İzmir siyasetçisinin lafının güvenilirliğini tartışma konusu yapmayan
bir İzmir sevdalısıyım. Sayın Karataş maalesef bu inancıma da
gölge düşürmüştür.Yazık ve ayıptır.
İnsan saçından, başından ve yaşından utanır. Bu yaptığına sadece zafer
hırsızlığı denilebilir.Şimdi Sayın
Karataş’ı açıklama yapmaya davet ediyorum. İl başkanlarını toplantıya
nasıl davet etmiştir? Toplantıda Deniz Baykal’ın adı geçmiş midir? Söz
konusu “İspanya Modeli”nden bir tek kelime bile bahsedilmiş mi dir?
Ortak metin nasıl hazırlanmıştır? Bu soruların cevabını haysiyet
sahibi siyasetçi kimliği ile açıklamalıdır.
Devamı>>
"BU
TABLOYU İSTİSMAR ETTİLER"
01 Ağustos 2008
Bazı çevreler, CHP içindeki adaylık
yarışında Sayın Deniz Baykal’a şirin görünmek ve onun gözüne girebilmek için
İzmir’in birlik ve beraberliğine zarar vermeye başlamışlardır. Çok meslekli
siyasetçiler, yerel seçimler öncesinde meslekleri ile siyasi hedefleri arasında
bir tercih yapmak durumundadırlar. Aksi halde mevcut durumun bir haksız rekabet
ortamı oluşturması kaçınılmazdır. İzmir’in geleceğini CHP içindeki rekabete
kurban etmeyeceğimiz herkes tarafından iyi bilinmelidir.
Devamı>>
"İzmir
sahipsiz değildir…"
26 Temmuz 2008
Maksadı aşan ifadelerle kardeşliği, düşmanlığa; birlikteliği,
ayrımcılığa; paylaşımcılığı, sömürüye; modernliği, soysuzluğa; iyiniyeti,
fırsatçılığa; ortak yaşamı, uşaklığa dönüştürmeye yeltenir ve öyle tarif
ederseniz, kültür değerlerimizin temeline dinamit koymuş olursunuz.Bir sivil toplum kuruluşunun dergisinde Türk Milleti ve Türk Kültürü
aşağılanıp Levanten kültürü yüceltiliyor.Kapitülasyonlar, kurtuluş
reçetesi olarak sunuluyor.
Sevgili İzmir’liler müsterih olunuz.. Kim ne söylerse söylesin, sizin
anlatılan ve anlatılacak olan tarih yolculuğunuz sürecek ve kahramanlık
destanlarınız üst üste eklenerek şükran ve minnet duygularıyla yad
edilecektir.
Devamı>>
"İzmir, tartışma ve kavga değil; uzlaşma ve çözüm aramaktadır."
17 Temmuz 2008
Türkiye’nin bir çok yerinde benzer durumların söz konusu olduğu herkesin
malumu iken, uyarı ve talimatların sadece İzmir’e yöneltilmesi maksatlı
ve art niyetli bulduğumuz bir yaklaşımdır.Şayet, şebeke suyunda arsenik problemi olan yegane yer İzmir ise, Sağlık
Bakanlığı Türkiye’nin başka kentlerinde böyle bir tehlikenin olmadığını
derhal açıklamalıdır. Ancak, aksi bir durum varit ise; aynı talimatları
diğer kentlere de göndererek, nesillerin geleceğini teminat altına alma
sorumluluğunu hatırlama basireti göstermelidir. Devamı>>
"Dindarlık
ve laiklik iç siyasetin ucuz malları haline
dönüştürülmüştür. "
11 Temmuz 2008
MHP olarak sorumlu siyaset anlayışından asla uzaklaşmadan, manevi
değerlerin AKP’nin; laiklik, cumhuriyetçilik ve Atatürkçülüğün de
CHP’nin istismarına terk edilemeyecek kadar önemli olduğunu bir kere
daha hatırlatmak isteriz. Odaların, baroların,
meslek kuruluşlarının ve medyanın, siyasi taassuplar yüzünden
kuşatılmalarının sosyal hayatımıza vereceği zarar dikkatle değerlendirilmeli
ve bunun sonuçlarının neye mal olacağı iyi anlaşılmalıdır. Bir kişi
sayın Deniz Baykal’a caka satacak ya da bir siyasi parti şov yapacak
diye, gözbebeğimiz esnaf teşkilatımızın gölgelenmesi İzmir’imize
yakışmamıştır. Sorumlularını şiddetle kınıyor ve ayıpladığımı bir kere
tekrarlıyorum.
Devamı>>
“Derdimiz
seçimler değil nesillerdir. "
25 Haziran 2008
Birbirinden farklı görüşteki
siyasi parti liderleri ve Belediye başkanlarının birbirlerine destek
olmak gibi bir düşünceleri bulunmadığını fakat su konusunun üzerinde
siyaset yapılamayacak kadar mühim bir konu olduğunu vurgulayan
Dervişoğlu, “Derdimiz seçimler değil nesillerdir. İzmir suyundaki
arsenik oranını iç siyaset meselesi yapmayacağız. Siyasi partilerin il
başkanlarıyla birlikte hareket etme iradesini İzmir’in ortak sorunlarını
aşmak noktasında gösterdik.Karşı karşıya bulunduğumuz tehlike sıradan
bir tehlike değildir” diye konuştu.