MİLLİYETÇİ HAREKET
PARTİSİ İZMİR MİLLETVEKİLİ
SAYIN AHMET KENAN
TANRIKULU’NUN
DÜNYA
GAZETESİ’NDEKİ RÖPORTAJI
22 Şubat 2010
Ankara Sohbetleri'nin konuğu MHP İzmir Milletvekili
A. Kenan Tanrıkulu, partisinin yeni ekonomi stratejisini anlattı:
“İktidarda metal yorgunluğu var Anadolu'da sahaya
çıkıyoruz”
MHP İzmir milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, sert
tartışmalara sahne olan siyasi gündemin, ekonomiyi geri plana
ittiğine dikkat çekerek, "Halkın gündemi ekonomi ama
maalesef konuşulmuyor. Küçük gruplar halinde Anadolu'nun her
tarafına giderek sosyal kesimlerle temasa geçilecek. Esnaf,
sanayici, işadamı, çiftçi, memur... Tek tek anlatılacak. Türkiye
bölgelere ayrıldı. Ekonomiyi gündemin gerisine itme olayını bozmak
için tamamen sahaya dönük çalışma yapacağız" dedi.
Canan SAKARYA ANKARA Ankara Sohbetleri Sıcak siyasi gündem
arasında, seçime kadar ekonomiyi birinci öncelikler içine alarak
yol haritasını yenileyen MHP il il dolaşarak sivil toplum
örgütleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Sanayici, esnaf, memur,
çiftçi ile bir araya gelmek için sahaya inmeye hazırlanan MHP
işsizlik konusunda da stratejilerini yeniden belirledi. Siyasetin
gerisinde kalan ekonomiyi gündemin öncelikli konusu haline
getireceklerini kaydeden MHP İzmir milletvekili Ahmet Kenan
Tanrıkulu, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak ile arkadaşımız Canan
Sakarya'nın soruların yanıtladı:
SORU: Krizler ardarda geliyor, bu gidişi kim, nasıl
durduracak?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Bir kriz yönetimi modeline ihtiyaç var. Kriz denince hep akla
ekonomik geliyor ama şu anda hem ekonomik, hem siyasal hem
toplumsal kriz var, üçlü gidiyor. Siyasal kriz ekonomik krizin
önünde.
2002'yi hatırlarsak AKP, siyasal istikrarı sağlayacağını,
bunun ekonomik istikran getireceğini söyleyerek iktidara geldi.
Birkaç yıl da bunu doğrular icraatları oldu. Sonra kurumsal
işbirliği sağlanamadığı için siyasi krizler ortaya çıktı. Bu
kriz ortamından çıkabilmesi için kurumlar arasında diyalogu
sağlayabilecek, herkesin eteklerindeki taşı dökecek tarzda
işbirliğine, koordinasyona ihtiyaç var.
Silahlı Kuvvetler'e ilişkin bir sorun varsa ki var, o zaman
niye bu insanlar bir araya gelip görüşerek tartışarak çözüm yoluna
gitmiyor? Devlet erkinin en önemli üçüncü ayağı yargı, diğer iki
ayakla niye bir araya gelmiyor?
SORU: Bir araya gelememek Türkiye'yi nereye götürür?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Bir metal yorgunluğu var. Seçimlerin üzerinden iki yılı aşkın bir
süre geçti iktidar milletvekilleri genel kurula gelip toplantı
yeter sayısı sağlamakta zorlanıyor. İcra organında da aynı metal
yorgunluğu var. Teşhislerde, önerilerde birbirini tutmayan
açıklamalar getirdiklerini görüyoruz. Sonucunda ne olur derseniz
geçmişte de yaşadık bu iş Türkiye'yi bir seçim atmosferine götürür.
Erken veya öne alınmış bir seçime doğru gidiyoruz.
Sorumlu bir muhalefet yapıldığında, 'İktidarın peşinden
gitmek' eleştirileri geldiğine dikkat çeken Tanrıkulu, "Daha
yüksek perdeden, etkileyici tarzda konuşan siyaset tarzı daha
geniş bir kabul görüyor" dedi Bazı siyasi gelişmelerin erken
seçime doğru gidildiğine işaret ettiğini belirten Tanrıkulu, şöyle
dedi: "Bir metal yorgunluğu var. Seçimlerin üzerinden iki yılı
aşkın bir süre geçti iktidar milletvekilleri genel kurulda
toplantı yetersayısı sağlayamıyor.
