MİLLİYETÇİ HAREKET
PARTİSİ
İZMİR MİLLETVEKİLİ
SAYIN AHMET KENAN
TANRIKULU
İZMİR’İN DEPREM
RİSKİNİ VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLERİ
TBMM’DE GÜNDEME
GETİRDİ
13 Ocak 2010
Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Sayın Ahmet
Kenan Tanrıkulu; İzmir'de yaşanabilecek muhtemel bir deprem
felaketi öncesinde, depremin etkilerini en aza indirebilmek için
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırma
Komisyonu Kurulması isteğiyle TBMM Genel Kurulu’nda 12 Ocak 2010
günü bir konuşma yapmışlardır.
Tanrıkulu konuşmasında; ülkemizin etkin deprem kuşakları
üzerinde bulunduğunu, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının deprem
bölgeleri haritasına bakıldığında topraklarımızın yaklaşık yüzde
99'u, nüfusumuzun da yüzde 95'i deprem bölgesi içerisinde kalmakta
olduğunu vurgulayarak, yine, büyük sanayi bölgelerimizin yüzde
98'i, barajlarımızın da yüzde 93'ü deprem bölgesi altında olduğunu
vurgulamıştır.
Tanrıkulu; konuşmasının devamında TÜİK'in İzmir'e yönelik
yapmış olduğu çalışmalardan çok çarpıcı bazı rakamları dile
getirmiştir. Bunlar; İzmir şehir nüfusunun, toplam nüfus
içerisinde yaklaşık yüzde 91'i şehirlerde, kentlerde yaşadığı,
nüfus artış hızının binde 15, yıllık aldığı net göçün yaklaşık
olarak 30 bin civarında ulaştığı 2009 yılında yaklaşık 22,265
darie yapıldığı yönündeki rakamlardır. İzmir'de Aralık 2009'da
yapılan afet sempozyumunda mevcut dairelerin yaklaşık yüzde
45'inin depreme dayanıklı olmadığı ve birinci derece risk altında
olduğu bizzat oradaki uzmanlar tarafından tespit edildiğini dile
getiren Tanrıkulu; İzmir’in sismolojik bakımdan asude ve sakin bir
kent olmadığını, günümüzde hâlen ufak ufak da olsa depremler
yaşadığını ve gelecekte de büyük depremlerin olabileceğini dile
getirmişlerdir.
İzmir'in içerisinde veya çevresinde on kadar irili ufaklı fay
hattının, her an geçmişte ürettiği gibi gelecekte de deprem
üretebileceği için İzmir'in dezavantajlarının bulunduğunu dile
getiren Tanrıkulu; İzmir Körfezi’nin jeolojik olarak çok genç bir
körfez olduğunu dile getirmiş, etrafındaki karasal alanlarda yani
Bornova Ovası, İnciraltı, Karşıyaka, Konak gibi yerleşim
bölgelerinin de denizden henüz yeni kazanılmış olduğunu
vurgulamıştır.
Aralık 2009'da İzmir'de düzenlenen Afet Riskini Azaltma
Sempozyumu’nda dile getirilen ve İzmir’de pilot bölge olarak
seçilen Manavkuyu, Karşıyaka ve Karabağlar'da belirli sayıda
evlerin alınıp incelenmesi sonucu yüzde 45'inin risk altında
olması tespitinin düşündürücü olduğunu belirtmiştir. Yine bu
sempozyumun raporuna göre iskele ve limanların zemin sıvılaşması,
zemin oturması gibi sebeplerden dolayı hasar görebileceğinin
belirtildiğini ifade eden Tanrıkulu; İzmir'deki içme suyuna ait
altyapıların deprem şiddetinin en yüksek olduğu bölgelerden
geçtiğini, ve risk taşıdığını dile getirmiştir.
Tanrıkulu konuşmasında; Bayındırlık ve İskân Bakanlığı
uzmanlarının İzmir'de Mart 2007 tarihinde muhtemel bir depremde
yıkılma tehlikesi taşıyan okulları araştırdığını ve 110 tane
ilköğretim okulunun büyük risk altında olduğu tespit edildiğini
vurgulayarak, 2007 Temmuz seçimlerinden sonra milletvekili
seçildiğinde, dönemin Millî Eğitim Bakanlığına bir yazılı soru
önergesi verdiğini ve bununla ilgili neler yapılabileceğini
sorduğunu dile getiren Tanrıkulu, uzun süre cevap alamadıktan
sonra, gelen cevapla İzmir İl Özel İdaresinin kendisine verdiği
cevaplar arasında bir tutarsızlık olunca, ikinci kez soru önergesi
vererek, gelen cevapların yine yeterli ve tatmin edici düzeyde
olmadığını açıklamıştır.
Bu bağlamda İzmir'in ana arterleri üzerindeki otoyolların,
köprülerin, viyadüklerin, bağlantıların sağlam olmadığını,
muhtemel bir depremde buraların hasar görebileceğinin de İstanbul
Teknik Üniversitesi tarafından 2000 yılında tespit edildiğini de
hatırlatan Tanrıkulu; İzmir’de muhtemel bir depremde can ve mal
kaybını en aza indirebilmek için doğru ve yerinde tedbirlerin bir
an evvel alınmasını, master planlarının hazırlanmasını ve önleyici
ve engelleyici çalışmalar yönünden imar denetimine, 57’nci Hükümet
döneminde çıkarılan yapı denetimine ağırlık verilerek, deprem
şurasının derhal gerçekleştirilmesini dile getirmiş ve TBMM’de
İzmir’de meydana gelebilecek depremlerin etkilerinin azaltılması
ve tedbirler alınması yönünde Araştırma Komisyonu kurulmasını
istemiştir.
|