MİLLİYETÇİ HAREKET
PARTİSİ İZMİR MİLLETVEKİLİ
SAYIN AHMET KENAN
TANRIKULU’NUN
“15-21
MART TÜKETİCİYİ KORUMA HAFTASI”
NEDENİYLE TBMM’DE YAPTIĞI AÇIKLAMA
15 Mart 2010
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili
Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu; “15 – 21 Mart Tüketiciyi Koruma
Haftası” nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir açıklama
yaparak, tüketicilerimizin bu anlamlı haftasında, bir tüketici
olarak halen birçok sorunun devam ettiğini belirtmiştir.
Tanrıkulu yaptığı açıklamada; “Günümüzde
tüketicilerimiz, eskiye oranla çok daha karmaşık bir piyasa
mekanizmasıyla ve taleplerine daha duyarsız kalındığı bir dönemi
yaşamaktadırlar.
Tüketicilerimizin ortak ve en büyük
mutsuzluğu, bir türlü çözüm bulmayan “zamlar ve dolaylı
vergiler”dir.
Bugün dünyada;
En pahalı benzini, en pahalı sabit ve
cep telefonunu, en pahalı elektriği ve doğalgazı, ülkemiz
tüketicileri satın almakta ve en çok vergiyi, yine bizim
tüketicilerimiz ödemektedir.
Sağlık ve eğitim gibi temel kamusal hizmetler
iktidar tarafından ticarileştirilirken, yoksul ve dar gelirli
tüketicilerimizin bu hizmetlere ulaşması güçleştirilmektedir.
Kredi kartlarından alınan ve ülke genelinde artık öfkeye dönüşen
kredi kartı bedelleri, yüksek havale ücretleri, kesilen hesap
işlem ücretleri, yasal olmayan bileşik faiz uygulamaları, yüksek
faiz ve gecikme faizi oranları tüm tüketicilerimizin ortak
sorunlarıdır.
Paylaşımcı ve sorumlu bir siyaset anlayışı ile
23 Dönem muhalefet milletvekili olarak TBMM’de tüketicilerimiz
konusunda yapmış olduğum çalışmalarda tüketicilerimiz her zaman
değerli katkılarını sunmuşlardır. Yakalamış olduğumuz bu birlikte
çalışma sinerjisi inanıyorum ki; önümüzdeki yasama yılında yine
devam ederek, tüketicilerimizin önerileri ve talepleri
doğrultusunda birçok yasal, mevzuata yönelik çalışmaları
gerçekleştirebileceğiz.
Bu bağlamda; eğitimin ve sağlığın
ticarileştirilmesi durdurularak, bu iki en önemli kamusal hizmet
tüketicilerimize ücretsiz verilmeli, gıda, su, elektrik, telefon,
ulaşım, doğalgaz-kömür ve akaryakıt gibi temel kamusal mal ve
hizmetlerden alınan KDV oranı düşürülmeli, ÖTV ve sabit ücret
uygulamalarının kaldırılması gerektiği inancını taşıyorum.
Tüketicinin korunması hakkında kanun’un
uygulanması konusunda; başta ilgili Bakanlık olmak üzere; diğer
yetkili kuruluşlar, uygulamadaki aksaklıkları ve sorunları
giderici önlemleri almalı, denetimlere ağırlık vermelidirler.
Bu düşüncelerle; tüm tüketicilerimizin ’15 - 21
Mart Tüketiciyi Koruma Haftasını” kutlar, bir tüketici olarak her
zaman tüketicilerimizin sorunlarının, ilk olarak çözümlenmesinin
toplumumuzun yararına olacağını ifade ederim” diyerek, üstünde tüm
kesimlerin önemle durması gereken tüketici hassasiyetinin ve
bilincinin gençlerimiz başta olmak üzere, toplumumuzun her
kesimine yerleşmesi gerektiğini vurgulamışlardır.
|