İcra organında da aynı metal yorgunluğu var. Bu iş Türkiye'yi
bir seçim atmosferine götürür. Erken veya öne alınmış bir seçime
doğru gidiyoruz." Normal sürece geçişi sağlayacak mekanizmaların
çok hızlı devreye sokulması lazım. Devlet organları arasında
çatışma iyice gün yüzüne çıktı. Herkes kendi siyasal düşünce
yapısına göre yargıda taraflılıktan bahsediyor. Çok tehlikeli bir
süreç. Bir şekilde hukuk yolları tıkanırsa, Türkiye içinden
çıkılamaz bir sürece doğru gider.
SORU: Liderlerin üslubu krizi tırmandırmıyor mu?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:Türkiye'de
siyasette böyle bir sıkıntı var. Herkes farklı noktalarda farklı
şekilde konuşuyor, söylenenler unutuluyor. Salı grup
toplantılarımızda Sayın Bahçeli'nin konuşmasının içinde o kadar
çok öneri, çözüm yolu olmuştur ki daha kimse söylemeden Kürt
açılımı, Alevi açılımı konusunda öneriler olmuştur. Medya daha çok
kullanılan kelimeler üzerinden gidiyor. Toplum kavga istemiyor.
Biz de parlamentoya başlarken hep iktidara bir süre verelim,
direkt muhalefet yapmadan 100 günlük bir icraat süresi tanıyalım
diyerek daha düşük profilli muhalefet stratejisi ile başladık.
Parlamentoda ciddi krizler yaşanırken gruplar arasında
işbirliğine dönük teklifler getirdik. Ancak bakıyorsunuz ki bu
karşı tarafta çok da dikkate alınmıyor. 'İktidarın peşinden gitti
deniliyor, muhalefet yapılmıyor' deniyor. Bu Türkiye'de
alışılmadık bir siyaset anlayışı. Daha yüksek perdeden daha
insanları etkileyecek tarzda kelimeler hareketler, mimikler
kullanmak gerekiyor. Bu tip siyasetçi alkışlanıyor. Konuşmanın
şehvetine kaptırırsanız bir duvara Kışlayabilirsiniz. Sayın
Başbakanda görüyoruz, metninin dışına çıktığında üslup kırılmasına
uğruyor.
SORU: Kriz ortamından çıkışta CHP'ye, MHP'ye görev
düşmüyor mu?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Çözüm önerilerimizi sunmaya devam ediyoruz. Karşı taraf ben kendi
yöntemlerimle çözeceğim diyorsa, o zaman yapabileceğiniz bir şey
kalmıyor. Kural dişilik o kadar yaygın ki... Sana göre bana göre
diye bir şey olmaz, demokrasinin her yerde bir standardı var,
beğenirsin beğenmezsin ama o standartlara herkes uymak durumunda.
"Yaşananlar hepimizi üzüyor." deyip çözüm için formülü de
veriyor, "Bu tip sorunlar bizim dönemimizde Liderler Zirvesi ile
çözülürdü. Şimdi de aynı yöntem denenmelidir." Tanrıkulu, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin Avrupa'da yapılan toplantılarda
birlikteliğine de dikkat çekerek, "Avrupa'daki toplantılarda nasıl
parti ayrımı yapmadan 'milli takım' gibi davranıyorsak, içeride de
aynı şekilde davranmalıyız. Bu zor değil" diyor. Yaşanan kaos
ortamının Türkiye'yi erken seçime zorladığını da dile getiriyor
Tanrıkulu ve ekliyor: "Keşke sorunlar çözülse de seçim zamanında
yapılsa."
SORU: Bir alternatifsizlikten söz ediliyor...
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Zannetmiyorum. Bu özelliklede iktidar yanlıları tarafından
pompalanan bir söylem. Ekonomiyi konuşuyorsak söylenebilecek
konular sınırlı hale geldi. Çözüm önerilerini siz de ben de
söylüyorum, bir başkası da. Burada önemli olan kararlılık yönetsel
beceriniz, iktidar kapasiteniz. Bir taşıt kullanıyorsunuz. Motor
gücü, kapasitesi belli ama siz benden daha iyi kullanabilirsiniz.
Küreselleşmenin çok hızlı yayıldığı, çok üst frekans gösterdiği
dönemlerde çözüm önerileri de birbirine yaklaşıyor. İstihdam dostu
büyüme diyoruz. Böyle bir kavrama niye ihtiyaç duyduk son birkaç
yıl içerisinde? Yüksek büyümeye rağmen baktık ki bir tarafta bir
yanlış var, bunu düzeltmek lazım.
SORU: Ekonomiyi birinci sıraya koydunuz, başkanlık
kurdunuz. Bu konuda neler yapacaksınız?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Ekonominin bir ayağı tüketimse diğer ayağı da üretim. Üretmeden
tüketemezsiniz ama mesele üreten kesimi nasıl teşvik edeceğiniz.
Araçların GATT ve AB gibi yükümlülüklerinizle uyumlu olması
gerekiyor. Bu konuda birikimimiz, var.
Tanrıkulu, milletvekillerinden, akademisyen, bürokrat ve
sanayicilerden 22 kişilik bir çalışma grubu oluşturulduğunu, bu
grubun partinin yeni ekonomi politikalarını belirleyeceğini
söyledi.
Parti programını yenileme ihtiyacı hissettik, aşağı yukarı 10
yılda bir yapıyoruz.
Küresel kriz dünyayı çok ciddi etkilediği için ekonomik
söylemlerin altı boşaldı. Bir komisyon oluşturduk. Bir tarafında
da sosyal politikalar var.
Merkez yönetim kumlundan, milletvekillerinden bizimle
birlikte siyaset yapmaya gönüllü insanlardan, akademisyenlerden
eski bürokratlardan, sanayiciler ve girişimcilerden oluşuyor. 22
kişilik çok tecrübeli, birikimleri çok yerinde arkadaşlar.
SORU: Bu birim ne yapacak?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Parti programı elden geçirildi. Halkın gündemi ekonomi ama
maalesef konuşulmuyor. Küçük gruplar halinde Anadolu'nun her
tarafına giderek sosyal kesimlerle temasa geçilecek. Esnaf,
sanayici, işadamı, çiftçi, memur... Tek tek anlatılacak.
Türkiye bölgelere ayrıldı. Bu tamamen sahaya dönük çalışma.
Ekonomiyi gündemin gerisine itme olayım da bir yerde bozmak için.
Çünkü çok sıkıntı var ama Türkiye'nin bugünkü gündemi başka.
İnsanlar aşı, ekmeği ile ilgileniyor. Bunu ön plana çıkartmak
lazım. Çözüm önerileri getirmek gayreti içindeyiz. Ben 6 Mart'ta
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'ne gideceğim. KOBİ ve sanayi
ağırlıklı bir çalışma yapacağım. Ekonominin kırmızı kitabı diye
tabir edilen aslında bu.
SORU: Teşvik modeli değiştikten sonra da Doğu ve
Güneydoğu'ya çok fazla yatırım gitmedi. Bu bölgeye bakış açınız ne
olacak?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Sorunu doğru teşhis edelim, problem kaynak gitmemesi mi yoksa
kaynağın doğru yönlendirilememesi mi? Baktığınızda yıllardır
devlet tarafından oraya bir kaynak gitmiş, gidiyor. Sorun ne?
Mekanizmalarınız o bölgeyi diğerlerinin seviyesine
yaklaştıramıyor. Yapılması gereken ne? Bir yere adamın fabrika
yapması için ya hammaddeye ya pazara yakın olacak, işgücü ucuz
olacak. Bunların hiç birisinde yatırım yapılabilir bir durumda
görmüyor. OSB'ler bunun için kurulmuş. Diyarbakır'a gittiğimiz
görmüştük, birçok insan gelmek istedi. Çünkü belirli bir teşvik
sistemi vardı. Fakat sonra ortaya konulan model onu düzelteceği
yerde bozdu.
Bu doğru bir teşvik sistemi değil. Tekstili ya da bir alt
kolunu teşvik ettiniz, adam bunu Kahramanmaraş'ta da yapabilir,
Osmaniye'de de, Denizlide de... Diyarbakır'da yaptırtmak
istiyorsanız farklı bir şekilde desteklemeniz gerekir,
İşletmelerin Yüzde 99,8 KOBİ yapısında. Siz hâlâ çıkıp 'birleşin,
birleşmeden güç doğar' derseniz yanlış yapıyorsunuz. Buranın
sorunu kaynağı doğru yönlendirememe sorunu. Bu illerde
getirdiğinizi teşvikleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf
tutacaksınız, yatırımcıya bir sene yatının indirimi tarzında
haklar tanıyacaksınız. Bunları sağladıktan, adam belirli bir
seviyeye geldikten sonra rekabet edilebilirliğine bakıp
diğerleriyle eşit hale getireceksiniz. Bu şekilde çözülebilir.
Bunu programa bölgesel teşvikler manasında koyduk.
SORU: İşsizlik konusunda ne yapacaksınız?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
İstihdam çok önemli. KOBİ'lere yönelik olarak verilen projelerin
ve desteklerin daha üst seviyeye çıkarılması lazım. Bu rakamların
binde seviyesinde azalıp çoğalmasından siyaset yapıyoruz, böyle
şey olmaz. Yüzde 13,1 olsa ne olur yüzde 13 olsa ne olur?
İşsizliği en fazla yenebilecek sektör imalat.
İcat edilecek başka bir alan yok. İmalat sanayinde
İşletmelerin yüzde 99,8'i KOBİ'yken yeni teşvik yasasının binde
2'lik büyük işletmelere yaradığını ifade eden Tanrıkulu, taşınma
teşviğini eleştirdi ve "Birbirimizi sobelemek anlamsız" diye
konuştu.
İstihdam üzerindeki yükler hala yüksek. Bir de şu kaçamak
oyundan vazgeçmemiz lazım; yatırımcı fabrikayı alıyor başka yere
taşıyor, bu yeni bir yatırım mı? Hayır. Bunun neyini
destekleyeceğiz? Birbirimizi sobelemenin anlamı yok. Teşviği
sıfırdan yeni yapılmış yatırımlara vermek lazım. Getirdikleri
enstürümanlar büyüklere yanyor. Yüzde 99,8'e değil, binde 2'ye.
Dönüp küçüklere 'birleşmedin' deniyor.
SORU: Büyük marketler yasası sizin döneminizden bu
yana gündemde. Hükümetin taslağı üzerinde tartışma var, ne
düşünüyorsunuz?
İzmir Milletvekili Ahmet Kenan TANRIKULU:
Esnaf kesimi bundan ümidini kaybetmiş durumda. Tasarının çok kolay
şekilde getirilebileceğini düşünmüyorum. Bir yapı oluştu. Büyük
şehirlerde, alışveriş merkezleri faaliyete geçti. Bunlara yönelik
bir öneriniz yok. Bu saatten sonra taşıyacak haliniz de yok, 'tekerlek
mi koyacağım' diyorsunuz. Gelmeyen birkaç yabancı firma kaldı,
mantar gibi her tarafta bitiyor. Bu iş sadece bakkal meselesi de
değil 52- 53 iş kolunda bir alışveriş merkezinde faaliyet
gösteriliyor.
Tasarının kısa sürede yasalaşmasını engelleyecek kulis
faaliyetleri de var. Hiçbir kesimi memnun etmeyen bir tasarı oldu.
En az tatmin edeceği kesim de esnaf. Biz böyle bir şeyle karşı
karşıya kaldık koalisyon hükümetinde, imzaya açtık, imzalar atıldı.
Sonradan bazı bakanlar imzalarını geri çekti. Bunun ne derece
etkin kulislerle takip edildiğini bilen bir kişiyim. Tasarıyla
ilgili biraz ümitsizim. Bununla ilgili bir yasa teklifi de verdim,
bir gayretim oldu ama bir hareket yok.
|